Ey âşıklar, ey âşıklar
Aşk mezheb-ü dindir bana
Gördü gözüm dost yüzünü
Yas kamu düğündür bana
Ey padişah, ey padişah
Uş ben beni verdim sana
Genc-ü hazinem kamusu
Sensin benim önden sona
Evvel dahi bu akıl-u can
Senin ile asl-ı mekân
Ahir yine sensin mekân
Uş varuram senden yana
Senden sana varır yolum
Senden seni söyler dilim
İlle sana ermez elim
Bu hikmete kaldım tana
Artık bana ben demeyem
Kimseneye sen demeyem
Bu kul, o sultan demeyem
Varurem senden yana
Dost aşka ulaşalıdan
Dünya ahıret bir oldu
Ezel-ü ebed sorarsan
Dün ile bu gündür bana
Artık bize yas olmaya
Hiç gönlümüz pas olmaya
Zira Hak’tan gelen âvâz
Savulmaz düğündür bana
Ben aşkından ayrılmayam
Dergâhından ırılmayam
Eğer benden gider isem
Senin ile varam bana
Ol dost beni viribidi
Var dünyayı bir gör dedi
Geldim, gördüm hoş ârayiş
Seni seven kalmaz ana
Kullarına vâdeyledi
Yarın uçmak verem dedi
Ol dostların sevindiği
Yarınım bu gündür bana
Bu âhile, bu zârile
Bu hikmeti kim ne bile
Bilse dahi gelmez dile
Tuttum yüzüm senden yana
Sensin bana can-u cihan
Sensin bana genc-i nihan
Sendendürür assı ziyan
Ne işe gele benden bana
YUNUS sana tuttu yüzün
Unuttu cümle kendözün
Cümle sana söyler sözün
Söz söyleten sensin bana

