Okullarda giderek artan şiddeti bireysel patolojilere bağlamak yanlıştır. Türkiye’de toplum, vatandaşların içine sokulduğu ekonomik, sosyal ve siyasi baskı yüzünden patlama noktasına gelmiştir.
Gençlerin suça eğilimli hale gelmesinde kuşkusuz çeteleri, aşiretleri, mafyayı, şiddeti olumlayan TV dizilerinin, filmlerin, bilgisayar oyunlarının ve sosyal medyanın etkisi vardır. Ancak bu etkiye katkıda bulunanlar, yalnızca kurgusal dünyada değil, gerçek dünyada da var.
Mafya babalarını Meclis’te ve MHP Genel Merkezi’nde ağırlayıp fotoğraf çektiren, on binlerce insanın öldürülmesinden sorumlu teröristi “barış elçisi” gibi gösterip kilim hediyesini alan Bahçeli sorumludur.
Çünkü bu davranışlarla topluma verilen mesaj, “Siz de silahlı bir mafya ya da terör örgütü kurup bir gün saygı görebilirsiniz”demekten başka bir şey değildir. Şiddetin sonuçta bir güç kaynağına dönüştüğü izlenimi doğmaktadır.
“Kininin peşinde bir gençlik” yaratmak istediklerini yıllardır tekrarlayarak toplumsal kutuplaşmayı artıran Erdoğan…

Tarikatlarla protokol yapmakla, ulusal eğitimden Atatürk’ü ve laikliği çıkarmakla uğraşırken eğitim politikasını iflas ettiren ve okulları güvensiz alanlara çeviren Yusuf Tekin sorumludur.
Tecavüzcülerin, kadın katillerinin, dolandırıcıların, hayvan katledenlerin salınıp gazetecilerin hapse tıkıldığı bir toplumda ne adaleti sağlayabilirsiniz ne de masum insanları koruyabilirsiniz. Önce şiddeti kutsamaya son vereceksiniz ki büyükleri örnek alan çocuklara doğru yol gösterilsin!
Türkiye’de toplumsal ahlak çökmüş, adam kayırmacılık, hırsızlık, yolsuzluk ve en kötüsü de adaletsizlik tavan yapmış; sosyal çürüme en ince kılcal damarlara kadar yayılmış, gençlerin gelecekten umudu yok edilmiş, kimsenin can güvenliği kalmamıştır. Bütün bunlar siyasetle yakından ilgilidir ve çözümü de siyasi mekanizmalar işletilerek bulunmak zorundadır!
O nedenle diyorum ki HÜKÜMET İSTİFA!

