Salı, Şubat 17, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog

Bir kez gönül yıktın ise

0

Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil

Bir gönülü yaptın ise
Er eteğin tuttun ise
Bir kez hayır ettin ise
Binde bir ise az değil

Yol odur ki doğru vara
Göz odur ki Hakk’ı göre
Er odur alçakta dura
Yüceden bakan göz değil

Erden sana nazar ola
İçin dışın pür nur ola
Beli kurtulmuştan ola
Şol kişi kim gammaz değil

Yunus bu sözleri çatar
Sanki balı yağa katar
Halka matahların satar
Yükü gevherdir tuz değil

Her bir söze sakın dilin uzatma

0

Her bir söze sakın dilin uzatma
Doğru söyleyene dilde nemiz var.
Aybın görüp elin gıybetin etme
Kendimiz görelim, elde nemiz var.

Nâdana söz atıp dile getirme
Cahile uyup da kendin yitirme
Her ağaç dibine varıp oturma
Meyvesi olmayan dalda nemiz var.

İhtilaf çoğaldı okur kitaptan
Her bağa girilmez oldu gazelden
Ayırma gönlünü sen de sohbetten
Halk içinde kıyl-ü kalde nemiz var.

Herkese kaş çatıp fena söyleme
Helâlden gayrıya himmet eyleme
Her güle gül diye minnet eyleme
Dikende açılan gülde nemiz var.

Olur olmaz yerde çok sır verilmez
Cümle bir sıfattır kâmil bilinmez
Her akan sulardan abdest alınmaz
Yuvarlanıp akan selde nemiz var.

Sakın bir kimsenin metaın satma
Bülbül gibi bezm-i gülşende ötme
Her gördüğün bala parmağın batma
Lezzeti çıkmayan balda nemiz var.

Kul Himmet’im der ki bu sır Ali’nin
Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin
Kurbanıyım erkânının yolunun
Kırmızılar giydik alda nemiz var

İstanbul Cemevi Eğitim ve Kültür Vakfı olağan genel kurulunu yaptı

0
IMG_20260215_142410_00_112.jpg

OLAĞAN GENEL KURULUMUZ HAYIRLI OLSUN…!
İstanbul Cemevi Eğitim ve Kültür Vakfı olarak Olağan Genel Kurulumuzu; yurt içinden ve yurt dışından kıymetli dostlarımızın katılımıyla gerçekleştirmiş bulunuyoruz.
Vizyonu geniş, ufku açık, hedefleri büyük; günü değil yarınları inşa etmeyi amaçlayan, ilmi ve bilimi rehber edinen, eğitimi merkeze alan,
inanç değerlerinden asla ödün vermeyen güçlü bir kurumsal yapıyı; dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla daha da güçlendirdik.
Hak-Muhammed-Ali yolunda;
yöneticilik görevini devreden ve
yeni dönemde hizmete talip olan
tüm canlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.
Genel kurulumuza katılımlarıyla bizleri onurlandıran ve destekleriyle yanımızda olan kıymetli dostlarımıza ayrıca şükranlarımızı sunarız:

  • Almanya Berlin’de vakfımızın temsilcisi ve Mütevelli Heyeti Üyemiz Rıza Şahin Dedemize,
  • Hızır Avusturya Başkanı Zöhre Doğan Anaya,
  • Münih Tokatlılar Kültür Derneği Başkanı Sevilay Hundsberger kardeşimize,
  • İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof Dr. Mehmet Ersal Hocamıza,
  • Cemevimizin mimarı, kıymetli Gürdal Özdemir Abimize,
  • İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkan Vekili Kazım Özeren’e,
  • Küçükçekmece Belediyesi Meclis Üyesi Ali Rıza Polat’a,
  • Küçükçekmece Belediye Başkan Danışmanı Medet Polat’a.
    Vakıf Mütevelli Heyetimize, vakıf üyelerimize ve tüm misafirlerimize; verdikleri destekler, sundukları katkılar ve emekleri için teşekkür ediyor, hizmetlerinin Hak katında kabul ve makbul olmasını niyaz ediyoruz.
    Hak yardımcımız Hızır, yoldaşımız olsun.
  • Yeni yönetim kurulunu kutlar ve başarılarının devamını dileriz.
    1 Gazi Arslan
    2 İlknur KAPLAN
    3 Nurettin KAYAOĞLU
    4 Kenan DOĞAN
    5 Sevgi EVREN KÖROĞLU
    6 Utku ÇINAR
    7 Nuray SORGİT
    8 Ahmet SAL
    9 Haydar YALÇIN
    10 Memet ZENGİN
    11 Elif BAYRAM
    12 Bülent DERVİŞOĞLU
    13 Murat TOPGÜLOĞLU
    14 Kurtuluş TEKALMAZ
    15 Veysel BOZKURT
    16 Cevat KOÇYİĞİT
    17 Emir SEZGİN

Pîr’im Hamdullah

0

İnkârın soyuna boyun eğmeyen
Hünkâr’ın postunda Pîr’im Hamdullah
Hilekar hükmüne müdâfaa kılan
Nâmerdler kastında Pîr’im Hamdullah

İdam sehpasını kurdular tamam
Yalan iftirâya uğradı imâm
Canını yoluna eyledi ikrâm
İkrâr-ı ahdinde Pîr’im Hamdullah

Daim ceng eyledi Hakk’a kör ile
Amasya’ya hicret etti zor ile
Keder bucağında ömrü zâr ile
Hasret nefesinde Pîr’im Hamdullah

Nutku ilm-i ledûn mürşîd-i merdân
Nesl-i Ali Şâh-ı şehîd-i nûr’dan
Halimî’yi dûr etmesin Yaradan
Şefâat bâbında Pîr’im Hamdullah

FİKRET HOROS GÜVENC ABDAL OCAĞI

Dardaki bir kula Hızır olmalı

0

Batında sır olmak marifet değil
Dardaki bir kula Hızır olmalı
Ledün ilmindeki gizi ararsan
Dardaki bir kula Hızır olmalı

Ab-ı hayat suyun içmeli değil
Zaman ikliminde göçmeli değil
Ol Arşı Rahmanda uçmalı değil
Dardaki bir kula Hızır olmalı

Mülke sultan olsan kime ne fayda
Uçsuz bir ok olsan kirişte yayda
Şefaat istersen eğer her ayda
Dardaki bir kula Hızır olmalı

Gönül pazarımda bak gör neler var
Açtığın yarayı ellerin iie sar
Eren olmak için kılmışsan karar
Dardaki bir kula Hızır olmalı

Talip değil isen söyletme piri
Ruhun yangın yeri bedenin diri
Arıtmak istersen kalpteki kiri
Dardaki bir kula Hızır olmalı

Övünme malınla hepsi bir mezar
Ömürden törpüler gün azar azar
Hatipoğlu kendi özünden yazar
Dardaki bir kula Hızır olmalı

Birol Yıldız Hatipoğlu

ALEVİ ÖRGÜTLENMESİNDE TIKANMA DEĞİL, ÇÖKÜŞ TEHLİKESİ VAR

0

Artık meseleyi yumuşatarak konuşamayız.
Bugün Alevi örgütlenmesi bir kriz değil, bir yön kaybı yaşamaktadır.
Bu durum geçici değildir. Yapısaldır. Derindir. Tehlikelidir.
Sorun sadece devlet baskısı değildir.
Sorun sadece siyasal iklim değildir.
Sorun içeridedir.
Ve en tehlikelisi de budur.

  1. Yol Adına Konuşup Yolu Bilmemek
    Bugün birçok kurum yöneticisi:
    • Yol erkânını bilmiyor
    • Alevi tarihine hâkim değil
    • Ocak sistemini anlamıyor
    • İnanç ile siyasetin sınırını kuramıyor
    Ama kürsüye çıkıp “Alevilik” adına konuşabiliyor.
    Bu bir temsil krizi değil; bir meşruiyet krizidir.
    Yol bilgisi olmadan temsil, kimliğin boşaltılmasıdır.
    Bu bilinçsizlik devam ederse Alevi örgütleri sadece tabela olarak kalacaktır.
  2. Liyakat Değil, Sadakat Rejimi
    Alevi örgütlerinde bugün belirleyici olan:
    • Bilgi değil
    • Birikim değil
    • Emek değil
    Yakınlık, klik, bölgecilik ve “bizden olsun” anlayışıdır.
    Bu açıkça bir sadakat düzenidir.
    Sadakat düzeni:
    • Nitelikli insanları dışlar
    • Orta vasatı yönetici yapar
    • Kurumu daraltır
    • Güveni çökertir
    Alevi örgütleri bu anlayışla ilerleyemez.
    Bu anlayış örgütü içeriden çürütmektedir.
  3. Eleştiriden Korkan Bir Yapı Yol Olamaz
    Alevi yolu sorgulamayı esas alır.
    Ama bugün eleştiri tehdit sayılıyor.
    • Soru soran dışlanıyor
    • Farklı düşünen yalnızlaştırılıyor
    • Gerçeği söyleyen “problemli” ilan ediliyor
    Bu açık bir otoriterleşmedir.
    Eleştiriden korkan yapı, hakikatten korkuyor demektir.
    Hakikatten korkan yapı ise yol olamaz.
  4. Delege Sistemi İşlevsizdir
    Delege denetlemeli, hesap sormalıdır.
    Ama bugün delege:
    • El kaldırıp indiren
    • Güç dengelerine göre pozisyon alan
    • Sessiz kalmayı tercih eden
    bir figüre indirgenmiştir.
    Bu demokrasi değil; formalitedir.
    Bu temsil değil; prosedürdür.
  5. Kurumlar Toplumdan Kopmuştur
    Toplum:
    • Kurumlara güven duymuyor
    • Temsil edildiğini hissetmiyor
    • Karar süreçlerine katılmıyor
    Gençler uzaklaşıyor.
    Kadınlar gerçek söz hakkı bulamıyor.
    Nitelikli insanlar dışlanıyor.
    Bu kopuş devam ederse örgüt kalabalık olur ama etkisiz kalır.
  6. En Tehlikeli Asimilasyon İçeriden Geliyor
    Değerler savunuluyor gibi yapılıyor
    ama pratikte aşındırılıyor.
    Yol konuşuluyor
    ama yol ahlakı işletilmiyor.
    Bu, açık saldırıdan daha tehlikelidir.
    Çünkü sessizdir.
    İçeriden yürür.
  7. Tıkanmanın Gerçek Nedenleri
    Açık konuşalım:
  8. Yol ile kurum arasındaki kopuş
  9. İlke yerine güç merkezli siyaset
  10. Liyakat sisteminin olmaması
  11. Eleştirinin bastırılması
  12. Bölgecilik ve dar grupçuluk
  13. Şeffaflık eksikliği
  14. Hesap vermeme kültürü
    Bu birleştiğinde ortaya çıkan yapı şudur:
    • Görünür ama etkisiz
    • Kalabalık ama iradesiz
    • Konuşan ama harekete geçemeyen
  15. Bu Böyle Devam Edemez
    Suriye’de yaşanan katliamlar karşısında güçlü refleks veremeyen bir örgüt, kriz anında işlevsiz demektir.
    Toplumun acısına ortak olamayan, stratejik duruş geliştiremeyen bir yapı temsil iddiasını sürdüremez.
    Gerçek soru şudur:
    Biz gerçekten örgütlü müyüz
    yoksa sadece örgütlü görünüyor muyuz?
  16. Çözüm: Radikal İç Yeniden Yapılanma
    Yumuşak reformlarla bu kriz aşılmaz.
    Gerekenler nettir:
    • Yol merkezli yeniden kurumsallaşma
    • Liyakat esaslı görev dağılımı
    • Şeffaf, hesap verebilir yönetim
    • Eleştiriye açık kültür
    • Gerçek demokratik delege sistemi
    • Gençlerin ve kadınların karar süreçlerinde belirleyici rol alması
    • Sistematik yol ve tarih eğitimi
    Aksi halde çürüme devam edecektir.
    Son Söz
    Bu bir kişisel eleştiri değildir.
    Bu bir iç tasfiye çağrısı da değildir.
    Bu bir uyarıdır.
    Gerçek tehlike dışarıda değildir.
    Gerçek tehlike içerideki suskunluk, konfor ve alışkanlıktır.
    Ya Alevi örgütlenmesini yol ahlakıyla yeniden inşa edeceğiz
    ya da tarih bizi, tabelasını koruyup ruhunu kaybedenler olarak yazacaktır.
    Yol susarak yürümez.
    Hakikat cesaret ister.
    Aşk ile.
    Hasan Aygün
    13.02.2026

Taa beşikten kıl sıratı

0

Taa beşikten kıl sıratı
Geçmişim de haberim yok
Ak göğüsten, aşk deminden
İçmişim de haberim yok

Maya tutmuş küçük yaşta
Dert dediğin nimet başta
Kara kışta, kor ataşta
Pişmişim de haberim yok

Pir gördüğüm günden beri
Gönül köşküm seyran yeri
Yolumdaki dikenleri
Biçmişim de haberim yok

Erişince kırk yaşıma
“Dağlar” dedim tek başıma
Muhabbetin deryasına
Düşmüşüm de haberim yok

Dil, kulaksız haber salıp
Gâhi verip, gâhi alıp
Benliğimden uzak kalıp
Küsmüşüm de haberim yok

Hakk nizamı aşktır deyi
Aşkla tarttım her bir şeyi
Taa beşikten Deruni’yi
Seçmişim de haberin yok…

     Hıdır Çam (Deruni)

Dünya üzerinde zulüm kök saldı

0

Dünya üzerinde zulüm kök saldı
Tüm cihana yardım eyle Allah’ım.
Sorumlu olanlar gaflete daldı
Şu insana yardım eyle Allah’ım.

Maalesef eksiklik var adalette
Dost bilinen eller hep ihanette
Biz biçâre kaldık bu felâkette
Garibana yardım eyle Allah’ım.

Kıbleyi şaşıran yönsüz türedi
Haddini bilmeyen densiz türedi
Sarıklı cübbeli dinsiz türedi
Müslümana yardım eyle Allah’ım.

Derde düçâr olup dil-hun dolaşan
İnsanlar içinde mahzun dolaşan
Dost Velayet gibi mecnun dolaşan
Perişana yardım eyle Allah’ım.

Velayet Aytan

Aşık Veysel in eserlerinde alevilik

0

Bu makalede, Âşık Veysel’in türkülerinde Alevi ve Bektaşi kültürü, inanç ve değerlerinin izleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Ozanlık geleneğinin en güçlü olduğu illerden biri Sivas’tır. Sivas şehri “ozanlar ocağı”, “âşıklar diyarı”, olarak meşhur olmuştur. Sivas’ın yetiştirdiği önemli halk ozanlarından biri Âşık Veysel’dir. Âşık Veysel, 1894 yılının Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde doğdu. Böylece Veysel için uzun ve ince bir yol hikâyesi başlamış oldu. Âşık Veysel, Alevi ve Bektaşi geleneğinin güçlü olarak yaşandığı Emlek yöresinde doğmuştur. Âşık Veysel’in yetişmesinde bu yörenin ozanlarının çok büyük katkıları olmuştur. Veysel, farklı inanç ve düşünceye sahip her ferdin düşüncesine, duygusuna,
inancına ve dünya görüşüne saygı duyarak şiirlerinde tabiat, vatan-millet ve birlik, aşk, acı, keder, milli, dinî-tasavvufî konuları ele almıştır. Âşık Veysel’in sevgi, saygı, hoşgörü, tevazu, ilahi ve beşeri aşk konularını çok kuvvetli şekilde işlediğini ve bu konuları kendi sazı ile türkülerinde okuduğunu biliyoruz.

Âşık Veysel’in dinî-tasavvufî ve mistik yönünün çok kuvvetli olmasının en önemli nedeni, onun manevi dünyasını inşa eden ruh mimarlarının huzurunda bulunmuş olmasıdır. Mescid köyünde Bektaşi dergâhı kuran Salman Baba, onun önemli dostu ve ilk öğretmenidir. Veysel’i yetiştiren Alevi Ocakları ve Bektaşi Dergâhlarıdır diyebiliriz. Âşık Veysel’in türkülerinde Alevi ve Bektaşi inanç ve değerlerinin izlerini görmek mümkündür. Âşık Veysel’in şiirlerinde Alevi ve Bektaşi Tasavvuf
anlayışına ilişkin kavramların ve sembollerin yer aldığını görüyoruz.

https://www.academia.edu

Dünyada tükenmez murad var imiş

0

Dünyada tükenmez murad var imiş
Ne alanı gordüm ne murad gordüm
Meşakkatın adın murad koymuşlar
Dünyada ne lezzet ne bir tat gordüm

Ölüm var dünyada yok imiş murad
Ġun be ġun artıyor türlü meşakkad
Kalmamış dünyada ehl-i ganaâd
İnsanlar içinde çok fesat gordüm

Nuşrevān-ı Adil nerede tahtı
Süleyman möhrünü kime bıraktı
Resûl-ü Ekrem’in gānūnu hagdı
Her ömrün sonunda bir feryad gordüm

Var mıdır dünyāya gelip de kalan
Gulüp baştan başa muradın alan
Murādı maksūdu hepisi yalan
Ölümü dünyāda hagīgat gordüm

Dönüyor bir dolap çarkı belirsiz
Çağlayan bir su var hargı belirsiz
Veysel neler satar nargı belirsiz
Ne müşteri gordüm ne hesap gordüm

Son Tiyatro

0

Bu sahnede mertler rağbet görmüyor,
Dönekleri alkışlıyor seyirci.
Bal yapan arıya kıymet vermiyor,
Sinekleri alkışlıyor seyirci.

Sadakattır, karpuz değil dağılan;
Kurban gider bu girdapta boğulan.
Uyanığın kovasına sağılan
İnekleri alkışlıyor seyirci.

Hak! diyeni taşladılar, sövdüler;
Uyananı bu sahneden kovdular.
Akıllı yuhlandı, safı övdüler,
Bunakları alkışlıyor seyirci.

Seviyorlar yalakaca sözleri,
Eğrilere değiştiler düzleri.
Kızarmayan, utanmayan yüzleri,
Yanakları alkışlıyor seyirci.

Harun da bu filme şaşırdı, kaldı;
Yılın ödülünü yalaka aldı.
Eller eğilene bol alkış çaldı,
Binekleri alkışlıyor seyirci.

Aşık HARUN USTAOĞLU

Çaresiz, perişan, darda kalmışım

0

Çaresiz, perişan, darda kalmışım
Yetiş ya imdada Bozatlı Hızır
Zemheride ahu zarda kalmışım
Yetiş ya imdada Bozatlı Hızır

Dertler girdabında düştüm taşkına
Yitirdim aklımı, döndüm şaşkına
Şah ı Merdan, Düzgün Baba aşkına
Yetiş ya imdada Bozatlı Hızır

Her gece sıralanıp tabuta kondum
Tuttum orucumu, pür ü pak oldum
Kurtlara, kuşlara lokmanı sundum
Yetiş ya imdada Bozatlı Hızır

Düşlerde gördüğüm eren sen misin?
Sormadan derdimi bilen sen misin?
Dağların ardından gelen sen misin?
Yetiş ya imdada Bozatlı Hızır

Dediler boz atla dağlardan uçar
Her kim ki dardadır kapısın açar
Deruni perişan, naçar mı naçar
Yetiş ya imdada Bozatlı Hızır

Namına Bozatlı Hızır demişler
Nerede çağırsan hazır demişler
Bana da sendendir Hıdır demişler
Himmet et adıma Bozatlı Hızır


Eriş imdadıma Bozatlı Hızır…

Kerbela çölünü anlatsam sana

0

Kerbela çölünü anlatsam sana.
Derya ağlar, deniz ağlar, kum ağlar.
Yandı ciğerlerim döndü büryana.
Ataş ağlar, kebap ağlar, köz ağlar.
.
Ehlibeyt’in gördüğü kanlı zulüm.
Sustu konuşmuyor, lal oldu dilim.
İmam Hüseyin’im, kesildi serin”
Toprak ağlar, sahra ağlar, çöl ağlar.
.
Yezid‘in elinden ağıtım amandır.
Başıma yazılmış kanlı fermandır.
Bu nasıl bir yerdir çölü dumandır.
Yıllar ağlar, yollar ağlar, sel ağlar.
.
Bir küçücük kuzu Ali’ Askerim”
Yitirdim aklımı nere giderim.
Asırlardır bitmez matem, kederim.
Bülbül ağlar, diken ağlar, gül ağlar.
.
Benim yaralarım türlü türlüdür.
Kerbela‘da esen Şahın’ yelidir.
Umman‘lara döndü gözüm selidir.
Kaşım ağlar, gözüm ağlar, yel ağlar
.
Celal’ Abbas’ koştu Fırat’a vardı.
Yolları kesildi, orada kaldı.
Oda kanadından, kolundan oldu.
Kollar ağlar, kanad ağlar, kul ağlar.
.
Ali’ Ekber’ derki derin hastayım.
Zeynel’ Abidin’le gamlı yastayım.
Yezid‘in elinden darda, zordayım.
Oklar ağlar, mızrak ağlar, yay ağlar
.
İki oğlunu da kurban eyledi.
Zeyneb’in feryadı böğrümü deldi.
Ömür boyu yas içinde inledi.
Damak ağlar, dudak ağlar, dil ağlar
.
Sakine, su diye ağlayıp durdu.
Yezid‘in itleri iyice kudurdu.
Kerbela çölleri kan ile doldu.
Sular ağlar, Fırat ağlar, göl ağlar.
.
Kasım’ın yarası bir bakın derin.
Hergün Yezitlere lanet ederim.
Fatma’m eli kınalı gencecik gelin.
Gelin ağlar, kına ağlar, el ağlar.
.
Hür şehit, sende geldin imana.
Çöllerde kayb oldu Şehriban Ana
Maviye, ocağın olsun virana.
Kurtlar ağlar, karga ağlar, kuş ağlar.
.
Sefîl Berçenekli herdem zordayım.
Can Ruki’ye, senin için kordayım.
Zülcenah gibiyim, ala kandayım.
Ağaç ağlar, akrep ağlar, at ağlar

Alevilerde Hızır [12 Şubat 2025]

0

Alevilerde Hızır, 1’35” [12 Şubat 2025]
Ḫiżir – Ḫiżr ya da χiḍr yahut el-Hıdır veya el-Hadr;
O ki: Trakya’da Izır, Dersim’de Xızır, genelde Hızır, her yerde hazır ve nazır… Herkesin ocağına uğrasın; darda kalanın carına yetişsin Hızır. Bozatlı Hızır yoldaşınız ve yardımcınız olsun.. Yolunuz düşerse Samandağ’a, ziyaret edin Hz. Hızır Türbesi’ni veyahut Makamı’nı orada..


“Azattır fenâdan geçen
Âb-ı hayattan su içen
Zulmetin kapısın açan
Hızır-sıfat velî gerek


Emir halîfe derilen
Tâlibe erkân sürülen
Bin bir sıfatta görünen
Şah Hatâyi Alî gerek” :


tam versiyonu için :
İsmail Engin : Alevilikte ve Alevilerde Hızır , 10’34” [12 Şubat 2025]