Gitti bu kış zulmeti, geldi bahar yaz ile
Yeni nebatlar bitti, mevc vurdu hep naz ile
Yine mergizar oldu, uş yine gülzar oldu
Ter nağme düzer oldu, musikide saz ile
Kim görmüştür baykuşun gülistana girdiğin
Leylekler zikredermiş bir lâtif âvaz ile
Ya nice saklar isen dürdane gevher olmaz
Keklik keklikler ile, hemişe bâz bâz ile
El kuşu elden ele, gül kuşu gülden güle
Baykuş virane sever, şahinler pervaz ile
Nerde ki bir gövde var, akbaba orda üşer
Duduları kafeste beslerler şeker ile
Her şahsa kendi tüşün, kendiye tüş eyledi
Sadıklar ikrar ile, sofular namaz ile
Cahil münafık, münkir, cümle aklına şakir
Aşıklar dîdâr sever, ârifler niyaz ile
Dervişlik dedikleri dilde haber değildir
Hak ile Hak olana orda menzil düzüle
Ben dervişim diyenler, yalan dâvâ kılanlar
Yarın Hak dîdârını görmeyecek göz ile
İlm-ü amel ne fayda bir gönül yıktın ise
Arif gönül yaptığı beraber Hicaz ile
Uğrular uğru ile, doğrular doğru ile
Yalan yalanı sever, gammazlar gammaz ile
Kimi dükkânda bakar, kimisi hoşluk sever
Kimi bir pula muhtaç, kimisi can bâz ile
Ulu divan kurula, orda kulluk sorula
Bin tekebbür varmaya bir garip nevâz ile
Kula nasip değicek sultan elden alamaz
Zülkarneyn’i neyledi, ya Hızr-u İlyas ile
Görmez misin Edhem’i, tac-u tahtı terk etti
Hak katında hâs oldu, bir eski palas ile
Aşk yağmuru damlası gönül göğünden damlar
Sevgi yeli getirir yağmuru ayaz ile
YUNUS imdi gam yeme, nidem, ne kılam deme
Gelir kişi başına ezelden ne yazıla

