Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Gelin bir nazar eylen

0

Gelin bir nazar eylen
Noldu cihan içinde
Niceler toprak oldu
Bu az zaman içinde

O taze güller soldu
Bülbüller ötmez oldu
Ata, ana zâr oldu
Kaldı zindan içinde

Canları oda yandı
Kuzuların kurt aldı
Ardınca baka kaldı
Zâr-ü figan içinde

Ey nice yârenleri
Hasret kaldı canları
Meğer ki buluşalar
Yarın cinân içinde

O ipek don geyenler
Hiç toz kondurmayanlar
Çürüyüp toprak olmuş
Tenler kefen içinde

O gözler ve o kaşlar
O inci gibi dişler
O tenler ve o saçlar
Yılan, çıyan içinde

Kamu çürümüş eller
O dudak ve o diller
O sevgili oğullar
Kalmış toprak içinde

Bu dünyaya inanma
Vefâsın bulam sanma
Ömrün veren ziyana
Çoğu pişman içinde

Dünyayı bî-vefâ bil
Aç gözünü yarağ kıl
Sen dahi ölürsün bil
Kalma güman içinde

YUNUS söyle sözünü
Yavı kıl kendözünü
Ağardı-gör yüzünü
Koma firak içinde

meğer

0

Anlıyorsun ellisini geçince
Varlık da yokluk da boşumuş meğer
Can ipi şu kıldan daha da ince
Yaşamak bir anlık düşümüş meğer

Zalimin zulmüne hep karşı çıkmak
Bir yerde umuda bir mum yakmak
Geride mühim bir eser bırakmak
En kutlu mirasmış, işimiş meğer

Allah kulu gördüğünden etmesin
Dermanı olmayan derde itmesin
Hele biyol sağlık elden gitmesin
Yatak diken yastık taşımış meğer

Yokuşa ağdın mı inmiyor düze
Yorgunluk çöküyor ayağa dize
Aynada baktım da şu solgun yüze
Gençlik uçup giden kuşumuş meğer

Dertlenirsin düşündükçe zamanı
Yığarsın gönlüne derdi gümanı
Derdin gamın, aslında en yamanı
Divane dolaşan başımış meğer

Takılırsın umutların peşine
Herşey gelir, şu insanın başına
Aklar düşer kirpiğine kaşına
Mevsimlerin üçü kışımış meğer

Türlü türlü düzen olmuş beşerde
Ak karadan ayrılırmış mahşerde
Saliha’yım hayır varmış her şerde
Hak’tan gelen kula hoşumuş meğer

Saliha Körüklü Yandım

Namaz kılsan kılmayana dokunma

0

Afrika sibirya hakkın eseri
Müslüman degilse hiçmi, serseri
Onu senmi yaptında beri gel beri
Sanki sende mühür kart var degilmi

Türbeyi Öp fakat orda yatanı
Eğer Ölmüş ise bir toprağı tanı
Toprağın kralı insandı hani
Daha yüzü taşa sürten var değilmi

Uçağa binerek hacca gidersin
Uçağı yapana gavurdur dersin
Bırak nuhun gemisini neylersin
Sende gemi olan sırt var değilmi

Gel gardaşım diplomayla şımarma
Onu verenlerin başına vurma
Lugat masalıyla halkı kandırma
Yumuşağın sonunda sert var değilmi

Tarlada tezgahta yorulan benim
Cephede gögsünden vurulan benim
Benim adım halktır serilen benim
Vur bana suçunu Ört var değilmi

Mahzuni lanet et ikilikçiye
Ben boyun eğemen paşaya beye
Öyle ise adam vur bilmiyor diye
Her terazi suçumu tart var değilmi
Suçlular suçunu tart var degilmi

Mahzuni Şerif

Namaz kılsan kılmayana dokunma
Belki haktır onu munafık sanma
İnsan dili başka başkadır amma
Allah’ın huzurunda ferd var değilmi

Afrika sibirya hakkın eseri
Müslüman degilse hiçmi, serseri
Onu senmi yaptında beri gel beri
Sanki sende mühür kart var degilmi

Türbeyi Öp fakat orda yatanı
Eğer Ölmüş ise bir toprağı tanı
Toprağın kralı insandı hani
Daha yüzü taşa sürten var değilmi

Uçağa binerek hacca gidersin
Uçağı yapana gavurdur dersin
Bırak nuhun gemisini neylersin
Sende gemi olan sırt var değilmi

Gel gardaşım diplomayla şımarma
Onu verenlerin başına vurma
Lugat masalıyla halkı kandırma
Yumuşağın sonunda sert var değilmi

Tarlada tezgahta yorulan benim
Cephede gögsünden vurulan benim
Benim adım halktır serilen benim
Vur bana suçunu Ört var değilmi

Mahzuni lanet et ikilikçiye
Ben boyun eğemen paşaya beye
Öyle ise adam vur bilmiyor diye
Her terazi suçumu tart var değilmi
Suçlular suçunu tart var degilmi

Mahzuni Şerif

söyleşi

0

Berlin | Heidelberg – 24.05.2026 : Rıza Şahin Dede ile Alevilerin Almanya’daki durumlarını; Alevilerin internetle tanışmasını ve deneyimlerini, tartışmalarını; “Alevilerin dünyaya açılan penceresi” mottosuyla yayın hayatına atılan ilk amatör Alevi internet gazetesi Aleviyol’u; dijital dünyadaki önemli dönemleri : e-grupları, Alevi forumları; tiktok, facebook… yapay zeka bağlamında Aleviliği ve Alevileri; geleceği de konu edindik. Zamanda epey uzun bir yolculuk yaptık. Söyleşiyi tamamen kaydettik. Rıza Şahin Dede’ye teşekkür ediyorum. | @ismailenginhd

not: bu arada Aleviyol’un arşivini merak edenler için kaydedeyim: Arşiv kaybolmadı. tamamı bizde…

Kurban Niyettir

0

Kurban niyettir, can kurban. Mal tercümandır.

Mübarek Kurban Bayramı’nızı en içten dileklerimizle tebrik ediyor; sizlere ve kıymetli ailelerinize sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde nice bayramlar diliyoruz.

Bu anlamlı vesileyle, belediyeden ruhsat sürecini titizlikle takip ettiğimiz ve kısa süre içerisinde inşaatına başlamayı hedeflediğimiz kız öğrenci yurdumuzun, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin eğitim hayatına önemli katkılar sunacak çok kıymetli bir hizmet olacağına gönülden inanıyoruz.

İnanıyoruz ki; yapılan her hayır, dokunulan her gönül ve eğitime verilen her destek, hem toplumumuza hem de geleceğimize bırakılan en kıymetli emanetlerden biridir.

Bu önemli proje için sizlerin ve kıymetli çevrenizin sağlayacağı destek ve katkılar, gençlerimizin yarınlarına umut olacak ve hayırlı bir hizmetin büyümesine vesile olacaktır.

Şimdiden göstereceğiniz ilgi, destek ve dayanışma için teşekkür ediyor; saygı ve muhabbetlerimizi sunuyoruz

.

Huride cennette yoktur meylimiz

0

Huride cennette yoktur meylimiz
Cemal arzu eyler gözümüz bizim.
Al-i Muhammed’e düştü gönlümüz
Marifet doludur sözümüz bizim.

Herkes duysun bilsin budur halimiz
Hakkın bahçesinde açar gülümüz
Duvaz İmam okur her dem dilimiz
Pir Sultan’dan gelir özümüz bizim.

Kevser ırmağından içip kanarız
Velayet’e canı kurban sunarız
Aşk elinden nara düştük yanarız
Cehennemi yakar közümüz bizim.

Velayet Aytan

Serime bir sevda geldi

0

Serime bir sevda geldi
Muhammed Ali’den beru
Yandı vücûdum kül oldu
Tâ Kalûbelîden beru

Ali’nin Fatma Kanber’i
Hırka tutunur önleri
Severim On İki İmâm`ı
Atası pîrimden beru

Hasen’le Hüseyn’i sevdim
İkrârım anlara verdim
Kâfirlerin bütün kırdım
Halîl’ür-Rahmân’dan beru

Zeynel Abidin yolları
Açılur gonca gülleri
Bâkır imâmlar serveri
Severim soyundan beru

Muhammed dünyâya geldi
Şu âlem nûr ile doldu
Hâcem İmam-ı Câfer’i
Okuram Kur’an’dan beru

Musâhibim Mûsâ Kâzım
Rızâ’ya bağlıdır özüm
Kolumda şâhinim bazım
Beslerim zamandan beru

Takî’den etek tutmuşam
Nakî sırrına yetmişem
Askerî’den mey içmişem
Sarhoşam zamandan beru

İkrârın bendi boşandı
İndi türâba döşendi
Mehdî’den kılıç kuşandı
Bilürem zamandan beru

Şah Hatâyî’m Hakk’a yalvar
Sevdiğim Ali’dir server
Sorarlarsa bizi erler
Gelürem dîvandan beru

Şah Hatayi

Yer yoğ iken gök yoğ iken tâ ezelden var idim

0

Yer yoğ iken gök yoğ iken tâ ezelden var idim
Gevherin yekdâ nesinden ileru perkâr idim

Gevheri âb eyledim tuttu cihânı serbeser
İns ü cinni arş ü kürsî yaradan Settâr idim

Girdim âdem donuna sırrımı kimse bilmedi
Men o.Beytullah içinde tâ ezelden vâr idim

On sekiz bin âlemi gezmiş idim Cercîs ile
Derya altındaki saçı kızdıran envâr idim

Ol zamanda ben anın sırrın bilirdim ol benim
Anın içün Hak ile hem sırr idim esrar idim

Ey Hüseynî hârici lâm ile bozdu postumu
Gâh Mansur donuna girüp Enelhak dâr idim

Ey Hatâyî Hak’kı bilüb tanımışam bî güman
Anın içün ol yarattı ben ana inkâr idim[1]

Geldik idi dünyaya

0

Geldik idi dünyaya
Biz de zaman içinde
Ömrüm de geldi geçti
Güman, yaman içinde

Ermedim, usanmadım
Öleceğim sanmadım
Gözlerim gerek oldu
Kaldı duman içinde

Var ey ahî, sinleri
Gör’e şu ölenleri
Ciğer büryan olmuş
Yatar, gör kan içinde

YUNUS’layın kemter kul
Değmez Tanrı’ya bir pul
Onun değil bu usûl
Üstat var can içinde

Dünya arsızındır hey hey fırsat pirsizin

0

Dünya arsızındır hey hey fırsat pirsizin
Rağbet yalancının da refah hırsızın
Azap yoksulundur hey hey göçük yersizin
Sararıp da solmak solmak reva mı bize

Dünya arsızındır, fırsat pirsizin
Rağbet yalancının, refah hırsızın
Azap yoksulundur, göçük yersizin
Sefil sergân olmak; bu da mı hayat… 

Boynum eğri, benzim sarı, karnım aç
Kazancım tok, dünya saha, ettim maç
Gömleğim yok, yatağımdır kızgın sac
Budalaca kalmak; bu da mı hayat…

Mazlum Davut Sulari’yi ağlatır
Gelen günler geçen günü aratır
Aradan kalktı mı hürmetle hatır
Sararıp da solmak; bu da mı hayat.

Yol önderimizin en yücesini

0

Yol önderimizin en yücesini
Eyvallah diyerek anmaya geldim
Safi deyişlerin, her hecesini
Canlar sofrasında banmaya geldim

Arınıp ben benden, cümle günahtan
Bir ulu ozandan bir koca şahtan
Gönüller fethetmiş, kutlu dergâhtan
Feyzalarak pişip, yanmaya geldim

Erdebil ilinde, bir Türkmen boyu
İmam-ı Cafer’e uzanır soyu
İlim ırmağında çağlayan suyu
Damla damla içip, kanmaya geldim

Her dem itikatla pir ocağına
Dönerek yüzümü şah sancağına
Erenler bağının dört ağacına
Kırk kanat çırparak konmaya geldim

Yoz oğlu yobazlar, ne derse desin
Nasihatname’yi dünya dinlesin
Deh-name, Divan’dan duyarak sesin
Hürmetimi Şah’a sunmaya geldim

Bilge cengaverin tezi Hak’tanmış
Mukaddes gayreti, özü Hak’tanmış
Anadolu’daki izi Hak’tanmış
İzini sürüp de onmaya geldim

Hürdemi hepimiz fani bedeniz
Hak’tan geldik yine Hakk’a gideniz
Hatayi cihanda bir derya deniz
Gerçeğin deminde yunmaya geldim

Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey

0

Hemen Mevla ile sana dayandım
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey
Yoktur senden gayrı kolum kanadım
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey

Yüce yüce tepesinden yol aşan
Gitmez oldu gönlümüzden endişen
Mürüvvetsiz beyden yeğdir dört köşen
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey

Hep sınadım Osmanlı’nın alını
Bulamadım hergiz gönlüm alanı
Anıcağız sevdiğimin hâlini
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey

Köroğlu der tepelerden bakarım
Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim
Bunca yıldır hasretini çekerim
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey

Bu nasıl bir akıl,nasıl ihanet

0

Bu nasıl bir akıl,nasıl ihanet
Baştaydın ayağa,düştün akılsız
Vicdanlar affetmez, okurlar lanet
Kızarmaz mı yüzün, pişkin akılsız

Bunca yıl çalışıp verdiğin emek
Zaten biliniyor, inkar ne demek
Demokratik yarış ,haktır istemek
Had,hududu aştın, taşkın akılsız

Doğru dürüst diye bel bağlamıştık
Aynı duygu ile öz dağlamıştık
Beraber gülmüştük, bir ağlamıştık
Niye yanlış yaptın şaşkın akılsız

Çok şaşırttın gerçekmisin,yalan mı
Esrarengiz, projemi,plan mı
Sarhoşluktan yıkılan mı, yılan mı
Afyon mu içtin sen ne içtin akılsız

Yapışmış koltuğa kalkmam diyorsun
Bunca yıl oturdun, ne istiyorsun
Birde başkasına söz ediyorsun
Altına mı yaptın dışkın akılsız

Berbat oldun,çamurlara battın ya
Dosta bühtan ettin, adam sattın ya
Şeytanla bir oldun,hile kattın ya
Nerde senin ALİ aşkın akılsız

Bahtuni’ der kamil insan olsaydın
Yine gözde gönüllerde kalsaydın
Baş üstünde yine yerin bulsaydın
Niye yoldan saptın düşkün akılsız

Bahattin Çetin Bahtuni

Düşünsene Turgut Özakman

0

Düşünsene.
Köydesin.
Tarlada uğraşıyorsun.
Gazeteden okuyorsun: Yunanlılar Ege’yi geçmiş. Uzakta, diyorsun. Bize kadar gelmezler. Ordu durdurur.
İki gün sonra bakıyorsun: Komşu şehirdeler.
Birkaç gün sonra gazete çıkmıyor.
Çevre köylerden haberler geliyor. Baskın. Yangın.
Bekliyorsun.

Sabah.
Akşam.
Tekrar sabah.
Belki bizim köye gelmezler.
Sonra köyden silah sesleri başlıyor.
Eşini, kızını, oğlunu kilere saklıyorsun. Kapının mandalını çekiyorsun. Bu sesi en son sen duydun. Silahını alıp pencereye geçiyorsun.

Evin önünde 30 kişi.
Basıyorsun tetiğe.
Bir düşman iniyor.
Bir daha.
Bir daha.
Mermin bitiyor.
Dalıyorlar içeri.

Dipçikle suratını eğip büküyorlar. Yerde yatıyorsun. Tek dileğin şu: Beni vurup gitsinler. Ailemi bulmasınlar.
Buluyorlar.
Üç asker gülüşerek eşini sürüklüyor ahıra.
Diğer üçü kızını bahçeye çıkarıyor.

Biri oğluna işaret ediyor: “Büyüdüğünde intikam alır. Öldürün.”
Ellerin bağlı.
Bir şey yapamıyorsun.
Tam o anda köyde yeniden silah sesleri.
Ama bu sefer çığlıklar düşman askerlerinden geliyor.
Türk askeri girmiş köye.

Beş Mehmetçik evin arkasına koşuyor — oğlanı kurtarıyorlar.
Dördü ahıra dalıyor — son anda yetişiyorlar.
Diğerleri bahçeye — kıza da bir şey olmuyor.
O asker senin canını kurtardı.

Namusunu kurtardı.
O çocuğu kurtardı.
Şimdi sor bakalım o askere:
Oruç tutuyor musun?
Namaz kılıyor musun?
Hangi partilisin?
Mezhebin nedir?
O noktadan sonra bunların senin için önemi var mı?
Bizi birleştiren din değildi, mezhep değildi, parti değildi.

Bizi birleştiren şey şuydu:
Aynı toprak.
Aynı tehlike.
Aynı çığlık.
Birbirinize sahip çıkın.
Sizin köyünüze sıra gelmeden.

Anadolu’yu vatan yapan,
“Yurtta Barış, Dünyada Barış” diyen,
bu toprakları bize bırakan
önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve
kahraman silah arkadaşlarını
saygıyla, minnetle anıyorum.
Allah rahmet eylesin.

Halk Ozanları susmuyor, hala umut var

0

On üç seçim kaybetmişken
On dördü mü kazanacan
Kendini rezil etmişken
Zafere mi uzanacan

İnat ettin çok direttin
Umutlan tekmelettin
Aday iken Ekmeleddin
Zafere mi uzanacan

Pusula misal pusula
Mühürsüzken zıt usûle
Şimdi kasıla kasıla
Zafere mi uzanacan

Sorumluluk almayarak
Kendinde suç bulmayarak
Halk içinde olmayarak
Zafere mi uzanacan

Muhtaç kalıp muhannete
Araç olup ihanete
Göz yumarak melanete
Zafere mi uzanacan

Yumruk yediğin gırtlakla
Buluştun hırsız hortlakla
Bir de butlan-ı mutlakla
Zafere mi uzanacan

Halka hasımlık ederek
Hırsla husumet güderek
Hak olana zıt giderek
Zafere mi uzanacan

Ne mahpusa ziyaretin
Ne yetki ne velayetin
Yokken hiç bir dirayetin
Zafere mi uzanacan

Arkandayken milyon milyon
Kazanmadın bir madalyon
Şimdi yerlerdeyken vizyon
Zafere mi uzanacan

Hürdemi bu tiyatroyla
Otur koltukta puroyla
Lâkin lakabın Piro’yla
Zafere mi uzanacan