Ana Sayfa Blog Sayfa 116

Gafil kaldır şu gönlünden gümanı,

0

Gafil kaldır şu gönlünden gümanı,
Bu mülkün sahibi Ali değil mi?
Yaratmıştır on sekiz bin alemi,
Rızıkların veren Ali değil mi?

Gelin vazgeçelim biz bu gümandan,
Vallahi çıkarız dinden imandan.
Şefaat umarız on’ki imamdan,
Onların atası Ali değil mi?

Yaratıldı Mülcem ol oldu düşman,
Kast etdi Ali’ye oldu peşiman.
Kangı kitapta var ol Ömer Osman,
Kur’an’da okunan Ali değil mi?

Bin bir adı vardır, bir adı Hızır,
Her nerde çağırsan orada hazır.
Ali’m Padişahtır, Muhammet vezir,
Bu fermanı yazan Ali değil mi?

Öksüz Kul Himmet‘im, ben bir fukara,
Acep bulunur mu derdime çare?
Yüzü kara, nasıl varam huzura?
Divanda oturan Ali değil mi?

On birinin onu yalana çıktı

0

Çıkarcı düşmanlar tarih yazıyor,
Husumeti, kini yalana çıktı.
Asan, kesen kıvırarak geziyor,
Kılıcıyla kını yalana çıktı.

Tereciye tere yer mi tereci,
Bozacı şahidi, malum şıracı.
İnsanlar olunca dalaveracı,
Normal şeytan çini yalana çıktı.

Hile hurda sarar binlik makara,
Kırk fener yak, karanlıkta hak ara.
İşler dönüp dayanınca çıkara,
Dindarların dini yalana çıktı.

Çok dinledik biz bu şarkı faslını,
Geç öğrendik dönen işin uslünü.
Sorduk, soruşturduk işin aslını,
Anlaşıldı: konu yalana çıktı

Ustaoğlu der ki: “Merhamet edin,
Dut ağacı diye satıldı ladin.
Verilen sözlerin sağlam vaadin,
On birinin onu yalana çıktı.”

Âşık HARUN USTAOĞLU

Atatürk’ü diyanet neden ansın?

0

Burada öfkeyle yazıyorum!
Bu kadar ahmaklık karşısında öfkeyi bastırmak mümkün değil!
Her milli bayramda aynı sitem:
“Diyanet neden Atatürk’ü anmadı?”
“Neden Anıtkabir’e gitmedi?”
“Neden adını söylemedi?”
Elbette anmayacak!
Elbette gitmeyecek!
Elbette sevmeyecek!
Çünkü Diyanet, Atatürk’ün kökünden yıktığı zihniyetin kurumsallaşmış halidir.
Hilafetin, şeriatın, dogmaların bugünkü devamıdır.
Atatürk, devrimlerini hilafete, şeriata, dogmaya karşı yaptı.
Şimdi hangi akılla, hangi körlükle bu kurumlardan Atatürk sevgisi bekleniyor?
İslamcı Atatürk’ü sever mi?
Sevemez!
Şeriatçı Atatürk’ü sahiplenir mi?
Sahiplenemez!
Çünkü Atatürk, onların bütün dogmalarını reddeden, Türk milletini kulluktan kurtarıp özgür birey yapan bir devrimcidir.
Diyanet’ten Atatürk sevgisi beklemek, Atatürk’ü zorla İslamcıya sevdirmeye kalkmaktır.
Bu, Atatürk’ün devrimlerinin özünü inkâr etmek, halkı kandırmak, Atatürk’ü “İslamcılaştırarak” yok etmek demektir.
Diyanet’in Kuruluş Amacı Neydi?
Atatürk, Diyanet’i daha dindar bir toplum yaratmak için değil, dini denetim altına almak, hurafeleri kontrol etmek ve halkın dini kendi diliyle anlamasını sağlamak için kurdu.
Kur’an’ı Türkçeleştirdi, halkın bizzat okuyup anlamasını sağladı.
Din adamlarını Türkçe konuşturtarak, halkın kandırılmasını engelledi.
Halkın kendi gözleriyle görmesini ve sorgulamasını sağladı; zamanla dinin boyunduruğundan kopacak bir toplum hedefledi.
Atatürk’ün sözleri açıktır:
“Biz, her görüş açısından medenî insan olmalıyız…
Âhiren Kur’ân’ın tercüme edilmesini emrettim…
Halk, tekerrür etmekte olan bir şeyin mevcut olduğuna ve din ricâlinin derdinin ancak kendi karınlarını doyurup başka bir işleri olmadığını bilsinler.”
Hilafete ve Saltanata Son Verdi
Saltanatı kaldırdı, hilafeti tarihe gömdü.
Siyasal iktidarı ilahi otoriteye dayandırma anlayışına karşı en büyük devrim.
Şeriat Hukukuna Karşı Laik Hukuk Getirdi
Medeni Kanun ile şeriat hukukunu tasfiye etti.
Çok eşlilik yasaklandı, kadın ve erkek eşit yurttaş statüsü kazandı.
Aile düzeni modern hukukun temeline oturtuldu.
Dinî Dogmalara Karşı Akıl ve Bilim
“Ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım Bilim ve akıldır.”
Dogmalara karşı yapılan devrimlerin özü budur.
Eğitim ve Kültürde Aydınlanma
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimi laikleştirdi, medreseleri kapattı.
Halkı bilimsel bilgiyle donattı, hurafelerden kurtardı.
Tarikatlara ve Hurafelere Karşı Toplumsal Aydınlanma
“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz.
En hakiki tarikat, uygarlık tarikatıdır.”
Halkı tarikatların sahte otoritesinden kurtardı, özgür bireyler yarattı.
Atatürk’ün Mücadelesi
Hilafete karşı ulusal egemenlik
Şeriata karşı laik hukuk
Dogmalara karşı akıl ve bilim
Tarikatlara karşı özgür birey
Kulluk anlayışına karşı yurttaşlık
Atatürk, “Türkiye Cumhuriyeti sizden aklî hür, fikrî hür, vicdanî hür nesiller ister.”
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” dedi.
Atatürk’ü “İslamcıya sevdirme” çabası, en büyük tarihsel yanılgı ve ihanettir.
Bu düpedüz ahmaklıktır.
Bu ahmaklığa son verilmelidir.
Hasan Hoslar

Ziya Paşa

0

Yunus Emre

0