Ana Sayfa Blog Sayfa 63

Bir Kişi Özünde İkilik Olsa

0

Bir kişi özünde ikilik olsa
Hakk’ın didarını görmez billahi
Hor bakarsa evliyanın yoluna
Eli bir gerçeğe ermez billahi

Cihanı seyahat edip gezerse
Doksan bin kelamı okur yazarsa
Bir mümin yezide kuşak çözerse
Derdine dermanı bulmaz billahi

Eli ile komadığın alırsa
Yalan söyler Hakk’a asi olursa
Tövbe etmez günah gümrah olursa
Cehennem oduna yanar billahi

Bir mümin yezide kızını verse
Anası babası ilayık görse
Yüz bin kere başı secdeye varsa
Hak da günahından geçmez billahi

Bir mümin yezidin yüzüne baksa
Gayet gökçek olsa şol meyli aksa
Ol müslim bacıdan zürriyet doğsa
Arsız meydanında kalır billahi

Pir Sultan’ım der ki Hakk’ın emrini
Koyuverse bir kişi avradını
Mümin olan bilir bunun dadını
Yedi başlı hınzır olur billahi

Bir kamil mürşitten ehli olmayan

0

Bir kamil mürşitten ehli olmayan
Ben abidim demiş dese ne fayda
Dünya muhabbetin dilden salmayan
Ben muhibbim demiş dese ne fayda

Sıtk ile beklemeyen razı babın
Hergün vermeyenler doğru hesabın
Okusalar cem-i ilmin kitabın
Ben alimim demiş dese ne fayda

Nefse esir olup gücü yetmeyen
Hırsı atıp gazabını tutmayan
Kibrinden tamahtan nefret etmeyen
Ben kamilim demiş dese ne fayda

Ehl-i irfan ile konup göçmeyen
Aşkın meydanında dolu içmeyen
Küfür behrin iman ile geçmeyen
Ben müminim demiş dese ne fayda

Yokluk denizine girip dalmayan
O gizli gevherden nasip almayan
Meluli’m Nacide kaydı olmayan
Ben Naciyim demiş dese ne fayda

Bir güzelin aşığıyım erenler

0

Bir güzelin aşığıyım erenler
Onun için taşa tutar el beni
Gündüz hayalimde gece düşümde
Kumdan kuma savuruyor el beni

Ağ gül olsam ağ gerdana sokulsam
Kemer olsam ince bele sarılsam
Köle olsam pazarlarda satılsam
Yarim deyi al sinene sar beni

Pir Sultan Abdal’ım gamzeler oktur
Hezaren sinemde yaralar çoktur
Benim senden özge sevdiğim yoktur
İnanmazsan ol Allah’a sal beni

Bir çocuk da anasından doğunca

0

Bir çocuk da anasından doğunca
Bedenini pişirmeye tuz ister
Üryan büryan ortalıkta kalınca
Setirini örtünmeye bez ister

Kanla sudan gelir anın gıdası
Nasibini veren Barı Huda’sı
Beşiklere beler onun anası
Akşam sabah emzirmeye yüz ister

Bir yaşında ürüm ürüm ürünür
İkisinde sürüm sürüm sürünür
Üç yaşında adım adım yürünür
Dört yaşında söylemeye söz ister

Beş yaşında dili civan sevişir
Altısında uşağınan döğüşür
Yedisinde dişlerini değişir
Sekizinde her gediğin düz ister

Dokuzunda olur bir tosun maya
Onunda da benzer kaşları yaya
Onbirinde başı girer sevdaya
Onbeşinde ala gözlü kız ister

Yirmisinde akıl baştan savrulur
Otuzunda vursa dağa devrilir
Kırk yaşında akıl başa çevrilir
Ellisinde avın olmış baz ister

Altmışında iner bir merdivenden
Yetmişinde binse düşer duvardan
Sekseninde su getirmez pınardan
Doksanında döşeğini düz ister

Pir Sultan Abdal bu söz hepimize
Tonus girinceye belki de yaza
Yüz yaşında ölümünü gözede
Zemheriyi çıkarmaya yaz ister

Şu bizim dağlara bülbül konmuyor

0

Şu bizim dağlara bülbül konmuyor
Güle mi darılmış hara mı bilmem
İçimin ağrısı olup dinmiyor
Hicran mıdır yoksa yara mı bilmem

Hem cefayı felek hem de yar nazı
Neyleyim dünyada güldürmez bizi
Alnıma yazılmış bir çeşit yazı
Okunmaz ak mıdır kara mı bilmem

Başımı döndürür yarin sevdası
Boynuma takılmış bin bir halkası
Deli gönül olmuş ceylan yaylası
Her gelen yayılır mera mı bilmem

Kılıçoğlu der ki düşmüşüm yara
Derdimi sormaya gelmez birara
Kaderle tutuştuk zalim kumara
Attığım yazı mı tura mı bilmem

Alevi’ye kötü dersin

0

Alevi’ye kötü dersin
Seni gidi Mervan dölü
Erkanı yolu bilmezsin
Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü
Erkanı yolu bilmezsin
Seni gidi Mervan dölü Yezit dölü

Kerbela’yı unutmadık
Şah Hüseyin’e ok atmadık
Din imanı ayırtmadık
Seni gidi kahpe dölü Yezit oğlu
Din imanı ayırtmadık
Seni gidi Mervan dölü soysuz dölü

Cahil kalma ilim öğren
İnsanlığa geldi Kur’an
Bir gün gelir Şah-ı Merdan
Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü
Yoksa gelir Şah-ı Merdan
Seni gidi Mervan dölü Yezit dölü

Akarsu’yum düştüm nara
İnsanlığa açtın yara
Duci cihanda yüzün kara
Seni gidi alçak dölü Yezit dölü
Duci cihanda yüzün kara
Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü

Söz: Muhlis Akarsu

Yüzüm süre süre geldim dergaha

0

Yüzüm süre süre geldim dergaha
Erenler meydanı uludur deyi
Aradım noksanım özümde buldum
Kusura kalmayan Ali’dir deyi

Şehzadem var deyi inandım geldim
Arayı arayı ben piri buldum
Gönlüm kuşu gönül avına saldım
Cigalı durnamın telidir deyi

Hakisar olmuşam pirin yoluna
Sultan olan bakar kulun halına
Bir bahs ile bindik derya salına
Yüzerim pirimin gölüdür deyi

Cevahir madeni pirin elleri
Seherde açılır gonca gülleri
Kılavuznan aştık yüce belleri
Menzilim erenler yoludur deyi

Veli’m pire vardı pir meydanında
Her ne ister isen var meydanında
Alışveriş eylen kâr meydanında
Metahım bezirgan malıdır deyi

Yüzüm süre süre dergaha geldim
Erenler meydanı uludur deyü
Günahımı aldım darına durdum
Kusura bakmayan Ali’dir deyü

Şehzadem var deyü inandım geldim
Arayı arayı dostumu buldum
Gönül kuşunu da avına saldım
Gevher avladığım gülüdür deyü

Cevahir madeni dostun elleri
Seherde açılır bülbül dilleri
Kılavuzla aştım geldim belleri
Menzilim erenler yoludur deyü

Hakisar olmuşum pîrin yoluna
Hiç mi bakman bu garibin haline
Bir baz ile düştüm derya salına
Cevher avladığım gölüdür deyü

Veli’m pire geldin er meydanında
Alış-veriş için kar meydanında
Her ne ister isen var meydanında
Metahım bezirgan malıdır deyü

YOSUNLU TAŞ

0

Göçersem bir tanem ben bu dünyadan
Sen ol, bir de üç-beş arkadaş yeter.
Kabullen gerçeği, uyan rüyadan
Gözlerinde iki damla yaş yeter.

Ağlayıp üzülme boşu boşuna,
Dağlar gibi dayan gönül kışına.
Mezarımın iki taraf başına,
Üzeri yosunlu iki taş yeter.

Mezarıma gelme yaban elinen,
Gülüm sensin, gelme başka gülünen,
Bindebir’e kokun gelsin yelinen,
Dört yanımı şöyle bir dolaş yeter.

14.02.2013
Ozan Bindebir

Müslümanların ağzına Gazali etti…

0

Turap Tercan

İslam dünyası bugün neden böyle?
Neden bilime mesafeli, neden akıldan uzak, neden insanlık ailesinin gerisinde kalmış durumda? Bu soruları daha da çoğaltabiliriz…

Bu soruların cevabı, sadece bugünün siyasetinde, ekonomisinde ya da eğitim sisteminde değil. Çok daha derinlerde, yani İslam düşüncesinin temellerinde yatıyor.

İki yolun hikâyesi; İbn Sina ve Gazali

İslam düşüncesine yön veren iki büyük isim vardır; İbn Sina ve Gazali.

İbn Sina’ya göre Tanrı dünyayı yaratmıştır ama işleyişine karışmaz. Evren, kendi doğa yasalarına göre işlemeye devam eder. İnsan, aklıyla bu yasaları çözebilir, doğayı, bilimi, felsefeyi araştırabilir.
Bu anlayışın adı “Akılcılık”tır.

Gazali ise bu görüşe karşı çıkar. Ona göre hiçbir şey Tanrı’nın iradesi dışında gerçekleşmez. Gökten düşen yağmur damlası bile O’nun dilemesiyle düşer.
İnsan aklının sınırları bellidir; hakikati anlamanın tek yolu, kutsal kitabı sorgusuz sualsiz kabul etmektir.
Bu anlayışa ise “Nakilcilik” denir.

İslam dünyasının kaderi, ne yazık ki Gazali’nin düşüncesiyle şekillenmiştir.
Düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı “şüphe” olarak gören bir zihniyet, medreselerin kapısını felsefeye, bilime, sanata kapatmıştır.

Oysa Batı dünyası aynı dönemde İbn Sina’nın eserlerini Latinceye çevirip üniversitelerinde okutuyordu. Biz “haramdır” dedik, onlar “merak ediyoruz” dedi. Biz “Allah bilir” dedik, onlar “araştıralım” dedi.

Sonuç ortada;
Onlar bilimi inşa etti, biz dogmaları.
Onlar medeniyeti kurdu, biz geçmişi tekrarladık.

Bir Uyanış Mümkün mü?
Bugün hâlâ aynı kavşaktayız.
Bir yanda sorgulayan, akla ve bilime inanan bir azınlık; diğer yanda düşünmeyi “iman zayıflığı” sayan bir çoğunluk.

Oysa akıl, Tanrı’nın insanlığa verdiği en büyük nimettir. İnanç akılla çelişmez, tam tersine, akılla derinleşir, anlam kazanır.

Eğer İslam dünyası bir gün yeniden ayağa kalkacaksa, bu Gazali’nin değil, İbn Sina’nın yolundan geçecektir. Çünkü Tanrı, düşünen insandan korkmaz. Korkan, Tanrı’yı da insanı da anlamamıştır.

Ak göğsünde nokta nokta ben olam

0

Ak göğsünde nokta nokta ben olam
Sen petek ol ben petekte bal olam
Siyah saçlarında ak bir tel olam
Tararken koparma beni sevdiğim

Pazen olam ellerinle biç beni
Al kadehi yudum yudum iç beni
Mektup olam beyaz zarftan aç beni
Okumadan yere atma sevdiğim

Yaz derdimi elindeki kalemim
Kabul eyle sana gelen selâmım
Sen Aslımsın ben de senin Keremin
Bırakma ellere beni sevdiğim

Bu can sana kurban sende canımsın
Damarımda akan coşkun kanımsın
Sevincimsin kederimsin anımsın
Hatırandan silme beni sevdiğim

Mendilinde oya olam pul olam
Haşimi’yim yâr kapında kul olam
Dosta giden uzun ince yol olam
Yorulup terketme beni sevdiğim….

Ledüni Hakikat

0

Ehlullah sohbetinden
Bana gizli Raz dediler
Kaçma bu hak Vahdetinden
Kesrettesin laz dediler
.
Dediler sen de Mecnun ol
Leyladadır mevlaya yol
Olmak dilersen Hakk’a kul
Rızadadır niyaz dediler
.
Gelse hak dostun sofrası
Bulanır Yezit safrası
Yiyene, candır pahası
Yedirene şahbaz dediler
.
Budur makamı Mahmudi
Secdeye yok et vücûdu
Yet evna yenel sücudu
Kuran’da namaz dediler
.
Katre idik ummana saldım
Muti kalbin sırrın buldum
Çünkü yâr yoluna öldüm
Mezarını kaz dediler
.
Namazı fark edip seçtim
Dosttan abu hayat içtim
Onun için candan geçtim
Can canana az dediler
.
Bu sırrın açan zahire
Ermedi nuri Tâhire
İkrardan dönen kafire
Şeytandır yobaz dediler
.
Bu ledüni hakikatten
Okudum kitabı kudretten
Meşk aldım ilmi hikmetten
Bunu böyle yaz dediler
.
Öztoprak’tan söz alana
Varını versin talana
Bu kuş dilinde bilene
Ariftir üstaz dediler….
.
HALİL ÖZTOPRAK

Benim adım dertli dolap

0

Benim adım dertli dolap
Suyum akar yalap yalap
Böyle emreylemiş Çalap
Derdim vardır inilerim

Ben bir dağın ağacıyım
Ne tatlıyam ne acıyım
Ben Mevla’ya duacıyım
Derdim vardır inilerim

Dağda kestiler hezenim
Bozuldu türlü düzenim
Ben bir usanmaz ozanım
Derdim vardır inilerim

Yunus bunda gelen gülmez
Kişi muradına ermez
Bu fani de kimse kalmaz
Derdim vardır inilerim

Beni hor görme kardaşım

0

Beni hor görme kardaşım
Sen altınsın ben tunç muyum
Aynı vardan varolmuşuz
Sen gümüşsün ben sac mıyım

Ne varise sende bende
Aynı varlık her bedende
Yarın mezara girende
Sen toksun da ben aç mıyım

Kimi molla kimi derviş
Allah bize neler vermiş
Kimi arı çiçek dermiş
Sen balsın da ben çeç miyim

Topraktandır cümle beden
Nefsini öldür ölmeden
Böyle emretmiş yaradan
Sen kalemsin ben uç muyum

Tabiata Veysel aşık
Topraktan olduk kardaşık
Aynı yolcuyuz yoldaşık
Sen yolcusun ben baç mıyım

Beni görüp yüzün öte dönderme

0

Beni görüp yüzün öte dönderme hey can dönderme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yar yar yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda

Şerbet senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı yar yar ince belinde
Sen bir güzelsin ki yar yar Türkmen elinde
Günah bende değil sendedir sende

Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam hey can yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim yar yar inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende

Beni Görüp Yüzün Öte Döndürme
Beni görüp yüzün öte döndürme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda

Şerbet senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı ince belinde
Sen bir güzelsin ki Türkmen elinde
Gönlüm elde değil sendedir sende

Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende

Benden selam söyle o güzel şaha

0

Benden selam söyle o güzel şaha
Kurduğu yollara gitmiyor talip
Herkes kendisine bir yol sürüyor
Mürşit buyruğunu tutmuyor talip

İçeri girilen ikrar hak diyor
Dışarı çıkılan ikrar yok diyor
Senden gayrı bana mürşit çok diyor
Verdiği ikrardan dönüyor talip

Yolum uğrar ise söylerim sözün
Varsın doğru yola gitmesin talip
Sen mürşitlik hakkın ifa eylersen
Günahı boynuna tutmasın talip

Pir Sultan Abdal’ım ben bir biçare
Boynunu de eğip durmuyor dara
Gönüle de düştü bir sınık yara
İnliye inliye geliyor talip