Doğu Karadeniz’i Türkleştirip İslamlaştıran Horasan Erenine hepimiz minnet borçluyuz. Başlayalım..
Doğum ve ölüm tarihi hakkında net bir bilgi olmamakla birlikte 13. yüzyılda yani 1200 – 1300 yılları arasında yaşadığı bilinmektedir.
Güvenç Abdal’ın hayatı ve halk arasındaki anlatıları, tarihsel ve mitolojik unsurlarla iç içe geçmiştir. Onun gerçek adı, şiirleri ya da bazı ayrıntılar net olmamakla birlikte, tarihî ve kültürel etkisi çok güçlüdür.
Alevi‑Bektaşi düşünce yapısında hâlâ canlı bir biçimde yaşamakta ve özellikle Karadeniz Çepnileri arasında önemli bir manevi figür olarak kabul edilmektedir.
Güvenç Abdal ile Çepni Türklerinin Karadeniz’e yerleşmesi, bölgenin Türkleşmesi ve İslamlaşması iç içedir. Onun için önce kısaca Çepnilerin Karadeniz’e gelişlerini ele almalıyız.
Çepni boyu, Oğuzların 24 boyundan biridir ve özellikle Türkmen/Alevi kimliğiyle öne çıkar. 1071 Malazgirt Savaşı’nda Alpaslan ordusunda yer aldılar. Sivas merkezli Danişmentlilerin kuruluşu ve yükselişinde önemli bir rol oynadılar.
Ardından Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi’nde Karadeniz’in orta ve doğu kesimlerine yerleşmeye başladılar.
1335 civarı Ordu, Giresun’un iç kesimleri, Mesudiye, Fatsa ve Ünye sahasında Hacıemiroğulları Beyliği (diğer adıyla Bayramoğulları Beyliği)’ni kurdular.
1348’de Giresun’u fetheden Çepniler 1346’da Trabzon Rum İmparatorluğu’na karşı önemli başarılar elde ettiler.
Bu arada Çepni Türkleri 1200’ün ilk yarısında Şebinkarahisar – Tamzara – Alucra – Kazıkbeli – Güvende yolu ile Kürtün’e (bugün Gümüşhane’nin en batı ilçesi, Giresun ve Trabzon ile sınır) ulaştılar.
Kürtün, Karadeniz’in iç kısımlarına açılan doğal bir geçit konumundaydı. Dağlık yapısı, ormanlarla çevrili yaylaları ve ulaşılması güç coğrafyası sayesinde tarih boyunca yerleşim için güvenli, savunma için stratejik bir alan olmuştur. Bu özellikleri, Çepniler için Kürtün’ü cazip hale getirmiştir.
1515‑1516 tarihli Trabzon Sancağı Tahrir Defteri’nde Kürtün kazası, “Vilâyet‑i Çepni” (Çepni ili) olarak yer almış ve sınırları Giresun – Torul – Görele olarak çizilmiştir.
Çepniler Kürtün’ü iskân tutunca Pontus Rum İmparatorluğu ile sınır olmuşlardı. Güvenç Abdal’ın Kürtün’e gelmesi işte bu zaman ve şartlarda gerçekleşti.
Eldeki bilgilere göre Güvenç Abdal, Hacı Bektaş Veli’nin (ki o da Çepni boyuna mensup bir erendir) amcaoğlu ve has dervişlerindendir.
Güvenç Abdal’ın ismi Hacı Bektaş’ın “Velayetname” adlı eserinde yer almaktadır. Bu bağlamda, Güvenç Abdal hem bir mürşid, hem bir dede, hem de bir yol önderi olarak tanımlanabilir.
Güvenç Abdal ocağını Kürtün Taşlıca Köyü’ne kurmuştur. Hacı Bektaş Veli’nin halifesi olarak bölgeye gönderilen Güvenç Abdal, Kürtün ve çevresindeki Çepni topluluklarına İslam’ı Bektaşi yorumu ile tanıtmış, onları inanç, ahlak ve toplumsal düzen bakımından birleştirici bir rol üstlenmiştir.
Güvenç Abdal’ın manevi önderliğindeki Çepniler sahil boyu ile gelen soydaşları ile birleşip kısa zamanda bugün Giresun ili sınırlarında yer alan Görele, Eynesil, Çanakçı ve bugün Trabzon ili sınırlarında yer alan Şalpazarı, Beşikdüzü, Vakfıkebir ve Akçaabat’ın Türk toprağı olup İslamlaşmasında eşsiz bir rol oynamışlardır.
Trabzon’u kuşatmışlar ama deniz kuvvetlerinden yoksun olmaları dolayısıyla şehri düşürememişlerdir.
Çepniler Trabzon’u düşürememiş olsalar da iç kesimlerden ilerleyerek Batum’a kadar olan coğrafyada Osmanlı’nın bölgeye gelişine kadar feodal yapılar olarak hüküm sürmüşlerdir.
Güvenç Abdal önderliğindeki Çepniler sadece Kürtün’ün değil, Doğu Karadeniz’in Türkleşmesi ve İslamlaşması açısından da anahtar rol oynamıştır.
Güvenç Abdal’ın Taşlıca köyündeki ocak merkezi, Çepniler’in manevi ve sosyopolitik kalbi haline gelmiştir. Onun öncülüğünde dini rehberlik, hukuki hakemlik, toplumsal dayanışma gibi işlevleri olan ocak sistemi, bir anlamda Çepni topluluklarının yerel beyliği yerine geçmiştir.
Bu sistem, Osmanlı döneminde dahi yarı otonom şekilde işlemiş; Çepniler arasında dedelik kurumu güçlü kalmıştır.
“Dört kapı kırk makam”, “on iki hizmet”, “on iki post” gibi Alevi-Bektaşi yapılar bu ocakta sürdürülmüştür.
Çepni Türk kültürünün en önemli öğelerinden biri yaylacılıktır. Yaylacılık bir yaşam biçimidir ve yüzyıllardır “Otçu Şenliği” adı ile ticaret, sosyalleşme, görücülük, eğlence, birliktelik gibi birçok sosyal ve ekonomik yönü olan festival diyebileceğimiz etkinlikler düzenlenir. Bugün Kadırga, Kazıkbeli, Sis, Kümbet, Bektaş, Alaca, Kızıl Ali gibi birçok yaylada icra edilen bu geleneğin kökeni de Güvenç Abdal’dır.
Güvenç Abdal’ın adıyla kurulmuş olan Güvende / Güvençe Yaylası bu geleneğin doğuş yeridir.
Güvenç Abdal’ın doğumu ile ilgili olduğu gibi vefatı ile de ilgili elde net tarihi kayıtlar bulunmamaktadır. Onun ömrünün sonuna doğru piri Hacı Bektaş’ın yanına dönmek istediği yarenlerinin de onu bırakmak istemedikleri üzerine kurulu bir söylence yüzyıllardır ağızdan ağıza anlatılagelmiştir.
Güvende Yaylası’nda ona ait temsilî bir makam / yatır bulunur. Diğer bir makamı ise Hacıbektaş Dergâhı’ndadır. Hangisinin gerçek mezar ve hangisinin hatıra yatırı olduğu da eldeki bilgilerce net değildir.
Güvenç Abdal günümüzde de Çepniler arasındaki yüce makamını korumaktadır. Ocağın hatırası ve kültürü; İzmit’ten Trabzon’a, Karadeniz’in birçok ilinde yaygın şekilde yaşamaktadır.(Gümüşhane, Trabzon, Giresun, Ordu, Tokat, Düzce, Samsun, Zonguldak)
Minnet ve saygı ile yad ediyoruz.. Ruhu şad olsun!
** ** ** **
Sersem Abdal mahlasıyla bir nefeste Hacı Bektaş ve Güvenç Abdal şöyle dile getirilmiştir:
Genç Abdal’la Hacı Bektaş geldiler
Sarı Saltığı Rumeli’ne saldılar
Şükrolsun dertlere derman oldular
Tavafın kabuldür Abdal dediler
Mümin isen bana etme cefayı
Allah bir Muhammed Ali aşkına
Eyilikte ol daim eyle vefayı
Allah bir Muhammed aşkına
Saki doldur bize dolu içelim
Okuyalım aşk kitabın seçelim
Olur olmaz davalardan geçelim
Allah bir Muhammed Ali aşkına
Pirler nasihatın güzelce dinle
Bozma erkanını tatlı dil söyle
Kemlik edenlere sen iyilik eyle
Allah bir Muhammed Ali aşkına
Kimsenin ayıbın gözetme sakın
Olayım der isen ger Hakk’a yakın
Erenler huyundan bir meşrep takın
Allah bir Muhammed aşkına
Genç Abdal’ım Hakk’ı seversen candan
Hak seni ayırmaz yoldan erkandan
Yalan söz söyleme çıkma imandan
Allah bir Muhammed aşkına
SON NOT: Gümüşhane ili Kürtün ilçesi Güvende Yaylasında yüzyıllardır yapılan “Güvenç Abdal Yayla Şenliği” bu sene 02 Ağustos Cumartesi günüdür.
Kemal Şükrü Sevindik
Eğitimci / Tarihçi