Ana Sayfa Blog Sayfa 57

Köylüler oturup sohbet ederler

0

Köylüler oturup sohbet ederler
Koyununu davarını güderler
Bir araya toplanıp yemeğin yerler
Köyümü-köylümü göresim geldi

Akar her yerinden soğuk suları
İçsem avuç avuç eriyen karı
Görsem gene yeter o sulak çayrı
Çayırlı bağları göresim geldi

Biraz da şöyle dağa tırmansam
Dinlenip-eğlenip bol hava alsam
Bir ağaç dibinde oturup dalsam
Dağların havasın göresim geldi

Ev bile istemem bir ağaç yeter
Ağacın dibine bir-iki pür ser
Bulunur mu bundan daha iyi yer
Yerini-pürünü göresim geldi

Şehirin insanı nasıl da yaşar
Bir çalı görünce park diye koşar
Köyümü görseler onlar hep şaşar
Denizi-doğayı göresim geldi

Kaynak: Arif Gölge

Şu dağın ardında bir kuş ötüyor

0

Şu dağın ardında bir kuş ötüyor
Yayla bana buram buram tütüyor
Köyümü andım mı kalbim atıyor
O yeşil dağları göresim geldi

Ağaçların eğilmiş yeşil dalları
Uzanmış her yana sanki kolları
Tozlu olsun varsın yayla yolları
Yaylanın yolunu göresim geldi

Kar yağar da beyaz olur kışları
Orman dediğin de yurdun saçları
Akıtsam ne çare gözden yaşları
Ormanı-ağacı göresim geldi

Köylüler oturup sohbet ederler
Koyununu davarını güderler
Bir araya toplanıp yemeğin yerler
Köyümü-köylümü göresim geldi

Akar her yerinden soğuk suları
İçsem avuç avuç eriyen karı
Görsem gene yeter o sulak çayrı
Çayırlı bağları göresim geldi

Biraz da şöyle dağa tırmansam
Dinlenip-eğlenip bol hava alsam
Bir ağaç dibinde oturup dalsam
Dağların havasın göresim geldi

Ev bile istemem bir ağaç yeter
Ağacın dibine bir-iki pür ser
Bulunur mu bundan daha iyi yer
Yerini-pürünü göresim geldi

Şehirin insanı nasıl da yaşar
Bir çalı görünce park diye koşar
Köyümü görseler onlar hep şaşar
Denizi-doğayı göresim geldi

Kaynak: Arif Gölge

Ne pembe düş gördük ne pembe hayat

0

Ne pembe düş gördük ne pembe hayat
Mazlumun göz yaşın silerek geldik
Ne şeytan taşladık ne beyan verdik
Doğruyu yanlışı görerek geldik

Hiçbir zaman halk huzurun bozmadık
Bilimle beslendik yalan yazmadık
Haddimiz aşarak asla azmadık
Doğruyu yanlışı bilerek geldik

Gaflete düşmedik hiçbir zamanda
Medet beklemedik dinde imanda
Kimi fetva arar iken kuranda
Doğruyu vicdana sorarak geldik

Zalim insafından medet ummadık
Medet et demedik kurtar demedik
Çareyi muskada cinde görmedik
Doğruyu bilimde bularak geldik

Der İlhami gocunmadık sözünden
Gafile uymadık cahil yüzünden
İrfan bulmuş kamillerin izinden
Kement ilmiğini çözerek geldik

Halk şiiri nedir, diyen

0

Halk şiiri nedir, diyen
Edebiyatçılar gördüm
Mes üstünden ayak yuyan
İlâhiyatçılar gördüm

Özünü dar’a germeyen
Bir kula sofra sermeyen
Hakk’ı kendinde görmeyen
Maneviyatçılar gördüm

On dört asır geçti, uyan
Desem kızar, beni duyan
Hüseyin’i susuz koyan
Abu-hayatçılar gördüm

İnsanları yardan atan
Haramı, bal gibi yutan
Niyet bozuk oruç tutan
Sağlam diyetçiler gördüm

Su bulatıp balık tutan
Nerden bilsin nedir vatan
Millî değerleri satan
ok milliyetçiler gördüm

Korkusundan kulluk eden
oğalıyor bilmem neden
Kendini aydın zanneden
Teslimiyetçiler gördüm

Akıl, mantık bir de bilim
Hem rehberim, hem de yolum
Bindebir’e yapıp zulüm,
Hem şikâyetçiler gördü

Gönül pervanesi döner şavk ile

0

Gönül pervanesi döner şavk ile
Cemalin şemine yandır sevdiğim
Seni seven aşık gezer aşk ile
Sundur aşk meyinden kandır sevdiğim

Sevmişem yar seni can ile özden
Menzili maksuda eriştir tezden
Hüsnü didarını gizleme bizden
Aradan hicabı kaldır sevdiğim

Beyhudenin kolu boş olur dolmaz
Muhabbet gülleri açıllır solmaz
Senden özge yadlar halimden bilmez
Derdime bir deva bildir sevdiğim

Peymanım Muhammet Ali Mürteza
Yetiş imdadıma hey ehli kaza
Ol ruzi mahşerde çektirme ceza
Şaduman eyleyip güldür sevdiğim

Daimi’yim gider doğru rahından
Cüda kılma bizi ol dergahından
Sultan olan geçer kul günahından
Ezelden kurulmuş yoldur sevdiğim

Kaynak: Aşık Daimi

Dün gece seyrimde bir şara vardım

0

Dün gece seyrimde bir şara vardım
Niyaz ile kapıları açılır
Laleli sümbüllü bağını gördüm
Bülbül öter gonca güller seçilir

Pazarında gül alırlar satarlar
Koklaşuban canı cana katarlar
Gerçekleri bir kıl ile yederler
Müminlere hülle donu biçilir

Dallarında bir baharları yazılı
Yaprakları bir sıraya dizili
Meleşirler kurbanları kuzulu
Canlar bağışlanır kandan geçilir

Gül kokusu Muhammet’in teridir
Gönlü saf olanlar hakkın yaridir
Aşığa maşukun bergüzarıdır
Sevdalar nasipler nurlar saçılır

Bu şar Kul Himmet’in erenler şarı
Bu şarda satarlar erenler varı
Bu şarın adı var gönül pazarı
Engürler ezilir meyler içilir

Gönül ne yatarsın gaflet içinde

0

Gönül ne yatarsın gaflet içinde
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile
Özünü zulümden kurtaram dersen
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile

Evliyalar enbiyalar varisi
Kalkar hacet diler gece yarısı
Çığrışır ötüşür arşın horozu
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile

Evliyalar enbiyalar bilüşür
Müezzinler Allah Allah çığrışur
Gökte aziz melaikler seğrişür
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile

Allah’ım cömertsin cömert ganisin
Halil gelsin hulle donu biçilsin
Rabbim uyumazken sen ne uyursun
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile

Pir Sultan’ım sevdiğine ağlasın
Yezitler bağrına kara bağlasın
Mümin kullar dergahında eğlesin
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile

Kaynak: Pir Sultan Abdal

Hayal hayal oldu şu bizim iller

0

Hayal hayal oldu şu bizim iller
Dostun bahçesinde açıldı güller
Her seher her seher öter bülbüller
Aşkı bu serime kondu gidiyor

Artık didem yaşı oldu revane
Bir ateş koyudu şimdi cihane
Bir selam iletin bizim gülşene
Halim bir Mevla’ya kaldı gidiyor

Karacaoğlan söyler durmam burada
Gül yüzlüm fikrime düştü bu ilde
Gayet fikre daldım gönlüm ak yarda
Gözlerimden kan yaş aktı gidiyor

Gerçek aşıklara sala denildi

0

Gerçek aşıklara sala denildi
Dertli olan gelsin dermanı buldum
Ah ile vah ile cevlan ederken
Canımın içinde cananı buldum

Akar gözlerimden yaş yerine kan
Zerrece görünmez gözüme cihan
Deryalar nuş edip kanmaz iken can
Aşıklar kandıran ummanı buldum

Aşıklar meydana doğru varırlar
Erenler cem’olmuş verip alırlar
Cümle evliyalar divan dururlar
Cevahir bahş-olan dükkanı buldum

Açılmış dükkanlar kurulmuş pazar
Canlar mezad olmuş dellalde gezer
Oturmuş ümmedin beratın yazar
Hakka mahbub olan sultanı buldum

Emir Sultan der ne hoş pazar imiş
Aşıklar meydan edip gezer imiş
Cümlenin maksudu ol didar imiş
Hakk’a karşı duran divanı buldum

Üstadım Haydar’dır evvel ahiri

0

Üstadım Haydar’dır evvel ahiri
Çiğneniriz daim etmeyiz zarı
Hocam üstadımsın serimin varı
Gerçekler yoluna ize gelmişim

Aşıklığın cüml’aleme duyuldu
Aşıklar içinde ismin sayıldı
Çiğnenen kul oldu mertlik sayıldı
Özüm turap edip toza gelmişim

Didar-ı aşığız ta elestüden
Maşukun hayali lam ile be’den
Şeriat tarikat marifet hu’dan
Hakikat ilminden yaza gelmişim

İbrahim’m kahrın küfrün imanın
Beli dedim inkar eylemem canım
Bu kadar noksana kalma sultanım
Mürşit hak dediler seze gelmişim

Kaynak: Aşık İbrahim

Gelmiş iken bu yerleri gezelim

0

Gelmiş iken bu yerleri gezelim
Ölüm ile ayrılığın elinden
Gonca gonca güllerini derelim
Ölüm ile ayrılığın elinden

Yaz gelince bir bozcacık meşeyi
Dalgam gelmiş bulanayım coşayım
Yeter bu ayrılık ölümden beter
Ölüm ile ayrılığın elinden

Günahlı kardaşlar günahım tartar
Hasretli yüzünü yüzüme sürter
Yeter bu ayrılık ölümden beter
Ölüm ile ayrılığın elinden

Ölüm geldi yolun bize uğrattı
Firkat geldi yana yana ağlattı
Kesti ciger pare pare doğrattı
Ölüm ile ayrılığın elinden

Pir Sultan Abdal’ım dertlerim firak
Alışmış yanıyor şu dertli yürek
Bir dahi gelemem menzilim ırak
Ölüm ile ayrılığın elinden

Eğer ben fakire haber sorarsan

0

Eğer ben fakire haber sorarsan
Ya ben nerde idim nerden gelirim
Yok değildim şu cihanda var idim
Pire hizmet ettim pirden gelirim

Addürrezzak gibi Hızır’a yettim
Selman gibi eski dini terkettim
Doksan bin küffarı Müslüman ettim
Tecella dağından Tur’dan gelirim

İsa ile bile idim havada
Musa ile bile idim duada
Ferhat ile külünk çaldım kayada
Attım külüngümü zordan gelirim

Nuh Peygamber gibi gemiler çattım
İletip deryayı ummana kattım
Yusuf ile bile kuyuda yattım
Yakup ile ah u zardan gelirim

Kul Himmet’im bir olalım er ile
Belki bizim kısmetimiz verile
Üçler makamında yediler ile
Kırkların olduğu yerden gelirim

Geldim şu alemi ıslah edeyim

0

Gezdim şu alemi ıslah edeyim
Özümü meydanda gördüm sonradan
Zaman mahlukana hü dost gönlümü verdim
Sermayemden zarar gördüm sonradan

Geldi bizim ile sevdi sevişti
Al kadeh ver kadeh doldurdu içti
Sadık yarim diye hü dost yeminler içti
Kalbi çürük imiş duyduk sonradan

Şu zalimin kara kara gözleri
Yaramıza yaramadı tuzları
İki dinli şu cahilin sözleri
Vurdukça kar etti cana sonradan

Noksani kulunam bir kar edeyim
Oniki İmam dergahına gideyim
Özü çürük şu Mülcem’i nideyim
İblis talip olmaz imiş duyduk sonradan
(Yezid yola gelmez imiş duyduk sonradan)

Geldi Geçti Güzellerin Kervanı

0

Geldi Geçti Güzellerin Kervanı
Sürüldü Savruldu Yârin Harmanı
Gençlik Elde İken Sürün Devranı
İhtiyarlıkda Devran Sürülmez İmiş

Hergün Ağlar İken Nasıl Güleyim
Gönül Gamda İken Gülünmez İmiş
Arşa Direk Direk Oldu Tütünüm
Başa Ne Gelecek Bilinmez İmiş

Ruhsati’yem Demem Binde Birini
Ferhat Olan Niçin Sevmez Şirin’i
Aradım Kitapta Buldum Yerini
Sabir Gibi Devlet Bulunmaz İmiş

Gel hoca bizlere ilmini satma

0

Gel hoca bizlere ilmini satma
Hak mihman olduğun yeri bildin mi
El ayıbın görüp günaha batma
Felek dolabında zarı bildin mi

Evvel kapı şeriattır girerler
Tarikatta gonca güller dererler
Canlar menziline orda ererler
Acep menziline erebildin mi

Şeriat dildedir tarikat canda
Gönül dost evinde mihmandır onda
Bunca velilerin mekanı kanda
Hakikat ilinde sırrı bildin mi

Kul Hüsey’n’im kemter nedir çaresi
Ne kadardır arşın kürkün arası
Uyumuşken yüreğimin yarası
Ey hoca sızlattın sarabildin mi