Ana Sayfa Blog Sayfa 60

İsmini zikr eder her daim kullar

0

İsmini zikr eder her daim kullar
Urum diyarında er Hacı Bektaş
Müminler müslimler gözetir yollar
Hasretin gözlerim gel Hacı Bektaş

Hasretin gözlerim akıtır kanı
Pîrim mahzun edip ağlatma beni
Bu sınık yaremin emi merhemi
Ey’olmaz yareme sar Hacı Bektaş

Bedir olup yeter olsa bir cana
Ziya verir üçyüz altmış cihana
Kolu bağlı sen yetürme divana
Divanda oturan ser Hacı Bektaş

Ol Ali olup da Zülfikar çalan
Sırr-ı Mustafa’sın eylemem güman
Horasan’dan Hindistan’a kul olan
Yemen’de Veysel’e yar Hacı Bektaş

Dımışkı şehrinde zindana giren
Müminler şad oldu verince selam
İmam Zeynel ile danışan kelam
Bin bir ayetleri nur Hacı Bektaş

Gazilere dalga verip coşuran
Ahmet Zengi ile teberler çalan
Mısır’dan Mervan’dan hayıflar alan
Eba Müslim gibi sır Hacı Bektaş

Teber çalar Eba Müslim serveri
Bin kafir kıranda verir haberi
Teber şada verir La Feta Ali
İmamlar hayıfın al Hacı Bektaş

Sarhoş Veli’im niyaz kılın o maha
Halim arz eyleyim gülyüzlü şaha
Yüzün karasın yetürme dergaha
Noksan isyan bizde bol Hacı Bektaş

İstemem alemde gayrı meyvayı

0

İstemem alemde gayrı meyvayı
Tadına doyulmaz balımdır Ali
İstemem eşyayı verseler dahi
Korkmazam sümbülüm gülümdür Ali

Ali’mdir kadehim Ali’mdir şişe
Alim sahralarda morlu menemşe
Ali’m dolu yedi iklim dört köşe
Ali’m saki Kevser dolumdur Ali

Virani’yim şimdi düştüm derdine
Vücudum gark oldu çile bendine
Gönül sormaz oldu kendi kendine
Söyler dergahımda dilimdir Ali

İşidin ey yarenler

0

İşidin ey yarenler
Aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmayan gönül
Misal-i taşa benzer

Taş gönülde ne biter
Dilinde ağu tüter
Nice yumşak söylese
Sözü savaşa benzer

Aşkı var gönül yanar
Yumşanır muma döner
Taş gönüller kararmış
Sarp katı kışa benzer

Ol sultan kapısında
Hazreti tapısında
Aşıkların yıldızı
Her dem çavuşa benzer

Geç Yunus endişeden
Gerekse bu bişeden
Ere aşk gerek önden
Ondan dervişe benzer

İşitip avazın ben de varayım

0

İşitip avazın ben de varayım
Eylen uçup gitme kona dur bülbül
Senin aşkın benim kalbim evini
Vücudum şehrini donadur bülbül

Bülbülün donları sarı gazelden
Gözünün sürmesi yeğdir ezelden
Bülbül güle aşık olmuş ezelden
Hardan mı gülden mi yanadır bülbül

Sultan ider irahmetli kuluna
Tabip gerek derde derman bulana
Benlik ile konma gülün dalına
Harı vardır pençeni kanadır bülbül

Pir Sultan dilinden gevherler saçar
Her kişi boyunca libasın biçer
Geçer bu güzellik eyyamı geçer
Bu dünyanın sonu fenadır bülbül

Kainatın aynasıyım

0

Kainatın aynasıyım
Madem ki ben bir insanım
Hakkın varlık deryasıyım
Madem ki ben bir insanım

İnsan hakta hak insanda
Arıyorsan bak insanda
Hiç eksiklik yok insanda
Madem ki ben bir insanım

İlim bende kelam bende
Nice nice alem bende
Yazar levhi kalem bende
Madem ki ben bir insanım

Bunca temmenni dilekler
Vız gelir çarkı felekler
Bana eğilsin melekler
Madem ki ben bir insanım

Tevrat’ı yazabilirim
İncil’i dizebilirim
Kuran’ı sezebilirim
Madem ki ben bir insanım

Enel Hak’ım ismim ile
Hakka erdim cismim ile
Benziyorum resmim ile
Madem ki ben bir insanım

Daimi’yim harap benim
Ayaklarda turap benim
Aşıklara şarap benim
Madem ki ben bir insanım

Ey erenler hak aşkına

0

Ey erenler hak aşkına
Kalkın semaha dönelim
Gönüldeki dost aşkına
Kalkın semaha dönelim

Dargınlık gitsin aradan
Hoşgörsün bizi yaradan
Üçer beşer bir sıradan
Kalkın semaha dönelim

O yokları var edene
Gerçek halim sır edene
Şükredelim yaradana
Kalkın semaha dönelim

Hak lokmasın yiye yiye
Biz bu deme geldik niye
Allah Allah diye diye
Kalkın semaha dönelim

Aşık olan çalsın sazı
Aysın cümlemizin özü
Hak affetsin hepimizi
Kalkın semaha dönelim

Garip’im döndüm şaşkına
Hak yardım etsin düşküne
Gönüldeki dost aşkına
Kalkın semaha dönelim

Kalksak bu yerlerden hicret eylesek

0

Kalksak bu yerlerden hicret eylesek
Yadene yolda samihnet eylesek
Yari arzulıyıp niyet eylesek
Hele yolum bir ormana düşüpdü

Ormandan çıkanı çekerler dara
N’olur Pirim beni bu yerde ara
Önümüze çıktı Balk-ı Buhara
Benim yolum bir diyara düşüpdür

Oturur oturur kendin överler
Huzuru mahşerde boyun eğerler
Birgün olur gelip kapın döverler
Eğer dövmüş isen el kapısını

Elli gündür bu dağları aşalı
Altmış gündür yar peşime düşeli
Eğlen yiğit odaları döşeli
Yari bulamazdı bilmem kaç gündür

Elli gündür altmış gündür yüz gündür
Siyah zülfün nah yüzüne düzgündür
Açma tabip yarelerim azgındır
Yarem merhem tutmaz bilmem kaç gündür

Kadir mevlam senin himmetin çoktur
Bir kul gördüm mermer taştan içeri
Kabil kırıp gönül yıkıcı olma
Birgün olur yandırırlar yara yardan

Asla bu meslekte elim olmazsa
Bülbüle münasip gülüm olmazsa
Davayınan sultan olsan ne fayda
Lokmanınan mihman olsan ne fayda

Kaynak: Aşık Sümmani

Kalktı deli gönül sürdü yürüdü

0

Kalktı deli gönül sürdü yürüdü
Gel oldu gidelim bizim ellere
Gözyaşlarım yeryüzünü bürüdü
Sel oldu gidelim bizim illere

Gözyaşlarım yeryüzüne saçıldı
Bahar oldu yayla yolu açıldı
Yel esti de karın bendi seçildi
Yol oldu gidelim bizim illere

Kavim kardaş bir araya derildi
Güzel dilber oldum diye yerindi
Kitaba baktım ki yollar gördündü
Gel oldu gidelim bizim illere

Şahı sensin dilberlerin emesi
Gözüme görünmez dünya varısı
Şimdi bizim elin kara çalısı
Gül oldu gidelim bizim illere

Karacaoğlan eder gelir yazları
Kuzum kime eden sen bu nazları
Ananın atanın acı sözleri
Bal oldu gidelim bizim illere


Kalktı havalandı gönlümün kuşu

0

Kalktı havalandı gönlümün kuşu
Konmayınca bu can ayrılmaz senden
Hakkın azraili göğsüm bendinde
Almayınca bu can ayrılmaz senden

Mollalar oturmuş kefenim biçer
Dülgerler oturmuş tabutum çatar
Ağaçtan gemlenmiş geziyor atlar
Binmeyince bu can ayrılmaz senden

Yine duman oldu dağların başı
Didemden akıttım Kan ile yaşı
Cenazem altında musalla taşı
Kılmayınca bu can ayrılmaz senden

Hey erenler sözümde var mıdır hata
Pirim al giyinmiş yakışır zata
Mezarım üstünde göğ otlar bite
Solmayınca bu can ayrılmaz senden

Pir sultan abdalım gönlüm rızadan
Pirim binmiş ata gelir kazadan
Doldur ver badeyi hüsnü rızadan
İçmeyince bu can ayrılmaz senden

Karlı kayın ormanında

0

Karlı kayın ormanında
Yürüyorum geceleyin
Efkarlıyım efkarlıyım
Elini ver nerde elin

Ayışığı renginde kar
Keçe çizmelerim ağır
İçimde çalınan ıslık
Beni nereye çağırır

Memleket mi yıldızlar mı
Gençliğim mi daha uzak
Kayınların arasında
Bir pencere sarı sıcak

Ben ordan geçerken biri
Amca dese gir içeri
Girip yerden selamlasam
Hane içindekileri

Eski takvim hesabıyle
Bu sabah başladı bahar
Geri geldi Memed’ime
Yolladığım oyuncaklar

Kurulmamış zembereği
Küskün duruyor kamyonet
Yüzdüremedi leğende
Beyaz kotrasını Memet

Kar tertemiz kar kabarık
Yürüyorum yumuşacık
Dün gece on bir buçukta
Ömüş Berut tanışırdık

Bende boz bir halısı var
Br de kitabı imzalı
Elden ele geçer kitap
Dha yüz yıl yaşar halı

Yedi tepeli şehrimde
Bıraktım gonca gülümü
Ne ölümden korkmak ayıp
Ne de düşünmek ölümü

En acayip gücümüzdür
Kahramanlıktır yaşamak
Öleceğimizi bilip
Öleceğimizi mutlak

Memleket mi daha uzak
Gençliğim mi yıldızlar mı
Bayramoğlu Bayramoğlu
Ölümden öte köy var mı

Geceleyin karlı kayın
Ormanında yürüyorum
Karanlıkta etrafımı
Gündüz gibi görüyorum

Şimdi şurdan saptım mıydı
Şose trenyolu ova
Yirmi beş kilometreden
Pırıl pırıldır Moskova

Kaynak: Nazım Hikmet Ran

Kaşlarında Mim duası yazılı

0

Kaşlarında Mim duası yazılı
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Bilirim günahım hadden aşmıştır
Sana medet yoluna mürvet ya Ali

Elüstü deminden hak bildik yolu
Korkarım solduram ol gonca gülü
Nice bir ağlattın bu edna kulu
Sana medet yoluna mürvet ya Ali

Kalmadı baharım yetişti yazım
Yalvarı yalvarı kalmadı yüzüm
Yetişti kervanım kalmadı izim
Sana medet yoluna mürvet ya Ali

Feriştehler ile hubca görüştüm
Arş yüzünde meleklerle karıştım
Şükür ol dem didarına iriştim
Sana medet yoluna mürvet ya Ali

Pir Sultan Abdal’ım bahar yaz için
Kırkların yediği lokma hakkıyçin
Hasan Hüseyin’in başı hakkıyçin
Sana medet yoluna mürvet ya Ali

Kendi noksanını bilip arif ol

0

Kendi noksanını bilip arif ol
Kimsenin ay’bını gözetme gönül
Yetmiş üç millete bir nazarla bak
Hak sevmiş yaratmış söz etme gönül

Sakın cahil olup lakırdı düzme
Kimsenin alemde gönlünü üzme
Düzelmiş bir işi varıp da bozma
Isınmış dilleri buz etme gönül

İlbami halini bir düşün şöyle
Dünyaya gelmekte fırsat ne böyle
Hakkın verdiğine bin şükür eyle
İhmale düşüp de az etme gönül

Yüreğimi parça parça ayırdın

0

Yüreğimi parça parça ayırdın
Biri Kerbelanın çölünde kaldı
Biri yola çıktı Şam diyarına
Biri Muaviye elinde kaldı

Biri gitti Hacı Bektaş yurduna
Takılyıp da erenlerin ardına
Biri Pir Sultanın düştü derdine
Biri Hızır paşa elinde kaldı

Biri Börklüceylen yanarken köze
Biri Bedrettinle vardı Sereze
Biri Nazımilen geldi gözgöze
Biri ozanların dilinde kaldı

Biri dalgasında Karadenizin
Biri ni Nesimi ardına yüzdü
Kan deryalarında birini ezip
Biri Kızıldere yolunda kaldı

Biri sır vermeyip serinden oldu
Biri çiçekidi Munzurda soldu
Biri yıldız gibi gözden kayboldu
Biri Nurhakların gönlünde kaldı

Biri dedi sayılmayız parmakla
Biri dedi tükenmeyiz kırmakla
Biri dedi ölürmüyüm vurmakla
Biri can ağacının dalında kaldı

Biri dedi unuttun Maraşı
Orda aktı mazlumların gözyaşı
Biri ileriye yürüttü başı
Biri bedenimin solunda kaldı

Biri karanlıktan çıktı bağırır
Biri canlı aydınlığa sevinir
Biri Yunus ile Hakkı çağırır
Biri Kaplaninin telinde kaldı

Kevser Irmağında Saki Olan Yar

0

Kevser ırmağında saki olan yar
Bir bardak dem ikram etmez mi ola
Sıratın yolunu iyi bilen yar
Benim de elimden tutmaz mı ola

Aman medet duy sesimi dardayım
Sorma hallerimi gayet zordayım
Cehennemden daha beter kordayım
Yanarım yandığım yetmez mi ola

Her yanımı harlı ateş çevirdi
Vücut sarayımı yaktı kavurdu
Yaptım mamur ettim, geri çevirdi
Viranemde güller bitmez mi ola

Zindanda kalsam da gam yemem gene
Sefil Selimiyle dursan yan yana
Olmak istiyorum dostla can cana
Muradımca bülbül ötmez mi ola

Kul olayım kalem tutan ellere

0

Kul olayım kalem tutan ellere
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Şekerler ezeyim şirin dillere
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey

Allahın seversen katip böyle yaz
Dünü gün ol şaha eylerim niyaz
Umarım yıkılsın şu kanlı Sivas
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey

Sivas ellerinde zilim çalınır
Çamlı beller bölük bölük bölünür
Dosttan ayrılmışım bağrım delinir
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey

Münafığın her dediği oluyor
Gül benzimiz sararıp da soluyor
Gidi Mervan şad olup da gülüyor
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey

Pir Sultan Abdal’ım ey Hızır Paşa
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasret koydun bizi kavim kardaşa
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey