Bir ölü dirildi binyıl önceden;
“Yolcular bozulmuş yol bozuk” dedi.
Tüterken gözünde zaman inceden,
“İnsanlar çıldırmış kul bozuk” dedi
İbrişimden kuşak sarmış beline,
Bağladı atını söğüt dalına,
Dal dipten kırıldı düştü eline,
“Söğütler görklü de dal bozuk” dedi.
Oturdu soframa karnı kursaksız!
Ekmeği ortadan kesti bıçaksız,
Daldırdı kâseye eli tırnaksız!
“Herşeyin âlâ da bal bozuk” dedi.
“Ey yolcu sen kimsin nerden gelirsin?
Sen bu hakikati nerden bilirsin?”
“Cevabı kendinde ara bulursun,
“Âsırlar muallak yıl bozuk” dedi.
Dedi, “yol üstünde bir hana girdim,
Manasız yazanlar çizenler gördüm”
“Kalem mi değişti, kim bunlar” sordum?
“Kalemler aynı da el bozuk” dedi.
“Mahluklar maddenin maliki olmuş,
Zayıflar çalışmış güçlüler çalmış,
Çok hesap divan-ı mahşere kalmış,
“Kanunlar yapmacık, hâl bozuk” dedi.
Sonunda ismimi sordu nitekim,
Şair “Narmânî’yim” şaştı “o da kim”?
Dedim “nağme ile devacı hekim”
“Makamın mahir de tel bozuk” dedi…
Nurullah Özdemir #NARMÂNÎ
6 Nisan 2022

