Ana Sayfa Blog Sayfa 66

Aşk elinden nic’edeyim neyleyim

0

Aşk elinden nic’edeyim neyleyim
Medet helak oldum narın içinde
Neme sevineyim neme güleyim
Gonca güller kaldı harın içinde

Meyil etmez oldu bana talihim
Zahir oldu gizli haber batınım
Arşa direk oldu benim tütünüm
Vücudum kül oldu narın içinde

Dertlerim yalkındı bağrım deşildi
Yar ile sürdüğüm demler düş oldu
Eller yaza bahar bana kış oldu
Gönül mekan tuttu karın içinde

Hasan Dede’m dedi bir mekan eylem
Çağlayıp deryaya karışabilem
Yarden ayrılalı büküldü belim
Kaldı gayret ile narın içinde

Gafil kaldır gönlündeki gümeni

0

Gafil kaldır gönlündeki gümeni
Bu mülkün sahibi Ali değil mi
İrşat etti on sekiz bin alemi
Rızkını da veren Ali değil mi

Gelin vazgeçelim biz bu gümandan
Sakın çıkmayalım dinden imandan
Şefaat umarız on iki imamdan
Onların atası Ali değil mi

Var etti milcanı o etti düşman
Ali’ye kast’etti sonra oldu pişman
Hangi kitapta var şol Ömer Osman
Kur’anda okunan Ali değil mi

Bin bir ismi vardır bir ismi Hızır
Her nerde çağırsan orada Hızır
Alim padişahtır Salman da vezir
Bu fermanı yazan Ali değil mi

Kul Himmet Üstadım ben bir biçare
Acep bulunmaz mı derdime çare
Günahlıyım nasıl varam divane
Divanda oturan Ali değil mi

Bakıp cemali yare

0

Bakıp cemali yare
Çağırırım dost dost
Dil oldu pare pare
Çağırırım dost dost

Mescitte meyhanede
Hanede viranede
Kabede puthanede
Çağırırım dost dost

Gördüğüm hep dost yüzü
Ondan ayırmam gözü
Kabedir dostun yüzü
Çağırırım dost dost

Gelmişim dost ilinden
Koklayarak gülünden
Niyazinin dilinden
Çağırırım dost dost

Ela gözlerine kurban olduğum

0

Ela gözlerine kurban olduğum
Arzuladım seni pîr deyü geldim
Gece gündüz hayaline yeldiğim
Yarama bir merhem sar deyü geldim

Pek perişan oldum seni seveli
İkrar verdim ta elestten evveli
Kaşları mahitap gözler mevali
Şöyle bir efendim var deyü geldim

Senden ayrılalı dahi gülmedim
Ben gönlümü her deryaya salmadım
Şunda her güzelden vefa bulmadım
Yine imdat sende car deyü geldim

Eğme kaşlarını kasavetim var
Güruh-ı Naci’den asil zatım var
Yusuf Kenan gibi muhabbetim var
Bir melek şimali yar deyü geldim

Veli’m eyder pirden tuttum elimi
İkrar verdim pek bağladım belimi
Ya öldür ya azad eyle kulunu
Ya benim muradım ver deyü geldim

Kaynak: Aşık Veli

Ey can sahibi gel candan haber ver

0

Ey can sahibi gel candan haber ver
Vücudunda ne var ondan haber ver

Vücudun şehrini seyran eyledim
Gönül evi o sultandan haber ver

Dudağın şerbeti hastaya şifa
Dudağından olan baldan haber ver

Ben Hümakuşuyum göğe ağarım
Yumurta içinde kandan haber ver

Yigirmi ağacın ondur budağı
Anın dahi çeçeğinden haber ver

Adem’den berisin ondur budağı
Anın dahi çiçeğinden haber ver

Oku kitabını Pir Sultan Abdal
Hakikata giden yoldan haber ver

Arzuladım size geldim

0

Arzuladım size geldim
Hünkar Hacı Bektaş Veli
Eşiğine yüzüm sürdüm
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Pir elinden dolu içtim
Doğdum elinize düştüm
Ak cenneti gördüm geçtim
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Güvercin donunda duran
Cümle eksikler bitiren
Beş taşı şahit getiren
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Kırk Budak’ta şem’a yanar
Dolusun içenler kanar
Aşıkların sema döner
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Bahçende gördüm gülünü
Erenler sürsün demini
İmam Rıza’nın torunu
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Balım Sultan er köçeği
Keser kılıncı bıçağı
Cümle erenler gerçeği
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Pir Sultan’ım gerçek veli
Erenlerden çekmem eli
On iki İmamın yolu
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Ben kulâm-i hanedanım, padişahımdır Ali,

0

Ben kulâm-i hanedanım, padişahımdır Ali,
İhtiyacım var ona, püştü penahımdır Ali,
Gönlümü kıldı münevver, merhimanımdır Ali,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Geldiler Hakk’tan beyane sırrı ağaz ettiler,
Sözleriyle bu cihân mülkine pervaz ettiler,
Hemdülillah biz gedanı mehremi râz ettiler,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Ta ezelden padişahımdır Hasan hûlkî-riza,
Dünyevü ükbâde sertacım Hüseyn-i Kerbela,
Nuri çeşmimdir İmâm-ı Zeyn’ül-İbad,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Can-u dilden bendeye Bâkır kulami Cafer’im,
Musey-i Kâzım, İmâm-ı Rza’ya kemterim,
Şah Tekî, Baba Nekî yolunda pak-î besterim,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Mâsave terk eyleyib bizleri diyâr-î lehlete,
Hâkim onlardır bu gün, layıktır onlar hürmete,
Lâh diyenler uğrayırlar bu cihânda möhnete,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Cümlemiz arzu edenler Askeri’ye askeriz,
Mehdi-yi Sahib-Zaman’a biz tevellâ eyleriz,
Hemdülillâh eyle, ey Nesîmî, biz yolunu gözleriz,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.

Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam

0

Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam
Gevher-i lâmekân benem, kevn ü mekâna sığmazam

Arş ile ferş ü kâf ü nun bende bulundu cümle çün
Kes sözünü vü epsem ol, şerh ü beyana sığmazam

Kevn ü mekândır ayetim, zatıdürür bidayetim,
Sen bu nişanla beni bil ki nişana sığmazam.

Kimse güman ü zann ile olmadı Hakk ile biliş,
Hakkı bilen bilir ki ben zann ü gümana sığmazam.

Surete bak ve mâniyi suret içinde tanı kim,
Cism ile can benem veli cism vü cana sığmazam.

Hem sedefem hem inciyem, haşr ü Sirat esinciyem,
Bunca kumaş ü raht ile ben bu dükkâna sığmazam.

Genc-i nihan benem ben üş, ayn-i ayan benem ben üş,
Gevher-i kân benim ben üş, bahre vü kâna sığmazam.

Gerçi muhit-i âzamem, âdem adımdır âdemem
Tur ile kün fekân benem, ben bu mekâne sığmazam.

Can ile hem cihan benem, dehr ile hem zaman benem,
Gör bu latifeyi ki ben, dehr ü zamana sığmazam.

Encüm ile felek benem, vahy ile hem melek benem,
Çek dilini vü epsem ol, ben bu lisana sığmazam.

Zerre benem güneş benem, çar ile penc ü şeş benem,
Sureti gör beyan ile çünkü beyana sığmazam.

Zat ileem sifat ile, gülşekerem nebat ile,
Kadr ileem berat ile, beste dehane sığmazam.

Nâre yanan şecer benem, çarha çıkar hacer benem,
Gör bu odın zebanesin, ben bu zebana sığmazam.

Şehd ile hem şeker benem, şems benem, kamer benem,
Ruh-u revan bağışlaram, ruh-u revana sığmazam.

Tir benem, keman benem, pir benem, civan benem,
Devlet- i cavidan benem, ine vü âna sığmazam.

Gerçi bu gün Nesimi’yem, Haşimiyem, Kureyşiyem,
Bundan uludur ayetim, ayete şana sığmazam.

Seher oldu ey nigarım

0

Seher oldu ey nigarım
Belki gidem diyarından
Felek zulmedip ayırdı
Beni gül yüzlü yarimden

Ölen bilir kalan bilir
Teni turap olan bilir
Muhabbet kokusu gelir
Yel estikçe damarında

Senin elin bana ermez
Benim gözüm seni görmez
Murailer kain olmaz
Ayırır yari yarinden

Seyit Nesiminin ahı
Gidenler gelmez bir dahi
Medet ey hubların şahı
Mahrum koyma didarından

Merhaba hoş geldin ey ruh-i revanım, merhaba

0

Merhaba hoş geldin ey ruh-i revanım, merhaba
Ey şeker leb dilber-i şirin zebanım, merhaba

Çün lebün cem-i cem oldu nefha-i ruhu-l Kudüs
Ey cemilüm ve’y cemalim bahrü kanum Merhaba

Ey melek suretli dilber, can fedadır yoluna
Lahmine lahmi’ dedün çün, kanı kanum merhaba

Geldi yarim naz ile sordu: Nesimi nicesen
Merhaba hoş geldin ey ruhi revanım merhaba

Ey müselmânlar, medet, ol yâr pünhan ayrılır,

0

Ey müselmânlar, medet, ol yâr pünhan ayrılır,
Ağlamayım, neyleyim, çün gövdeden cân ayrılır.

Ey senem, hicrân elinden naley-î zâr eylerim,
Gözlerimden sanasan deryay-î ümmân ayrılır.

Ol sebepdendir ki, ben bimar-û rencûr olmuşum,
Hasta gönlüm merhemi, şol derde dermân ayrılır.

Reng-û çöhrem zerd olubdur, kametim hem çün hilâl,
Ol güneş yüzlü habibim, le’l-î handân ayrılır.

Takatim, sabrım tükendi, yârsız ben neylerim,
Aklimi şeydâ kılan ol çeşm-î fettân ayrılır.

Mahşer-î yövm-ül hesap, koptu kıyâmet başime,
Çünkü, ey Yusuf sıfatlı, pir-î Ken’an ayrılır.

Ey ciğersiz nar-î firkatten Nesîmî çare ne?
Her kime nahn-û kasemnâ çün ezelden ayrılır.

Böyle kem zamanda cihana geldim

0

Böyle kem zamanda cihana geldim
Herkes imanından süzüldü gitti
Talip olan edep erkandan şaştı
Onlar ikrarından çözüldü gitti

Kiminin yükü var haddinden kaba
Harman zamanı yok elinde yaba
Yalancı şıh talip mürit kör baba
Yarısı kuyruğu döküldü gitti

Seyyid Nesimi’yim meydanda serim
Doğruyu söylersem yüzerler derim
Bu dünyada olan hayırla şerrim
O da defterime yazıldı gitti

Bir kişinin sorma aslın, izzetinden bellidir

0

Bir kişinin sorma aslın, izzetinden bellidir
Meclis-i irfan olacak hürmetinden bellidir

Hak-ı teala ilm içinde çünkü simahüm dedi
Bir kişinin bak yüzüne suretinden bellidir

Dervişin pirini sormak dediler adet değil
Arifane yek nazar kıl suretinden bellidir

Ademin kalbi mihenktir, bellidir belli beyan
Nitekim bimar-i aşkın illetinden bellidir

Ey Nesimi gevheri na-dan eline vermegil
Gevheri sarraf ne bilsin kıymetinden bellidir

Câne sen cândan ne kim, gelse, ciğerler ağrımaz,

0

Câne sen cândan ne kim, gelse, ciğerler ağrımaz,
Hâk bilir, bir zerre neşterden damarlar ağrımaz.

Şaha, mehrindenmidir, ya aşinalıktanmıdır,
Cismimi ser tâ gedem bin kez yararlar, ağrımaz.

Fitvasından zahidin nahâk beni ger soyalar,
Gam değil senden, şaha, görcek damarlar ağrımaz.

Zahidin efsanesinden soydular nahâk beni,
Hâk bilir, senden, şaha, sahibnezerler ağrımaz.

Şişemi çün taşa çaldım, Hâkk’ı izhâr eyledim,
Çeşm-î ehvâl ağrıdan ârif beserler ağrımaz.

Zahidin bir parmağın kessen, dönüp Hâk’dan kaçar,
Gör bu gerçek âşığı serpâ soyarlar, ağrımaz.

Cehl-î nâmerdin kaçan meydan gününde yeri var,
Er bilir meydan kadrin kim, kadirler ağrımaz.

Soyun, ey murdâr sallaklar, Nesîmî’nin tenin
Bunca nâmerdi görün, bir er kıyarlar, ağrımaz.

Lebine ehl-î nezer çeşme-i heyvan dediler,

0

Lebine ehl-î nezer çeşme-i heyvan dediler,
Gerçi uçmak hurusu cümle ana cân dediler.

Seni bu hüsn-î cemâl, bu kemâl ile görüb
Korktular Hâk demeğe, döndüler insan dediler.

Suretin vesfini sordum ise her taifeden,
Men’inin güzgüsünü suret-î Rahmân dediler.

Sünbülün halı perişan, dediler, hal ehli,
Allah-Allah, ne için, mişke perişan dediler?

Bir kılın kıymetini her kime sordumsa, ana
Genc-î Karun ile mülk-î Süleyman dediler.

Düşmanın adını âşıklara sordum ki, nedir,
İşiden cümle ne kâfir, ne müselmân dediler.

Şek değil, kim yüzünü görmemiş anlar ki, senin
Huriye benzedüben, Yusif-i Ken’an dediler.

Leblerin vesline irmek bana müşkül görünür,
Gerçi sordular anı, dil ile âsân dediler.

Ağzın esrarına endişe kaçan vakîf ola
Ki, ükûl ehli ana nükte-î pünhân dediler.

Ey Nesîmî, dem-î İsâ değil ise nefesin,
Nefesi doğrular ana ne için cân dediler?