Afrika sibirya hakkın eseri Müslüman degilse hiçmi, serseri Onu senmi yaptında beri gel beri Sanki sende mühür kart var degilmi
Türbeyi Öp fakat orda yatanı Eğer Ölmüş ise bir toprağı tanı Toprağın kralı insandı hani Daha yüzü taşa sürten var değilmi
Uçağa binerek hacca gidersin Uçağı yapana gavurdur dersin Bırak nuhun gemisini neylersin Sende gemi olan sırt var değilmi
Gel gardaşım diplomayla şımarma Onu verenlerin başına vurma Lugat masalıyla halkı kandırma Yumuşağın sonunda sert var değilmi
Tarlada tezgahta yorulan benim Cephede gögsünden vurulan benim Benim adım halktır serilen benim Vur bana suçunu Ört var değilmi
Mahzuni lanet et ikilikçiye Ben boyun eğemen paşaya beye Öyle ise adam vur bilmiyor diye Her terazi suçumu tart var değilmi Suçlular suçunu tart var degilmi
Mahzuni Şerif
Namaz kılsan kılmayana dokunma Belki haktır onu munafık sanma İnsan dili başka başkadır amma Allah’ın huzurunda ferd var değilmi
Afrika sibirya hakkın eseri Müslüman degilse hiçmi, serseri Onu senmi yaptında beri gel beri Sanki sende mühür kart var degilmi
Türbeyi Öp fakat orda yatanı Eğer Ölmüş ise bir toprağı tanı Toprağın kralı insandı hani Daha yüzü taşa sürten var değilmi
Uçağa binerek hacca gidersin Uçağı yapana gavurdur dersin Bırak nuhun gemisini neylersin Sende gemi olan sırt var değilmi
Gel gardaşım diplomayla şımarma Onu verenlerin başına vurma Lugat masalıyla halkı kandırma Yumuşağın sonunda sert var değilmi
Tarlada tezgahta yorulan benim Cephede gögsünden vurulan benim Benim adım halktır serilen benim Vur bana suçunu Ört var değilmi
Mahzuni lanet et ikilikçiye Ben boyun eğemen paşaya beye Öyle ise adam vur bilmiyor diye Her terazi suçumu tart var değilmi Suçlular suçunu tart var degilmi
Berlin | Heidelberg – 24.05.2026 : Rıza Şahin Dede ile Alevilerin Almanya’daki durumlarını; Alevilerin internetle tanışmasını ve deneyimlerini, tartışmalarını; “Alevilerin dünyaya açılan penceresi” mottosuyla yayın hayatına atılan ilk amatör Alevi internet gazetesi Aleviyol’u; dijital dünyadaki önemli dönemleri : e-grupları, Alevi forumları; tiktok, facebook… yapay zeka bağlamında Aleviliği ve Alevileri; geleceği de konu edindik. Zamanda epey uzun bir yolculuk yaptık. Söyleşiyi tamamen kaydettik. Rıza Şahin Dede’ye teşekkür ediyorum. | @ismailenginhd
not: bu arada Aleviyol’un arşivini merak edenler için kaydedeyim: Arşiv kaybolmadı. tamamı bizde…
Mübarek Kurban Bayramı’nızı en içten dileklerimizle tebrik ediyor; sizlere ve kıymetli ailelerinize sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde nice bayramlar diliyoruz.
Bu anlamlı vesileyle, belediyeden ruhsat sürecini titizlikle takip ettiğimiz ve kısa süre içerisinde inşaatına başlamayı hedeflediğimiz kız öğrenci yurdumuzun, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin eğitim hayatına önemli katkılar sunacak çok kıymetli bir hizmet olacağına gönülden inanıyoruz.
İnanıyoruz ki; yapılan her hayır, dokunulan her gönül ve eğitime verilen her destek, hem toplumumuza hem de geleceğimize bırakılan en kıymetli emanetlerden biridir.
Bu önemli proje için sizlerin ve kıymetli çevrenizin sağlayacağı destek ve katkılar, gençlerimizin yarınlarına umut olacak ve hayırlı bir hizmetin büyümesine vesile olacaktır.
Şimdiden göstereceğiniz ilgi, destek ve dayanışma için teşekkür ediyor; saygı ve muhabbetlerimizi sunuyoruz
Düşünsene. Köydesin. Tarlada uğraşıyorsun. Gazeteden okuyorsun: Yunanlılar Ege’yi geçmiş. Uzakta, diyorsun. Bize kadar gelmezler. Ordu durdurur. İki gün sonra bakıyorsun: Komşu şehirdeler. Birkaç gün sonra gazete çıkmıyor. Çevre köylerden haberler geliyor. Baskın. Yangın. Bekliyorsun.
Sabah. Akşam. Tekrar sabah. Belki bizim köye gelmezler. Sonra köyden silah sesleri başlıyor. Eşini, kızını, oğlunu kilere saklıyorsun. Kapının mandalını çekiyorsun. Bu sesi en son sen duydun. Silahını alıp pencereye geçiyorsun.
Evin önünde 30 kişi. Basıyorsun tetiğe. Bir düşman iniyor. Bir daha. Bir daha. Mermin bitiyor. Dalıyorlar içeri.
Dipçikle suratını eğip büküyorlar. Yerde yatıyorsun. Tek dileğin şu: Beni vurup gitsinler. Ailemi bulmasınlar. Buluyorlar. Üç asker gülüşerek eşini sürüklüyor ahıra. Diğer üçü kızını bahçeye çıkarıyor.
Biri oğluna işaret ediyor: “Büyüdüğünde intikam alır. Öldürün.” Ellerin bağlı. Bir şey yapamıyorsun. Tam o anda köyde yeniden silah sesleri. Ama bu sefer çığlıklar düşman askerlerinden geliyor. Türk askeri girmiş köye.
Beş Mehmetçik evin arkasına koşuyor — oğlanı kurtarıyorlar. Dördü ahıra dalıyor — son anda yetişiyorlar. Diğerleri bahçeye — kıza da bir şey olmuyor. O asker senin canını kurtardı.
Namusunu kurtardı. O çocuğu kurtardı. Şimdi sor bakalım o askere: Oruç tutuyor musun? Namaz kılıyor musun? Hangi partilisin? Mezhebin nedir? O noktadan sonra bunların senin için önemi var mı? Bizi birleştiren din değildi, mezhep değildi, parti değildi.
Bizi birleştiren şey şuydu: Aynı toprak. Aynı tehlike. Aynı çığlık. Birbirinize sahip çıkın. Sizin köyünüze sıra gelmeden.
Anadolu’yu vatan yapan, “Yurtta Barış, Dünyada Barış” diyen, bu toprakları bize bırakan önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kahraman silah arkadaşlarını saygıyla, minnetle anıyorum. Allah rahmet eylesin.