Alevi’ye kötü dersin Seni gidi Mervan dölü Erkanı yolu bilmezsin Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü Erkanı yolu bilmezsin Seni gidi Mervan dölü Yezit dölü
Kerbela’yı unutmadık Şah Hüseyin’e ok atmadık Din imanı ayırtmadık Seni gidi kahpe dölü Yezit oğlu Din imanı ayırtmadık Seni gidi Mervan dölü soysuz dölü
Cahil kalma ilim öğren İnsanlığa geldi Kur’an Bir gün gelir Şah-ı Merdan Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü Yoksa gelir Şah-ı Merdan Seni gidi Mervan dölü Yezit dölü
Akarsu’yum düştüm nara İnsanlığa açtın yara Duci cihanda yüzün kara Seni gidi alçak dölü Yezit dölü Duci cihanda yüzün kara Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü
İslam dünyası bugün neden böyle? Neden bilime mesafeli, neden akıldan uzak, neden insanlık ailesinin gerisinde kalmış durumda? Bu soruları daha da çoğaltabiliriz…
Bu soruların cevabı, sadece bugünün siyasetinde, ekonomisinde ya da eğitim sisteminde değil. Çok daha derinlerde, yani İslam düşüncesinin temellerinde yatıyor.
İki yolun hikâyesi; İbn Sina ve Gazali
İslam düşüncesine yön veren iki büyük isim vardır; İbn Sina ve Gazali.
İbn Sina’ya göre Tanrı dünyayı yaratmıştır ama işleyişine karışmaz. Evren, kendi doğa yasalarına göre işlemeye devam eder. İnsan, aklıyla bu yasaları çözebilir, doğayı, bilimi, felsefeyi araştırabilir. Bu anlayışın adı “Akılcılık”tır.
Gazali ise bu görüşe karşı çıkar. Ona göre hiçbir şey Tanrı’nın iradesi dışında gerçekleşmez. Gökten düşen yağmur damlası bile O’nun dilemesiyle düşer. İnsan aklının sınırları bellidir; hakikati anlamanın tek yolu, kutsal kitabı sorgusuz sualsiz kabul etmektir. Bu anlayışa ise “Nakilcilik” denir.
İslam dünyasının kaderi, ne yazık ki Gazali’nin düşüncesiyle şekillenmiştir. Düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı “şüphe” olarak gören bir zihniyet, medreselerin kapısını felsefeye, bilime, sanata kapatmıştır.
Oysa Batı dünyası aynı dönemde İbn Sina’nın eserlerini Latinceye çevirip üniversitelerinde okutuyordu. Biz “haramdır” dedik, onlar “merak ediyoruz” dedi. Biz “Allah bilir” dedik, onlar “araştıralım” dedi.
Sonuç ortada; Onlar bilimi inşa etti, biz dogmaları. Onlar medeniyeti kurdu, biz geçmişi tekrarladık.
Bir Uyanış Mümkün mü? Bugün hâlâ aynı kavşaktayız. Bir yanda sorgulayan, akla ve bilime inanan bir azınlık; diğer yanda düşünmeyi “iman zayıflığı” sayan bir çoğunluk.
Oysa akıl, Tanrı’nın insanlığa verdiği en büyük nimettir. İnanç akılla çelişmez, tam tersine, akılla derinleşir, anlam kazanır.
Eğer İslam dünyası bir gün yeniden ayağa kalkacaksa, bu Gazali’nin değil, İbn Sina’nın yolundan geçecektir. Çünkü Tanrı, düşünen insandan korkmaz. Korkan, Tanrı’yı da insanı da anlamamıştır.
Ehlullah sohbetinden Bana gizli Raz dediler Kaçma bu hak Vahdetinden Kesrettesin laz dediler . Dediler sen de Mecnun ol Leyladadır mevlaya yol Olmak dilersen Hakk’a kul Rızadadır niyaz dediler . Gelse hak dostun sofrası Bulanır Yezit safrası Yiyene, candır pahası Yedirene şahbaz dediler . Budur makamı Mahmudi Secdeye yok et vücûdu Yet evna yenel sücudu Kuran’da namaz dediler . Katre idik ummana saldım Muti kalbin sırrın buldum Çünkü yâr yoluna öldüm Mezarını kaz dediler . Namazı fark edip seçtim Dosttan abu hayat içtim Onun için candan geçtim Can canana az dediler . Bu sırrın açan zahire Ermedi nuri Tâhire İkrardan dönen kafire Şeytandır yobaz dediler . Bu ledüni hakikatten Okudum kitabı kudretten Meşk aldım ilmi hikmetten Bunu böyle yaz dediler . Öztoprak’tan söz alana Varını versin talana Bu kuş dilinde bilene Ariftir üstaz dediler…. . HALİL ÖZTOPRAK
Beni görüp yüzün öte dönderme hey can dönderme Yine benim gönlüm sendedir sende Yıkıp hilal kaşın yar yar yere indirme Yine senin aşkın candadır canda
Şerbet senin dudağında dilinde Arzumanım kaldı yar yar ince belinde Sen bir güzelsin ki yar yar Türkmen elinde Günah bende değil sendedir sende
Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam hey can yaylamam Sırrın açıp yad ellere söylemem Çok günah işledim yar yar inkar eylemem Günah bende değil sendedir sende
Beni Görüp Yüzün Öte Döndürme Beni görüp yüzün öte döndürme Yine benim gönlüm sendedir sende Yıkıp hilal kaşın yere indirme Yine senin aşkın candadır canda
Şerbet senin dudağında dilinde Arzumanım kaldı ince belinde Sen bir güzelsin ki Türkmen elinde Gönlüm elde değil sendedir sende
Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam Sırrın açıp yad ellere söylemem Çok günah işledim inkar eylemem Günah bende değil sendedir sende