Ana Sayfa Blog

Sende başını alıp Gitme

0

Ben suyumu kazandım da içtim
Ekmeğimi böldüm de yedim
Ben suyumu kazandım da içtim
Ekmeğimi böldüm de yedim
Alkışı duydum, ihaneti gördüm
Sesim de oldu, sessizliğim de
Seviştiğim de oldu benim
Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi

Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar
Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar
Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi
Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar
Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar
Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi
Ne olur
Ne olur

Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi
Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar
Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar
Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi
Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar
Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar
Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi
Ne olur
Ne olur

Mirac-ı Aşka

0

Dava eteğinden dök taşlarını
Dur ile varılır mirac-ı Âşkâ
Habibine akıt göz yaşlarını
Yâr ile varılır mirac-ı Âşkâ

Bağrı yâra yanık yüreği közlü
Aşikâra ayık gizliye gözlü
Yaşama nişanlı ölüme sözlü
Er ile varılır mirac-ı Âşkâ

Dost isen kemlikten dostunu kolla
Arı kovanını doldur gel balla
Giz nedir, ne bilir cahil cühelâ
Sır ile varılır mirac-ı Âşkâ

Bülbül car eyledi kırmızı gülü
Dervişin lokması Selman keşkülü
Yolun sahipleri çözer müşgülü
Sor ile varılır mirac-ı Âşkâ

Edep-erkân-sükut, lisan bilmeli
İkrârlılar beli best edilmeli
Beşi bir tabutta defnedilmeli
Pir ile varılır mirac-ı Âşkâ

Ocağı yananın bacası tüter
Cem ayn-ül cemdeysen sen sana yeter
Sina’da başlayan Sina’da biter
Tur ile varılır mirac-ı Âşkâ

PERDESİZ yolumuz ateşten gömlek
Gönül şartımızdır rızalı gelmek
Her cana gerekir ölmeden ölmek
Zor ile varılır mirac-ı Âşkâ

                                        Âşk ile 
        4--Haziran--2026--Perşembe   Kamil Gündüz

Hakikat ilminde bir nokta buldum

0

Hakikat ilminde bir nokta buldum
Umm’ül Kur’an o noktada gizlidir
Okudum hecesin zatını bildim
Sırr-ı Süphan o noktada gizlidir

Aslı bir noktadır taht-üs serada
Tecelli gösterir her bir eşya da
Allemel esma da, bay u gedada
Al-i İmran o noktada gizlidir

Sıdkı hatmeyledi cim ile dalı
Üstaza ermiyen bilmez bu hali
Mayası Muhammed, esrarı Ali
Seb-ül mesan o noktada gizlidir

Sıdkı Baba

Alleme âdemel esmâe: (Bakara:31): Âdem’e bütün adları bildirmişti
Ümmül Kuran: Kuran’ın anası, özü esası manasında Fatiha suresine işaret eder
Taht-es serâ (Taha:6)
Bay u Geda: Zengin ve yoksul
Seb‘u’l-mesânî (Zümer:23): Tekrarlanan, iki kattan ibaret olan yedi manasında. Ayrıca insanın yüzündeki yedi deliğe (iki göz çukuru, iki burun deliği, iki kulak deliği ve de ağız)

Gazapizm Heyecanı yok

0

rap

sözlerinden alınganlık gösteriyoruz, başka manada söylenen ve kullanılan. açıkçası diken üstündeyiz..

bir fıkradan da haklı olarak..

açıklamalar yapıyoruz, kınamalar.. bildiriler..

uzmanlıklarına başvuracağımız folklorcular yani halk edebiyatçıları arazi.. ara ki bulasın!

müzikologlar da..

yapay zekaysa iş başında. provokatör.

“yakmak” fiili kötü şeyleri çağrıştırıyor bize. karnesi zayıf bu bağlamda, geçmişte iyi şeyler yaşanmamış, insanlar yakılmış zira..

lakin, İmralı’daki hükümlü, kadın için demediğini bırakmamış.

“kokmak” fiili de kötü, bizim hafızamızda..

Alevilik için de “uydurulmuş” demişti.

sosyal medyada hareket yok. kadın örgütlerinde açıklama – kınama da yok. Aleviler lal..

Montumun cebinde yok kuruş
Zıplıyor herkes, kanguru sanki
Full depo Taunus’um
Bi’ de kafamıza bas vurur ama yine yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok

Hah, kazan kazan yok
Kaybet’cek birimiz, kaçarı yok
Çocuk çok, yatarım yok
Oynayan aç ayı yok
Olmayan façası yok
Kurtaran paçayı yok
Gelecek için bi’ hedefin yok
Yarının yok

Temel güvenin yok
İllegal, legal düzenin yok
Para kesesi yok
Bekleme, rüzgârın esesi yok
Her şey boş yere, tasarı yok
Bak büyüdüğün sokakta masalın yok
Hah, kollarından öte saranın yok
Dirisin ya da ölü, Araf’ı yok

Kapımın önünde polisler var
Elinde silahla komiser var
Üstümde, başımda kan izi var
Önümde kocaman valizler var
Bana tepeler, denizler dar
Bi’ de sırtımda keneler var
Yarım kalır o şarkılar
Bur’da panda yok, develer var

Montumun cebinde yok kuruş (yok)
Zıplıyor herkes, kanguru sanki
Full depo Taunus’um (yok)
Bi’ de kafamıza bas vurur, ama yine yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok

Montumun cebinde yok kuruş (yok)
Zıplıyor herkes, kanguru sanki
Full depo Taunus’um (yok)
Bi’ de kafamıza bas vurur, ama yine yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok

Artık gerçeğin farkında herkes
Kimse doymuyo’ yerken
Hayat en sayko mektep
Yanacak kafan gençken
Olacaklar hep elzem, depresyon gettoya kısmet
Ve de kaygıya saplanmış herkes mi zorlayan?
Üstelik yaşama sevincine el koyan denge

Ve umutların er geç ölür
Bi’ de bakarsın her şey sönük
Suça en yakın eksen görür
Hızlı yaşayan erken ölür
Biz yakarsak söndüremezler
Geri döndüremezler
Bizi heyecanlandıramıyorsa bi’ şeyler
Artık öldüremez de

Ah, herkes delirmiş
Hiç etkinlikler etik değil
Hep biz pisliklere itildik
Bizi bitirmiş ilişki
Ki bilemezdik ne işti?
Daha dur hele, ne içtik?
Tüm bilincini yitirmiş
Şehir kurtları tedirgin

Montumun cebinde yok kuruş (yok)
Zıplıyor herkes, kanguru sanki
Full depo Taunus’um (yok)
Bi’ de kafamıza bas vurur, ama yine yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok

Montumun cebinde yok kuruş (yok)
Zıplıyor herkes, kanguru sanki
Full depo Taunus’um (yok)
Bi’ de kafamıza bas vurur, ama yine yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok
Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok

Montumun cebinde yok kuruş (yok)
Zıplıyor herkes, kanguru sanki (yok)

Bu hayatın heyecanı meyecanı yok (yok)

Gazapizm – Heyecanı Yok [official video music]

Kaşlarında Mim Duası Yazılı

0

Kaşlarında Mim Duası Yazılı
Sana medet yola mürvet ya Ali
Bilirim günahım hadden aşmıştır
Sana medet yola mürvet ya Ali

Elestü deminden hak bildik yolu
Korkarım solduram ol gonca gülü
Nice bir ağlattın bu edna kulu
Sana medet yola mürvet ya Ali

Kalmadı baharım yetişti yazım
Yalvarı yalvarı kalmadı yüzüm
Yetişti kervanım sırlandı izim
Sana medet yola mürvet ya Ali

Feriştehler ile hubca görüştüm
Arş yüzünden meleklerle karıştım
Şükür ol dem didarına eriştim
Sana medet yola mürvet ya Ali

Pir Sultan Abdal’ım bahar yaz için
Kırkların eylediği sema saz için
Hasan’la Hüseyin ah-u suziyçin
Sana medet yola mürvet ya Ali

Pir Sultan Abdal

Gitti bu kış zulmeti, geldi bahar yaz ile

0

Gitti bu kış zulmeti, geldi bahar yaz ile
Yeni nebatlar bitti, mevc vurdu hep naz ile

Yine mergizar oldu, uş yine gülzar oldu
Ter nağme düzer oldu, musikide saz ile

Kim görmüştür baykuşun gülistana girdiğin
Leylekler zikredermiş bir lâtif âvaz ile

Ya nice saklar isen dürdane gevher olmaz
Keklik keklikler ile, hemişe bâz bâz ile

El kuşu elden ele, gül kuşu gülden güle
Baykuş virane sever, şahinler pervaz ile

Nerde ki bir gövde var, akbaba orda üşer
Duduları kafeste beslerler şeker ile

Her şahsa kendi tüşün, kendiye tüş eyledi
Sadıklar ikrar ile, sofular namaz ile

Cahil münafık, münkir, cümle aklına şakir
Aşıklar dîdâr sever, ârifler niyaz ile

Dervişlik dedikleri dilde haber değildir
Hak ile Hak olana orda menzil düzüle

Ben dervişim diyenler, yalan dâvâ kılanlar
Yarın Hak dîdârını görmeyecek göz ile

İlm-ü amel ne fayda bir gönül yıktın ise
Arif gönül yaptığı beraber Hicaz ile

Uğrular uğru ile, doğrular doğru ile
Yalan yalanı sever, gammazlar gammaz ile

Kimi dükkânda bakar, kimisi hoşluk sever
Kimi bir pula muhtaç, kimisi can bâz ile

Ulu divan kurula, orda kulluk sorula
Bin tekebbür varmaya bir garip nevâz ile

Kula nasip değicek sultan elden alamaz
Zülkarneyn’i neyledi, ya Hızr-u İlyas ile

Görmez misin Edhem’i, tac-u tahtı terk etti
Hak katında hâs oldu, bir eski palas ile

Aşk yağmuru damlası gönül göğünden damlar
Sevgi yeli getirir yağmuru ayaz ile

YUNUS imdi gam yeme, nidem, ne kılam deme
Gelir kişi başına ezelden ne yazıla

Derviş olan kişiler acep nice dirile

0

Derviş olan kişiler acep nice dirile
Yok takazası budur bir ola her bir ile

İkilik eylemeye, hiç yalan söylemeye
Âlem bulanır ise bulanmadan durula

Acep öyle kim ola, bulanmadan durula
Öylelik ister isen yoldaş olgıl er ile

Erile yoldaş olan key olası gönülden
Âlem yoldaş olurdu olur ise dil ile

Dilden nesne gelemez, su ile gönül yunmaz
Gerçeğin gelenleri yederler bir kıl ile

Dün-ü günün çekerler o kıl üzülsün deyi
Ömrün anda berkitmiş yedilir bir kıl ile

İnce sanman ol kılı, güzaf sanman bu yolu
Erenler geçti geldi, herbiri bir hal ile

Her kim hâli hallendi, ol bey oldu kullandı
YUNUS sen kul olugör, bey söyleşir kul ile

Üryan geldim gene üryan giderim

0

Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeğe elde fermanım mı var ?
Azrail gelmiş de can talep eder.
Benim can vermeğe dermanım mı var ?

Dirilirler dirilirler gelirler.
Huzur-ı mahşerde divan dururlar.
Harami var diye korku verirler.
Benim ipek yüklü kervanım mı var ?

Er isen erliğin meydana getir.
Kadir Mevlâ’m noksanımı sen yetir.
Bana derler gam yükünü sen götür.
Benim yük götürür dermanım mı var ?

Karac’oğlan der ki, ismim öğerler.
Ağı oldu yediğimiz şekerler.
Güzel sever diye isnad ederler.
Benim Hak’tan özge sevdiğim mi var ?

Karacaoğlan

CHP Çevrecik Beldesi Belediye Başkanlığını kazandı

0

600 e yakın taşıma seçmenin taşındığı Çevrecik Beldesinde, yapılan göstermelik asfalt, dağıtılan hediyeler geleceğe yönelik boş ama göz alıcı vaadlere rağmen AKP seçimi kazanamadı. CHP adayı Nazım Demirkol 70 oy farkıyla seçimi kazandı.

Çevrecik Beldesinin büyük çınarı sevincini şapkasını göğe atarak belirtti.

Umarız ki bir Türkiye seciminde bütün şapkalar göklere atılır.

için dışın murdar iken

0

İçin dışın murdar iken
Dost neylesin senin ile
Gönlün gözün nefs-ü heva
Aşk neylesin senin ile

Zakir ile yoldaş olup
Sâdıklara yâr olmadın
Olmaz yere verdin gönül
Dost neylesin senin ile

Dünya gözün rûşen edip
Gönül gözün kör eyledin
Zulmet dolucak gönlüne
Nur neylesin senin ile

Gerçek ere derviş gerek
Doldu cihan dâvâ ile
Duydun ise aslın işin
Kal neylesin senin ile (1)

Dervişliği sanma hemen
Olur sûret düzmek ile (2)
Dilde ise senin işin
Hal neylesin senin ile (3)

YUNUS EMRE hoş dert ile
Merdâne sür devranını
Hemrâh isen dost yoluna (4)
Ar neylesin senin ile (5)

(1) Kal: Söz (1 ince söylenir).

(2) Süret düzmek: Kılık kıyafet yapmak, düzmek.

(3) Hal: İç coşkunluğu.

(4) Hemrah: Yol arkadaşı, aynı yolu tutan

(5) Ar: Utanma, utanma hail.

Âşık oldum erene ermek ile

0

Âşık oldum erene ermek ile
Hakk’ı buldum ben eri görmek ile

Ere erdim, erde buldum maksûdum
Bulamadım taşradan sormak ile

Ne yere baktım ise er oturur
Gönlün aldım, yüz yere sürmek ile

Hak’tan imiş canlara cümle nasib
Olmaz imiş Kâbe’ye varmak ile

Eşiğindir Kâbe bilirsen senin
Bulamadım yol çekip armak ile (1)

Beni gören bir pula saymaz idi
Şimdi gören gösterir parmak ile

Bir göl idim, kıldı erenler nazar
Deniz oldum dört yana ırmak ile

Geldi ün YUNUS deyü, durdum uru
Gözüm açtım, kulağım burmak ile

(1) Armak, vezin için böyle yazılmıştır. Doğrusu «aramaktır.
Vezni: Failâtün Failâtün Failün.
Öztelli Cahit, Özgür Yayın Dağıtım, İstanbul 1984

Dirliğim ne idüğün aydayım kıldan kıla

0

Dirliğim ne idüğün aydayım kıldan kıla
Irak yakın işite, hass-u âm cümle bile

Hass-u âm, mutî, âsî, dost, kuludur cümlesi
Kullar yol vermeyince şahı kim görebile

Dosta gidenin yolu gönül içinden geçer
Bir amel eylemedim, gireyidim gönüle

Dosta giden kişiler unutur kendözünü
Ben nereye varırsam beni ileten bile

Senlik, benlik olıcak iş ikilikte kalır
İkilik tutan kişi nice birike birle

Bundan böyle dost ile bilmezem nolasını
Şimdiye değin ömrüm geçmiş yok sevdayile

Bu kıssam uzundurur nice tüketebilem
Hangi bir eksikliğim getirebilem dile

Yetmiş iki milletin ayağın öpmek gerek
Onun için ma’şûka, cümle millette bile

Âşık imişse YUNUS vuslat bulaydı bu gün
Aşk nice karar kılsın yarınki vâdeyile

MUHARREM AYI MUHABBET ERKÂNLARINA DAVET EDİYORUZ

0

Muharrem ayı boyunca, Kerbelâ’nın hakikatini, adalet ve insanlık mücadelesini değerli konuklarımızın anlatımları eşliğinde birlikte anacağız.

📅 Program Takvimi

16 Haziran
Mansur YALÇIN (Dede)

17 ve 20 Haziran
M. Cemil KILIÇ (İlahiyatçı – Yazar)

18 Haziran
Doğan BERMEK (ADO Başkanı)

19 Haziran
Miyase İLKNUR (Gazeteci)

21 Haziran
Doç. Dr. İhsan KOLUAÇIK (Akademisyen)

22, 23 ve 24 Haziran
Doç. Dr. İlgar BAHARLU (Akademisyen)

25, 26 ve 27 Haziran
Prof. Dr. Mehmet ERSAL (Akademisyen)

Muharrem Ayı Boyunca
Birol YILDIZ HATİPOĞLU (Post Dedesi)

Her gün saat 19.00’da gerçekleştirilecek Muharrem Ayı Muhabbet Erkânlarımızda; birlik, rızalık ve muhabbet ikliminde bir araya gelerek Kerbelâ’nın insanlığa bıraktığı emaneti birlikte yad edeceğiz.

Katılımınız bizlere güç ve onur verecektir.

Hak-Muhammed-Ali yoluna niyaz olsun.

Sevgi ve saygılarımla.

Gazi Arslan
İstanbul Cemevi Eğitim ve Kültür Vakfı
Genel Başkanı