Ana Sayfa Blog Sayfa 55

Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu

0

Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu
Ali’ M Ne Yatarsın Günlerin Geldi
Korular Kalmadı Kara Yurt Oldu
Ali’m Ne Yatarsın Günlerim Geldi

Sancak Gele Gele Kazova’ Ya Dikile
Münafık Başına Taşlar Döküle
Mümin Olan Da Hakka Çakile
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Kızılırmak Gibi Bendinden Boşan
Hama’ Dan Mardin’ Den Sivas’ A Döşen
Düldül Eğerlendi Zülfikar Kuşan
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Sene Tekmil Olduğunu Bildiler
Yezit Münafık Gömleğin Giydiler
Kasdeyleyüb İmamlara Kıydılar
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Abdal Pir Sultan’ Im Bu Sözüm Haktır
Vallahi Sözümün Hatası Yoktur
Şimdiki Sofunun Yezidi Çoktur
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Her sabah her sabah seher vaktinde

0

Her sabah her sabah seher vaktinde
Vücüdüm evinde öten Ali’dir
Yolsuzlara yoldaş hem de kılavuz
Cihanın ışığın tutan Ali’dir

Yüksek belden aşmayınan yol almaz
Birliğe bitmeyen başta bal olmaz
Ali’yi sevmeyen Hakka kul olmaz
Hakkın kandilinde yatan Ali’dir

Mağrip tarafından parlayıp gelen
Tekbiri alıp da on yedi bölen
Nuseyri’yi öldürüp canını veren
Canını canına katan Ali’dir

İlimi hikmet deyasının gölleri
Hem kudret balından tatlı dilleri
Engürü doldurdu yeşil elleri
Doldurup doluyu veren Ali’dir

Hulusi’yem her yerlere bakıyor
Vücudum evine delil yakıyor
Seher vakti burcu burcu kokuyor
Okutup dersimi veren Ali dir

Ali Ali der de ne inilersin

0

Ali Ali der de dönersin dolap
Ne inlersin dolap derdin nerende
Yardan mı ayrıldın yoksa ilinden
Ne inlersin dolap derdin nerende

Dolap Hak dedi de indi ırmağa
İmamlara cehd etti su vermeğe
Muhammed’in hub cemalin görmeğe
Ne inlersin dolap derdin nerende

Sana bir ustanın eli mi değdi
Yoksa bir hoyratın dili mi değdi
Yaz bahar ayının seli mi değdi
Ne inlersin dolap derdin nerende

Kim kesti getirdi seni yerinden
Dağlar taşlar inileşir zarından
Seni kim ayırdı nazlı yarından
Ne inlersin dolap derdin nerende

Sana durma dön mü dedi üstadın
Dağı taşı yıkar senin feryadın
Dönerken taşı mı deldi hoyradın
Ne inlersin dolap derdin nerende

Böyle m’olur aşık hali ahvali
Vardı gamzelerin ırganur dalı
Şimdi sema döner Urum abdalı
Ne inlersin dolap derdin nerende

Pir Sultan Abdal’ım aşka mı uydun
Yoksa nazlı yardan haber mi duydun
Yardan mı ayrıldın ne idi derdin
Ne inlersin dolap derdin nerende

Bir insan bu denli saf mı olur ki

0

Bir insan bu denli saf mı olur ki
Herkesi dost bildin yar Ali Ali
Acırım hep senin vay bu haline
Zararın çok hani kar Ali Ali

Yiğit oldun cömert oldun mert oldun
Kimine melhem kimine de dert oldun
Fatma Hasan Hüseyin’le dört oldun
Hani nerde kaldı sır Ali Ali

Sende bir insandın yaşadın öldün
Çaldın Zülfikar’ı nice can böldün
Düldül’ü nereden ne için aldın
Bu işte bir bokluk var Ali Ali

Muhammed seni de kattı oyuna
Baktı zekana huyun husun boyuna
Bir de Fatma kızı aldın koynuna
Daha da ayrılmak zor Ali Ali

Çaldın kılıncını Allah aşkına
Çölde ki soyguncu fellah aşkına
Hem Muhammed yemin billah aşkına
Sanma ki Can Yoksul kör Ali Ali

Alfabemiz sevgiyle başlar

0

Alfabemiz Sevgiyle Başlar
Hedefinde dağ arkası
Önünde serveti görmez
Yükten eskimiş hırkası
Mum dibine ışık vermez

Can ile buluşan gönül
Kıtaları aşan gönül
Huzura ulaşan gönül
Sahte bir saraya girmez

Sessiz çığlık gönlümüzde
Şanlı ferman anlımızda
Güller açar namlumuzda
Sulh ile geleni vurmaz

Kara yazı kara yazı
Üşütmüyor kar ayazı
Paylaşmakta bulduk hazı
Veren eli ateş sarmaz

İlgi olsun her sahada
Niyette rıza-yı Hüda
Sır verir sana şüheda
Gelen kimdir diye sormaz

Mertlik hırkasını giyen
Samimiyetle yürüyen
Yunus mumuyla eriyen
Kuru dalı bile kırmaz

Malkoç Ali duan olsun
Kokmayan güllerin solsun
Önce nefsin nasip alsın
Erenler masumu yermez

Hızır Paşa bizi berdar eyledi

0

Hızır Paşa bizi berdar eyledi
Kesti kollarımı kızak bağladı
İşiten muhipler hep kan ağladı
Açılın zindanlar pire gidelim

Kalenin kapısı taştan demirden
Yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan
Bir kimsem de yok ki dellal çağırtam
Açılın zindanlar pire gidelim

Kalenin kapısı taştan çıkılmaz
Penceresi yüce Şah’a bakılmaz
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
Açılın zindanlar pire gidelim

Çıkarım bakarım kale başına
Mümin müslim olan gider işine
Bir ben mi düşmüşüm can telaşına
Açılın zindanlar pire gidelim

İlimi sorarsan köyümdür Banaz
Yakılsın yıkılsın ol kanlı Sivas
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
Açılın zindanlar pire gidelim

Pir Sultan Abdal’ım hey Hızır Paşa
Yazılanlar gelir sağ olan başa
Hasret koydun beni kavim kardaşa
Açılın zindanlar pire gidelim

Tevellayi imamlardan getürdüm

0

Tevellayi imamlardan getürdüm
Tavafın kabuldür Abdal dediler
Kırklar ile bir mecliste oturdum
Tavfın kabuldür Abdal dediler

Ayın geceleri erkan-ü sarır
Gökteki melekler secdeye varır
O demde dilekler hep kabul görür
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Ali binmiş Düldül’üne sürüyor
Onsekizbin alem mevcud görüyor
Şahım Ali daim dürmaz yürüyor
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Hızır elim aldı arşa götürdü
Bir saatte Kerbela’ya yetirdi
Ol demde melekler şerbet getirdi
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Genç Abdal’la Hacı Bektaş geldiler
Ol Sarı Saltık’ı Rum’a saldılar
Çok şükür dertlere derman oldular
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Uryan Abdal eydür bir sözüm vardır
Ali’nin sırrında Muhammet nurdur
Aşk ile muhabbet sıtk ile sırdır
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Naci derler bir güruha uğradım

0

Naci derler bir güruha uğradım
Güzel Şah’ım yarlıgasın onları
Muhabbet ettik iradet getirdik
Anlar bizi sevdi biz de anları

Durdukları irfan bağ ile bostan
Silinmiş kalpleri gümandan pastan
Var anın gümanı haman bir dosttan
Arı gibi vızılaşır canları

Cümle bir gerçeğe demişler beli
Tesbihleri Allah Muhammet Ali
Meşrebi Hüseyni ismi mevali
Hüseyin aşkına çıkar kanları

Bir nefesten bir imama uyuldu
Birinin nefesi bine sayıldı
Kaynayuban birbirine koyuldu
Hüseyin aşkına akar kanları

İstemem Cennet’i göster didarı
Hulk-ı Muhammed’den almış kemali
Secdeye inmeden okur duayı
Aşıklar didara dönmüş yönleri

Sırat’ı Mizan’ı anda geçtiler
Benlik kalesini bunda yıktılar
Al geydiler yaslarından çıktılar
Geceleri bayram kadir günleri

Pir Sultan Abdal’ım gerçektir meydan
Özünü saçmıştır sıfat-ı Şeytan
Esrimiş Kırklar’ın içtiği meyden
Güzel Şah’tan koku duymuş canları

Aşk elinden nic’edeyim neyleyim

0

Aşk elinden nic’edeyim neyleyim
Medet helak oldum narın içinde
Neme sevineyim neme güleyim
Gonca güller kaldı harın içinde

Meyil etmez oldu bana talihim
Zahir oldu gizli haber batınım
Arşa direk oldu benim tütünüm
Vücudum kül oldu narın içinde

Dertlerim yalkındı bağrım deşildi
Yar ile sürdüğüm demler düş oldu
Eller yaza bahar bana kış oldu
Gönül mekan tuttu karın içinde

Hasan Dede’m dedi bir mekan eylem
Çağlayıp deryaya karışabilem
Yarden ayrılalı büküldü belim
Kaldı gayret ile narın içinde

Gafil kaldır gönlündeki gümeni

0

Gafil kaldır gönlündeki gümeni
Bu mülkün sahibi Ali değil mi
İrşat etti on sekiz bin alemi
Rızkını da veren Ali değil mi

Gelin vazgeçelim biz bu gümandan
Sakın çıkmayalım dinden imandan
Şefaat umarız on iki imamdan
Onların atası Ali değil mi

Var etti milcanı o etti düşman
Ali’ye kast’etti sonra oldu pişman
Hangi kitapta var şol Ömer Osman
Kur’anda okunan Ali değil mi

Bin bir ismi vardır bir ismi Hızır
Her nerde çağırsan orada Hızır
Alim padişahtır Salman da vezir
Bu fermanı yazan Ali değil mi

Kul Himmet Üstadım ben bir biçare
Acep bulunmaz mı derdime çare
Günahlıyım nasıl varam divane
Divanda oturan Ali değil mi

Bakıp cemali yare

0

Bakıp cemali yare
Çağırırım dost dost
Dil oldu pare pare
Çağırırım dost dost

Mescitte meyhanede
Hanede viranede
Kabede puthanede
Çağırırım dost dost

Gördüğüm hep dost yüzü
Ondan ayırmam gözü
Kabedir dostun yüzü
Çağırırım dost dost

Gelmişim dost ilinden
Koklayarak gülünden
Niyazinin dilinden
Çağırırım dost dost

Ela gözlerine kurban olduğum

0

Ela gözlerine kurban olduğum
Arzuladım seni pîr deyü geldim
Gece gündüz hayaline yeldiğim
Yarama bir merhem sar deyü geldim

Pek perişan oldum seni seveli
İkrar verdim ta elestten evveli
Kaşları mahitap gözler mevali
Şöyle bir efendim var deyü geldim

Senden ayrılalı dahi gülmedim
Ben gönlümü her deryaya salmadım
Şunda her güzelden vefa bulmadım
Yine imdat sende car deyü geldim

Eğme kaşlarını kasavetim var
Güruh-ı Naci’den asil zatım var
Yusuf Kenan gibi muhabbetim var
Bir melek şimali yar deyü geldim

Veli’m eyder pirden tuttum elimi
İkrar verdim pek bağladım belimi
Ya öldür ya azad eyle kulunu
Ya benim muradım ver deyü geldim

Kaynak: Aşık Veli

Ey can sahibi gel candan haber ver

0

Ey can sahibi gel candan haber ver
Vücudunda ne var ondan haber ver

Vücudun şehrini seyran eyledim
Gönül evi o sultandan haber ver

Dudağın şerbeti hastaya şifa
Dudağından olan baldan haber ver

Ben Hümakuşuyum göğe ağarım
Yumurta içinde kandan haber ver

Yigirmi ağacın ondur budağı
Anın dahi çeçeğinden haber ver

Adem’den berisin ondur budağı
Anın dahi çiçeğinden haber ver

Oku kitabını Pir Sultan Abdal
Hakikata giden yoldan haber ver

Arzuladım size geldim

0

Arzuladım size geldim
Hünkar Hacı Bektaş Veli
Eşiğine yüzüm sürdüm
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Pir elinden dolu içtim
Doğdum elinize düştüm
Ak cenneti gördüm geçtim
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Güvercin donunda duran
Cümle eksikler bitiren
Beş taşı şahit getiren
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Kırk Budak’ta şem’a yanar
Dolusun içenler kanar
Aşıkların sema döner
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Bahçende gördüm gülünü
Erenler sürsün demini
İmam Rıza’nın torunu
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Balım Sultan er köçeği
Keser kılıncı bıçağı
Cümle erenler gerçeği
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Pir Sultan’ım gerçek veli
Erenlerden çekmem eli
On iki İmamın yolu
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Ben kulâm-i hanedanım, padişahımdır Ali,

0

Ben kulâm-i hanedanım, padişahımdır Ali,
İhtiyacım var ona, püştü penahımdır Ali,
Gönlümü kıldı münevver, merhimanımdır Ali,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Geldiler Hakk’tan beyane sırrı ağaz ettiler,
Sözleriyle bu cihân mülkine pervaz ettiler,
Hemdülillah biz gedanı mehremi râz ettiler,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Ta ezelden padişahımdır Hasan hûlkî-riza,
Dünyevü ükbâde sertacım Hüseyn-i Kerbela,
Nuri çeşmimdir İmâm-ı Zeyn’ül-İbad,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Can-u dilden bendeye Bâkır kulami Cafer’im,
Musey-i Kâzım, İmâm-ı Rza’ya kemterim,
Şah Tekî, Baba Nekî yolunda pak-î besterim,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Mâsave terk eyleyib bizleri diyâr-î lehlete,
Hâkim onlardır bu gün, layıktır onlar hürmete,
Lâh diyenler uğrayırlar bu cihânda möhnete,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Cümlemiz arzu edenler Askeri’ye askeriz,
Mehdi-yi Sahib-Zaman’a biz tevellâ eyleriz,
Hemdülillâh eyle, ey Nesîmî, biz yolunu gözleriz,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.