Bir türkü yükseldi İstanbul’dan,
Toprak kokuyordu ince sesinde.
Bir ışık yürüdü karanlıklardan,
Ruhi Su’nun yaktığı nefesinde.
Bebek türküsünde duydu bir sesi,
Bir başka dünyaydı duyduğu o an.
Türküyle buluştu yüreği, nefesi,
“Ustam gibi olsam” dedi ardından.
Dostlar Korosu’nda çoğaldı sesi,
Emekten, özgürlükten söyledi hep.
Türküyle taşıdı halkın nefesi,
Susmadı yüreği, eğilmedi hiç.
Özgürlük türküsü dilinde kaldı,
Plaklar susturuldu, türküler sustu.
Ama bir halkın bağrında çaldı,
Sümeyra’nın sesi zinciri kırdı.
Sonra yollar düştü gurbet ellere,
Frankfurt göğünde sustu bir nefes.
Genç yaşta yürüdü uzak yerlere,
Geride bıraktı tükenmeyen ses.
Ey Sümeyra, türkün hâlâ bizimdir,
Sesin Anadolu’nun yüreğidir.
Sen gittin, türküler kaldı dilimizde,
Her ezgi biraz da senin sesindir.
Bugün bir bağlama titrerken elde,
Bir emek türküsü yükselirse eğer;
Sümeyra yaşar o ince telde,
Ruhi Su’dan kalan ateşle beraber.
Abdullah Oral…

