Ana Sayfa Blog Sayfa 65

Aşk ile biliş canlara ezel-ebed olmayısar

0

Aşk ile biliş canlara ezel-ebed olmayısar
Gümrah olup bu cihanda kimse baki kalmayasar

Bir dona kan bulaşıcak yunmayınca mismil olmaz
Gönül pası yunmayınca namaz eda olmayısar

Gönül pasın ise kibir-ü kini kodun ise
İkrar bütün olmayınca erden nazar omayısar

Bu murdarı devşirenler bu su ile yunur sanır
Erden himmet olmayınca ömür geçer yunmayısar

Yunus imdi sen Hakk’a er dün-ü gün gönlün Hakk’a ver
Gönül gözü görmeyince bu baş gözü görmeyiser

Aşk imamdır bize gönül cemaat

0

Aşk imamdır bize gönül cemaat
Kıblemiz dost yüzü daimdir salat

Can dost mihrabına secdeye vardı
Yüz yere vuruban eder münacaht

Beş vakt tertibimiz bir vakte geldi
Beş bölük oluban kim kıla taat

Şeriat eydür bize şartı bırakma
Şart ol kişiyedir eder hiyanet

Dost yüzün görücek şirk yağmalandı
Onun içün kapıda kaldı şeriat

Münacat gibi vakt olmaz arada
Kim ola dost ile bu demde halvet

Kimsenin dinine hilaf demeyiz
Din tamam olıcak doğar muhabbet

Erenler nefsidir şol devletimiz
On’içün fitneden olduk selamet

Kalu bela dedik evvel ki demde
Dahi bugündür ol dem-ü bu saat

Doğruluk bekleyen dost kapısında
Gümansız ol bulur İlahi devlet

Yunus öyle esirdir ol kapıda
Diler ki olmaya ebedi rahat

Aşk atına süvar olan aşıklar

0

Aşk atına süvar olan aşıklar
Ölünceye kadar yorulmaz imiş
Hakkı can gözüyle gören sadıklar
Bu fani dünyaya sarılmaz imiş

Kiraman katibi cümleyi yazan
Berhudar mı olur doğrudan azan
Fırsat elde iken sermaye kazan
Eli boş divana varılmaz imiş

Sıdkı der yar olma kavl-i yalana
Sakın emeğini verir talana
Burda hünkar evladına muhib olana
O divanda sual sorulmaz imiş

Aşıklar ortasında sofilik satmayalar

0

Aşıklar ortasında sofilik satmayalar
İhlas ile aşka riyayı katmayalar

Ya bildiğini eyit ya bir bilirden işit
Teslimlik ucunu tut sözü uzatmayalar

Kur’an kelamım dedi gönlüne evim dedi
Gönül ev ıssın bilmez ademden tutmayalar

Gönül sındı bulundu hem Hakk’a yakın idi
Yine dikerim diye bütünü yırtmayalar

Mumlu baldır şeri’at tortusuz yağdır tarikat
Dost içün balı yağa pes niçün katmayalar

Arif can verir duymaz yalancı mala kıymaz
Yalanıla gerçeği beraber tutmayalar

Kıymetin duyarısan neye değer iş bu dem
Erenlerin manasın almaza satmayalar

Miskin Adem yanıldı Uçmakda buğday yedi
İşi Hakk’dan bilenler şeytandan tutmayalar

Şirin hulklar eylegil tatlı sözler söylegil
Sohbetlerde Yunus’u hergiz unutmayalar

Aşık eteğin tutmak gerek akıbet zeval olmaya

0

Aşık eteğin tutmak gerek akıbet zeval olmaya
Aşkdan bir elif okuyan kimseden sual olmaya

Aşk dediğin bilir isen eğer aşka gönül verir isen
Aşk yoluna mal ne olur can dahi muhal olmaya

Asil zadeler nişanın eğer bilmek diler isen
Her sözün manası var sözü sebük-sal olmaya

Ariflerden nişan budur her gönülde hazır ola
Kendini teslim eyleye sözde kıyl-u kal olmaya

Görmez misinsen arıyı her bir çiçekten bal eder
Sinek ile pervanenin yuvasında bal olmaya

Eğer güher ister isen hizmet ile ariflere
Cahile bin söyler isen manada miskal olmaya

Miskin Yunus zehr-i katil aşk elinden tiryak olur
İlm-ü amel zühd-ü ta’at pes aşıksız helal olmaya

Ararken Allah’ı buldum

0

Ararken Allah’ı buldum
Dedi gezme hele hele
Yanıldım yanına vardım
Keşki varmayaydım n’ola

Dedim hizmetkarın var mı
Dedi bana sen durman mı
Gezme dedi hey avare
İk’ellerin sala sala

Dedi bana gel yanıma
Seni ortakçı edeyim
Bir çift öküz verdi bana
İkisi de alavula

Tohumumu yere saçtım
Ben bir helal kara düştüm
Öküzleri çifte koştum
Hoh eyledim dala dala

Ekin ektik ekin biçtik
Dedim ki gel bölüşelim
Kendi aldı başlı başlı
Bana verdi sile sile

Ben bu işe raz’olmadım
Hayli kavgalar eyledim
Duyanlara hep söyledim
Bayıldılar güle güle

Allah bana tokat vurdu
Kaçuban evime geldim
Avrada halim arzettim
Dedi Veli kele kele

Anlatamam Derdimi Dertsiz İnsana

0

Anlatamam derdimi dertsiz insana
Derd çekmeyen dert kıymetin bilemez
Derdim bana derman imiş bilmedim
Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz

Gülü yetiştirir dikenli çalı
Arı her çiçekten yapıyor balı
Kişi sabır ile bulur kemali
Sabretmeyen maksudunu bulamaz

Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
Çağlar deli gönül ırmaklarınan
Ağlar ağlar göz yaşların silemez

Veysel günler geçti yaş altmış oldu
Döküldü yaprağım güllerim soldu
Gemi yükün aldı gam ilen doldu
Harekete kimse mani olamaz

Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu

0

Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu
Ali’ M Ne Yatarsın Günlerin Geldi
Korular Kalmadı Kara Yurt Oldu
Ali’m Ne Yatarsın Günlerim Geldi

Sancak Gele Gele Kazova’ Ya Dikile
Münafık Başına Taşlar Döküle
Mümin Olan Da Hakka Çakile
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Kızılırmak Gibi Bendinden Boşan
Hama’ Dan Mardin’ Den Sivas’ A Döşen
Düldül Eğerlendi Zülfikar Kuşan
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Sene Tekmil Olduğunu Bildiler
Yezit Münafık Gömleğin Giydiler
Kasdeyleyüb İmamlara Kıydılar
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Abdal Pir Sultan’ Im Bu Sözüm Haktır
Vallahi Sözümün Hatası Yoktur
Şimdiki Sofunun Yezidi Çoktur
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Her sabah her sabah seher vaktinde

0

Her sabah her sabah seher vaktinde
Vücüdüm evinde öten Ali’dir
Yolsuzlara yoldaş hem de kılavuz
Cihanın ışığın tutan Ali’dir

Yüksek belden aşmayınan yol almaz
Birliğe bitmeyen başta bal olmaz
Ali’yi sevmeyen Hakka kul olmaz
Hakkın kandilinde yatan Ali’dir

Mağrip tarafından parlayıp gelen
Tekbiri alıp da on yedi bölen
Nuseyri’yi öldürüp canını veren
Canını canına katan Ali’dir

İlimi hikmet deyasının gölleri
Hem kudret balından tatlı dilleri
Engürü doldurdu yeşil elleri
Doldurup doluyu veren Ali’dir

Hulusi’yem her yerlere bakıyor
Vücudum evine delil yakıyor
Seher vakti burcu burcu kokuyor
Okutup dersimi veren Ali dir

Ali Ali der de ne inilersin

0

Ali Ali der de dönersin dolap
Ne inlersin dolap derdin nerende
Yardan mı ayrıldın yoksa ilinden
Ne inlersin dolap derdin nerende

Dolap Hak dedi de indi ırmağa
İmamlara cehd etti su vermeğe
Muhammed’in hub cemalin görmeğe
Ne inlersin dolap derdin nerende

Sana bir ustanın eli mi değdi
Yoksa bir hoyratın dili mi değdi
Yaz bahar ayının seli mi değdi
Ne inlersin dolap derdin nerende

Kim kesti getirdi seni yerinden
Dağlar taşlar inileşir zarından
Seni kim ayırdı nazlı yarından
Ne inlersin dolap derdin nerende

Sana durma dön mü dedi üstadın
Dağı taşı yıkar senin feryadın
Dönerken taşı mı deldi hoyradın
Ne inlersin dolap derdin nerende

Böyle m’olur aşık hali ahvali
Vardı gamzelerin ırganur dalı
Şimdi sema döner Urum abdalı
Ne inlersin dolap derdin nerende

Pir Sultan Abdal’ım aşka mı uydun
Yoksa nazlı yardan haber mi duydun
Yardan mı ayrıldın ne idi derdin
Ne inlersin dolap derdin nerende

Bir insan bu denli saf mı olur ki

0

Bir insan bu denli saf mı olur ki
Herkesi dost bildin yar Ali Ali
Acırım hep senin vay bu haline
Zararın çok hani kar Ali Ali

Yiğit oldun cömert oldun mert oldun
Kimine melhem kimine de dert oldun
Fatma Hasan Hüseyin’le dört oldun
Hani nerde kaldı sır Ali Ali

Sende bir insandın yaşadın öldün
Çaldın Zülfikar’ı nice can böldün
Düldül’ü nereden ne için aldın
Bu işte bir bokluk var Ali Ali

Muhammed seni de kattı oyuna
Baktı zekana huyun husun boyuna
Bir de Fatma kızı aldın koynuna
Daha da ayrılmak zor Ali Ali

Çaldın kılıncını Allah aşkına
Çölde ki soyguncu fellah aşkına
Hem Muhammed yemin billah aşkına
Sanma ki Can Yoksul kör Ali Ali

Alfabemiz sevgiyle başlar

0

Alfabemiz Sevgiyle Başlar
Hedefinde dağ arkası
Önünde serveti görmez
Yükten eskimiş hırkası
Mum dibine ışık vermez

Can ile buluşan gönül
Kıtaları aşan gönül
Huzura ulaşan gönül
Sahte bir saraya girmez

Sessiz çığlık gönlümüzde
Şanlı ferman anlımızda
Güller açar namlumuzda
Sulh ile geleni vurmaz

Kara yazı kara yazı
Üşütmüyor kar ayazı
Paylaşmakta bulduk hazı
Veren eli ateş sarmaz

İlgi olsun her sahada
Niyette rıza-yı Hüda
Sır verir sana şüheda
Gelen kimdir diye sormaz

Mertlik hırkasını giyen
Samimiyetle yürüyen
Yunus mumuyla eriyen
Kuru dalı bile kırmaz

Malkoç Ali duan olsun
Kokmayan güllerin solsun
Önce nefsin nasip alsın
Erenler masumu yermez

Hızır Paşa bizi berdar eyledi

0

Hızır Paşa bizi berdar eyledi
Kesti kollarımı kızak bağladı
İşiten muhipler hep kan ağladı
Açılın zindanlar pire gidelim

Kalenin kapısı taştan demirden
Yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan
Bir kimsem de yok ki dellal çağırtam
Açılın zindanlar pire gidelim

Kalenin kapısı taştan çıkılmaz
Penceresi yüce Şah’a bakılmaz
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
Açılın zindanlar pire gidelim

Çıkarım bakarım kale başına
Mümin müslim olan gider işine
Bir ben mi düşmüşüm can telaşına
Açılın zindanlar pire gidelim

İlimi sorarsan köyümdür Banaz
Yakılsın yıkılsın ol kanlı Sivas
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
Açılın zindanlar pire gidelim

Pir Sultan Abdal’ım hey Hızır Paşa
Yazılanlar gelir sağ olan başa
Hasret koydun beni kavim kardaşa
Açılın zindanlar pire gidelim

Tevellayi imamlardan getürdüm

0

Tevellayi imamlardan getürdüm
Tavafın kabuldür Abdal dediler
Kırklar ile bir mecliste oturdum
Tavfın kabuldür Abdal dediler

Ayın geceleri erkan-ü sarır
Gökteki melekler secdeye varır
O demde dilekler hep kabul görür
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Ali binmiş Düldül’üne sürüyor
Onsekizbin alem mevcud görüyor
Şahım Ali daim dürmaz yürüyor
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Hızır elim aldı arşa götürdü
Bir saatte Kerbela’ya yetirdi
Ol demde melekler şerbet getirdi
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Genç Abdal’la Hacı Bektaş geldiler
Ol Sarı Saltık’ı Rum’a saldılar
Çok şükür dertlere derman oldular
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Uryan Abdal eydür bir sözüm vardır
Ali’nin sırrında Muhammet nurdur
Aşk ile muhabbet sıtk ile sırdır
Tavafın kabuldür Abdal dediler

Naci derler bir güruha uğradım

0

Naci derler bir güruha uğradım
Güzel Şah’ım yarlıgasın onları
Muhabbet ettik iradet getirdik
Anlar bizi sevdi biz de anları

Durdukları irfan bağ ile bostan
Silinmiş kalpleri gümandan pastan
Var anın gümanı haman bir dosttan
Arı gibi vızılaşır canları

Cümle bir gerçeğe demişler beli
Tesbihleri Allah Muhammet Ali
Meşrebi Hüseyni ismi mevali
Hüseyin aşkına çıkar kanları

Bir nefesten bir imama uyuldu
Birinin nefesi bine sayıldı
Kaynayuban birbirine koyuldu
Hüseyin aşkına akar kanları

İstemem Cennet’i göster didarı
Hulk-ı Muhammed’den almış kemali
Secdeye inmeden okur duayı
Aşıklar didara dönmüş yönleri

Sırat’ı Mizan’ı anda geçtiler
Benlik kalesini bunda yıktılar
Al geydiler yaslarından çıktılar
Geceleri bayram kadir günleri

Pir Sultan Abdal’ım gerçektir meydan
Özünü saçmıştır sıfat-ı Şeytan
Esrimiş Kırklar’ın içtiği meyden
Güzel Şah’tan koku duymuş canları