YazarlarRemzi KaptanAleviliğin Alevisi olmak

Aleviliğin Alevisi olmak

Kimin Alevisi?
Alevilerde yeni bir bakış açısı, yaklaşım, düşünüş, üslup, davranış ve mücadele yöntemi gerekiyor. Yüzlerce yıllık tarihten süzülüp geleni esas alan, Alevi inancını ve toplumunu merkeze koyan bir anlayış şart.
Günümüzde öyle bir Aleviyi bulmak güç. Alevilerin Alevisinden çok, başkalarının Alevi toplumu içerisindeki misyonerleri var. Aleviliği ve Alevileri esas alan, yaşamın merkezine koyan, dünyaya ve yaşama bu odağı merkeze alarak yaklaşan ve yaşayan Alevi neredeyse yok.
Peki, ne var?
Çeşitli devletler ve haliyle onların yerel piyonları, çıkar grupları, ideolojik yapılar, siyasi örgütler ve daha başka Alevi dışı oluşumlar var. Yani Alevilerin Alevisi yok; onun-bunun Alevisi var.
Peki; Alevilere ve Aleviliğe değil de başka yapılara hizmet eden birisinin, başkalarının çıkarını önde tutan birinin Aleviliğe ve Alevilere bir faydası olabilir mi? Misal, bir siyasi partinin militanı veya kadrosu, Alevi davasını ve Alevileri mi esas alır yoksa kendi partisinin çıkarını mı? Milliyetini ve etnik kimliğini esas alan birisi, milliyetini mi önceler yoksa Aleviliği ve Alevileri mi? Sınıfsal davayı savunan birisi haliyle Aleviliği ve Alevileri değil, kendine göre sınıfının çıkarını esas alır. Bu listeyi böylece uzatmak mümkün.
Onun için Alevilere gereken; Aleviliği ve Alevileri esas alan, Alevi kimliğini her şeyin üzerinde gören bir anlayışın ve bu anlayışın şekillendirdiği bir çalışma tarzının hâkim olmasıdır.
Bugün çeşitli yapıların Aleviler içerisindeki misyonerleriyle Alevi toplumu aldatılıyor, zaman kaybediyor ve geriletiliyor. Bu gerçeklik birçok kimse tarafından görülse dahi bir şeyler yapılmıyor, geriye çekiliniyor ve meydan tamamen bu “Alevi olmayan Alevilere” bırakılıyor.
Alevilerin gündem belirlemesi bir yana, Aleviler kendileri dışında oluşturulan gündemlerin peşinden sürükleniyor. Bu yapay gündemlerle temel inanç birliği parçalanıyor, enerjisi boş kanallara aktarılıyor. Bu da geleceksizlik demektir; tarih ve toplumlar sahnesinden çekilmek demektir. Tümden bir yok oluş olmasa bile; varlığı yokluğu belli olmayan, etkisiz bir toplumsal varlık haline gelmek demektir.
Alevilik var olmalıdır. İnsanlık ve inançlar yaşadığı sürece Alevilik inancı da varlığını sürdürmelidir. Alevilik insanlıkla buluşturulmalıdır. Aleviliğin en başta inançsal boyutu ve kültürel değerleri olmak üzere; Alevilik, birçok yönden daraltılmış, varoluşsal sorunlar yaşayan ve sorularına çözüm arayan insanlara ulaştırılmalıdır.
Aleviliği insanlıkla buluşturmak yerine yapılanlara bir bakın… Baktığınızda göreceksiniz ki Alevileri geliştirecek, Aleviliği tanıtacak, orta ve uzun vadede Aleviliği yaşatacak hiçbir şey yapılmıyor.
Neden peki?
Çünkü “Alevilerin Alevisi” yok. İşte bütün bu çemberleri kıracak olan, yapılan tüm hesapları altüst edecek olan Alevilerin Alevisine ihtiyaç vardır. O vakit Aleviler hayatın her alanında daha iyi bir konumda olur, Alevilik ise insanlıkla buluşur.
Korkmadan, çekinmeden diyebilmeliyiz ki: “Biz falanca ırkın, siyasetin, devletin, sınıfın veya partinin Alevisi değiliz; biz, Alevilerin Alevisiyiz.”
Remzi Kaptan

İLGİLİ YAZILAR

Kütüphane

Yazarlar

Çizginin Gücü

ŞİİR

Alevilik Takvimi

Alevilik Takvimi 2025-2026

2025 11 – 13 ŞUBAT 2025HIZIR ORUCU 21 MART 2025HZ ALİ ‘NİN DOĞUMU NEVRUZ BAYRAMI(21 Mart 598) 21 MART 2025HZ ALİ ‘NİN ŞAHADETİ GÜNÜ(21 Ramazan 40 Hicri) 05/06...