Pazar, Mart 22, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog

Dostlar seni unutmadı 21. Mart 1973

0

Sevgi ırmağı’dır barış gölüdür
ilacı Bektaş Velî, Atatürk, Veysel.
İlim, irfan, medeniyet yoludur
Hacı Bektaş Velî, Atatürk Veysel.

Birine, çok büyük Velî dediler
Birine, bu halkın yolu dediler
Biri, muhabbetle dolu dediler
Hacı Bektaş Velî, Atatürk Veysel.

Biri el dil, belin buldu özünü
Biri hürriyete döndü yönünü
Biri birlik dedi, dövdü sazını
Hacı Bektaş Velî, Atatürk Veysel.

Onlar değil midir, örnek alman
Öğrettiler yolu Türkçe dilinen
Her sözünde bin bir manâ bulunan
Hacı Bektaş Velî, Atatürk Veysel.

Coşkun sular gibi menzile akan
Bunlar, karanlığa meşale yakan
Dünya insanına bir gözle bakan
Hacı Bektaş Velî, Atatürk Veysel

İrem bahçesinde güller yetiren
Kudret haznesinde cevher getiren
Gönül sarayında tahta oturan
Hacı Bektaş Velî, Atatürk Veysel.

Birisinin kalbi, sevgi tapısı
Birinin her zaman açık kapısı
SİNEMİ ‘nin baş tacıdır hepisi
Hacı Bektaş Velî, Atatürk,Veysel.

Ta ezelden hak bir gizli güç idi

0

Ta ezelden hak bir gizli güç idi
Zahir batın Kaf ve Nun’dan göründü
Alemi la hadde nasut tunç idi
Cemalin nuru nevruzla göründü

Ademi yarattı nurundan ezel
Nar-ı bad-ı ab-ı Hak’tan lemleyezel
Hüsnüne yedi ayet eyledi inzal
Hattı üstüva nevruzla göründü

Çar anasırdan kurdu hak bu alemi
İşaret eyledi nun vel-kalem-i
Yüz on dört surenin aslı kelamı
Cismin nuru nevruzla bir göründü

Altı bin altı yüz altı ayet yazdı
Arifler okuyup manasın süzdü
Dört kapı kırk makam ahkamı düzdü
Muhammed dinden nevruzla göründü

Ey Fedai görünen hak sıfatı
Arifler seçerler sıfattan zatı
Var eder yok eder bu kainatı
Celali ile nur nevruzla göründü

Söz: Fedai Baba
Kaynak Kişi: Abdullah Çelebi, Aşık Mustafa Çanakçı
Müzik – Derleyen (Giydirme): Erkan Çanakçı

Sultan Nevruz günü cemdir erenler

0

Sultan Nevruz günü cemdir erenler
Gönüller saz oldu ehli imanın
Cemal yâri görüp doğru bilenler
Himmeti erince Nevruz Sultan’ın

Cümle eşya bugün destur aldılar
Aşk ile didara karşı yandılar
Erenler ceminde bade sundular
Himmeti erince Nevruz Sultanın

Erenler dergahı rüşen bu günde
Doldurmuş badeyi sunar elinde
Susuz olan kanar kendi gölünde
Himmeti erince Nevruz Sultan’ın

Sultan Nevruz günü canlar uyanır
Hal ehli olanlar nura boyanır
Muhip olan bugün ceme dolanır
Himmeti erince Nevruz Sultan’ın

Pir himmet eyledi bugün kuluna
Cümle muhip bugün cemde buluna
Cümle eşya konar kudret balına
Himmeti erince Nevruz Sultan’ın

Aşık olan canlar bugün gelirler
Sultan Nevruz günü birlik olurlar
Hallakı cihandan ziya olurlar
Himmeti erince Nevruz Sultan’ın

Pir Sultanım eydür erenler cemde
Akar çeşmim yaşı her dem bu demde
Muhabbet ateşi yanar sinemde
Himmeti erince Nevruz Sultan’ın

Söz: Pir Sultan Abdal
Kaynak Kişi: Aşık Mustafa Çanakçı
Müzik – Derleyen (Giydirme): Erkan Çanakçı

Hakkın kandilinde gizli nihanda

0

Hakkın kandilinde gizli nihanda
La mekan elinde sır idi Ali
Küntü kenzin hep esrarı ondadır
Dünya kurulmadan var idi Ali

Feriştahlar kendi nurundan oldu
Sen kimsin diye Cibril’e sordu
Cibril bilemedi kanadı yandı
O zaman kandilde nur idi Ali

Ol vakit “kün” dedi dünya kuruldu
Adem’i balçıktan yaptı yoğurdu
Kendi anasını kendi doğurdu
Noktayı be altında bir idi Ali

Adem’in bezminden şit’e erişti
Müminin evrahı ona karıştı
Ayin oldu yasin ile görüştü
Ervah-ı ezelden dür idi Ali

Kuran’da Ali’dir İncil’de ilya
Zebur’da papadır Tevrat’ta ulya
Yoktan var eyledi bu cümle eşya
Devrani kapında kulundur Ali

Söz: Devrani Baba
Müzik – Derleyen (Giydirme): Erkan Çanakçı

Nevruzunuz canlar mübarek olsun

0

Lâmekân ilinden bir seda geldi
Nevruzunuz canlar mübarek olsun
Kalb-i mü’minâna bir sefa geldi
Nevruzunuz canlar mübarek olsun
Nevruzunuz canlar mübarek olsun

Vilâdet günüdür Hak Murtezâ’nın
Şemşîr-i kudretle ol kibriyânın
Na’ra-yı Haydar tek açıp dehânın
Nevruzunuz canlar mübarek olsun
Nevruzunuz canlar mübarek olsun

Bu gün huruc eder cümle mevcudat
Bu dem kıyam eder yevm-i arasat
Bu demde açılır mü’mine mir’at
Nevruzunuz canlar mübarek olsun
Nevruzunuz canlar mübarek olsun

Zirûh, gayri zirûh başkeser şaha
Bu dem izin alıp gelirler caha
Fescidü emriyle ol yüzü maha
Nevruzunuz canlar mübarek olsun
Nevruzunuz canlar mübarek olsun

Bunda hadân olur kalbi mükerrer
Göz yaşları olur la’l ü mücevher
Aşk olsun canlara Didârî kemter
Nevruzunuz canlar mübarek olsun
Nevruzunuz canlar mübarek olsun
Nevruzunuz canlar mübarek olsun
Nevruzunuz canlar mübarek olsun

Türlü çiçek nevruz günü seçilir

0

Türlü çiçek nevruz günü seçilir
Kimi nihan olur kimi seçilir
Dost badesi ol mekanda içilir
Kevseri Muhammed sakisi Ali

Nevruz günü Şah-ı Merdan gelince
Dost veçhini o dem ayan edince
Mürşit huzurunda ikrar verince
Rehberi Muhammed sakisi Ali

Sefil Abdal eder bu nevruz anı
Cümlenin maksutu ol kerem kanı
Müminin kalbinde yoktur gümanı
Baharı Muhammed meyvesi Ali

Söz: Sefil Abdal
Kaynak Kişi: Aşık Ali Dede – Aşık Mustafa Çanakçı – Aşık Hüseyin Şaban
Müzik – Derleyen (Giydirme): Erkan Çanakçı

https://www.youtube.com/watch?v=qkx_qDtQxJc&list=PLV0vRxqFKHymOe3jkTCIMXkPAwb-dfk3n&index=4 Nevruzun içinde bir ağaç gördüm Yedi budağı on iki dalı Nevruz derler ben aslını sordum Baharı Muhammed meyvesi Ali

Akşamlar aşk olsun bayram gecesi

0

Akşamlar aşk olsun bayram gecesi
Bu ayın nurudur sultan-ı nevruz
Fazlı şahım budur dilek gecesi
Ne mübarek gündür sultan-ı nevruz

Bayram kutlu olsun açılmış güller
Konmuşlar meydana garip bülbüller
Esma-i Haydar’ı zikreder diller
Ne saadet bize sultan-ı nevruz

Muhammed Mustafa sultan-ı cihan
Ali’nin sırrını çün kıldı beyan
Hatice sırrından kamusu şadan
Ruha sefa verir sultan-ı nevruz

Saadet hırkası büründü Ali
Vilayet tacını vurundu Ali
Melek secde etti bilindi Ali
Nübüvvet sırrında sultan-ı nevruz

Muhabbet şehrinin nurdan kapısı
On İki İmamdır cennet kapısı
Hakka secde eder bunun hepisi
Dilekler kabuldür sultan-ı nevruz

Sâki-yi kevserdir ol Şah-ı Merdan
Sundular kevseri ol demde hemen
Süreriz demleri yıkılsa cihan
Şad olur kalbimiz sultan-ı nevruz

On dört masumu pak sırrı Surrullah
Âyin-i cem içre nuru Nurullah
Cümlenin muradın verici Allah
Bizi de şad eder sultan-ı nevruz

Şükrü baba söyler bu deme şükür
Nurunu sırrını kıldı tefekkür
Muhammed Ali’dir dilimde zikir
Ne mürevvet bize sultan-ı nevruz

Kaynak Kişi: Şükrü Karadal – Muharrem Gacal
Derleyen ve İşleyen: Gani Pekşen
Yöre: Isparta – Senirkent – Uluğbey Kasabası
Vokal – Bağlama: Gani Pekşen
Cura – Divan: Özgür Yurteri
Kayıt – Mix: Hakkı Balamir

Hz. Ali’nin Doğum günü ve Nevruz Bayramı kutlu olsun

0

Akşamlar aşk olsun bayram gecesi
Bu ayın nurudur sultan-ı nevruz
Fazlı şahım budur dilek gecesi
Ne mübarek gündür sultan-ı nevruz

Bayram kutlu olsun açılmış güller
Konmuşlar meydana garip bülbüller
Esma-i Haydar’ı zikreder diller
Ne saadet bize sultan-ı nevruz

Muhammed Mustafa sultan-ı cihan
Ali’nin sırrını çün kıldı beyan
Hatice sırrından kamusu şadan
Ruha sefa verir sultan-ı nevruz

Saadet hırkası büründü Ali
Vilayet tacını vurundu Ali
Melek secde etti bilindi Ali
Nübüvvet sırrında sultan-ı nevruz

Muhabbet şehrinin nurdan kapısı
On İki İmamdır cennet kapısı
Hakka secde eder bunun hepisi
Dilekler kabuldür sultan-ı nevruz

Sâki-yi kevserdir ol Şah-ı Merdan
Sundular kevseri ol demde hemen
Süreriz demleri yıkılsa cihan
Şad olur kalbimiz sultan-ı nevruz

On dört masumu pak sırrı Surrullah
Âyin-i cem içre nuru Nurullah
Cümlenin muradın verici Allah
Bizi de şad eder sultan-ı nevruz

Şükrü baba söyler bu deme şükür
Nurunu sırrını kıldı tefekkür
Muhammed Ali’dir dilimde zikir
Ne mürevvet bize sultan-ı nevruz

İki cihan serverine verdim özümü

0

İki cihan serverine verdim özümü
Muhabbetim Şah-ı Merdan Ali’dir
Kuranın suresi düştü serime
Ahı zarım Şah-ı Merdan Ali’dir

Nur içinde bağlıyordu bilekler
Acep kabul olur mu ola dilekler
Zelzele eyledi cümle melekler
Fizahımız Şah-ı Merdan Ali’dir

Düldülle Zülfikar Ali’nin nesli
Tuba ağacından Selman’ın tası
Baharda dinledim bülbülün sesi
Figanımız Şah-ı Merdan Ali’dir

On İki İmam’ın hey dost bendine düştüm
Hasan Hüseyin’den badeyi içtim
İmam Zeynel’in zindanında uçtum
Gözüm yaşı Şah-ı Merdan Ali’dir

İmam Bakır rahmet İmam Cafer’dir
Hakikat babında dindir imandır
Hakkın emri ile buyruk yazandır
Selavatım Şah-ı Merdan Ali’dir

Musa’yı Kazım’dır sancağı çeken
İmam Rıza’dır gül gibi kokan
Azmedince iki cihana bakan
O rüzgarım Şah-ı Merdan Ali’dir

Muhammed Taki’dir hey dost ol benim kanım
Hasan-ül askere karıştır beni
Ali gül Naki’dir destem penahım
İlim kapım Şah-ı Merdan Ali’dir

İmam Mehti bilir gerçek halimi
Evliyalar dinler oldu zarımı
Ulu divana çektiler yolumu
Kılavuzum Şah-ı Merdan Ali’dir

Derviş Ali’m eder aman amana
Şefaat etmezler gönlü gümana
Serim kurban olsun doksan bin ere
Kabul eden Şah-ı Merdan Ali’dir

Söz: Derviş Ali
Müzik – Derleyen (Giydirme): Erkan Çanakçı

Alim Allah Alim Allah, ya Alim ya Alim ya Alim

0

Güzel olanı severim
Alim Allah Alim Allah, ya Alim ya Alim ya Alim
Âdeme boyun eğerim
Alim Allah Alim Allah

Çirkin cennet olsa girmem
Asla ona meyil vermem, ya Alim ya Alim ya Alim
Bahçesinden bir gül dermem
Alim Allah Alim Allah

Cahilden şerbet içilmez
Kamil insandan geçilmez, ya Alim ya Alim ya Alim
Güzele kıymet biçilmez
Alim Allah Alim Allah

Gönül bir ummana daldı
Bu âşıklık miras oldu, ya Alim ya Alim ya Alim
Ceddimiz Ali’den kaldı
Alim Allah Alim Allah

Seyit Meftuni ne işler
Yüzü güneş inci dişler, ya Alim ya Alim ya Alim
Ne güzeldir Üçler Beşler
Alim Allah Alim Allah

Söz – Müzik: Aşık Seyit Meftuni (İbrahim Memo Temiz)
Derleyen: Ali Temiz
Divan Saz – Cura Saz: Erdal Erzincan
Dede Bağlama: Ali Temiz

Bana namaz kılmaz diyen

0

Bana namaz kılmaz diyen
Ben kılarım namazımı
Kılarısam kılmazısam
Ol Hak bilir niyazımı

Hak’tan artık kimse bilmez
Kafir Müselman kimdürür
Ben kılarım namazımı
Hak geçirdiyse nâzımı

Ol nazı dergahtan geçer
Ma’ni şarabından içer
Hicabsız can gözüm açar
Kendisi siler gözümü

Sözüm ma’nisine erin
Bi-nişandan haber verin
Dertli aşıklara sorun
Bu benim dertli sözümü

Dost isteyen gelsin bana
Göstereyim dostu ona
Budur sözüm önden sona
Ben bilirim kendi özümü

Yunus şimdi söyle sözün
Münkir ister istemesin
Pişir kurtar kendi özün
Arifler tatsın tuzunu.

Yunus Emre
(1240 – 1320)

Ormanda büyüyen adam azgını

0

Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşıda pazarda insan beğenmez
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selâm vermek için kesen beğenmez

Âlemi ta’n eder yanına varsam
Seni yanıltır bir mesele sorsan
Bir cim çıkmaz eğer karnını yarsan
Câmiye gelir de erkân beğenmez

Elin kapısında kul kardaş olan
Burnu sümüklü hem gözü yaş olan
Bayramdan bayrama bir tıraş olan
Berbere gelir de dükkân beğenmez

Dağlarda bayırda gezen bir yörük
Kimi tımar sipah kimi ser-bölük
Bir elife dili dönmeyen hödük
Şehristâna gelir ezân beğenmez

Bir çubuğu vardır gayet küçücek
Zu’m-ı fâsidince keyif sürecek
Kırık çanağı yok ayran içecek
Kahvede fağfuri fincân beğenmez

Yaz olunca yayla yayla göçenler
Topuz korkusundan şardan kaçanlar
Meşe yaprağını kıyıp içenler
Rumeli bohçasını duhân beğenmez

Aslında neslinde giymemiş hâre
İş gelmez elinden gitmez bir kâre
Sandığı gömleksiz duran mekkâre
Bedestene gelir kaftan beğenmez

Kazak Abdal söyler bu türlü sözü
Yoğurt ayran ile hallolmuş özü
Köyden şehre gelen bir köylü kızı
İnci yakut ister mercân beğenmez

Resim Demirhan Ocak

Dönmeyi hiç düşünmeyenlerin anısına saygıyla 18 Mart Çanakkale Destanı

0

ÇANAKKALE -18 BEYİTTE 18 MART-


Bir haykırışla dünya, oynamıştı yerinden
Ders almıştı milletler Türklerin zaferinden

Tek bir yürek gibiydi; Trakya, Anadolu
Asrın şanlı sayfası olmuştu Gelibolu

Setler çekiliyordu, ilden Kilitbahir’e
Ve boğaz daraldıkça, benziyordu nehire

Ulu bir duvar oldu, kıyıda Conkbayırı
Çözemedi düşmanlar bu zekayı, bu sırı

Yüzen bir efsaneydi Nusret Mayın Gemisi
Oldu tüm tayfasıyla bu vatanın hamisi

Askere yatak döşek, olmuş iken siperler
Şanlıydı vatan için vuruşan o neferler

Vardı koca yürekler, silah olmasa bile
Düşmana cephe dardı, Türklereyse nafile

Vatan için verirken, Türk cengâver el ele
Onsekiz Mart Onbeşte şahlandı Çanakkale

Duyuldu her cepheden, Seyit’in top atışı
Güç verdi askerlere, gemilerin batışı

Düşüp şehit olurken, asker “Kınalı Ali”
Bir sembol oluyordu O’nun bu en son hali

Savaşırken düşmanlar sömürgenler adına
Vatanını savunan Türk erdi muradına!

Birer süngü olmuştu askerlerin bakışı
Ürkütmüştü düşmanı tepelerden akışı

Ölmeyi emretmişti bir muzaffer komutan
Cephede vatan için özdeşti bayrak ve kan

O gün o cephedeki, Yarbay Mustafa Kemal
Atamız sayesinde sağlandı bu istiklal

Bu vatan toprağında şehitlerin kanı var
Bu kanlarla kovuldu emperyalist canavar

Kutsaldır bu ülkenin her köşesi, her yanı
Belgedir buna şanlı, Çanakkale Destanı

Harcı kanla karıldı mümtaz Cumhuriyetin
Çok ağırdır hesabı her bir kötü niyetin

Böyle büyük zaferler atalardan hediye
Var olmalı bu yüzden, vatanımız Türkiye!

Hürdemi Nevzat Bayramoğlu
Güzergâh / Mart 2022

AKIL: İLBER ORTAYLI

0

Tanrı’nın insana gönderdiği en kutsal şey kitaplar değildir…
Akıldır…
Uygar dünyayı yöneten demokrasi kutsal kitaplarda yoktu…
Sınıfların eşitliği, köleliğin kaldırılması,
bedenin dokunulmazlığı,
kadın hakları,
insan hakları, laiklik, evrensel hukuk…
kullandığımız takvimler,
organ nakilleri, radyo dalgaları,
antibiyotikler, bilgisayarlar…
Bunların hiçbirisi kutsal kitaplarla gelmedi…
Akılla geldi…
Tanrı’nın insana verdiği en mübarek şey:
AKIL …
Onu sana veren, onu işlet diye verdi ya…
Fakat şu haline bak…
Dünyanın en bereketli topraklarının üzerinde yarı tok, yarı açsın…
Ve dünyanın en katmer katmer kültürü üzerinde üretimden, teknolojiden,
sanattan, bilgi zenginliklerinden yoksun…
Üzerindeki ceketin modelinden…
Ayağındaki pabucun astarından…
Gözündeki gözlüğün çerçevesinden…
Bindiğin arabadan…
Bereket beklediğin traktöründen, ununu veren değirmenine kadar…
Bir teki olsun senin icadın değil…
Aklını kullananların eseri…
Şeker şurubundan sahte bal, patatesten sahte tereyağı yaptın da
dünya kimyacılarını şaşırttın mı?!!!
Ama bir ağrı kesici yapamadın…
Canın mı sıkıldı bu işlere, al bir Alman hapı…
Ve daya sırtını Rus doğalgazlı peteğe, geçer…
En çok beslenme eksikliğinden çocuğun öldüğü…
En çok işçinin çalışırken yaşamını yitirdiği…
En çok annenin doğumda can verdiği…
En çok kadının bıçaklandığı…
En çok gencin intihar ettiği ülkenin bireyisin.
Neden?..
Dört yanın ateş… Kurşunlar vızır vızır…
Kan gölü içindesin… Çocuklarını alıyorlar elinden…
Ama aklın ermiyor…
Çünkü aklın erdiğinden beri aklını masallarla hurafelerle doldurmuşlar
Ne diyeyim…Aç gözünü artık…
Yol ver GERÇEK YARATICI’NIN verdiği AKLA
Şu yobazların, menfaatperestlerin, güç ve para peşinde olanların peşine artık takılma;
Bin senedir geldiğin yeri artık gör…
Niye evde öyle söylenip durduğunu biliyor musun?..
Çünkü aklın dahi senden şikâyetçi.
Şu 57 tane İslam ülkesine bak.
Hangisi mutlu huzurlu,
hangisi aklını kullanıp insanlık hizmetine sunulacak ne yapmış,
ne icat etmiş,
hepsi başkasının eline bakan,
onun icatlarını bekleyen,
Ondan yardım bekleyen durumundasın.
Hani gâvur icadıydı.
Hani gâvur icadı kullanmak günahtı.
Düşün ve Aklını kullan…
“12 bin dolar maaşla yabancı dil bilmeyen Basın ataşesi atadılar!
6 bin dolara da Basın Ataşesine tercüman tuttular!
Tercümanın eşini de 8 bin dolar maaşla din ataşesi yaptılar.
Afrika’da bile bulamazsın bu sersemliği..!”
İlber Ortaylı