Adem’den öteye ayak bastıkça
Yüzlerim turlanır Kalu Bela’dan
Yere inip gökten bana baktıkça
Gözlerim nurlanır Kalu Bela’dan
Yerdeki yedi renk, gökteki gündüm
El ele, el Hakk’a semahlar döndüm
Bir aşkı nur ile sırlanıp söndüm
Gizlerim korlanır Kalu Bela’dan
Nice tufanlarda sıktım dişimi
“Ali Sırrı” deyip, kıstım sesimi
Gâhi Mansur oldum gâhi Nesimi
İzlerim surlanır Kalu Bela’dan
Bulup Deruni’yi kervana kattım
Akitsiz, nakitsiz gevherler sattım
Hem Müslim hem kâfir hem Enel Hakk’tım
Sözlerim sırlanır Kalu Bela’dan…
AÇIKLAMA
Alevi-Bektaşi öğretisinde Kalu Bela;
Adem’den öteye, temiz topluma, Guruhu Naci’ye uzanan
Ruhların Hakk ile ahitleştiği zaman dilimi…
Bu nedenle birçok ozan, “Kalu Bela’dan beri” sözünü ezelî bağlılığı ve kadim hakikati anlatmak için kullanmıştır…
Şimdi unutulmuş ya da başka şekilde yorumlanmış olsa da işte bir kaç örnek:
“Kalu Bela söylenmeden
Tertip düzen eylenmeden
Hakk’tan ayrı değil idim
Ol ulu divandayıdım…”
Yunus Emre
.
“Kalu Bela’dan beri ben bu yola kurban idim
Ceset âlemde iken canına mihman idim”
Pir Sultan Abdal
.
“Bize takdir olmuş Kalu Bela’dan
Anınçün sakin-i meyhaneyiz…”
Harabi
.
“Ta Kalû Belâ’dan sevdik, seviştik
Ezel bizim ile yardır muhabbet…”
Hatai (Kul Himmet?)
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali
Zikredirim ismini ben Kalu Bela’dan beri
Neyzen Tevfik

