Daha Âdem, Havva nura ermeden
Biz senle haldaştık devri mekânda
Habil Kabil ile cenge girmeden
Biz senle gardaştık devri mekânda
Melek, şeytan olup Hakk’a küsmeden
Koç inip Nebiye, kurban kesmeden
Firdevsî Âlâ’ya tohum düşmeden
Biz gülde güldaştık devri mekânda
Hakk’ı yansıtırdı nurlu cemalin
Ayetler kokardı her bir kelamın
Ay, Gün lisanıydı kutsî selamın
Biz dilde dildaştık devri mekânda
Zâhirî gözlerde sırken aslımız
Nice masallarla doldu testimiz
Güruhu Naci’den öte neslimiz
Biz Yol’da yoldaştık devri mekânda
Ruhumu ruhuna yeksan eyledin
Evirip, çevirip insan eyledin
Deruni mahlasın ihsan eyledin
Biz sırda sırdaştık devri mekânda…
Hıdır Çam

