Kenardan seyrettim şu kabristanı,
Ne kadar yatan var, yası kalmamış.
Elim günüm çoktur diyenin hanı?
Başucunda hiç kimsesi kalmamış.
Taşları okudum, ölene baktım,
Düşündüm, gerçeğe, yalana baktım.
Birbirine düşman olana baktım,
Kimsenin kimseyle küsü kalmamış.
Başucunda bitmiş çamlar, söğütler,
Boşa çıkmış nasihatler, öğütler.
Aslan gibi kükreyen o yiğitler,
Sür sükût yatıyor, sesi kalmamış.
Dişleri kırılmış ömür çarkının,
Ecele faydası yokmuş korkunun.
Kıymeti yok burda güzel çirkinin,
Kimsenin havası, süsü kalmamış.
Dünyayı özünün bilen vardı ya,
Gözleri doymayan, çalan vardı ya,
Mal mülk, her bir şeyi olan vardı ya,
Elinde bir kırık tası kalmamış.
Harun, son durağı gelmem diyenin,
İdrakı noksandır, ölmem diyenin.
Dost düşmandan geri kalmam diyenin,
Kimseyle yarışı, bahsi kalmamış.
Âşık Harun Ustaoğlu

