Cuma, Şubat 27, 2026
No menu items!
AtatürkAtatürk her şeyi milletine açık ve net olarak yazmış, anlatmıştır.

Atatürk her şeyi milletine açık ve net olarak yazmış, anlatmıştır.

Bu kitapları onların kafalarına vurmak istiyorum!
Peki kimlerin? Şimdi anlatıyorum…
Atatürk her şeyi milletine açık ve net olarak yazmış, anlatmıştır.
Buna rağmen 100 yıl sonra hâlâ herkesin kendisine göre bir Atatürk modeli çıkarması, bir Atatürk “yaratması” cehalet değilse nedir?
Atatürk’e bundan daha büyük bir kötülük yapılabilir mi?
Atatürk Ne Diyor?
(HAYATIN KÖKENİ)
“Çizdiğimiz hayat zincirinin ilk halkasını sularda bulduk. Hayat; sıcak, güneşli, sığ bataklık suda, çamur veya kum üzerinde başladı. […] Her halde şunu kabul etmek lazımdır ki; hayat tabiatın dışından gelmiş değildir ve tabiatın üstünde bir nedenin eseri de değildir. Hayat; tıpkı suyun buhar olması gibi zorunlu bir tabiat hadisesidir ve ortaya çıkması için gereken tabiî sebepler mevcut olduğu zaman kendiliğinden oluşmuştur.”
(ZEKÂ):
“Şunu söyleyelim ki, insanların bütün bilgileri ve inanışları, insanın zekâsı eseridir. Zekâ, tabiî olan beyinden çıkar. Bundan, tabiatı anlamakta zekânın en büyük cevher ve etken olduğu anlaşıldığı gibi, tabiatın üstünde ve dışındaki bütün kavramların, insan beyni için kendi tarafından uydurma şeylerden başka bir şey olmayacağı meydana çıkar.”
(DÜNYA VE HAYAT):
“Bundan 200 sene evveline kadar Dünya’nın 5-6 bin sene önce yaratıldığı ve insanın ‘cennet’te yaratıldığı sanılmaktaydı. Bu kanaatler hep din kitaplarındaki hikâyelerin, olduğu gibi gerçek sanılmasından doğuyordu.”
Analiz: Atatürk Aslında Ne Diyor?
Atatürk, Türk gençliğinin dünyayı ve tarihini dogmalarla (sorgulanmayan inançlarla) değil, bilimsel gerçeklerle tanımasını istemiştir. Kısacası Atatürk diyor ki:
“Dinler, insanların zekâsı tarafından uydurulmuştur.”
“Doğaüstü kavramlar insan beyninin uydurmasıdır.”
Atatürk, “İmamlar, Cumhuriyet sizden fikri kıt, vicdanı kör, irfanı köle nesiller ister” dememiştir!
Aksine öğretmenlere seslenerek: “Öğretmenler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” demiştir.
“Ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım bilim ve akıldır” diyerek sınırları çizmiştir.
Şimdi Soruyorum: Atatürk’ün Gerçek Mirasçıları Kimlerdir?
Onu anlayan; dogmadan kopmuş, tanrıdan kopmuş, bilimin ve aklın yolunda yürüyenler midir?
Yoksa onu ilahlaştıranlar, Müslümanlaştıranlar, kutsallaştıranlar mı?
Utanmadan peygamber diyenler mi, evliya diyenler mi?
Bu aklın Atatürk’e “ilahi bir güç” tarafından verildiğine inanan cahiller mi?
Atatürk nasıl başarmıştır? Kendi cevabıyla:
“Çocukluğumda elime geçen iki kuruştan birini eğer kitaplara vermeseydim bu gün yapabildiğim işlerin hiçbirini yapamazdım.”_Atatürk

İLGİLİ YAZILAR

Kütüphane

Yazarlar

Çizginin Gücü

ŞİİR

Alevilik Takvimi

Alevilik Takvimi 2025-2026

2025 11 – 13 ŞUBAT 2025HIZIR ORUCU 21 MART 2025HZ ALİ ‘NİN DOĞUMU NEVRUZ BAYRAMI(21 Mart 598) 21 MART 2025HZ ALİ ‘NİN ŞAHADETİ GÜNÜ(21 Ramazan 40 Hicri) 05/06...