Ana Sayfa Blog Sayfa 61

Dertli ne ağlayıp gezersin burda

0

Dertli ne ağlayıp gezersin burda
Ağlatırsa mevlam yine güldürür
Nice dertli kondu göçtü burada
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Bu dert benim munisimdir yarimdir
Arşa çıkan benim ah ü zarımdır
Seni ağlatan lutf ıssı kerimdir
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Daim Hakk’a cemalini dile dur
Zikr ile mevlayı dilden anadur
Kahrı kime ise lütfu onadır
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Sevdaya salma şu garib başını
Akıtır gözünden kanlı yaşını
Kerimdir onarır kulun işini
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Yunus senin gözlerinde çok hal var
Önünde uğrayıp geçecek yol var
Gece gündüz dur da mevlaya yalvar
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Derildi ayn-ı cem kuruldu erkan

0

Derildi ayn-ı cem kuruldu erkan
Erenler oturmuş postu postuna
Niyaz edip Hakk’a açıldı meydan
Meydancılar çerağ aldı destine

Baş eğdiler erenlerin yoluna
Hü dediler ehlullah erkanına
Çağırdılar Tanrı’nın arslanına
Kevser getirdiler meydan üstüne

Erenlerin gazileri geldiler
Kabul edip cur’asından aldılar
İçip Ab-ı Kevser sermest oldular
Mail oldum gözlerinin mestine

Zikr ettiler erenlerin nefesin
Çüş ettiler taliblerin hepisin
Cümle gönüllerin sildiler pasın
Özlerin teslim ettiler dostuna

Pir Sultan’ım bahçesini zeyn eder
Üstat nazarında erkanın güder
Kırklar sema ile hak yola gider
Üçlerle yediler erkan üstüne

Derdine Düşüp De Abdal Olduğum

0

Derdine düşüp de abdal olduğum
Bir kaşları kara meralim geldi
Hasretiyle sararıp da solduğum
Hublar yakışığı ceranım geldi

Kaşlarında kul eylemiş kendini
Eme idim leblerinin kandini
Bin çevrile yıktın gönül bendini
Hemi yıkıp hemi örenim geldi

Dostu gören aşık olmaz mı hasta
Gözler mevalide kirpikler meste
Kaşların hub eğmiş yaradan usta
Bir melek simalı cananım geldi

Gaziler serimi sevdaya saldı
Beni abdal edip arkamca güldü
Şu garip başımdan aklımı aldı
Hemi alıp hemi verenim geldi

Hurinin gılmanın melektir zatı
Yoktur bu cihanda onun kıymeti
Bir hüsn-i melek ali züriyeti
Mısır’dan Yusuf-i Kenan’ım geldi

Veli’m eyder geldin gevher kanıma
Tığ-ı gamzen ile vurdun sineme
Dembedem mah dilber girme kanıma
Gene kend-eliyle saranım geldi

Derdimin dermanı gönülde şahım

0

Derdimin dermanı gönülde şahım
Senede bir olsun gel bana yeter
Görebilmem için o yüzü mahım
Biraz da yanımda kal bana yeter

Uçurdum dönmüyor gönül kuşumu
Sevdan yakar yüreğimin başını
Hasretinle akan gözüm yaşını
Çıkar yağlığınla sil bana yeter

Bir tatlı bakışın can katar cana
Gönül neden düştü senin sevdana
Altın tabaklarda neyleyim bala
Dilinden dökülen bal bana yeter

Gönlüm arar doğruyu ve gerçeği
Ömür çilesinde bağla bahçeyi
Neyleyeyim demet demet çiçeği
Sevginle verdiğin gül bana yeter

Derdinden Deliyim İnan Billahi
Derdinden deliyim inan billahi
Nice mestaneler değer o gözler
Derdi veren dermanını vermez mi
Ab ü zülal olmuş akar o gözler

Gönül bir Kabe’dir sen onu yıkma
Oktur gamzelerin sineme çakma
Mevla’yı seversen hışm ile bakma
Korkarım cihanı yakar o gözler

Hüsnün kitabından kamil ders alır
Evliya buyruğun okuyan bilir
Cevahir madenin kıymeti olur
İnciyi mercanı tartar o gözler

Yaradan yaratmış usuldur boyu
Kemerbest bağlamış mülayim huyu
Mısır’ı Bağdat’ı Bedehşan ili
Acem İsfehan’ı değer o gözler

Gahi hiram gahi gönülü gamda
Sen oynar gülersin sevdalar bende
Zühre yıldızının nişanı sende
Ahiri Veli’yi yıkar o özler

Ey şahin bakışlım bülbül avazlım

0

Ey şahin bakışlım bülbül avazlım
Bir eli kadehli bir eli sazlım
İşte gidiyorum kal ahu gözlüm
Ne sen beni unut ne de ben seni

Yolda harami çok engel arada
Unutma sevdiğim demde sırada
Özüm gider ama gönlüm burada
Ne sen beni unut ne de ben seni

Ta ezelden ezel sevgim sevginde
Şu iki cihanda kevn-ü mekanda
Nizam başlarında ulu divanda
Ne sen beni unut ne de ben seni

Kul Hüseyin’im der ki gül benzim soluk
Serimize yazılmıştır ayrılık
Vallahi sevdiğim gönüller birlik
Ne sen beni unut ne de ben seni

Bir umudum sende çoban yıldızı

0

Yönümü kaybettim arar dururum
Bir umudum sende çoban yıldızı
Geceyi gündüze katar gezerim
Bir umudum sende çoban yıldızı
Göster yollarımı çoban yıldızı

Yellerinen estim sel ilen coştum
Gözlerim ufukta yollara düştüm
Kendi ateşimde kavruldum piştim
Bir umudum sende çoban yıldızı
Göster yollarımı çoban yıldızı

Buhar olup uçtum buluta döndüm
Yağmur olup yağdım toprağa sindim
Açtım damarımı yaprağa döndüm
Bir umudum sende çoban yıldızı
Göster yollarımı çoban yıldızı

Çıktım seyreyledim ben şu alemi

0

Çıktım seyreyledim ben şu alemi
Bana bir kanlı zalimden oldu
Kendi dilim ile buldum belayı
Sabır edemedim dilimden oldu

Güzeller karşıyaya yayını yaymış
Herkes sevdiğini gönülden sevmiş
Erenlerin sözü yolsuzu kesmiş
Yolsuz ağlar bana yolumdan oldu
(Ağlar yolsuz bana yolumdan oldu)

Pir Sultanım sen kuluna ne ettin
Şah sultanım sen kuluna ne ettin
Herkes ne ettiyse kendine etti
Evrildi çevrildi turnalar öttü
(Turnam ağlar bana tenimden oldu)

Çıkıp yücesine seyran ederken

0

Çıkıp yücesine seyran ederken
Gördüm ak kuğulu göller perişan
Bir firkat geldi de durdum ağladım
Öpüp kokladığım güller perişan

Hayal hayal oldu karşımda dağlar
Eşinden ayrılan ah çeker ağlar
Dökülmüş yapraklar bozumuş bağlar
Bülbülün konduğu dallar perişan

Yıkılmış dilberin mamur illeri
Susmuş bülbül söyler her dem dilleri
Dağılmış sünbülü solmuş gülleri
Yüzüne dökülmüş teller perişan

Karacaoğlan der ben toylatamadım
Arap ata binip boylatamadım
Küstürdüm dilberi söyletemedim
Dilberi küstüren diller perişan

Çektiğim cevr ile cefa

0

Çektiğim cevr ile cefa
Çekerim senden ötürü
İkrar iman bir olunca
Sen de çek benden ötürü

İkrar imanı güderim
Sensiz alemi niderim
İşte geldim uş giderim
Bir tatlı dilden ötürü

Sevdim tatlı dilleri
Koklarım gonca gülleri
Sararım ince belleri
Gittiğim yoldan ötürü

Bana ne kıyak bakarsın
Sinemi oda yakarsan
Bana ne sitem edersin
İkrarsız elden ötürü

Ferhat Şirin’e tapar
Külüngün havaya atar
Başını altına tutar
Can verir candan ötürü

Mümin olan Hak’ka tapar
Münafıklar yoldan sapar
Arka vermiş dağı çeker
Ferhat Şirin’den ötürü

Pir Sultan’ım deme yalan
Etme imanına talan
Bu dünyada gerçek olan
Ser verir sırdan ötürü

Çekilip kırklara vardık

0

Çekilip kırklara vardık
Niye geldin can dediler
Baş kesip niyaz eyledik
Geç otur meydan dediler

Kırklar meydanı ganidir
Görenin kalbin eridir
Külli şekerden beridir
Nerelisin can dediler

Kırklar ile yedik içtik
Kaynayıp sohbete çoştuk
Yetmiş yıl kürede piştik
Dahi çiğsin can dediler

Rehberine ver özünü
Erenler göre gönlünü
Müsahibin hak bileni
Edelim ihsan dediler

Pir Sultan’ım kanım katlim
Gönlünü gönlüme kattım
Doksan yıl da ölü yattım
Gine sağsın can dediler

Çalap Adem cismini topraktan can eyledi

0

Çalap Adem cismini topraktan can eyledi
Şeytan geldi Adem’e tapmağa ar eyledi

Aydur ben od’dan nurdan ol bir avuç topraktan
Bilmedi kim Adem’in için gevher eyledi

Zahir gördü Adem’in batınına bakmadı
Bilmedi kim Adem’i halkı sever eyledi

Kırk yıl kalıbı yattı adı alemi tudu
Gör şeytan buğzundan ne fitneler eyledi

Adem toprak yatmıştı at alemi tutmuştu
Fikrine bak İblis’in yani hüner eyledi

Ol yürüyen atları sürdü Adem üstüne
Adem’in mekr irgürüp yani zafer eyledi

Adem’in göbeğinden Çalap yaratdı onu
Vaff diye durdu urdu kaçtı güzar eyledi

Çün durdu Adem devri bu idi Musa kavli
İş bu söz yavlak bana katı eser eyledi

Musa gönüldü Tur’a Hakk’la münacat kılar
Gördü kim bir su akar Musa nazar eyledi

Musa aydur göreyim bu su ne yerden gelir
Ger böyle akar ise zır ü zeber eyledi

İleri vardı Musa lain oturmuş ağlar
Gözünün yaşı imiş ol su pınar eyledi

Musa eydur laine ağladığın nedendir
Nideyim ağlamadan der işim zar eyledi

Mukarrebdim Musa ben ol Hakk’ın dergahında
Götürdü vurdu yere işimi şer eyledi

Sen bilmez misin Musa ben neden ayrıldığım
Şunlar öğüme düştü beni humar eyledi

Vargıl değil ya Musa rahmet eylesin bana
Tövbe kılıp işine hoş istiğfar eyledi

Musa erdi hacete Hakk ile münacata
Unutdu emaneti söz muhtasar eyledi

Hakk Musa’ya ayıtdı unuttun emaneti
Ol nidaya canını Musa nisar eyledi

Vargıl degil Ya Musa rahmet edeyim ona
Secde etsin Adem’e çün istiğfar eyledi

Ben ondan umar idim derdime derman kıla
Dahi artırdı derdim yani tımar eyledi

Ben eğer tapsam ona ol vaktin tapar idim
Şimdi hod toprak olup zır ü zeber eyledi

Adem İblis kim ola işi işleten Çalap
Ay’ı günü yaratıp leyl ü nehar eyledi

Mana nedir İblis’den cahilik kamu bizden
Ne duydun iş bu sözden sırrı esrar eyledi

Çalap aydur şol kula inayet benden ola
Ne Şeytan azdırırsar ne kime kar eyledi

Altı bin yedi yüz yıldan geçen Adem’i
Dile getirdi Yunus söz muhtasar eyeldi

Çalan Murtaza Ali’dir

0

Gafil olman hey erenler
Gelen Murtaza Ali’dir
Yezid’e batın kılıcın
Çalan Murtaza Ali’dir

Alçağa tutmuş yüzünü
Hakk’a bağlamış özünü
Kırklar ile bir üzümü
Yiyen Murtaza Ali’dir

Turnaya vermiş sesini
Aşıklar tutsun yasını
Hem önünce devesini
Yeden Murtaza Ali’dir

Ali’dir Allah’ın dostu
Hü dedi Zülfikar kesti
Selman’a sünbüllü desti
Veren Murtaza Ali’dir

Gülün bağlar deste deste
Bağlar da gönderir dosta
Mihmandan bir dolu iste
Sunan Murtaza Ali’dir

Derildi çıktı havaya
İndi döşendi ovaya
Güvercin donda kayaya
Konan Murtaza Ali’dir

Gülün bağlar baka baka
Bağlar da gönderir Hakk’a
Ejderhayı iki şakka
Bölen Murtaza Ali’dir

Dost bağında kızıl alma
Gül rengi sararıp solma
Pir Sultan’ım gafil olma
Gelen Murtaza Ali’dir

Bulmak isterisen eğer diadı

0

Bulmak isterisen eğer diadı
Şemine çarh vurup pervanesi ol
Terkeyle dünyada can ile varı
Muhammet Ali’nin üryanesi ol

Azmeyleyip bu menzile erelim
Men-arf sırrında didarı görelim
Girip bahçesinde güller derelim
Hakikat mülkünün gülşanesi ol

Bu müminlik bir hikmettir atalar
Bir noktada canı cana katalar
Alıp seni elden ele tutalar
Erenler katının dürdanesi ol

Olnazlı cananın aşkı bendedir
Şirin muhabbeti dertli candadır
Muhammet Ali’nin nuru sendedir
Fehmeyle kendini bir tanesi ol

Daimi kemterim çıraklar yansın
Hakikat meydanı nura boyansın
Ol Abu Kevserden içenler kansın
Cümle aşk ehlinin meyhanesi ol

Cemi kuşlar arzulamış yarını

0

Cemi kuşlar arzulamış yarını
Süleyman tahtına yar deyü ağlar
Seher vakti dinlen bülbül zarını
Gülden ayrı düşmüş har deyü ağlar

Telli turnam tellerini düzmeye
Kalem alıp çığaların yazamaya
Yeşil başlım göllerinde yüzmeye
Salında yad avcı tor deyü ağlar

Baykuş viranede aşıktır taşa
Selman kısmet verdi hem kurda kuşa
Kerkez körlüğünden indi üleşe
Yaşım da bin beş yüz var deyü ağlar

Mahbub-ı zamanın tutisi öter
Kumru dost dedikçe dertlerim artar
Gövel turnam Şah’a gider bir katar
Şahinin pençesi zor deyü ağlar

Bir kuş vardır ala idim duasın
Aslı nerededir bilmez yuvasın
Bir tüyünde Ayat birinde Yasin
Veli de sebakım ver deyü ağlar

Canlar feda yoluna bu can kayusu değil

0

Canlar feda yoluna bu can kayusu değil
Sen canı gerek bana cihan kayusu değil

Canlar içinde cansın sensin genc-i pinhansın
Çün ayan gördüm seni pinhan kayusu değil

Canlar içinde cansın sen canlara sultansın
Bize din-ü imansın iman kayusu değil

Yudum yaramı sildim yaram kimdendir bildim
Bana yarum kayusu yaram kayusu değil

Aşkın beni faş etdi saklayım derdim veli
Çün seni ayan gördüm pinhan kayusu değil

Derman ola mı bana derdim benim kim ola
Dertli varayım sana derman kayusu değil

Gelin aşık olalım aşka cevlan kılalım
Esrik olup yatmışım cevlan kayusu değil

Aşkın oku demreni dokunur yüreğime
Aşk için ben öleyim derman kayusu değil

Can-u gönülü n’etdim aşkın oduna atdım
Sıdk-ı dahi unuttum güman kayusu değil

Aşkın burcundan uçtum cevlan uruban geçtim
Ben dost ile buluşdum cevlan kayusu değil

Bahr ummana dalmışım onda sedef bulmuşum
Gevher alıp gelmişim umman kayusu değil

Durduğum yer Tur ola baktığım didar ola
Ne hacet Musa bana sen-ben kayusu değil

Yunus’u öğütlerler kalk kervan göçtü derler
Ben menzile erişdim kervan kayusu değil