Ana Sayfa Blog Sayfa 143

Zülfikar belinde sancak elinde

0

Zülfikar belinde sancak elinde
Hayber kapısını kopartan Ali
Bir mana çıkarsa anın dilinde
Nice yüzbin kâfir kopartan Ali

Hazreti Ali derler dinin direği
Elindedir livailhamd sancağı
Elindedir hem kevserin ırmağı
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Yüz yedi kitap cem olmuştur dilinde
Şeriat tarikat onun elinde
Can, baş feda eden dinin yolunda
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Hakk arslanım, dedi melekler tabi
Kurtlar, kuşlar bile verdi cevabı
Lakabına ad koydular turabi
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

On iki yaşında cevlana gelen
Hendek Savaşı’nda meydana gelen
Binlerce küffara, Zülfikar çalan
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Bir mana haykırıp Zülfikar çalan
Amri bin Abdul’u ikiye bölen
Elli günlük yoldan, bir demde gelen
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

0 billur dağına çıkıp da inen
Denizde balığın üstüne binen
Mınmatız kubbeyi bin pare kılan
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Arş alayı kaplar yüzünün nuru
Sevgili resulün, hem alemdarı
Hazreti Fatıma sevgili yâri
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Kevser ırmağına şakilik eder
Hazreti Muhammed’e vekillik eder
Cümle düşmüşlere şefaat eder
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Zülfikar belinde, parlayıp gider
İsmimi sorarsan Haydar Kerrar
Peygambere olmuş idi alemdar
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

İnkâr eden Ali’yi kördür o münkir
Ne inkâr edersin, gözlerim kördür
Ali de Düldül hem Zülfikar vardır
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Hasan la Hüseyin yanar çerağı
Behişt makamdır onun durağı
Hakk’ın düldülüdür onun burağı
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Dergâhımız gavşen dergâhındadır
İrşadımız hakkın halindendir
Sohbetimiz Ali sohbetindendir
0 Hakk’ın arslanı, Hazreti Ali

Bacı Sultan durur hem irşadımız
Ehlibeyt yolunda itikadımız
Kırklarla Ali’ye sohbet ederiz
0 Hakkın arslanı, Hazreti Ali

Medet pirim Abdulkadir Efendim
Hak, Halili dergâhına sığındım
Yoksul sıfatına umuben geldim
Sensin hane arslanı, Hazreti Ali.

Hararet nardadır sac da değildir

0

Hararet nardadır saçta değildir
Keramet baştadır taçda değildir
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüs te Mekkede haçda değildir

Sakın ol kimsenin kalbini kırma
Gerçek erenlerin yolundan çıkma
Eğer insan isen ölmezsin korkma
Aşığı kurt yemez boşta değildir

Gayretli ol nasibini almaya
Gerçek ilmin deryasına dalmaya
Sakın uzak gitme hakkı bulmaya
kalptedir toprakta taşta değildir

Düşündüm düşündüm fikir eyledim

0

Düşündüm düşündüm fikir eyledim
Duman şu dağlara ne güzel uymuş
Şükrolsun bizi yaratan mevlaya
Din iman İslama ne güzel uymuş

Ulu camilere sererler hali
Ben deli değildim sen ettin deli
Allahın Arslanı Hazreti Ali
Zülfikar düldüle ne güzel uymuş

Başına çekinmiş çevreli çember
Ağzında kokuyor miskili Anber
Beytullahı yaptıran Halil Peygamber
Beytullah o zata ne güzel uymuş

Kafirlerde çağırırlar Isaya
itibar ederler elindeki asaya
Incil Isaya Tevrat Musaya Zebur Davuda
Kuran Muhammede ne güzel uymuş

Karacoğlan der eyleme minnet
Müslümana lazim farz ile Sünnet
Kafire cehennem mümine Cennet
Lanet kör şeytana ne güzel uymuş

Dinle nasihatin vereyim öğüt

0

Dinle nasihatin vereyim öğüt
Sakın şu dünyaya tapma hey gönül
Eriş bir mürşit’in demenından tut
Her cahil eteğini öpme ey gönül

Ecel gelir boğazına takılır
Aşkın ateşi cismin yakılır
Sırça saray yapsan âhır yıkılır
İki kifahtan ziyada yapma ey gönül

Dünya oyunbazdır zehirler saçar
Zanlı hayal derler tutulmaz geçer
Kimseye mülk olmaz konanlar göçer
Sakın şu dünyaya tapma ey gönül

ZEFÎL SITKI yalvara gör Aliye
Deryalar bekçisi hızır Nebiye
Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veliye
İşte bu ikrardan sapma ey gönül

Muhammed Mustafa ey şahı merdan

0

Muhammed Mustafa ey şahı merdan
Aliyel Murteza’ya indi bu seccade
Hatice Fatıma Hasan müşteba
Hüseyin’i Kerbela’ya indi bu seccade

îmam Zeynel ile Muhammed bakır
Cennet bahçesinde bülbüller şakır
Cafer’i sadığa erdim çok şükür
Kazım Musa Rıza’ya indi bu seccade

Muhammed Mehti’ye verdim selafa
Aliyel Naki’den isterim imdat
Hasan’ül Askeri eleman mürvet
Mehti sahibliye indi bu seccade

On dört masumu pak güruhu naci
On yedi kemerbest derdim ilacı
Pirim Hacı Bektaş serimin tacı
Hünkarı Evliya’ya indi bu seccade

Virdi Derviş senin kulun kurbanın
Yarın ara saldı ulu divanın
Senin müşriklerin çoktur ihsanın
Pirim şu şah babaya indi bu seccade

Gezsem de dünyanın dört bucağını

0

Gezsem de dünyanın dört bucağını
Vallahi gözüme gine boş gelir
Gönül arzu eder dostu cananı
Sızlar eski yaram gözden yaş gelir

El diyarı mesken olmaz insana
Yürekten kul ise cananın sana
Hal bilmez hoyratı sararsan cana
Ağustos ayında başa kış gelir

Yüce dağlar yeşil çimen yol olsa
Acem bahçeleri goncagül olsa
Saçı sırma gül dudağı bal olsa
Gönül istemezse dile daş gelir

Haşimi seversen ey deli gönül
Diken bir gül olur baykuşta bülbül
Güzel çulda giyse olur ipek tül
Salınır gezerken göze hoş gelir

Görün Fatima anayı daha darda mı

0

Atası Muhammed kızı Fatıma ana
Görün Fatıma anayı daha darda mı
Onların çektiği müsahib kavli
Görün Fatıma ana daha darda mı

Hüseyinim anasından olunca
ehra edebisi kundağına sarınca
Kalkıp atasıyla dara durunca
Görün Fatıma ana daha darda mı

Leyla kuşu yuva yapar başına
Kim karışır yar edenin işine
Cihan sesle gitse didam yaşına
Görün Fatıma ana daha darda mı

Seksen bin evliya derilir gelir
Doksan bin evliya minnetci durur
Kullar el kaldırmış alim dua eyler
Görün Fatıma ana daha darda mı

Çağırın Pir Sultan Abdalım gelsin
Tanklar çalınsın tercüman yensin
Günahlılar günahından af olsun
Görün Fatıma ana daha darda mı.

Meclis ibadethanesine Alevilik simgesi

0

Yeşiller Federal Meclis milletvekili Özcan Mutlu’nun girişimine, Meclis Başkanı Lammert onay verdi. Federal Meclis’te milletvekilleri için hazırlanan ibadethanede Katolik, Protestan, Yahudilik, İslam ve çeşitli inançlardan sonra Alevilik de temsil edilecek.YEŞİLLER Milletvekili Özcan Mutlu, Federal Meclis Başkanı Norbert Lammert’e geçen yılın başında bir mektup yazarak, Meclis İbadethanesi’nde Alevi inancına da yer verilmesini istedi. Almanya’da 500 ila 800 bin arasında Alevinin yaşadığına işaret eden Mutlu, ancak bu mezhebin Almanya’da yeterince tanınmadığını kaydetti. Mutlu, dini cemaatlere eşit değer verme ilkesinden hareketle, ibadethanede Aleviliğin de temsil edilmesini istedi.

Meclis Başkanı Lammert, Tevrat, İncil ve Kuran’ın yanı sıra dini simgelerin bulunduğu ibadethanenin vitrinlerde Alevilik inancının da yer almasına onay verdi. Özcan Mutlu, Lammert’in himayesinde Alevi inancına ayrılacak bölümün, yaza kadar açılacağını söyledi. Mutlu, vitrinin Alevi simgeleriyle şekillendirilmesi için Alevi temsilcilerine mektup yazarak, Meclis ibadethanesinde sergilenecek simgeler konusunda destek istedi.

KUDÜS VE MEKKE’Yİ İŞARET EDİYOR

1998-1999 yılları arasında Parlamento binası içinde milletvekillerinin dini ibadetleri için yapılan ibadethaneyi, Alman ressam Günther Ücker şekillendirmişti. İbadethanenin giriş bölümündeki vitrinlerde Katolik, Protestan, İslam ve Yahudilikle ilgili dini simgeler ve kutsal kitaplar yer alıyor. Hıristiyanlık bölümünde özel hazırlanmış bir İncil, İslam bölümünde Kuran bulunuyor. Her dinin temsil edildiği İbadethanede doğuya yönelik bir basamak, üç semai dinin yönü olan Kudüs ve Mekke’ye işaret ediyor. Önde ise granitten yapılmış bir mihrap yer alıyor.

MUTLU: YARDIM İSTEDİM

Yeşiller Milletvekili Özcan Mutlu, “Federal Alman Meclisi Bundestag’ın ibadethanesinde Aleviliğin temsil edilmesi gurur verici. Meclis Başkanı Lammert’in başvurumu kabul etmesi çok sevindirici. Hacıbektaş ve Alevi Federasyonu’na bağlı dedeler kurumundan Meclis’teki Alevilik köşesini düzenlenmesine ilişkin yardım istedim” dedi.

Özcan Mutlu Lammert‘e mektubu 2015/16 yazdı ve sembollerimiz o zamanlar Meclise yerleştirildi.
Güncelleme Tarihi: Şubat 04, 2017 10:59BERLİN

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/meclis-ibadethanesine-alevilik-simgesi-40355402

Bu dünyadan gider olduk

0

Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun

Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun

Tenim ortaya açıla
Yakasız gömlek biçile
Bizi bir asân vechile
Yuyanlara selam olsun

Azrail alır canımız
Kurur damarda kanımız
Yuyacağın kefenimiz
Saranlara selam olsun

Selâ verile kastımıza
Gider olduk dostumuza
Namaz için üstümüze
Duranlara selam olsun

Dünyaya gelenler gider
Hergiz gelmez yola gider
Bizim halimizden haber
Soranlara selam olsun

Miskin Yunus söyler sözün
Yaş doldurmuş iki gözün
Bizi bilmeyen ne bilsin
Bilenlere selam olsun

İşte geldim işte gittim

0

İşte geldim işte gittim
Yaz çiçeği gibi bittim
Şu dünyada ne iş ettim
Ömürcüğüm geçti gitti

Çağırdılar imam geldi
Her biri bir işe yeldi
Azrail pençesin saldı
Can kafesten uçtu gitti

İşte geldi yuyucular
Tenime su koyucular
Kefenim elinde Hoca
Kefenciğim biçti gitti

Ayırdılar ilimizden
İp attılar belimizden
Pek tuttular kolumuzdan
Can cesedden uçtu gitti

İlettiler mezarıma
Sığındım gani kerime
Toprak attılar serime
Gözüm yaşı taştı gitti

İmam telkine başladı
Bir sevapçık iş işledi
Komşular bizi boşladı
Geri dönüp kaçtı gitti

Kabrime bir melek geldi
Bana bir sualcik sordu
Hışm edip bir topuz vurdu
Tebdilciğim şaştı gitti

Teslim Abdal oldu tamam
İşte geldi ahir zaman
Yardımcımız oni kimam
Ten türab karıştı gitti
Teslim Abdal

Ben giderim adım kalır

0

Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın

Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın

Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın

Ne gelsemdi, ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın

Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın

Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın

Aradım derdimin dermanı yoktur

0

Aradım derdimin dermanı yoktur
Medet sende n’olur gel yetiş yetiş
Felek ile derd-i davamız çoktur
Medet senden yetiş İmam Hüseyin

Turnalara haber saldım yüceden
Bir cevap bekledim mimden heceden
Hiç haberim yoktur günden geceden
Medet senden yetiş İmam Hüseyin

Yüce dağ başını mekân eyledim
Kurd’a kuş’a müşkül halım söyledim
Bilmem ki ben sana ne iş eyledim
Medet senden yetiş İmam Hüseyin

Kahpe felek kapımızı çalmadan
Azrail gelip de canım almadan
Eroğlu’yum ölüp toprak olmadan
Medet senden yetiş İmam Hüseyin

Özledim

0

Akşam döner çoban, iti peşinde
Sığır karşılardık köyün dışında
Eşek seğirtirdik harman başında
Toza bulandığım yolu özledim

Kızanın bağından üzüm çalardık
Canımız isterse bostan yolardık
Dere kıyısında olta sallardık
Sarılıp yattığım çulu özledim

Arabamız kabak,teker pancardı
Şemşamer sapından kasası vardı
Kuş gibi uçardı,sokaklar dardı
Düdük kavlattığım dalı özledim

Bezleri sararak toplar yapardık
Sert şutları panter gibi kapardık
Yarışlarda kestirmeden sapardık
Çember çevirdiğim teli özledim

Aldırmazdık taşlar yırtsa ayağı
Erinmez aşardık en uzak dağı
Boldu çiğdem,nevruz,kuzukulağı…
Köküç kanırttığım beli özledim

Gelincikler,papatyalar…açardı
Çiçeklerde binbir böcek uçardı
Tazılar kovalar tavşan kaçardı
Dikenleri batan gülü özledim

‘Dölek dur’ derlerdi,tezce azardık
Tavuk kovalardık,yuva bozardık
Müzevirlik yapanlara kızardık
Başını yardığım dölü özledim

Hasmım zor olsa da yaman dalardım
Kasığından tutar yere çalardım
Çamura yuvarlar,kire bulardım
Batçık batırdığım kili özledim

Çelik çomak oynar,aşık atardık
Gecelere doymaz damda yatardık
Kayan yıldızları toplar satardık
Altından kıymetli pulu özledim

Günler uzuncaydı güzeldi hayat
Alıp verilende vardı kanaat
Anam ‘yok’ dese de ederdik inat
Bazlama,çöreği,balı özledim

Yığınlar toplardık,dökerdik harman
Düvenin sırtında dönerdi zaman
Tığı savururduk tozardı saman
Suyunda çimdiğim gölü özledim

Mercimekli pilav,cücüklü soğan
Banardık yufkayı,yanında ayran
Tütünler sarılır,kıvrılır duman
Tabaka uzatan eli özledim

Yaslanırdı mor dağların döşüne
Kaval dil olurdu çoban düşüne
Kınalı sürüyü takar peşine
Boynunda çınlayan zili özledim

Akşam yaklaşırken başlardı telaş
Ocaktaki tezek yanar çok yavaş
Doyumsuz olurdu pişirdiği aş
Kümpür közlediğim külü özledim

Unuttuğum anlar kalman kusura
Nice zorlukları sardım hasıra
Takatim yetmiyor şimdi nasıra
Dosta götürecek salı özledim.

Köksal Atçalı

Güzel şahtan bize bir dolu geldi

0

Güzel şahtan bize bir dolu geldi
Bir sen iç sevdiğim birde bana ver canım canım
Hünkar Hacı Bektaş Veli den geldi
Bir sen iç sevdiğim birde bana ver canım canım

Herkes sevdiğini tanır sesinden
Senin muhabbetin beni has eden
Selmanım keşkülün doldur bu sudan
Bir sen iç sevdiğim birde bana ver canım canım

Payım gelir erenlerin payından
Muhammed neslinden Ali Soyundan
Kırklarin içtiği Engür suyundan
Bir sen iç sevdiğim birde bana ver canım canım

Beline bağlamış nurdan bir kemer
Içmisem doluyu yüreğim yanar
Herkes sevdiğinden bir dolu umar
Bir sen iç sevdiğim birde bana ver canım canım

Senin aşıkların kaynadı çoştu
Cananı uğruna canından geçti
Sefil Hüseyin im bir dolu içti
Bir sen iç sevdiğim birde bana ver canım canım

Kendi noksanını bilip arif ol

0

Kendi noksanını bilip arif ol
Kimsenin aybını gözetme gönül
Yetmiş üç millete bir nazarla bak
Hak şevmiş yaratmış söz etme gönül

Sakın kallaş olup lakırdı düzme
Kimsenin alemde gönlünü üzme
Düzelmiş bir işi yanılıp bozma
Isınmış dilleri buz etme gönül

Yüz bin altın alsa yevmiye bir er
ölürse mirastan sana ne değer
Akraba kabilen olursa eğer
Hakkına kail ol naz etme gönül

Bu kızıl şu ak baş diye hor bakma
Kendini göz göre ateşe yakma
Kendi yaptığını aleme takma
Yareli ciğere tuz atma gönül

Tellallık eyleyip yalanlar atma
Şurada burada halkı aldatma
Küheylandır diye merkebi satma
Alemin gözüne tuz ekme gönül

iki yüzlülükle olma münafık
Tamu ateşine böyleler layık
Onlar adem değil hayvanı natık
Elhazer onlarla söz etme gönül

llhami halini bir düşün söyle
Dünyaya gelmekten maksat ne böyle
Hakkın nimetine çok şükür eyle
İhmale düşüpte az etme gönül