Ana Sayfa Blog Sayfa 50

Enel Hak diyenler dara dolaştı

0

Ömrüm baharının gülşen çağında
Gönlüm bir cefakar yara dolaştı
Goncalar açılmış yarin bağında
Gönül bülbüllerim hara dolaştı

Bu imiş aşıkın bahtı karası
Açılmaz tabibe gönül yarası
Bir an tutuşunca aşkın çırası
Döndü pervanemiz nara dolaştı

Daimi’yim gitti dostların göçü
Elem ile doldu gönlümün içi
Hallac’ı Mansur’un ne idi suçu
Enel Hak diyenler dara dolaştı

Mürşütten bizlere feyzi ilahi

0

Mürşütten bizlere feyzi ilahi
Erişti de gördük Hak Didarını
Sonsuz ferraşına düşer billahi
Enel Hak deyüp de çeken darını

Terkedüben külli vardan geçenler
Helalini haramını seçenler
Pir elinden dolu bade içenler
Verir cananına külli varını

Zümrei Naciden al feyzi ilham
Olagör yolunda kemleri gülam
İkrara düşenler kalırlar müdam
Kalbinle açıkla bahtı yarini

Kendine nevsini eyleme rehber
Akibet yolunda olur bir ejder
Gayen bu esrare ermekse eğer
Teslim ol pirine bil ecvarını

Daimi’yi fehmet Hak ile Hak’tır
Sülbi mevalidir kemliği yoktur
Bu yollarda uğru harami çoktur
Enginlerden yürüt ol katarını

Bir öğüdüm vardır sana söyleyem

0

Bir öğüdüm vardır sana söyleyem
En iyi dostundan sakın sen seni
Öğüdüm dinlersen manası budur
En iyi dostundan sakın sen seni

Gelir senin ile güler de oynar
Ardınca önünce ayıbın söyler
Bir vakit gelince önüne çıkar
En iyi dostundan sakın sen seni

Senin ile hüsnün bahçesin gezer
Gönül aşk elinden satırlar yazar
Ardınca önünce kuyular kazar
En iyi dostundan sakın sen seni

Gelir senden önce yükseğe çıkar
Gözlerinden kanlı yaşını döker
Ayağın kayınca urganın çeker
En iyi dostundan sakın sen seni

Pir Sultan Abdal’ım böyle söyledi
İndi aşkın deryasını boyladı
Bunu işlemeyen kula söyledi
En iyi dostundan sakın sen seni

Hilekar Dostlardan Bıktım Usandım

0

Hilekar Dostlardan Bıktım Usandım
Lekesi Olmayan Öz Gerek Bana
Hal Bilmez Elinden Yandıkça Yandım
Kararmak Bilmeyen Köz Gerek Bana

Elinde Sermaye Cahilin Taşı
Onun İçin Yara Bağrımın Başı
Senin Olsun Sürmeli Kirpikle Kaşı
Gerçeği Fark Eden Göz Gerek Bana

Heder Oldu Gitti Ömrümün Bağı
Tufana Uğradı Ümidvar Dağı
Gözüne Çakılsın Elma Yanağı
Utanmayı Bilen Yüz Gerek Bana

Dost Perişan Yandım İnan Ne Kadar
(Perişan Ali’yim Yandım Ne Kadar)
Hal Bilmez Elinden Oldum Derbeder
Bir Sevgi Beklerdim Sonsuza Kadar
Kanun Gibi Sağlam Söz Gerek Bana

Ela gözlü yardan bize gel oldu

0

Ela gözlü yardan bize gel oldu
Varamam şu yerler yazlanmayınca
Hiç talip kalmadı ehl-i dil oldu
Gerçekler bilinmez izlenmeyince

Ali’yi sevenler ayan eylemez
Saklayıp sırrını beyan eylemez
Erenler nutkunu nihan eylemez
Muhabbet kurulup sözlenmeyince

Ali’yi sevenler gönül döşürür
Döşürür de aşk kazanın taşırır
Her mürşit çiğ talip mi pişirir
Ateş yakıp altı közlenmeyince

Pir Sultan Abdal’ım demek olur mu
Hercai dilbere emek olur mu
Rızasız lokmasın yemek olur mu
Mürşit nazarında tuzlanmayınca

Eğer dost ırmağın gözün ararsan

0

Eğer dost ırmağın gözün ararsan
Serçeşme’den gelir suyun durusu
Ali Muhammet’tir Muhammet Ali
İkisi de bir elmanın yarısı

Ali’m engür ezdi kırklar da içti
Kırkı da mest oldu kendinden geçti
Muhabbetin kapısını kim açtı
Cümlesi de bir ikrarın çerisi

Ali’m yola gider menzili keser
Sofi nerde olsa yalanı basar
Bir kale yaptırmış on iki hisar
Sor nedendir duvarının örüsü

Dört kapısı vardır kırk da dükkanı
Üçyüz altmış altı gevher madeni
On yedi kişidir alıp satanı
Cümlesinin sarrafıdır birisi

O kalenin bedenine kuş konar
Kanadı üstünde kandiller yanar
Pir Sultan Abdal’ım secdeye iner
Aşık oldum gitmez benzim sarısı

Efendiler bağı yar yar beş gül ağacı

0

Efendiler bağı yar yar beş gül ağacı
Çiğdem bahçasında yar yar diktik erenler
Pirim cemalini görenler hacı
Hal bilmez elinden çektik erenler
Benim cemalım

Aşığım diyen çok kayıt olmadan
Cemevine girsem zahit olmadan
Cebrail ademe yar yan şahit olmadan
Kandili kudrette tektik erenler
Benim cemalım

Davut Sulari dem bir ere tabi bir pire tabi
Mesti elest ettik aşkın şarabı
Çeşmeyi hikmetten doldurduk kabı
Kaynaya kaynaya aktık erenler
Benim cemalım

Dertli ne ağlayıp gezersin burda

0

Dertli ne ağlayıp gezersin burda
Ağlatırsa mevlam yine güldürür
Nice dertli kondu göçtü burada
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Bu dert benim munisimdir yarimdir
Arşa çıkan benim ah ü zarımdır
Seni ağlatan lutf ıssı kerimdir
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Daim Hakk’a cemalini dile dur
Zikr ile mevlayı dilden anadur
Kahrı kime ise lütfu onadır
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Sevdaya salma şu garib başını
Akıtır gözünden kanlı yaşını
Kerimdir onarır kulun işini
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Yunus senin gözlerinde çok hal var
Önünde uğrayıp geçecek yol var
Gece gündüz dur da mevlaya yalvar
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Derildi ayn-ı cem kuruldu erkan

0

Derildi ayn-ı cem kuruldu erkan
Erenler oturmuş postu postuna
Niyaz edip Hakk’a açıldı meydan
Meydancılar çerağ aldı destine

Baş eğdiler erenlerin yoluna
Hü dediler ehlullah erkanına
Çağırdılar Tanrı’nın arslanına
Kevser getirdiler meydan üstüne

Erenlerin gazileri geldiler
Kabul edip cur’asından aldılar
İçip Ab-ı Kevser sermest oldular
Mail oldum gözlerinin mestine

Zikr ettiler erenlerin nefesin
Çüş ettiler taliblerin hepisin
Cümle gönüllerin sildiler pasın
Özlerin teslim ettiler dostuna

Pir Sultan’ım bahçesini zeyn eder
Üstat nazarında erkanın güder
Kırklar sema ile hak yola gider
Üçlerle yediler erkan üstüne

Derdine Düşüp De Abdal Olduğum

0

Derdine düşüp de abdal olduğum
Bir kaşları kara meralim geldi
Hasretiyle sararıp da solduğum
Hublar yakışığı ceranım geldi

Kaşlarında kul eylemiş kendini
Eme idim leblerinin kandini
Bin çevrile yıktın gönül bendini
Hemi yıkıp hemi örenim geldi

Dostu gören aşık olmaz mı hasta
Gözler mevalide kirpikler meste
Kaşların hub eğmiş yaradan usta
Bir melek simalı cananım geldi

Gaziler serimi sevdaya saldı
Beni abdal edip arkamca güldü
Şu garip başımdan aklımı aldı
Hemi alıp hemi verenim geldi

Hurinin gılmanın melektir zatı
Yoktur bu cihanda onun kıymeti
Bir hüsn-i melek ali züriyeti
Mısır’dan Yusuf-i Kenan’ım geldi

Veli’m eyder geldin gevher kanıma
Tığ-ı gamzen ile vurdun sineme
Dembedem mah dilber girme kanıma
Gene kend-eliyle saranım geldi

Derdimin dermanı gönülde şahım

0

Derdimin dermanı gönülde şahım
Senede bir olsun gel bana yeter
Görebilmem için o yüzü mahım
Biraz da yanımda kal bana yeter

Uçurdum dönmüyor gönül kuşumu
Sevdan yakar yüreğimin başını
Hasretinle akan gözüm yaşını
Çıkar yağlığınla sil bana yeter

Bir tatlı bakışın can katar cana
Gönül neden düştü senin sevdana
Altın tabaklarda neyleyim bala
Dilinden dökülen bal bana yeter

Gönlüm arar doğruyu ve gerçeği
Ömür çilesinde bağla bahçeyi
Neyleyeyim demet demet çiçeği
Sevginle verdiğin gül bana yeter

Derdinden Deliyim İnan Billahi
Derdinden deliyim inan billahi
Nice mestaneler değer o gözler
Derdi veren dermanını vermez mi
Ab ü zülal olmuş akar o gözler

Gönül bir Kabe’dir sen onu yıkma
Oktur gamzelerin sineme çakma
Mevla’yı seversen hışm ile bakma
Korkarım cihanı yakar o gözler

Hüsnün kitabından kamil ders alır
Evliya buyruğun okuyan bilir
Cevahir madenin kıymeti olur
İnciyi mercanı tartar o gözler

Yaradan yaratmış usuldur boyu
Kemerbest bağlamış mülayim huyu
Mısır’ı Bağdat’ı Bedehşan ili
Acem İsfehan’ı değer o gözler

Gahi hiram gahi gönülü gamda
Sen oynar gülersin sevdalar bende
Zühre yıldızının nişanı sende
Ahiri Veli’yi yıkar o özler

Ey şahin bakışlım bülbül avazlım

0

Ey şahin bakışlım bülbül avazlım
Bir eli kadehli bir eli sazlım
İşte gidiyorum kal ahu gözlüm
Ne sen beni unut ne de ben seni

Yolda harami çok engel arada
Unutma sevdiğim demde sırada
Özüm gider ama gönlüm burada
Ne sen beni unut ne de ben seni

Ta ezelden ezel sevgim sevginde
Şu iki cihanda kevn-ü mekanda
Nizam başlarında ulu divanda
Ne sen beni unut ne de ben seni

Kul Hüseyin’im der ki gül benzim soluk
Serimize yazılmıştır ayrılık
Vallahi sevdiğim gönüller birlik
Ne sen beni unut ne de ben seni

Bir umudum sende çoban yıldızı

0

Yönümü kaybettim arar dururum
Bir umudum sende çoban yıldızı
Geceyi gündüze katar gezerim
Bir umudum sende çoban yıldızı
Göster yollarımı çoban yıldızı

Yellerinen estim sel ilen coştum
Gözlerim ufukta yollara düştüm
Kendi ateşimde kavruldum piştim
Bir umudum sende çoban yıldızı
Göster yollarımı çoban yıldızı

Buhar olup uçtum buluta döndüm
Yağmur olup yağdım toprağa sindim
Açtım damarımı yaprağa döndüm
Bir umudum sende çoban yıldızı
Göster yollarımı çoban yıldızı

Çıktım seyreyledim ben şu alemi

0

Çıktım seyreyledim ben şu alemi
Bana bir kanlı zalimden oldu
Kendi dilim ile buldum belayı
Sabır edemedim dilimden oldu

Güzeller karşıyaya yayını yaymış
Herkes sevdiğini gönülden sevmiş
Erenlerin sözü yolsuzu kesmiş
Yolsuz ağlar bana yolumdan oldu
(Ağlar yolsuz bana yolumdan oldu)

Pir Sultanım sen kuluna ne ettin
Şah sultanım sen kuluna ne ettin
Herkes ne ettiyse kendine etti
Evrildi çevrildi turnalar öttü
(Turnam ağlar bana tenimden oldu)

Çıkıp yücesine seyran ederken

0

Çıkıp yücesine seyran ederken
Gördüm ak kuğulu göller perişan
Bir firkat geldi de durdum ağladım
Öpüp kokladığım güller perişan

Hayal hayal oldu karşımda dağlar
Eşinden ayrılan ah çeker ağlar
Dökülmüş yapraklar bozumuş bağlar
Bülbülün konduğu dallar perişan

Yıkılmış dilberin mamur illeri
Susmuş bülbül söyler her dem dilleri
Dağılmış sünbülü solmuş gülleri
Yüzüne dökülmüş teller perişan

Karacaoğlan der ben toylatamadım
Arap ata binip boylatamadım
Küstürdüm dilberi söyletemedim
Dilberi küstüren diller perişan