Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Derviş olan kişiler acep nice dirile

0

Derviş olan kişiler acep nice dirile
Yok takazası budur bir ola her bir ile

İkilik eylemeye, hiç yalan söylemeye
Âlem bulanır ise bulanmadan durula

Acep öyle kim ola, bulanmadan durula
Öylelik ister isen yoldaş olgıl er ile

Erile yoldaş olan key olası gönülden
Âlem yoldaş olurdu olur ise dil ile

Dilden nesne gelemez, su ile gönül yunmaz
Gerçeğin gelenleri yederler bir kıl ile

Dün-ü günün çekerler o kıl üzülsün deyi
Ömrün anda berkitmiş yedilir bir kıl ile

İnce sanman ol kılı, güzaf sanman bu yolu
Erenler geçti geldi, herbiri bir hal ile

Her kim hâli hallendi, ol bey oldu kullandı
YUNUS sen kul olugör, bey söyleşir kul ile

Üryan geldim gene üryan giderim

0

Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeğe elde fermanım mı var ?
Azrail gelmiş de can talep eder.
Benim can vermeğe dermanım mı var ?

Dirilirler dirilirler gelirler.
Huzur-ı mahşerde divan dururlar.
Harami var diye korku verirler.
Benim ipek yüklü kervanım mı var ?

Er isen erliğin meydana getir.
Kadir Mevlâ’m noksanımı sen yetir.
Bana derler gam yükünü sen götür.
Benim yük götürür dermanım mı var ?

Karac’oğlan der ki, ismim öğerler.
Ağı oldu yediğimiz şekerler.
Güzel sever diye isnad ederler.
Benim Hak’tan özge sevdiğim mi var ?

Karacaoğlan

CHP Çevrecik Beldesi Belediye Başkanlığını kazandı

0

600 e yakın taşıma seçmenin taşındığı Çevrecik Beldesinde, yapılan göstermelik asfalt, dağıtılan hediyeler geleceğe yönelik boş ama göz alıcı vaadlere rağmen AKP seçimi kazanamadı. CHP adayı Nazım Demirkol 70 oy farkıyla seçimi kazandı.

Çevrecik Beldesinin büyük çınarı sevincini şapkasını göğe atarak belirtti.

Umarız ki bir Türkiye seciminde bütün şapkalar göklere atılır.

için dışın murdar iken

0

İçin dışın murdar iken
Dost neylesin senin ile
Gönlün gözün nefs-ü heva
Aşk neylesin senin ile

Zakir ile yoldaş olup
Sâdıklara yâr olmadın
Olmaz yere verdin gönül
Dost neylesin senin ile

Dünya gözün rûşen edip
Gönül gözün kör eyledin
Zulmet dolucak gönlüne
Nur neylesin senin ile

Gerçek ere derviş gerek
Doldu cihan dâvâ ile
Duydun ise aslın işin
Kal neylesin senin ile (1)

Dervişliği sanma hemen
Olur sûret düzmek ile (2)
Dilde ise senin işin
Hal neylesin senin ile (3)

YUNUS EMRE hoş dert ile
Merdâne sür devranını
Hemrâh isen dost yoluna (4)
Ar neylesin senin ile (5)

(1) Kal: Söz (1 ince söylenir).

(2) Süret düzmek: Kılık kıyafet yapmak, düzmek.

(3) Hal: İç coşkunluğu.

(4) Hemrah: Yol arkadaşı, aynı yolu tutan

(5) Ar: Utanma, utanma hail.

Âşık oldum erene ermek ile

0

Âşık oldum erene ermek ile
Hakk’ı buldum ben eri görmek ile

Ere erdim, erde buldum maksûdum
Bulamadım taşradan sormak ile

Ne yere baktım ise er oturur
Gönlün aldım, yüz yere sürmek ile

Hak’tan imiş canlara cümle nasib
Olmaz imiş Kâbe’ye varmak ile

Eşiğindir Kâbe bilirsen senin
Bulamadım yol çekip armak ile (1)

Beni gören bir pula saymaz idi
Şimdi gören gösterir parmak ile

Bir göl idim, kıldı erenler nazar
Deniz oldum dört yana ırmak ile

Geldi ün YUNUS deyü, durdum uru
Gözüm açtım, kulağım burmak ile

(1) Armak, vezin için böyle yazılmıştır. Doğrusu «aramaktır.
Vezni: Failâtün Failâtün Failün.
Öztelli Cahit, Özgür Yayın Dağıtım, İstanbul 1984

Dirliğim ne idüğün aydayım kıldan kıla

0

Dirliğim ne idüğün aydayım kıldan kıla
Irak yakın işite, hass-u âm cümle bile

Hass-u âm, mutî, âsî, dost, kuludur cümlesi
Kullar yol vermeyince şahı kim görebile

Dosta gidenin yolu gönül içinden geçer
Bir amel eylemedim, gireyidim gönüle

Dosta giden kişiler unutur kendözünü
Ben nereye varırsam beni ileten bile

Senlik, benlik olıcak iş ikilikte kalır
İkilik tutan kişi nice birike birle

Bundan böyle dost ile bilmezem nolasını
Şimdiye değin ömrüm geçmiş yok sevdayile

Bu kıssam uzundurur nice tüketebilem
Hangi bir eksikliğim getirebilem dile

Yetmiş iki milletin ayağın öpmek gerek
Onun için ma’şûka, cümle millette bile

Âşık imişse YUNUS vuslat bulaydı bu gün
Aşk nice karar kılsın yarınki vâdeyile

MUHARREM AYI MUHABBET ERKÂNLARINA DAVET EDİYORUZ

0

Muharrem ayı boyunca, Kerbelâ’nın hakikatini, adalet ve insanlık mücadelesini değerli konuklarımızın anlatımları eşliğinde birlikte anacağız.

📅 Program Takvimi

16 Haziran
Mansur YALÇIN (Dede)

17 ve 20 Haziran
M. Cemil KILIÇ (İlahiyatçı – Yazar)

18 Haziran
Doğan BERMEK (ADO Başkanı)

19 Haziran
Miyase İLKNUR (Gazeteci)

21 Haziran
Doç. Dr. İhsan KOLUAÇIK (Akademisyen)

22, 23 ve 24 Haziran
Doç. Dr. İlgar BAHARLU (Akademisyen)

25, 26 ve 27 Haziran
Prof. Dr. Mehmet ERSAL (Akademisyen)

Muharrem Ayı Boyunca
Birol YILDIZ HATİPOĞLU (Post Dedesi)

Her gün saat 19.00’da gerçekleştirilecek Muharrem Ayı Muhabbet Erkânlarımızda; birlik, rızalık ve muhabbet ikliminde bir araya gelerek Kerbelâ’nın insanlığa bıraktığı emaneti birlikte yad edeceğiz.

Katılımınız bizlere güç ve onur verecektir.

Hak-Muhammed-Ali yoluna niyaz olsun.

Sevgi ve saygılarımla.

Gazi Arslan
İstanbul Cemevi Eğitim ve Kültür Vakfı
Genel Başkanı

Lâ-mekân şehrinden bezm-i cihâna

0

Lâ-mekân şehrinden bezm-i cihâna
Âşığa ma’şûktan haber getirdim
O dergah-ı hakka geldim kurbâna
Alleme’l-esmâdan eser getirdim

Gördüğüm ma’nâyı eylesem tefsîr
Degme bir mu’abbir edemez ta’bîr
İlmi bir noktadan eylemek takrîr
Nice hedâ ile dürer getirdim

Emrâh râhı buldum şeri’atte ben
Kal oldum çoktan tarîkatte ben
Gubar oldum şehr-i hakîkatte ben
Bâğ-ı ma’rifetten şecer getirdim

“Ey kahraman Türk kadını!

0

“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” Mustafa Kemal Atatürk

Türk kadını ne arabın kara çarşafına girecek, ne de dinci yobazların uydurduğu dinciliğin altında ezilecek.

Diken arasında bir gül açıldı

0
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Diken arasında bir gül açıldı
Bülbülüm bahçene ötmeğe geldim
Bezirganı m yüküm gevher satarım
Ali pazarına dökmeğe geldim

Baç’ım vermeyince yüküm satılmaz
Gevherin hasına hile katılmaz
İnkar toru ile şahin tutulmaz
Bir gerçek tor’una düşmeğe geldim

Ben bende oldum şu meydana atıldım
İkrar verdim ikrarıma tutuldum
İbtida taliptim Pire katıldım
Pirin eteğini tutmağa geldim

PİR SULTAN ABDAL’ım yüreğim döğün
İmamlar rengine boyandım bugün
İrehber pişirir talibin çiğin
Âhir bu imiş pişmeğe geldim

Rahmeten li’i-âleminsin sen rızk-ı âlem ey Hudâ

0

Rahmeten li’i-âleminsin sen rızk-ı âlem ey Hudâ
Sen velâyet ma’denisin evlâdın Al-i Abâ.

Mazhar-ı sırr-ı Hudâ rehnümâsın merhabâ
Ser cân baş yoluna kurbân Hayder’in evlâdının

Mehdi bildim şehribânı mecnünuyum adının.
Velâyetten âşikârdır oku Elhamdülillâh

Hak Celil böyle buyurdu mü’min kalbi Beytullah
Yüz dört kitabın diliyle Lâ ilâhe illallah

Ser cân baş yoluna kurbân Hayder’in evlâdının
Mehdi bildim şehribânı mecnânuyum adının.

Mustafa’dan irşâd oldu çünki Sâre-i Tâhâ
“Levlâ-ke levlâk şânında muayyen oldu

ve’d-Duhâ Yâ Emire”i-Mü’minin ey hudâ nesli pişüvâ
Ser cân baş yoluna kurbân Hayder’in evlâdının

Mehdi bildim şehribânı mecnünuyum adının.
Er-Rahmânü’r-Rahim gibi âlem içre velâyet ölmedi

Âl-i Aba Şam Mer bet Ser cân baş yoluna kurbân
Hayder’in evlâdının Mehdi bildim

şehribânı mecnünuyum adının. Muhammed, Ali,
Hasan, Hüseyin “Lâ fetâ Zeyne’l-abâ

İmâm Bâkır, İmâm Ca’fer, Kâzım, Musa, Rızâ
Taki, Naki, Ali Asker el-amân sâhib–i livâ

Ser cân baş yoluna kurbân Hayder’in evlâdının
Mehdi bildim şehribânı mecnünuyum adının.

Deli Boran dost yolunda olmaya âr eyleme
Gel iğbirârı boşa kıl da fi’lini zâr eyleme

Ey Hudâ Âl-i Ali’den cümleyi dür eyleme
Cân ser baş yoluna kurbân Hayder’in evlâdının

Mehdi bildim şehribânı mecnânuyum adının,
Zâhir-batın gonca gülümsün benim

Kaldık bir sahrada n’etmeli Haydar Dost yoluna
fedâ kıldım bu seri Serden kasâveti atmalı Haydar.

Deli Boran

Uy Havar

0

Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim – leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişim ben seni…

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım…
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni…

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamın
Yarının çocukları, gülleri için
Herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan-ter içinde, asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni

Ahmet Arif

Aşık Daimi Şiirleri

0

Acep O Dilberi Bulamaz Mıyım

Güzel yare verdim ben hayalimi
Acep o dilberi bulamaz mıyım
Felek zulmeyliyor görün halımı
Yar ile şad olup gülemez miyim

Nazlı güzel bilmez oldu halimden
Yitirdim turnamı uçtu elimden
Yari olan yiğit korkmaz ölümden
Dost zülfünden bir tel alamaz mıyım

Yar görmüyor beni ne hale düştüm
Aşkın kazanında kaynayıp piştim
Coşkun seller gibi çağlayıp coştum
Yar ile sohbete dalamaz mıyım

Gönlüm aşka düşmüş bir bülbül gibi
Çeşmimin yaşları çağlar sel gibi
Nazlı canan benden kaçar el gibi
Ne imiş maksadı bilemez miyim

Daimi yim işte budur firakım
Gece gündüz bitmez derdu merakım
Ben bir pervaneyim yar da çırakım
Kapusunda köle olamaz mıyım…>>

Aklım Alıp Del Eyledi

Nedir bu hal gitmez serden
Kametimi dal eyledi
Felek ayırdı o yardan
Göz yaşımı sel eyledi

Seher vakti gezer iken
Ayağıma battı diken
Ben o yare gider iken
Gelme diye el eyledi

Yardır beni aşka salan
Söylemezem dilden yalan
Divane gönlümü çalan
Aklım alıp del eyledi

Yitirdim güzel eşimi
Derde yetirdi başımı
Akıttı gözden yaşımı
Çevre yanım göl eyledi

Daimi derim sözümü
Gafletten açtım gözümü
Mürşüde verdim özümü
Kürelerde hal eyledi…>>

Aklımı Başımdan Nazlı Yar Aldı

Dem vurup dolaştı şem-e pervane
Kül eyledi vücudumu nar aldı
Bir bade içirdi çeşmi mestane
Aklımı başımdan nazlı yar aldı

Ebrular yay olmuş kaşları keman
Düş oldum aşkına el aman aman
Bağban oldum dost bağına bir zaman
Taze bitmiş goncalarım har aldı

Yeridir de deli gönül yeridir
Vefasız dost olan ömür çürüdür
Bir ah çeksem dağı taşı eridir
Şu dertli gönlümü ahuzar aldı

Coşunada deli gönül coşuna
Çok hal gelir aşıkların başına
Meğer dost demişim boşu boşuna
Güvendiğim dağları da kar aldı

Daimi’yim dönmez gider yolunca
Gönülde şad olur dostu bulunca
Mürşidi Kamile yakın olunca
İşte henüz bahçelerim gül aldı…>>

Aldanma Ey Sofu Gel Bize Bize

Yerimiz uzlettir nurumuz kudret
Aldanma ey sofu gel bize bize
Yazılmış dört kitap Mana-i Hikmet
Görüldü ezelden yol bize bize

Biziz Muhammed’in sulbü evrahı
Bendei Hak olan sürer bu rahi
Çok Şükür tecelli etmiş ilahi
Açıldı irfanda gül bize bize

Pirim Hacı Bektaş Veli oturdu
Söğüt ağacından elma yetirdi
Selman arşullahtan engür getirdi
Geldi yeşil benli el bize bize

Kalmadı kederim gitti firağım
Hamdülillah yakın oldu ırağım
Mürşüt himmet etti yandı çırağım
Ol zaman verildi hal bize bize

Daimi’yim gelir alem kamusu
Münkir içindir cehennem tamusu
Terkettim dünyada arı namusu
Asla kar eylemez dil bize bize…>>

Aldı Benliğimi Bitirdi Beni

Bir gerçeğe bel bağladım erenler
Aldı benliğimi bitirdi beni
Damla idim bir ırmağa karıştım
Denizden denize götürdü beni

Nice kabdan kaba boşaldım doldum
Karıştım denize deniz ben oldum
Damlanın içinde evreni buldum
Yine benden bana getirdi beni

Buhar oldum yağdım yağmurlarınan
Toprağa karıştım çamurlarınan
Piştim fırınlarda hamurlarınan
Üstadım sofraya yatırdı beni

Çiğnediler dişlerinen ezildim
Vücut eleğinden geçtim süzüldüm
Çaldı kalem bir deftere yazıldım
İrfan mektebine yetirdi beni

Daimi’yim ermişlerin ereği
Cümle varlık tabiatın gereği
Bir ölmez ananın oldum bebeği
Aldı dizlerine oturdu beni…>>

Ali Geldi

Onüç asır öncesinde Şah-ı Merdan Ali geldi
Meylim kaldı goncasında Has Bahçe’nin gülü geldi

Bana bir harf öğretenin kulu kölesi olurum
İlme talip olanlara bu söz gayet ulu geldi

Zalime iltifat etmek mazlumlara hakarettir
Gerçeklerin öz nefesi bize sabah yeli geldi

Zamanın ilmine göre yetiştirin neslinizi
Er olan gelsin yürüsün erdemliğin yolu geldi

Aşık Daimi dediler bir halkın ozanına
Boş olana boş göründü dolulara dolu geld…>>

Aman Beni Gel Sar Beni

Seni sevdim canü tenden
Aman beni gel sar beni
Asla ayrılamam senden
Aman beni gel sar beni

Deli gönül aşka düşer
Aşkın küresinde pişer
Dalgaların serden aşar
Aman beni gel sar beni

Cemalin benzettim aya
Düştüm serseri sevdaya
Sevişelim doya doya
Aman beni gel sar beni

Sensin gönlümün çırası
Arttı sinemin yarası
Silinsin kalbin karası
Aman beni gel sar beni

Daimi sevdaya düşer
Gah durulur gahi coşar
Hasretin yaremi deşer
Aman beni gel sar beni…>>

Arzeyleyip Halimizi Soranların Aşıkıyım

Ey gaziler ben dostların yarenlerin aşıkıyım
Arzeyleyip halimizi soranların aşıkıyım

Dost yolunda can verenler kendisi canan olur
Aynel yakın dost yüzünü görenlerin aşıkıyım

Mevcut olan cümle varlık bir madenin cevheridir
Bu aşkın gerçek sırrına erenlerin aşıkıyım

Senlik benlik küfrü mezhep perde imiş aşıklara
Varlığını dost yoluna verenlerin aşıkıyım

Cemiyette edep gerek marifettir kemalet
Hakikatin güllerini derenlerin aşıkıyım

Silelim gönül evinden ikilik aynasını
Karar eyleyip birlikte duranların aşıkıyım

Şekilden kisveden geçip dertli Daimi gibi
Özünü aşk yollarında yoranların aşıkıyım…>>

Aşk İle Uyandı

Öyle bir aşık oldum ki bütün azalarım yandı
Anamdan doğduğum anda ruhum aşk ile uyandı

Öyle giriftar oldum ki aşk beni derbeder etti
Öyle bir hale geldim ki gören beni mecnun sandı

Öyle bir derde düştüm ki bu dert beni kül eyledi
Öyle bir zar eyledim ki gözyaşını aktı bulandı

Öyle bir güzel sevdim ki vaz gelmemin imkanı yok
Öyle bir cemal gördüm ki gönlüm ruhuyla boyandı

Daimi aşk ikliminde şu cihanda bedelin yok
Öyle bir feryad ettin ki feryadın arşa dayandı…>>

Aşkın Şu Sinemi Delmeden Gel Gel

Medet dilber medet Allah aşkına
Aşkın şu sinemi delmeden gel gel
Kondurayım seni gönül köşküne
Ağyar sırrımızı bilmeden gel gel

Aşık olanların ömrü az olur
Aşıktan maşuka cilve naz olur
Bir gün gazel döker bağın güz olur
Yazık gonca gülün solmadan gel gel

Mesteyledin deli gönül mestedir
Yar yüzünde zülüf deste destedir
Ah elinden can bülbülü hastadır
Akibet can verip almadan gel gel

Çok ağladım görmez oldu gözlerim
Yare zar geliyor tatlı sözlerim
Aşkın emanettir canda gizlerim
Azrail canımı almadan gel gel

Daimi der nakes değil inerdesin
Siyah zülüf yar yüzüne perdesin
Aman leyla car’e yetiş nerdesin
İssız sahralarda kalmadan gel gel…>>

Avcıyım Peşinde Gezerim Leylam

Aşkın tüfengini taktım boynuma
Avcıyım peşinde gezerim leylam
Bir gece üryan ol gel gir koynuma
Leblerinden bade süzerim leylam

Sen içirdin bana aşkın tasını
Mevlam silsin gönüllerin pasını
Yardan ayrılanlar tutar yasını
Giyinmem alları çözerim leylam

DAIMl’yim derdin söyler dostuna
Maşuk isen girme aşık kastına
Koyun beni yar yolunun üstüne
Böylece kazılsın mezarım leylam…>>

Ayrılık Ölümden Beter Değil Mi

Gine havalandı aşk pervanesi
Düşüp aşk oduna tüter değil mi
Haberdar mı bilmem Hublar danesi
Bülbül can içinde öter değil mi

Dırgeyledin benden hüsnü menanın
Senin de bozulur bağın bostanın
Güzel yok mu senin dinin imanın
Senden çekticeğim yeter değil mi

Daimi hüsnüne kurban olayım
Arayıp ben seni kanden bulayım
Senden ayrılırsam nerde kalayım
Ayrılık ölümden beter değil mi…>>

Bana Ne

Ben bülbül olmuşum dostun gülüne
Karganın konduğu daldan bana ne
Aradım özümde buldum mevlayı
Mecnunun gezdiği çölden bana ne

Gönlüme yazılmış cananın adı
Canan imiş aşıkların muradı
Her şeyden üstündür sohbetin tadı
Arının yaptığı baldan bana ne

Uyulur mu ikrarsızın sözüne
Gidilir mi cehaletin izine
Varmak istiyorum aşk denizine
Mandanın yattığı gölden bana ne

Dertli Daimi’yim yardır sevdiğim
Gerçek aşıklara pirdir sevdiğim
İkilikte değil birdir sevdiğim
Ben beni bilirsem elden bana ne…>>

Bayram Gecesinde Bayram Gününde

Gel ey gönül zikredelim Hudayı
Bayram gecesinde bayram gününde
Umalım Huda’dan lütfü etayı
Bayram gecesinde bayram gününde

Müminler Hu çeker dökülür yaşlar
Hakka niyaz eyler dağ ile taşlar
Zikreder seherde envayi kuşlar
Bayram gecesinde bayram gününde

Cümle melaykeler secdeye iner
Hep çarhi felekler Hak diye döner
Arşı Asuman’da kandiller yanar
Bayram gecesinde bayram gününde

Halil İsmail’in kolun bağladı
Annesi de ciğerini dağladı
Cümle peygamberler hep kan ağladı
Bayram gecesinde bayram gününde

O zaman Huda’dan bir ihsan oldu
Arafat Dağında koç kurban oldu
Anda cümle cihan şaduman oldu
Bayram gecesinde bayram gününde

Aşıklar mey ile muhabbet eyler
Hakkı seven canlar ibadet eyler
Adettir dost dostu ziyaret eyler
Bayram gecesinde bayram gününde

Daimi her mührün kalbe basılır
Mescidül Kabeye kandil asılır
Kurbanlar tığlanır koçlar kesilir
Bayram gecesinde bayram gününde