Ana Sayfa Blog Sayfa 64

Benden selam eylen şol nazlı yara

0

Benden selam eylen şol nazlı yara
Her beni gördükçe gülüp durmasın
Aldırdım aklımı oldum divâne
Aklımı başımdan alıp durmasın

Kız seninle böyle miydi pazarım
Kara kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

Kız seninle bir bahçecik dikelim
Ayvasından turuncundan satalım
Gel sarılıp bir gececik yatalım
Ahu zarım sende kalıp durmasın

Karacaoğlan der ki Hakk’a bakadur
Yollar çamur belki çöker bükedur
Çekemem kahrını bağrım yufkadur
Arada haberin gelip durmasın

Severim ben seni candan içeri

0

Severim ben seni candan içeri
Yolum vardır bu erkandan içeri

Beni bende demem bende değilim
Bir ben vardır bende benden içeri

Nereye bakar isem dopdolusun
Seni nere koyam benden içeri

O bir dilber dürür yoktur nişanı
Nişan olur mu nişandan içeri

Beni sorma bana bende değilim
Suretim boş yürür dondan içeri

Beni benden alana ermez elim
Kim kadem basa sultandan içeri

Tecelliden nasip erdi kimine
Kiminin maksudu bundan içeri

Kime didar gününden şule değse
Onun şulesi var günden içeri

Senin aşkın beni benden alıptır
Ne şirin dert bu dermandan içeri

Şeriat tarikat yoldur varana
Hakikat meyvası andan içeri

Dini terk edenin küfürdür işi
Ol ne küfürdür imandan içeri

Unuttum din diyanet kaldı benden
Bu ne mezhep dürür dinden içeri

Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman Süleyman’dan içeri

Geçer iken Yunus şeş oldu dosta
Kim kaldı kapıda andan içeri

Ben yitirdim ben ararım yar benimdir kime ne

0

Ben yitirdim ben ararım yar benimdir kime ne
Gah giderim öz bağıma gül dererim kime ne
Gah giderim medreseye ders okurum Hak için
Gah giderim medreseye dem çekerim kime ne

Kelb rakip haram diyormuş şarabın bir katresine
Saki doldur ben içerim günah benim kime ne
Ben mekamet gömleğini deldim taktım eğnime
Ar-u namus şişesini taşa çaldım kime ne

Ah Yezid seccadeni al yürü mescid yoluna
Pir eşiği benim kabem kıblegahım kime ne
Gah çıkarım gökyüzüne hükmeder kaftan kafa
Gah inerim yeryüzüne yar severim kime ne

Kelb rakip böyle diyormuş güzel sevmek pek günah
Ben severim sevdiğimi günah benim kime ne
Nesimi’ye sordular yarin ile hoş musun
Hoş olayım hoş olmayım o yar benim kime ne

Işığında Huda ile buluşup

0

Işığında Huda ile buluşup
Ben idim alemde ulu görünen
Gökyüzünde bulut bulut dolaşıp
Ben idim yağmurla dolu görünen

Türlü nebat ile toprağa serip
Hayvanın postunda şekile girip
Kendi suretini balçığa verip
Ben idim aslanda Ali görünen

Kan kalesi denen şehiri kurup
Kamilin yanında kemale erip
Eyüp’ün derdine sabrını verip
Ben idim nebide veli görünen

Ne olduğun görüp kendin bilmişe
Özüne bürünüp dersin almışa
Gecenin sonunda darda kalmışa
Ben idim hızırın eli görünen

Yetmişiki millet insan dininde
Hem zalimin hem mazlumun yanında
Hacı Bektaş Abdal Musa donunda
Ben idim o Kızıl Deli görünen

Yiğit’e virane gönül köşküyle
Neyzen’in elinde tas tas işkiyle
Bir ateş düşürüp Leyla aşkıyla
Ben idim Mecnun’a çölü görünen

Ben Giderim Sazım Sen Kal Dünyada

0

Ben Giderim Sazım Sen Kal Dünyada
Gizli Sırlarımı Aşikar Etme
Lal Olsun Dillerin Söyleme Yada
Garip Bülbül Gibi Ah U Zar Etme

Gizli Dertlerimi Sana Anlattım
Çalıştım Sesimi Sesine Kattım
Bebe Gibi Kollarımda Yaylattım
Hayali Hatır Et Beni Unutma

Bahçede Dut İken Bilmezdin Sazı
Bülbül Konar mıydı Dalına Bazı
Hangi Kuştan Aldın Sen Bu Avazı
Söyle Doğrusunu Gel İnkar Etme

Benim Her Derdime Ortak Sen Oldun
Ağlarsam Ağladın Gülersem Güldün
Sazım Bu Sesleri Turnadan M’aldın
Pençe Vurup Sarı Teli Sızlatma

Ay Geçer Yıl Geçer Uzarsa Ara
Giyin Kara Libas Yaslan Duvara
Yanından Göğsünden Açılır Yara
Yar Gelmezse Yaraların Elletme

Sen Petek Misali Veysel’de Arı
İnleşir Beraber Yapardık Balı
Ben Bir İnsanoğlu Sen Bir Dut Dalı
Ben Babamı Sen Ustanı Unutma

Ayrılık Derdinin Dermanı Nedir

0

Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Şu iki aleme olmuşsun nazır
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Sığanmıştır ağca kolda bilekler
Hak katında kabul olsun dilekler
Arş yüzünde secde kılan melekler
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Küseyim de ben yarime küseyim
Siyah zülfün mah yüzüne asayım
Kerbela’da yatan İmam Hüseyin
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Hani şu dünyanın toprağı taşı
Akıttım gözümden kan ile yaşı
Urum illerimin Hacı Bektaş’ı
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Ak saya giyinmiş incedir beli
Ben pirimi gördüm tatlıdır dili
Tanrı’nın arslanı Hazret-i Ali
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Gıcılar da dağlar başı gıcılar
Çıkmaz oldu içerimden acılar
Arafat Dağı’ndan gelen hacılar
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar
Ali’nin yoldaşı Zülfikar Kanber
Kabe’yi yaptıran Halil Peygamber
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Deryanın yüzünde dönen üç gemi
Yiyelim içelim sürelim demi
Geminin sahibi ol Hızır Nebi
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Pir Sultan Abdal’ım içtim cür’adan
Okudum ağını bilmem karadan
Yeri göğü cüml’alemi Yaradan
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

0

Ali dedim ilham düştü içime
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim
Ali aklın fikrin vermiş geçime
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali Yasevi’dir Bektaş Veli’dir
Baba İlyas hem de Kızıl Delidir
Yerde gökte ne var hepsi Ali’dir
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali var yatıyor ol nur içinde
Ail var taş toprak çamur içinde
Ali var un ekmek hamur içinde
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali ekmeğin taştan çıkarır
Ali var avcunu açar yakarır
Ali var dağlara taşa kökerir
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali var denizde ırmakta çayda
Elin arabından var mı ki fayda
Ali’ler var gezip durur uzayda
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali var hem Zülfikarsız Düldülsüz
Ali var bahçesiz gülsüz bülbülsüz
Ali var çuvalsız çulsuz kendirsiz
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali var şafakta başlar işine
Ali var yarini basar döşüne
Ali var hürmetin yapar eşine
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali var ekmeğe bulamaz katık
Ali var dünyada garip yaratık
Ali var hırsından kaşları çatık
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Çok Ali var aklı fikri haramda
Eli cebimdedir aklı paramda
Ali var her zaman merhem yaramda
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali var işinde is pas içinde
Evi barkı yok ki hep yas içinde
Kör dumanda kalmış bir pus içinde
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali var On iki İmam’ın başı
Ali var sofranın soğanı aşı
Ali var yurdumun toprağı taşı
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Ali benim ben Ali’yim nideyim
Çoban mıyım her gün Ali güdeyim
Yoksul diyor Ali gibi gideyim
Ben Ali’yi niye niye sevmeyim

Dağlar ile taşlar ile

0

Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım mevlam seni
Seherlerde kuşlar ile
Çağırayım mevlam seni

Sular dibinde mahiyle
Sahralarda ahu ile
Abdal olup yahu ile
Çağırayım mevlam seni

Gökyüzünde İsa ile
Tur Dağı’nda Musa ile
Elindeki asa ile
Çağırayım mevlam seni

Derdi öküş Eyyüb ile
Gözüyaşlı Ya’kûb ile
Ol Muhammed mahbub ile
Çağırayım mevlam seni

Bilmişim dünya halini
Terk ettim kıyl ü kalini
Baş açık ayak yalını
Çağırayım mevlam ile

Yunus okur diller ile
Ol kumru bülbüller ile
Hakkı seven kullar ile
Çağırayım mevlam seni

Ayrılık hasretlik kar etti cana

0

Ayrılık hasretlik kar etti cana
Seher yeli sevdiğimden ne haber
Selamım tebliğ et kutb-i cihana
Seher yeli sevdiğimden ne haber
Seher yeli sultanımdan bir haber

Bülbül gibi bağlamışım kareler
Ayrılık derdine nedir çareler
Merhem kabul etmez dilden yareler
Seher yeli sevdiğimden ne haber
Seher yeli sultanımdan bir haber

Sıtkı’yam kalmışım ıssız çöllerde
Böyle dert bulunmaz gayrı kullarda
Anasız babasız gurbet ellerde
Seher yeli sevdiğimden ne haber

Ata belinden bir zaman anasına düştü gönül

0

Ata belinden bir zaman anasına düştü gönül
Hakk’dan bize destur oldu hazineye düştü gönül

Onda beni can eyledi et ü sünük kan eyledi
Dört on günü diyeceğez değirtmeye düştü gönül

Yürür idim ondan pinhan Hakk buyruğu vermez aman
Vatanımdan ayırdılar bu dünyaya düştü gönül

Beni beşige vurdular elim ayağım sardılar
Önden acısın verdiler tuz içine düştü gönül

Günde iki kezçözerler başıma akça dizerler
Ağzıma emcek verdiler nefs kabzına düştü gönül

Bu nesneyi terk eyledim yürümeğe azmeyledim
On iki sünüğ yazarlar elden ele düştü gönül

Oğlan iken sultan kopar kim elin kim yüzün öper
Akıl bana yoldaş oldu sultanlığa düştü gönül

Bu çağ ile sakal biter görenin gül rengi tutar
Güzeller katında biter sev- sevüye düştü gönül

Hayırdan şerri çok sever işlemeğe becid iver
Nefsinin dileğin kovar nefs evine düştü gönül

Kırk beşinde suret döner kara sakala ağ iner
Bakıp heybetin görücek yoldurmağa düştü gönül

Yola gider başaramaz yiğitliğe eli varmaz
Bu nesneleri koyuban yuvanmağa düştü gönül

Oğul aydur bunadı ölmez kız aydur yerinden durmaz
Hiç kendi halinden bilmez haldan hala düştü gönül

Öliceğez şükr edeler çok şüküre erdi gönül
Allah adın zikr ederler çok şüküre erdi gönül

Su getireler yumağa kefen saralar komağa
Ağaç ata bindireler teneşire düştü gönül

Eğer var ise amelin gen olısar sinin senin
Eğer yok ise amelin oddan şarab içti gönül

Yunus anlayıver halin şuna uğrayasar yolun
Bunda elin erer iken hayr işlere düştü gönül

Aşkına düşeli yandım kül oldum

0

Aşkına düşeli yandım kül oldum
Derdimdir Muhammet dermanım Ali
Elin tutup bir mürşide kul oldum
Yolumdur Muhammet erkanım Ali

Hakikat bezmine kadim şah olan
Cümle müminlere kıblegah olan
Tarikat elinde mihri mah olan
Demimdir Muhammet devranım Ali

Mümin olur kör nefisten sakınan
Muhabbetin güllerini takınan
Dört kitabın beş yerinde okunan
Bağımdır Muhammet reyhanım Ali

Bir mihnet eyledim şahlar şahına
Düzdüm katerimi aşkın rahına
Yüzümü sürmüşem dost dergahına
Üstadım Muhammet burhanım Ali

Daimi’yim gördüm hakkın yolunu
Derdim dost bağının gonca gülünü
Teslim olup tuttum pirin elini
Temelim Muhammet mekanım Ali

Sufi mezhebimin nesin sorarsın

0

Sufi mezhebimin nesin sorarsın
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Gözlüye gizli yok ya sen ne dersin
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Eğnimize kırmızılar giyeriz
Halimizce her manadan duyarız
Katarda İmam Cafer’e uyarız
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Her kimin ki çerağını Hak yakar
Mümin olanları katara çeker
Aslımız On İki İmama çıkar
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Biz tüccar değiliz alıp satmayız
Erkan gözetiriz yoldan sapmayız
Gönlümüz ganidir kibir tutmayız
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Muhammed Ali’dir kırkların başı
Uralım Yezid’e laneti taşı
Hünkar Hacı Bektaş Veli’dir eşi
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Baharda açılır gonca gülümüz
Ol dergaha doğru gider yolumuz
On İki İmam ismin okur dilimiz
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Şah Hatayi’m eydür Muhammed Ali
Onlardan öğrendik erkanı olu
Ali Muhammed’dir Muhammed Ali
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Aşkın kitabını sen al eline

0

Aşkın kitabını sen al eline
Serimize ne yazılmış görelim
Selavat kelimesin getir diline
Din serverine selavat verelim

Din serveri hak Muhammed Alidir
Bizden ihtiyarlar bizden uludur
hidayet umduğum bektaş velidir
Derdimizin dermanını bulalım

Sultanım Dertlere derman eylesin
Şah İmam Hasan Ummanları boylasın
Hüseyn erkan-ı ayın söylesin
Sıtk ile kulak tutup dinleyelim

Dinle gelen İmamların sesidir
İmam zeynel İmamların hasıdır
İkrarında inkar Hakka asidir
İnkarı inkar boynuna saralım

İkrarında inkar Hakka kul olmaz
Coşkun akıp Muhabbeti sel olmaz
Muhammed Bakırın sırrı deyilmez
Sizin ile hal evine varalım

Hal evinde hal olalım hal ile
İmam cafer bir yol kurmuş yol ile
gelin tanışalım tatlı dil ile
Yürü git nasihatımız alalım

Teselli ver canım müşkülüm kandır
Yönümü Musa-i kazıma döndür
Haklı Muhabbetin şemasın yandır
Muhabbette Muhammedi bulalım

Sultanımdır Hak nazarın bahş eden
Musa Kazım Rıza bizi okutan
Ne aradın buldun yetmiş ikiden
Seç özünü yetmiş üçe varalım

Müminlerin dini yetmiş üç olur
İsmaile inan kurban koç olur
Evvel ahir bu dünyadan göç olur
Konan göçmüş biz nemize duralım

Geliciden gel olunca durulmaz
Takiyi Nakiyi seven yorulmaz
İkilikle Hak didara erilmez
İkiliği Öz evinden silelim

Hak da sever teslim olan kulları
Coskun akar Muhabbetin selleri
Hasan el askerinin gonca gülleri
Firdevs-i alada açmış derelim

Şah Hatayim bülbül intizar güle
Şah Muhammed Mehdi zuhura gele
Düşmüşlerin elin ala kandıra
Hakka temennayı niyaz kılalım

Aşkın ateşine yanmayan aşık

0

Aşkın ateşine yanmayan aşık
Dostun sinesinde yara mı olur
Dosta gidem dedim yollar dolaşık
Korkarım bellerde harami olur

Engel ara yerde olmuş harami
Muhanetten niçin uman keremi
Lokman Hekim sarabilmez yaramı
Dost eli değmezse çare mi olur

Bu nasıl yar ahvalimi bilmeye
Ağlamışım takatim yok gülmeye
Aşık maşukunun halin sormaya
Böyle adet böyle töre mi olur

Kahrini çekmeli bir sadık yarin
Hergiz yüzün görme beyhude körün
Veli’m eyder öl yanında hubların
Böyle sultanların keremi olur

Aşkın aldı beni benden

0

Aşkın aldı beni benden
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar öldürür
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dün -ü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sofilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara leyli gerek
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç melek birkaç huri
İsteyene ver onları
Bana seni gerek seni

Yunus’tur benim adım
Gün geçtikçe artar derdim
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni