Bindi Ukap´a da sürdü Fırat´a,
Yolların olayım Şah Abbas senin.
Allah Allah deyip geldi gayrete,
Dillerin olayım Şah Abbas senin.
Yedi sargıyı da yarıp sollayan,
Ehlibeyt´in yetimlerin kollayan,
Kanlı yezidlere kılıç sallayan,
Ellerin olayım Şah Abbas senin.
Yoluna bakarım gözlerim nem de,
İsmini anarım sohbette demde,
Mekan kurducağın habu sinem de,
Güllerin olayım Şah Abbas senin.
Doldurdun Fırat´tan suyu tuluma,
Siper ettin bedenini zuluma,
Canım kurban yürüdüğün yoluna,
Çöllerin olayım Şah Abbas senin.
Çarpışa çarpışa halin kalmamış,
Çekmediğin bunca zulüm kalmamış,
Dökülmüş yaprağın dalın kalmamış,
Dalların olayım Şah Abbas senin.
Nedir bu kederin kurban olduğum,
Hasretinden sararıpda solduğum,
Arayıpda yetimlerin bulduğun,
Yılların olayım Şah Abbas senin.
Erlik meydanında gösterdin çaba,
Fırat´tan suyunu doldurdun kaba,
Binipde sürdüğün atın Ukap´a,
Nalların olayım Şah Abbas senin.
Senin içindir ağlayıp coştuğum,
Ahı feryad figanlara düştüğüm,
Ol fakir hanene serip açtığın,
Çulların olayım Şah Abbas senin.
Gözyaşımı gözyaşına katayım,
Ellerimi ellerinden tutayım,
Dağılmış arılar sönmüş peteğin,
Balların olayım Şah Abbas senin.
Sayılmıyor vücüdunda yaralar,
Bu dert beni pare pare pareler,
Yakışır mı sana giymek kareler,
Alların olayım Şah Abbas senin.
ALİ SEFA´m der ki Şah´tır gördüğüm.
Ayağı tozuna yüzler sürdüğüm,
Bir damla su için şehit verdiğin,
Kolların olayım Şah Abbas senin.

