Ana Sayfa Blog Sayfa 48

Fırsat elde iken bir amel kazan

0

Fırsat elde iken bir amel kazan
Gül cemalin bir gün solsa gerektir
Zevkine aldanma kanma dünyaya
Dünya malı burda kalsa gerektir

Yarın Hak’kın divanına varılır
Huzur mahşer günü sual sorulur
Günahın tartarlar nizam kurulur
Orda haklı hakkın alsa gerektir

Genç Abdal’ım hakka yanık olana
İtikadı bütün sadık olana
Hakikatten hakka aşık olana
Divanda şefaat olsa gerektir

Fena dünya için gam çekme gönül

0

Fena dünya için gam çekme gönül
Her dem ağlayıp da gülmeli değil
Sevda dedikleri sel misalidir
Fikredip ummana dalmalı değil

Ceht etmeyince karlı dağ aşılmaz
Sarrafın yanında altın pul olmaz
Yiğidin başına gelmedik olmaz
Başına gelene gülmeli değil

Geçersiz dünyayı geçip boylama
Görmediğin yere bühtan eyleme
Bir kimsenin gıybetini söyleme
Bühtan edip kana girmeli değil

Hüseyin’in sözünü olmuş söyle
Varıp etrafından sor sual eyle
Zamane halkının ahvali böyle
Muhabbetsiz yere varmalı değil

Fetva Vermiş Koca Başlı Kör Kadı
Fetva vermiş koca başlı kör kadı
Şah diyenin dilin keseyim deyü
Satır yaptırmış Allah’ın laneti
Ali’yi seveni keseyim deyü

Şen kulların örüğünü uzatmış
Müminlerin baharını güz etmiş
On ikiler bir arada söz etmiş
Aşıkların yayın yaşayım deyü

Hakk’ı seven aşık geçmez mi candan
Korkarım Allah’tan korkum yok senden
Ferman almış Hıdır Paşa sultandan
Pir Sultan Abdal’ı asayım deyü

İndim seyreyledim demi devrani

0

İndim seyreyledim demi devrani
Ay doğmadı vallah günden ezeli
Katarlanmış şahın gerçek kulları
Kim bu mülke kondu bundan ezeli

Derya kenarında mülküm sel aldı
Üstad nefesinden gerçek kul oldu
Değirmene vardım unum yel aldı
Yüküm tane idi undan ezeli

Hakk hakikat gördüm can oldum
Muhammed’e erdim gevherkan oldum
Kaptan kaba süzüldüm kızıl kan oldum
Bir kadre (damla) su idim kandan ezeli

Muhammed Ali’nin darına durdum
Kırklar meydanından bu deme erdim
Yolcunun durağı o hana vardım
Durağım kandildir handan ezeli

Kul Hüseyin’im bunu böyle söyledi
İnip aşkın deryasını boyladı hemen boyladı
Dünkü gelen aşık bugün söyledi
Biz bunu söyledik dünden ezeli

Sual etmen bizim hikmetimizden

0

Sual etmen bizim hikmetimizden
Ezelden didarı gördük de geldik
Çok mana açılır ülfetimizden
Adem’le cennete girdik de geldik

Şit olduk İdris’e geldik eylendik
Hakikat rumzunu orda söylendik
Be bir nokta ile pünhan eylendik
Bir olduk birlikte durduk da geldik

Evvel yetmiş iki babdan seçildik
Aşkın hızarına düştük biçildik
Pir elinden dolu olduk içildik
Mektebi irfana girdik de geldik

Arif imiş hal içinde hal güden
Gerçek erenlerin izine giden
Yedi iklim dört köşeye hükmeden
Süleyman tahtını kurduk da geldik

Daimi dönmeyiz bu doğru rahtan
Beratımız geldi Ulu Dergah’tan
Biz destur almışız gül yüzlü Şah’tan
Muhabbet gülünü derdik de geldik

Ezel bahar olmayınca

0

Ezel bahar olmayınca
Kırmızı gül bitmez imiş
Kırmızı gül bitmeyince
Dertli bülbül ötmez imiş

Bülbül havastır ötmeye
Sarılıp güle yatmaya
Bahçevan gülün satmaya
Gül kadrini bilmez imiş

Bahçevan sata bu gülü
Haramdır parası pulu
Ağlatma sefil bülbülü
Gözyaşını silmez imiş

Bülbül güle hayran olur
Hayran olur seyran olur
Bazı insan hayvan olur
Hayvan adem olmaz imiş

Can Hatayi’m ölmeyince
Tenim turap olmayınca
Dost dosttan ayrılmayınca
Dost kadrini bilmez imiş

Yine ben öğüt aldım pirimden

0

Yine ben öğüt aldım pirimden
Eyilik ettiğinden sakın kendini
Hazreti Ali’den kalma erkandır
Eyilik ettiğinden sakın kendini

Ol sana düşmandır dost gibi bakar
Fırsat da bulunca urganın çeker
Yürek dalga vurur çevrilir akar
Eyilik ettiğinden sakın kendini

Belinde götürür gümüşlü bıçak
Eyilik olsa öküze olmazdı bıçak
Ağaya hayır etmez asla uşak
Eyilik ettiğinden sakın kendini

Köroğlu der atam hem anam ağlar
Size malum olsun beyler ağalar
Gidi felek ciğerciğimi dağlar
Eyilik ettiğinden sakın kendini

Ey zahit şaraba eyle ihtiram

0

Ey zahit şaraba eyle ihtiram
İnsan ol cihanda bu dünya fani
Ehline helaldir na ehle haram
Biz içeriz bize yoktur vebali

Sevap almak için içeriz şarap
İçmesek oluruz duçar-ı azap
Senin aklın ermez bu başka hesap
Meyhanede bulduk biz bu kemali

Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
Hakkı göstermeye delil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali

Sen münkirsin sana haramdır bade
Bekle ki içesin öbür dünyada
Bahs açma Harabi bundan ziyade
Çünkü bilmez haram ile helali

Ey erenler yine bozuldu bendim

0

Ey erenler yine bozuldu bendim
Manalar dilimden ayrı duruyor
Aşkın ateşine yandıkça yandım
Dumanım külümden ayrı duruyor

Bağbancı hasiret sümbül çiğdeme
Bir od düştü yanar dertli sineme
Seher vakti bülbül gelmez bu deme
Bülbülüm gülümden ayrı duruyor

Bu benim derdimin yok mu ilacı
Bitip tükenmiyor çektiğim acı
Gazel döktü şu ömrümün ağacı
Yaprağım dalımdan ayrı duruyor

Katlanayım dedim derde mihnete
Gayrı gönül dayanmıyor hasrete
Kader kısmet aldı attı gurbete
Hüdai ilinden ayrı duruyor

Ey erenler çün bu sırrı dinledim

0
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ey erenler çün bu sırrı dinledim
Huzur-ı mürşide vardım bu gece
Hakikat sırrını andan anladım
Evliya merdanın gördüm bu gece

Mürşidim Muhammet buldum yolumu
Rehberim Ali’dir verdim elimi
Tiğbend ile bağladılar belimi
Erenler sırrına erdim bu gece

Erenler rahına eyledim iman
Kalmadı gönlümde şek ile güman
Ne bilir bu sırrı Yezid’le Mervan
Küll-i varım Hakk’a verdim bu gece

Andelip misali avaz ederek
Kati sema üzre pervaz ederek
Yedi aza ile niyaz ederek
Ayn-ı cem güllerin derdim bu gece

Pir Sultan’ım Hakk’a niyaz ederim
Erenler rahına doğru giderim
Küll-i varım Hakk’a teslim ederim
Hakk’ın cemalini gördüm bu gece

Ey derviş açlıktan etme şikayet

0

Ey derviş açlıktan etme şikayet
Tekkeyi bekleyen çorba içermiş
Derya kenarında kalma nihayet
Atı alan Üsküdar’ı geçermiş

Bir insanın doğru özü olursa
Hakkı ispat eder sözü olursa
Kendini görecek gözü olursa
Pirincin taşını görüp seçermiş

Hazreti peygamber bak ne söylemiş
Harabi de ona iman eylemiş
Dünya mezrea-i ahiret imiş
İnsan ektiğini mutlak biçermiş

Ey birader ileride tufan var

0

Ey birader ileride tufan var
Gel vakitsiz yola gitme kış değer
İdareden fazla lokma haramdır
Kanaati elden koyma aş değer

Her pehlivan Şah-ı Merdan olamaz
Her muabbir düş ilmini bilemez
Kişi evmek ile menzil alamaz
Yavaş yürü ayağına taş değer

Edep ile iz’an farz ile sünnet
Hayasız insana haramdır cennet
Şin sene havayi eylesen hizmet
Akıbette ücretine boş değer

Emsali’m der düşme mecazi aşka
Mecazi aşk ile çıkılmaz köşke
Her adam adamdır pehlivan başka
Bir Şah ın tırnağı yüz bin baş değer

Ey Benim Sarı Tanburam

0

Ey Benim Sarı Tanburam
Sen Niçin Böyle Ağlarsın
Derdim Büyük, İçim Oyuk
Ben Şah’ım Deyü Ağlarım

Göğsüme Tahta Döşerler
Çaldıkça Bağrım Deşerler
Durmayıp Beni Okşarlar
Ben Şah’ım Deyü Ağlarım

Koluma Taktılar Perde
Uğrattılar Beni Derde
Kim Konar Kim Göçer Yurda
Ben Şah’ım Deyü Ağlarım

Koluma Takdılar Teli
Söylettiler Bin Bir Dili
Oldum Aynı Cem Bülbülü
Ben Şah’ım Deyü Ağlarım

Bağlamadır Benim Adım
Arşa Dayanır Feryadım
Pîr Sultan’dır Üstadım
Ben Şah’ım Deyü Ağlarım

Ey Benim Divane Gönlüm

0

Ey benim divane gönlüm
Dağlara düştüm yalınız
Bu cezayı kendi özüm
Pek mail gördüm yalınız

Dağlar var dağlardan yüce
Dağ mı dayanır bu güce
Derdimi üç gün üç gece
Söylerim bitmez yalınız

Şahın ayağına varsam
Hayırlı gül bengin alsam
Kızılırmak’a gark olsam
Çağlasam aksam yalınız

Pir Sultan’ım hey erenler
Erine niyaz edenler
Üçler kırklar yediler
Mürvete geldim yalınız

Ey aziz dostlarım yoruldum gayri

0

Ey aziz dostlarım yoruldum gayri
Dem sürmedim yaran ile eş ile
Ben kahpe feleğe darıldım gayri
Geçti ömrüm bora ile kış ile

Bu dünyanın sefasını sürmedim
Geçti ömrüm muradıma ermedim
Ben feleğin iyi günün görmedim
Gezdirmedi bir selamet baş ile

Çok sitem çektim bu aşkın elinden
Söylenir namımız halkın dilinde
Ün eylerdim yüce dağlar salında
Gözü kara bir balaban kuş ile

Yavru şahin enginlerde kışlamaz
Galip geldi felek peşim boşlamaz
Gönül kalesine gülle işlemez
Bir muhanet vurur yıkar taş ile

Sen artırdın efkarımı gamımı
Sürdürmedin devranımı demimi
Elem deryasına saldın gemimi
Geçti ömrüm dalga ile coş ile

Tabipler derdimi deftere yazar
Açıldı göksümde yarem pek azar
Said şu aleme eyle bir nazar
Gören var mı cehennemi düş ile

Kaynak: Kırşehirli Aşık Said

Bir Gerçeğe Bel Bağladım

0

Bir gerçeğe bel bağladım erenler
Aldı benliğimi bitirdi beni
Damla idim bir ırmağa karıştım
Denizden denize götürdü beni

Nice kabdan kaba boşaldım doldum
Karıştım denize deniz ben oldum
Damlanın içinde evreni buldum
Yine benden bana getirdi beni

Buhar oldum yağdım yağmurlarınan
Toprağa karıştım çamurlarınan
Piştim fırınlarda hamurlarınan
Üstadım sofraya yatırdı beni

Çiğnediler dişlerinen ezildim
Vücut eleğinden geçtim süzüldüm
Çaldı kalem bir deftere yazıldım
İrfan mektebine yetirdi beni

Daimi’yim ermişlerin ereği
Cümle varlık tabiatın gereği
Bir ölmez ananın oldum bebeği
Aldı dizlerine oturdu beni

Kaynak: Aşık Daimi