Ben dedemle yaşıt idim,
Üvey değil, öz ey zahit.
Adem ile eşit idim,
Gel bu sırrı çöz ey zahit.
Anamı sardım, emzirdim,
Babamı sırtta gezdirdim,
Adımı arşa yazdırdım,
Görmek için göz ey zahit.
Kundağımı kendim sardım,
Mezarımı nice kardım,
Her devri daimde vardım,
Seksen, doksan, yüz ey zahit.
Sanma giden dönmez daha,
Dondan dona, çağdan çağa,
Aldanma hiç dil, kulağa,
Gönüldendir söz ey zahit.
Beşer sırra erdiği gün,
Hiçe gider şan, şöhret, ün,
Dört kitabın dördü de dün,
Var ötede yüz ey zahit.
Kör olanlar tene kanar,
Göçenleri öldü sanar,
On dört bin senedir yanar,
Deruni’de köz ey zahit

