Ana Sayfa Blog Sayfa 70

Menim pirim Şah-ı Merdan Ali’dir

0

Menim pirim Şah-ı Merdan Ali’dir
Sefiller carına yetenden meded
Şahadet parmağıyla bab-ı Hayberi
Hışm ile koparıp atandan meded

Onlar girer zahir batın donuna
Kuduretten hun karıştı ününe
Resul’ün önünde arslan donunda
Habibin uğrunda yatandan meded

Onlar idi zahir batın derilden
Bin bilirsen bir haber al bilirden
Yetmiş kere öldürüp de dirilden
Resul’ün destini tutandan meded

Cimcim’in haberin gergerden alan
Kul olup özünü pazara salan
Beşikte ejderha üstüne varan
Ağır yük bedeni çatandan meded

Şah Hatayi’m müşkülümü kandıran
Bir bakışla devi yere bandıran
Üçyüz yıldan sonra nişan bildiren
Selman’a nergisi sunandan meded

Yattım bir dalda uyudum

0

Yattım bir dalda uyudum
Medet pirim Ali yetiş
Beni kimse kaldırmadı
Medet pirim Ali yetiş

Kimse kaldırmadı neden dost
Medet pirim Ali yetiş

Elinde kamçısı yeşil
Cümle alemi dolaşır
Medet diyene ulaşır
Aman pirim Ali yetiş

Medet diyene ulaşır dost
Medet pirim Ali yetiş

Kul Mehmet’im n’olamadım
Yollarında ölemedim
Kim olduğun bilemedim
Medet pirim Ali yetiş

Kim olduğun bilemedim dost
Medet pirim Ali yetiş

Aradım derdimin dermanı yoktur

0

Aradım derdimin dermanı yoktur
Medet sende n’olur gel yetiş yetiş
Fele ile derd-i davamız çoktur
Medet sende n’olur gel yetiş yetiş

Tenhalarda haber saldım yüceden
Bir cevap bekledim mimden heceden
Hiç haberim yoktur günden geceden
Medet sende n’olur gel yetiş yetiş

Yüce dağ başını mekan eyledim
Kurda kuşa müşkül halim söyledim
Bilmem ki ben sana ne iş eyledim
Medet sende n’olur gel yetiş yetiş

Kahpe felek kapımızı çalmadan
Azrail gelip de canımız almadan
Eroğlu’yum ölüp toprak olmadan
Medet sende n’olur gel yetiş yetiş

Medet senden medet Muhammet Ali

0

Medet senden medet Muhammet Ali
Akar boz bulanık sellerde kaldım
Ne de zalim olur şu elin dili
Söyleşirler bizi dillerde kaldım

Kaçma benden kaçma ey kaşı kara
Derdine düşeli oldum avara
Bir dostum yoktur ki halimi sora
Gariplik gurbetlik illerde kaldım

Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez
Çalıştım çırpındım ellerim yetmez
Dibi bilinmeyen göllerde kaldım

Farı dedim farı gönül farımaz
Kurudu çeşmemin yaşı silinmez
Harbi ısıtmazsa karlar erimez
Çöğenli boranlı dağlarda kaldım

Pir Sultan Abdal’ım gülemez oldu
Akar çeşmim yaşı silemez oldu
Gidecek yolları bilemez oldu
Dağıldı kervanım yollarda kaldım

Deli gönül feryat etme boşuna

0

Deli gönül feryat etme boşuna
Hal bilmez kişiye yar olamazsın
Bir mürşide bağlamazsan özünü
Hakkın huzurunda var olamazsın

Vefasız güzelden olur mu çare
Yoruldum derdimle öldüm bin kere
Düşme bir zalime göz göre göre
Sen insanoğlusun kör olamazsın

Akarsu bülbüller ötmez bağımda
Dumanlar eylene gönül dağımda
Aşk ateşi yanar oldu bağrımda
Yanmış yüreğime kar olamazsın

Takattan kesildim yoktur ilacım

0

Takattan kesildim yoktur ilacım
Meğer bize imdat Ali’den ola
Derdimin çaresi Ali sen yetiş
Meğer bize imdat Ali’den ola

Ali’ye ayan ki Hak için buldum
Gayretini güdüp kılıcım çektim
Kuldan fayda yok imiş bildim
Meğer bize imdat Ali’den ola

Hakk’a doğru giden Hakk’a ulaştı
Dünyaya her bakan kulların şaştı
Gezdim dört köşeyi tesellüm düştü
Meğer bize imdat Ali’den ola

Hayrola Yusuf’un düşünü gördüm
Özürüm niyazım Hüda’ya kıldım
Mümkünüm kesildi Ali’ye yordum
Meğer bize imdat Ali’den ola

Pir Sultan Abdal’ım derdim bu imiş
Müminin isteği iyi huy imiş
Zahirde batında yeten o imiş
Meğer bize imdat Ali’den ola

Yeri göğü arşı kürsü yaradan

0

Yeri göğü arşı kürsü yaradan
Men Ali’den başka Tanrı görmedim
Yaradub kulunun kısmetin veren
Men Ali’den başka Tanrı görmedim

Bin bir ismi vardır bir ismi Allah
Eğer inanmazsan hem vallah billah
Ademi görmüşüm elhamdülillah
Men Ali’den başka Tanrı görmedim

Cennet-i alanın altundur taşı
Her ne görür isen hikmettir işi
Yüz yiğirmi dört bin nebiler başı
Men Ali’den başka Tanrı görmedim

Ali gibi er gelmedi cihane
Ana da buldular dürlü bahane
Yedi kez uğradım ulu divane
Men Ali’den başka Tanrı görmedim

Derviş Ali’m bu ikrara beli dir
Dilim söyler ama kendim delidir
Allah bir Muhammed Tanrı Ali’dir
Men Ali’den başka Tann görmedim

Men aref sırrını kardaş

0

Men aref sırrını kardaş
Bildim sanma bilemedln
Ölmeden öl şu dünyada
Öldüm sanma ölemedin

Göçmeden dar-ı fenadan
Samanı ayır daneden
Kuş gibi iki kez anadan
Geldim sanma gelemedin

Boz bazınan kaz kazınan
Vaz vazınan vız vızınan
Beş vakti bir niyazınan
Kıldım sanma kılamadın

Gerek gücen gerek kakı
Gerek Dürr-i Meknun oku
Sen bu amel ile Hakk’ı
Buldum sanma bulamadın

Mürşit bir ince elektir
Ondan elenmek gerektir
Benlik bir dipsiz külektir
Doldum sanma dolamadın

Pir Sultan Abdal’ım pirdir
İkrarına duran erdir
Cümle sırra aklın erdir
Erdim sanma eremedin

Menzil almak ister isen

0

Menzil almak ister isen
Gönül sabreyle sabreyle
Dostu bulmak ister isen
Gönül sabreyle sabreyle

Sabredenler menzil alır
Sabretmeyen yolda kalır
Sabreden maksudun bulur
Gönül sabreyle sabreyle

Bu aşıklık bir mihnettir
Hak’tan bize hidayettir
Sabrın sonu selamettir
Gönül sabreyle sabreyle

Daimi coş edip çağla
Pervaneni nare dağla
Öz gönlünü hakka bağla
Gönül sabreyle sabreyle

Mevlâ Çün Yarattı Ahmed’i Nurdan

0

Mevlâ Çün Yarattı Ahmed’i Nurdan
Adem Olan Gelir Nura Çevrilir
Böyle Kurulmuştur Bu Çarh-ı Devran
Mansur Olan Gelir Dâra Çevrilir

Bir Sürçmekle Atın Payi Kesilmez
Bir Suç İle Âdem oğlu Asılmaz
Erenler Kurmuştur Bu Yol Basılmaz
Yol Oğlu Kandeyse Yola Çevrilir

Gümanlı Gönülde Pir Mi Eğlenir
Cennetten Dışarda Hur Mu Eğlenir
Arısız Kovanda Bal Mı Eğlenir
Arı Kande İse Bala Çevrilir

Ulu Sular Dâim Alçağa Akar
Pervaneler Özün Odlara Yakar
Serçe Kanda İse Aslına Çeker
Bülbül Olan Gelir Güle Çevrilir

Pîr Sultanım Eyder Gönül Hastadır
Elinde Gülleri Deste Destedir
Âdem oğlu Bir Acayip Nesnedir
Muhabbetle Tatlı Dile Çevrilir

Mevlam bana ömür vermiş

0

Mevlam bana ömür vermiş
Boşu boşuna boşu boşuna
Vücuduma bir can girmiş
Boşu bqşuna boşu boşuna

Su akar deryaya varır
Deryadan mayi çıkarır
Gökyüzünde yağmur olur
Boşu boşuna boşu boşuna

İsa Meryem’e mi kaldı
Musa asadan ne buldu
Süleyman bir sultan oldu
Boşu boşuna boşu boşuna

Gahi gittim gahi geldim
Aradım kendimi buldum
Bir Mahzuni Şerif oldum
Boşu boşuna boşu boşuna

Yine mihman geldi şad oldu gönlüm

0

Yine mihman geldi şad oldu gönlüm
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz
Kasavet kalmadı bahar yaz oldu
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz

Himmet edin bize misafir gele
Yavan yahşi yiye yüzümüz güle
Büyük küçük anı hep Hızır bile
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz

Misafir kapının iç kilididir
Ev sahibi onun gonca gülüdür
Misafir dediğin pirim Ali’dir
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz

Bir kula kahretse misafir gelmez
Çalışır çırpınır ektiği bitmez
Seğirtse gitse de menzile yetmez
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz

Pir Sultan Abdal’ım kayda verile
Misafir kısmetin getirir bile
Misafir Ali’dir sen özün dile
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz

Yaylalara veda ettik veda dağlara

0

Yaylalara veda ettik veda dağlara
Yatağı yorganı alıp düştük yollara
Külü çemeni değiştik kör betonlara
Köyü düşündükçe anam içim yanıyor

Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor
Gülü çemeni değiştik kör betonlara
Köyü düşündükçe anam içim yanıyor
Yanıyor da ciger aney yürek kanıyor

Burda dost bildiğin anam ısırgan otu
Elini tuttun mu bil ki elin yanıyor
Şeref ekmek bulamazken şerefsiz budu
Götürdükçe ciger aney içim yanıyor

Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor
Şeref ekmek bulamazken şerefsiz butu
Götürdükçe ciger aney içim yanıyor
Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor

Hasan dayımınan damda harman savurmak
Gülsüm güller Asuman’a suda rastlamak
Bahraç’ta tutan yoğurda parmağı banmak
Aklıma düştükçe anam içim yanıyor

Yanıyor da ciger aney yürek kanıyor
Bahraç’ta tutan yoğurda parmağı banmak
Aklıma düştükçe anam içim yanıyor
Yanıyor da ciger aney yürek kanıyor

Burda dost bildiğin anam ısırgan otu
Elini tuttun mu bil ki elin yanıyor
Şeref ekmek bulamazken şerefsiz budu
Götürdükçe ciger aney içim yanıyor

Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor
Şeref ekmek bulamazken şerefsiz butu
Götürdükçe ciger aney içim yanıyor
Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor

Burda dost bildiğin anam ısırgan otu
Elini tuttun mu bil ki elin yanıyor
Şeref ekmek bulamazken şerefsiz budu
Götürdükçe ciger aney içim yanıyor

Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor

Hazret-i Şah’ın avazı

0

Hazret-i Şah’ın avazı
Turna derler bir kuştadır
Asası Nil deryasında
Hırkası bir derviştedir

Nil deryası umman oldu
Sarardı gül benzim soldu
Bakışı arslanda kaldı
Darbı dahi bir koçtadır

Ali’m bilmezdi benliği
Dilde tutmazdı kinliği
Zülfikar’ın keskinliği
Zerrecesi kılıçtadır

Özen güzel Ali’m özen
Var kendine bir yar kazan
Hayrını şerrini yazan
Sağ yanında feriştedir

Nerde Pir Sultan’ım nerde
Özümüz asılı darda
Yemen’den öte bir yerde
Daha Düldül savaştadır

O derya yüzünde gezdim bir zaman

0

O derya yüzünde gezdim bir zaman
Yoruldu kanadım dedim el aman
Erişti carıma bir ulu sultan
Şehin Şah bakışlı ere düş oldum

Adem ile balçık olup ezildim
Bir noktada dört burufe yazıldım
Ademe can olup Şile süzüldüm
Muhabbet şehrinde kare düş oldum

On dört yıl dolandım Pervane’likte
Sıdkı ismini buldum divanelikte
Sundular aşk meyin mestanelikte
Kırkların ceminde dar’a düş oldum

Ezdi aşkın şarabını boş etti
Birisi doldurdu biri nuş etti
İkisi bir derya olup cuş etti
Lal ü mercan inci dürre düş oldum

Açtı nıkabını ol ulu sultan
Yüzünde yeşil ben göründü nişan
Kaf u nun süresin okudum o an
Arş kürs binasından yare düş oldum

Mecnun olup Leyla için dolandım
Buldum mahhubumu inanıp kandım
Gılmanlar elinden hulle donandım
Dostun visalinde nare düş oldum

Sıtkı’ yam çok şükür didara erdim
Aşkın pazarında bak yola girdim
Gerçek ariflere çom meta verdim
Şimdi Hacı Bektaş pire düş oldum
Haydar Haydar

Çatılmadan yerin göğün binası
Muallakta iki nura düş oldum
Birisi Muhammet birisi Ali
Labın-i kelamide bire düş oldum

O derya yüzünde gezdim bir zaman
Yoruldu kanadım dedim el aman
Erişti carıma bir ulu sultan
Şehin Şah bakışlı ere düş oldum

Adem ile balçık olup ezildim
Bir noktada dört burufe yazıldım
Ademe can olup Şile süzüldüm
Muhabbet şehrinde kare düş oldum

On dört yıl dolandım Pervane’likte
Sıdkı ismini buldum divanelikte
Sundular aşk meyin mestanelikte
Kırkların ceminde dar’a düş oldum

Ezdi aşkın şarabını boş etti
Birisi doldurdu biri nuş etti
İkisi bir derya olup cuş etti
Lal ü mercan inci dürre düş oldum

Açtı nıkabını ol ulu sultan
Yüzünde yeşil ben göründü nişan
Kaf u nun süresin okudum o an
Arş kürs binasından yare düş oldum

Mecnun olup Leyla için dolandım
Buldum mahhubumu inanıp kandım
Gılmanlar elinden hulle donandım
Dostun visalinde nare düş oldum

Sıtkı’ yam çok şükür didara erdim
Aşkın pazarında bak yola girdim
Gerçek ariflere çom meta verdim
Şimdi Hacı Bektaş pire düş oldum