Ben suyumu kazandım da içtim Ekmeğimi böldüm de yedim Ben suyumu kazandım da içtim Ekmeğimi böldüm de yedim Alkışı duydum, ihaneti gördüm Sesim de oldu, sessizliğim de Seviştiğim de oldu benim Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi
Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi Ne olur Ne olur
Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi Ne olur Ne olur
Hakikat ilminde bir nokta buldum Umm’ül Kur’an o noktada gizlidir Okudum hecesin zatını bildim Sırr-ı Süphan o noktada gizlidir
Aslı bir noktadır taht-üs serada Tecelli gösterir her bir eşya da Allemel esma da, bay u gedada Al-i İmran o noktada gizlidir
Sıdkı hatmeyledi cim ile dalı Üstaza ermiyen bilmez bu hali Mayası Muhammed, esrarı Ali Seb-ül mesan o noktada gizlidir
Sıdkı Baba
Alleme âdemel esmâe: (Bakara:31): Âdem’e bütün adları bildirmişti Ümmül Kuran: Kuran’ın anası, özü esası manasında Fatiha suresine işaret eder Taht-es serâ (Taha:6) Bay u Geda: Zengin ve yoksul Seb‘u’l-mesânî (Zümer:23): Tekrarlanan, iki kattan ibaret olan yedi manasında. Ayrıca insanın yüzündeki yedi deliğe (iki göz çukuru, iki burun deliği, iki kulak deliği ve de ağız)
sözlerinden alınganlık gösteriyoruz, başka manada söylenen ve kullanılan. açıkçası diken üstündeyiz..
bir fıkradan da haklı olarak..
açıklamalar yapıyoruz, kınamalar.. bildiriler..
uzmanlıklarına başvuracağımız folklorcular yani halk edebiyatçıları arazi.. ara ki bulasın!
müzikologlar da..
yapay zekaysa iş başında. provokatör.
“yakmak” fiili kötü şeyleri çağrıştırıyor bize. karnesi zayıf bu bağlamda, geçmişte iyi şeyler yaşanmamış, insanlar yakılmış zira..
lakin, İmralı’daki hükümlü, kadın için demediğini bırakmamış.
“kokmak” fiili de kötü, bizim hafızamızda..
Alevilik için de “uydurulmuş” demişti.
sosyal medyada hareket yok. kadın örgütlerinde açıklama – kınama da yok. Aleviler lal..
Montumun cebinde yok kuruş Zıplıyor herkes, kanguru sanki Full depo Taunus’um Bi’ de kafamıza bas vurur ama yine yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok
Hah, kazan kazan yok Kaybet’cek birimiz, kaçarı yok Çocuk çok, yatarım yok Oynayan aç ayı yok Olmayan façası yok Kurtaran paçayı yok Gelecek için bi’ hedefin yok Yarının yok
Temel güvenin yok İllegal, legal düzenin yok Para kesesi yok Bekleme, rüzgârın esesi yok Her şey boş yere, tasarı yok Bak büyüdüğün sokakta masalın yok Hah, kollarından öte saranın yok Dirisin ya da ölü, Araf’ı yok
Kapımın önünde polisler var Elinde silahla komiser var Üstümde, başımda kan izi var Önümde kocaman valizler var Bana tepeler, denizler dar Bi’ de sırtımda keneler var Yarım kalır o şarkılar Bur’da panda yok, develer var
Montumun cebinde yok kuruş (yok) Zıplıyor herkes, kanguru sanki Full depo Taunus’um (yok) Bi’ de kafamıza bas vurur, ama yine yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok
Montumun cebinde yok kuruş (yok) Zıplıyor herkes, kanguru sanki Full depo Taunus’um (yok) Bi’ de kafamıza bas vurur, ama yine yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok
Artık gerçeğin farkında herkes Kimse doymuyo’ yerken Hayat en sayko mektep Yanacak kafan gençken Olacaklar hep elzem, depresyon gettoya kısmet Ve de kaygıya saplanmış herkes mi zorlayan? Üstelik yaşama sevincine el koyan denge
Ve umutların er geç ölür Bi’ de bakarsın her şey sönük Suça en yakın eksen görür Hızlı yaşayan erken ölür Biz yakarsak söndüremezler Geri döndüremezler Bizi heyecanlandıramıyorsa bi’ şeyler Artık öldüremez de
Ah, herkes delirmiş Hiç etkinlikler etik değil Hep biz pisliklere itildik Bizi bitirmiş ilişki Ki bilemezdik ne işti? Daha dur hele, ne içtik? Tüm bilincini yitirmiş Şehir kurtları tedirgin
Montumun cebinde yok kuruş (yok) Zıplıyor herkes, kanguru sanki Full depo Taunus’um (yok) Bi’ de kafamıza bas vurur, ama yine yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok
Montumun cebinde yok kuruş (yok) Zıplıyor herkes, kanguru sanki Full depo Taunus’um (yok) Bi’ de kafamıza bas vurur, ama yine yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok
Montumun cebinde yok kuruş (yok) Zıplıyor herkes, kanguru sanki (yok)
600 e yakın taşıma seçmenin taşındığı Çevrecik Beldesinde, yapılan göstermelik asfalt, dağıtılan hediyeler geleceğe yönelik boş ama göz alıcı vaadlere rağmen AKP seçimi kazanamadı. CHP adayı Nazım Demirkol 70 oy farkıyla seçimi kazandı.
Çevrecik Beldesinin büyük çınarı sevincini şapkasını göğe atarak belirtti.
Umarız ki bir Türkiye seciminde bütün şapkalar göklere atılır.
Muharrem ayı boyunca, Kerbelâ’nın hakikatini, adalet ve insanlık mücadelesini değerli konuklarımızın anlatımları eşliğinde birlikte anacağız.
📅 Program Takvimi
16 Haziran Mansur YALÇIN (Dede)
17 ve 20 Haziran M. Cemil KILIÇ (İlahiyatçı – Yazar)
18 Haziran Doğan BERMEK (ADO Başkanı)
19 Haziran Miyase İLKNUR (Gazeteci)
21 Haziran Doç. Dr. İhsan KOLUAÇIK (Akademisyen)
22, 23 ve 24 Haziran Doç. Dr. İlgar BAHARLU (Akademisyen)
25, 26 ve 27 Haziran Prof. Dr. Mehmet ERSAL (Akademisyen)
Muharrem Ayı Boyunca Birol YILDIZ HATİPOĞLU (Post Dedesi)
Her gün saat 19.00’da gerçekleştirilecek Muharrem Ayı Muhabbet Erkânlarımızda; birlik, rızalık ve muhabbet ikliminde bir araya gelerek Kerbelâ’nın insanlığa bıraktığı emaneti birlikte yad edeceğiz.
Katılımınız bizlere güç ve onur verecektir.
Hak-Muhammed-Ali yoluna niyaz olsun.
Sevgi ve saygılarımla.
Gazi Arslan İstanbul Cemevi Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı