Perşembe, Mart 12, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 172

Bad-ı saba selam eyle o yare

0

Bad-ı saba selam eyle o yare
Mübarek hatırı hoş mudur nedir
Nideyim yitirdim bulamam çare
Mestan ela gözler yaş mıdır nedir

O nazlı canana uğrarsa yollar
Bize mesken oldu kahveler hanlar
Yarin meclisinde oturan canlar
Hesap etsin yıllar beş midir nedir

Eğil güzel eğil saçın sürünsün
Aç beyaz göğsünü memen görünsün
Evvel benim idin şimdi kiminsin
Gündüzün hoş geçen düş müdür nedir

Emrah eder can bülbülü kafeste
Benim hasbihalim bildirin dosta
Kendim gurbet elde dost kara yasta
Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir

Ey erenler bir kamile danıştım

0

Ey erenler bir kamile danıştım
Er olana edep erkan hoşumuş
Kalırsa dünyada insanlık kalır
Kuru hayal fani dünya boşumuş

Vefasız tabipten derman olur mu
Ufacık pınardan Ceyhan olur mu
Ta ezelden karga şahan olur mu
Adem aslı asıllara başımış

Dünyada delinin teki Mahzuni
Yaktı seni içindeki Mahzuni
Dile kolay bunca yükü Mahzuni
Yıllar yılı taşımış da taşımış

Mevlam bana ömür vermiş

0

Mevlam bana ömür vermiş
Boşu boşuna boşu boşuna
Vücuduma bir can girmiş
Boşu boşuna boşu boşuna

Su akar deryaya varır
Deryadan mayi çıkarır
Gökyüzünde yağmur olur
Boşu boşuna boşu boşuna

İsa Meryem’e mi kaldı
Musa asadan ne buldu
Süleyman bir sultan oldu
Boşu boşuna boşu boşuna

Gahi gittim gahi geldim
Aradım kendimi buldum
Bir Mahzuni Şerif oldum
Boşu boşuna boşu boşuna

Ezel bahar olmayınca

0

Ezel bahar olmayınca
Kırmızı gül bitmez imiş
Kırmızı gül bitmeyince
Dertli bülbül ötmez imiş

Bülbül havastır ötmeye
Sarılıp güle yatmaya
Bahçevan gülün satmaya
Gül kadrini bilmez imiş

Bahçevan sata bu gülü
Haramdır parası pulu
Ağlatma sefil bülbülü
Gözyaşını silmez imiş

Bülbül güle hayran olur
Hayran olur seyran olur
Bazı insan hayvan olur
Hayvan adem olmaz imiş

Can Hatayı m ölmeyince
Tenim turab olmayınca
Dost dosttan ayrılmayınca
Dost kadrini bilmez imiş

Kara çadır is mi tutar

0

Kara çadır is mi tutar
Martin tüfek pas mı tutar
Ağlayanım anam bacım
Elin kızı yas mı tutar

Gitme Yemen’e Yemen’e
Yemen sıcak dayanaman
Tan borusu er vurulur
Sen küçüksün uyanaman

Yemen yolu çukurdandır
Karavana bakırdandır
Zenginimiz bedel verir
Askerimiz fakirdendir

Gitme Yemen’e Yemen’e
Karışı’n toza dumana
Mektubunu sal kardaşım
Bacını koyma gümana

Tarlalarda biter kamış
Uzar gider vermez yemiş
Şol Yemen’de can verenler
Biri Memet biri Memiş

Yeşil başlı gövel ördek

0

Yeşil başlı gövel ördek
Uçar gider göle karşı
Eğricesin tel tel etmiş
Döker gider yare karşı

Telli turnam sökün gelir
İnce mercan yükün gelir
Elvan elvan kokun gelir
Yar oturmuş yele karşı

Şahinim var bazlarım var
Tel alışkın sazlarım var
Yare gizli sözlerim var
Diyemiyom ele karşı

Hanı Karac1 oğlan hanı
Veren alır tatlı canı
Yakışmazsa öldür beni
Yeşil bağla ala karşı

Ilgıt ılgıt esen seher yelleri

0

Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Doğru gelir doğru gider mi yar yar
Hakkın emri ile çürüyen canlar
Verdiği ikrarda durur mu yar yar

Pazarlık mı olur adil dükkanda
Meyl-i muhabbetim kaldı yar sende
Bu divan olmazsa ulu divanda
Dost benim sualim verir mi yar yar

Bahçende açılmış yar gonca güller
Gülün figanından sefil bülbüller
Aşıktan maşuğa sarılan kollar
Bin yıl yerde yatsa çürür mü yar yar

Abdal Pir Sultan1 ım kalbi zar olan
Döner mi sözünden gerçek yar olan
Senin gibi aktı sadık yar olan
Verdiği ikrardan döner mi yar ya

Daha senden başka aşık mı yoktur

0

Daha senden başka aşık mı yoktur
Nedir bu telaşın vay deli gönül
Düşün bir yol devr-i ademden beri
Neler geldi geçti say deli gönül

Günde bin kez duman çöker serime
Elim yetmez gidem kısb-i karıma
Kendi bildiğine doğrudur deme
Var iki kamile uy deli gönül

Bu fani dünyadan umudunu üz
İnanmazsan var kitaba yüz be yüz
Han’ım kabristandır malım bir top bez
Daha duymadıysan duy deli gönül

Bu nefsin elinden kaçamıyorsun
Mevlam kanat vermiş uçamıyorsun
Ruhsati dünyadan geçemiyorsun
Topraklar başına vay deli gönül

Kalktı göç eyledi Avşar elleri

0

Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

Belimizde kılıcımız kirmani
Taşı deler mızrağımız temreni
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın dağlar bizimdir

Dadaloğlu’m yarın kavga kurulur
Öter tüfek davlumbazlar vurulur
Nice koçyiğitler yere serilir
Ölen ölür kalan sağlar bizimdir

Üryan geldim gene üryan giderim

0

Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeye elde fermanım mı var
Azrail gelmiş te can talep eyler
Benim can vermeye dermanım mı var

Yitir şu gönülden ileği yitir
Cehd eyle elini yoksula yedir
Bana derler gam yükünü sen götür
Benim yük götürür dermanım mı var

Dirilirler dirilirler gelirler
Huzuri mahşerde divan dururlar
Harami var deyi korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var

Karac ‘oğlan der ki ismim överler
Ağu oldu yediğimiz şekerler
Güzel sever deyi isnad ederler
Benim haktan özge sevdiğim mi var

Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma,

0

Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma,
Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.
Derman Arar İken Derde Düş Oldum,
Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.

Huma Kuşu Suya Düştü Ölmedi,
Dünya Sultan Süleyman’a Kalmadı.
Dedim Yâre Gidem Nasip Olmadı,
Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.

Kağıda Yazarlar Ufak Yazılar,
Anasız Olur Mu Körpe Kuzular.
Yürek Yaralıdır, Ciğer Sızılar,
Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.

Pir Sultan Abdal’ım Böyle Buyurdu,
Ayrılık Donları Biçti Giydirdi.
Ben Ayrılmaz İdim Felek Ayırdı
Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.

Kimse bana yaran olmaz yar olmaz

0

Kimse bana yaran olmaz yar olmaz
Mertlik hırkasını giydim giyeli
Dünya bomboş olsa bana yer kalmaz
İnsana muhabbet duydum duyalı

Bu Kızılbaş oldu ummaz dediler
Kapıya bacaya konmaz dediler
Kestiği haramdır yenmez dediler
Şah Hüsey’n’e gönül verdim vereli

İmanım hükümdar benliğim esir
Ehli Bey t’i sevdim dediler kusur
Kimi korkak dedi kimi de cesur
Kurt ile kuzuyu yaydım yayalı

Kimi benden kağıt hüccet arıyor
Hal bilmeyen dib dedemi soruyor
Dostlar ölümüme karar veriyor
Sefil Selimi’yim dedim diyeli

Devredip gezerken dar-ı fenayı

0

Devredip gezerken dar-ı fenayı
Bağdat diyarına vardın mı turnam
Medine şehrinde Fatma Anayı
Makamı andadır gördün mü turnam

Biz de beli dedik nice uluya
İman aldık ikrar verdik veliye
Necef deryasında İmam Ali’ye
Bu deryaya yüzler sürdün mü turnam

Medayin şehrinde Selman’a varıp
Bağdat’da Kazım’ın kabrini görüp
Baş eğip hem eşiğine yüz sürüp
İkrara bend olup durdun mu turnam

Her şehit de Kerbela’da çürümez
Haktan izin yoktur kalkıp yürümez
İmam Hüseyin’in kanı kuramaz
Şehitler serdarın gördün mü turnam

Hazreti Eyyub’un nikabın kaldır
Tende iki kurt var neye maildir
Biri ipek sarar biri balımdır
Bunların sırrına erdin mi turnam

Veysel Karan’ gezer idi Yemen’de
Serin verdi On iki imam yolunda
İmam Mehdi hangi vakt u zamanda
Nasıl zuhur eder sordun mu turnam

Kul Hüsey’n’ im der ki hakka varalım
Varıp o dergaha yüzler sürelim
Can baş feda olsun Şahı görelim
Sen de o sultanı gördün mü turnam

Ne kadar bilirsen bilene danış

0

Ne kadar bilirsen bilene danış
Danışan dağlan aşar mı aşar
Danışmadan yola düşse bir kişi
Yorulup yollarda şaşar mı şaşar

Uzak ol cahilden kamile yakın
Sözümde mana yok darılma sakın
Hasmın karıncaysa merdane takın
Ummadığın taş başa düşer mi düşer

Altından bir pula olur mu kabul
Konuş ki ehl ile olasın ehil
Konuşma cahille olursun cahil
Kişi itibardan düşer mi düşer

Abdal Pir Sultan’ ım böyle mi olur
Herkes ettiğini elbette bulur
Alıcı kuşların ömrü az olur
Akbaba zararsız yaşar mı yaşar

Tamirci Çırağı

0

Bir zamanlar yıl 1975, Cem Karaca
bir konserde Tamirci Çırağını söylerken…

Cem Karaca’ yı efsane yapan tek özelliği muhteşem sesi ve yorumu değildi tabi.
Bir çok yeteneğinin yanında sahnede tiyatral
bir tarzının olmasının da bunda büyük bir payı vardı. Mesela, sahnede Tamirci Çırağı parçasını söylerken üstüne yağlı tamirci tulumu giyerdi.

TAMİRCİ ÇIRAĞI.

Ustama dedim ki bugün giymeyim tulumları
Arkası puslu aynamda taradım saçlarımı
Gelecekti bugün geri arabayı almaya
O romandaki hayali belki gerçek yapmaya

Durdu zaman durdu dünya girdi içeri kapıdan
Öylece bakakaldım gözümü ayırmadan
Arabanın kapısını açtım açtım girsin içeri
Kalktı hilal kaşları sordu kim bu serseri

Çekti gitti arabayla ekzozuna boğuldum
Gözümde tomurcuk yaşlar ağır ağır doğruldum
Ustam geldı sırtıma vurdu unut dedı romanları
İşçisin sen işçi kal giy dedi tulumları