sorarlar bir gün sorarlar
bu tozun / bu dumanın hesabını sorarlar
bu yalanın / bu talanın / bu akrebin / bu yelkovanın zamanını sorarlar
yaraya basılan tuzun / ipe asılan oğulun / karalar bağlamış dulun
sokak ortasında kanlar içinde kalmış kadının
hesabını sorarlar
sanmasın kimse ki / yatsıdan sonra da yanar bu mum
yine sokaklarda / yine meydanlarda
bağıra bağıra adalet ve özgürlük isteriz gülüm
ak kâğıt üstüne düşer gün ışığı / sular durulur bir gün
dikilir aklın söküğü / baş tacı edilir ekmeğin helali / yoksulun yedi yaması
ellerdeki nasırlar çiçek açar / temiz vicdanları okşar bereketli bulutlar
dünyanın en lezzetli çeçiliyle övünür analar / cicalar / neneler / bibiler
tulumlar şişer yaylalarda / bişiler / mafişler / keteler pişer
gökten üç elma düşer / boyun eğmeyenlere / insanı insan diye bilenlere
bedelsiz ve beklentisiz / gönül verenlere
özlemler biter bir gün / özlemler biter…
17 Şubat, Alper Akçam (Foto: Yılmaz Kömürcü)
Şişli meydanı’nda üç kız
biri Çiğdem biri Nergis
vuruldular güpegündüz
sorarlar bir gün sorarlar…
sabahın bir sahibi var
sorarlar bir gün sorarlar…
biter bu dertler acılar
sararlar bir gün sararlar
bindokuzyüzyetmişyedi
unutulmaz yılın adı
bir mayıs bayramı idi
beşyüzbin emekçi vardık
Taksim meydanı’na girdik
öyle bir İstanbul gördük
söz-müzik: ruhi su

