Ana Sayfa Blog Sayfa 103

ENEL HAK 

0

Bir ömür dolandım devri alemde 
Kimi Hüda, kimi kula benzetti 
Gözlerim kamaştı seyri alemde 
Kimi altın, kimi pula benzetti 

Rüzgar oldum cümle cana dokundum 
Kuran oldum, ayet ayet okundum 
Nice gönüllere davetsiz kondum 
Kimi hancı, kimi yola benzetti 

Bir zaman köleydim, bir zaman beydim 
Göklere boy atıp, toprağa değdim 
Hem isyan eyledim, hem boyun eğdim 
Kimi dala, kimi yele benzetti 

Dane oldum eleklerde elendim 
Köşkler kurdum, kapı kapı dilendim 
Gönül tezgahında pazar eylendim 
Kimi libas, kimi çula benzetti 

Adem kimliğimle gezdim dolandım 
Kimi gün duruldum, kimi bulandım 
Aşk çölünde gözyaşımla sulandım 
Kimi diken, kimi güle benzetti 

Bin cana bürünüp, bir can göründüm 
Göklerde kuş oldum, yerde süründüm 
Balıktım gizlendim suya büründüm 
Kimi umman, kimi göle benzetti 

İdam sehpasına Enel Hak yazdım 
Kendi mezarımı dişimle kazdım 
Bir kordum, üşüdüm alemi gezdim 
Kimi ataş, kimi küle benzetti 
  
Hıdır Çam

Gel gönül incinme bizden

0

Gel gönül incinme bizden
Kalsın gönül yol kalmasın
Evvel âhır yol kadimdir
Kalsın gönül yol kalmasın

Erenler bize pusudur
Yalan söyleyen asidir
Bu gerçekler nefesidir
Kalsın gönül yol kalmasın

Bahçede açılan güldür
Hakk’ı söyleyen de dildir
Pes ezelden yol kadimdir
Kalsın gönül yol kalmasın

Başındadır altın tacı
Budur erenler miracı
Keskindir yolun kılıcı
Kalsın gönül yol kalmasın

Ey divane ey divane
Âşık olan kıyar cane
Hatayi’m der taç u hane
Kalsın gönül yol kalmasın
Şah Hatayi

Erenler aşkına içeriz demi

0

Erenler aşkına içeriz demi
O dolu bize Yezdan’dan kaldı 
Ehl-i beyt denilen mukaddes gemi 
Peygamber Habib-i zişandan kaldı

Hatice Fatıma pirler anası 
Cenab-ıAali’der erenler hası 
Canlara sunulan zehirin tası 
Nesli pak imam-ı Hasan’dan kaldı

Kerbela çölünde çekmişiz acı 
Kesildi masumlar soyuldu bacı 
Çilenin hırkası şehitlik tacı 
Kerbela’da ölen kurbandan kaldı

Zeynel Abidin’dir devam-ı haydar
Fakirin neslidir İmam-ı Cafer 
Doğruluk madeni en güzel gevher 
İmam Musa Kazım Rıza’dan kaldı

İmam Taki Naki gönlümün piri 
Dergahı yönetir Hasan askeri 
Sabırla beklemek yıllardan beri 
Mehdi-i Sahib-i zamandan kaldı

Akburak Hasan’ım düvazım tamam 
 Dilimde hecedir on iki imam
Ele, bele, dile daim ihtimam
Hacı Bektaş Veli hünkardan kaldı.

Ağlar gezerim cihanda

0

Ağlar gezerim cihanda
Ali diye Ali diye
Yalvarırım Muhammed’e
Ali diye Ali diye

Bektaş-ı Veli’de hal var
Fatma anada bir hayal var
Gece gündüz hakka yalvar
Ali diye Ali diye

Hasan Hüseyin inleşir
Felekler çıkar çığrışır
Sinemde bülbül ötüşür
Ali diye Ali diye

İmam Zeynel semah tutar
Bakır’a Cafer’e yeter
Kumru dost dost diye öter
Ali diye Ali diye

Musa Kazım’a danıştık
İmam Rıza’ya ulaştık
Şahın sevdasına düştük
Ali diye Ali diye

Taki Naki hu dediler
Askeri’ye hü dediler
Mehdi’dir kırklar yediler
Ali diye Ali diye

Kul Himmet’im katar katar
Gevher alır gevher satar
Arş-ı ulakta bir kuş öter
Ali diye Ali diye

BİLGE KAĞAN YASASI(TÖRESİ):

0

En eski Türk Anayasası

  1. Tengri (yaratan) Tektir.
  2. Her kim ki, Tengri’den kut almak dilerse, başkasına yakarmasın.
  3. Bir İl(Ülke), bir Kağan, bir Tengri..
  4. Bir kına iki kılıç girmez. Bir hatun iki er alamaz ve bir budunda iki töre olmaz. Töre tektir. Töre kesin ve keskindir. Kim ki, töreye uya kutlanır. Kim ki, töreye kıya katlanır..
  5. Kimse töreden üstün değildir. Dirlik ve birlik için töre budur.
  6. Bir çoban sürüsünden, bir er ailesinden, bir Kağan budunundan sorulur.
  7. Her er eşine, atına, pusatına sahip çıkacak.
  8. Ana-babaya ve ataya tazim(saygı) duyulacak.
  9. Hısmına sarılacak, komşusunu gözetecek.
  10. Er kişi yalan söylemeyecek.
  11. Mal çalan, mülk çalan misliyle ödeyecek. Hesabı ya malıyla ya canıyla sorulacak.
  12. Kim ki, bir ırza musallat olursa, canından olacak.
  13. Her kim olursa olsun haksız, aldatıcı iş tutarsa hesabı hemen sorulacak.
  14. Cenkten beri duran ya da kaçan tamuya(cehennem) uçacak.
  15. Aman dileyene kılıç üşürülmeyecek, sığınana arka dönülmeyecek.
  16. Baş kaldıranın başı alınacak, hak isteyenin hakkı verilecek.
  17. Kimse kimseye üstünlük taslamayacak. Ne ak etin karadan, ne karanın kızıldan, ne kızılın sarıdan farkı olmayacak.
  18. Kin ve gururdan uzak olunacak.
  19. Mazluma merhamet, zalime azap duyulacak.
  20. Zayıfa, yaralıya, çocuğa ve kadına el kaldırılmayacak.
  21. Kızı isteyen Kağan da olsa, bey de olsa, kız istediğine verilecek.
  22. Gereksiz yere ağaç kesmeyeceksin, suyu kirletmeyeceksin.
  23. Bilmeyip de bildim demeyeceksin, bilene danışacaksın.
  24. Bugünün işini yarına bırakmayacaksın.
  25. Kusur görmeyecek, kusur aramayacaksın.
  26. Güçlüyken affet, zayıfken sabret.
  27. Yazgına asi olma.
  28. Yaptığın iyiliği unut, yapılan iyiliği unutma.
  29. Herkes adaletle iş görecek.
  30. Her ne edersen et, yargılanacağını her daim akılda tut.
  31. Milletine yaban kalma. İpeğin iyisine, sözün güzeline kanma, onlara boyanma.
  32. Kağan o dur ki, adaleti üstün tutsun, töreyi yaşatsın. Töre yok olursa, İl yok olur. İl olmazsa, budun kul olur.
  33. Ey Türk Oğuz beyleri, ey milletim işitin!
    “Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin İlini ve töreni kim bozabilir?”

(Bilge Kağan Yasası ”Töresi”)

Düldül’ün üstünde Şâhım geliyor

0

Düldül’ün üstünde Şâhım geliyor
Çekmiş zülfükârı küfre biliyor
Ardınca Kanber Selmân yürüyor
Zikri ibâdettir Haydar Ali’nin!

Bâb-u ilimdir Vâris-i Nübüvvet
Mürtezâdır hem Şâh-ı Velâyet
Tecelli olundu nice Kerâmet
Zikri ibâdettir Haydar Ali’nin!

Hasen-ı Basrî evlâdı durur
Cehri turûka bidâyet olur
Ânı sevmeyen tamuyu bulur
Zikri ibâdettir Haydar Ali’nin!

Dervişoğlu vurgun hilâl kaşına
Gözlerini sürsün Necef taşına
Kurban olsun Hüseyinin başına
Zikri ibâdettir Haydar Ali’nin!

Yar aşkıyla melul mahsun gezerdim

0

Yar aşkıyla melul mahsun gezerdim
Gülşen bahçasına düştü yolumuz
Şekerler içinde şerbet ezerdim
Ayrılık elinden müşkül halımız

Horasan elleri gezdim bir zaman
Nergiz göllerinde yüzdüm bir zaman
Şehriban şehrinde tozdum bir zaman
Şimdi kırılmıştır kanadımız kolumuz

Tecelli teberra bir olmuş iken
Evliya enbiya sır olmuş iken
“Haşimi” yar ile yar olmuş iken
Şimdi ağyar ile geçer günümüz…

Mekteb-i irfan’da el verdim ere.

0

Mekteb-i irfan’da el verdim ere.
Okudum elif’i bir hesap çıktı,
Üç huruf bir nokta geldi bir yere,
Onu hesap ettim dört kitap çıktı.

Mürşid-i Kâmil’den dersimi aldım,
Men-aref sırrına erdim uyandım,
Şu fani Dünya’yı bir kapı sandım,
Meğer tekmil imiş dört kapı çıktı.

Gerçeği bir nurdan yarattı mabud,
Oniki kapıdır adem’de mevcud,
Sabri der olmuşum ispat-ı vücud,
Haydar kapısından bir cevap çıktı.

Enel Hak” dedik de çekildik dara, 

0

Enel Hak” dedik de çekildik dara, 
Edep erkan bize doğru yol oldu. 
Sorgucular geldi sual sormaya, 
Yardımcımız Şah-ı Merdan Al’oldu.

Kıldan köprü kurmuş, gel de geç deyi, 
Pirim bana dolu verdi iç deyi. 
Arkamdan bir el vurdu uç deyi, 
Üstüne uğradım tozlu yol oldu.

Bir kapı açıldı, içeri girdim, 
Bir ayak üstünde bin saat durdum.
Mizan terazisin ben orda gördüm, 
Eridi kemiğim, ilik hall’oldu.

Dara durdu meleklerin hepisi, 
Ona secde kıldı mümin tapusu. 
Karşımda açıldı cennet kapısı, 
Hakk’ın emri ile bize gel oldu.

Pir Sultan’ım der ki: Şahların şahı, 
Yüzüne nur doğmuş Ali’nin mahı. 
Ben pirimi gördüm, dönmem bir dahi, 
Durağımız ab-ı Kevser göl oldu.

Evvel Allah, dedim; açtım gözümü

0

Evvel Allah, dedim; açtım gözümü
Gözüme Muhammed Ali göründü
Eğildim turaba sürdüm yüzümü
Ol güzel Allah’ın yolu göründü

Üçler çiçeklenmiş, yediler sırdan
Allah, Muhammed’i yarattı nurdan
Kırklar güruhuna vardık ezelden
Yedinci kapının şarı göründü

Ayetül-kürsü okur müminin dili
Aynel arştan gelir onun gıdası
Yeşil asa tutar Hızır’ın eli
Elinde asası nebi göründü

Karanlıktır bu dünyanın ötesi
Söylerim sözümün var mı hatası
Hasan ile Hüseyin’in atası
Tanrın’ın aslanı Ali göründü

Derviş Ali’m der ki ey bağrı taşlı
Mümin kullarının gözleri yaşlı
Nice erler gördüm erbahar başlı
Er bahar başının şarı göründü

Hey erenler benim yüzüm yerdedir

0

Hey erenler benim yüzüm yerdedir
Yüzüm yerde ise özüm Dârdadır
İkrar nerde ise iman ordadır
Bin kanım var bir mürüvvet erenler

Yoldan çıktım ise yola getirin
Kırılmış dalların şurda bitirin
Pişirip kotarıp bezme getirin
Aman mürvet günahkarım erenler

Pir Sultanım eydür sözün hatasın
Kadir mevlam bilir bunun hatasın
Var bir amel kazan hakka yetesin
Aman mürvet günahkarım erenler

Açıldı cennet kapısı

0

Açıldı cennet kapısı
Lal-ü gevherdir yapısı
Kıldan incedir köprüsü
Geçebilirsen gel beru

Canımız melek canıdır
Tenimiz Selman tenidir
İçilen aslan sütüdür
İçebilirsen gel beri

Ben hocama kul olmuşum
Üstadtan öğüt almışım
Ben kanadın bağlamışım
Uçabilirsen gel beri

Ben has bahçenin gülüyüm
Ayn-i cemin bülbülüyüm
Kırk kapının kilidiyim
Açabilirsen gel beru

Pir Sultan’ım Haydar heman
Dağları bürüdü duman
İşte İncil işte Kur’an
Seçebilirsen gel beru

Muhammed Ali den kurulu yoldur

0

Muhammed Ali den kurulu yoldur
Evvel rehberinden kaçana lanet
Evvel ikrar verip sonra dönene
Yapıştığı elden kaçana lanet

Erenler bu yolda hazırdır hazır
Muhasip levnini defterden kazır
Gerekse eylesin bin kerre özür
Onlar ile yiyip içene lanet

Aklını beğenip ikrarın koyup
Kalkıp havalanıp nefsine uyup
Teberra gömleğin eğnine geyip
Azrail yurduna göçene lanet

İblis gibi eller aybına bakıp
İmanın terk edip dininden çıkıp
Eliyle boynuna ilmiğin takıp
Gıybet edip sırrı açana lanet

Beğenmeyip erenlerin sözünü
Benlik yurduna kondurmuş özünü
Hak kapıdan döndürmüştür yüzünü
Azrail donunu geyene lanet

Arifler böyle dediler uluya
Azrail neylesin kalbi doluya
Teberra okundu yanlış biliye
Kendi bilisine uçana lanet

Hatayi,m der bir veliyim yoluyla
Sultanın sohbeti her dem kuluyla
Gönülde kibr olup soğuk dil ile
Özün muhabbetten geçene lanet

Bu dert ki Canan’dan gele, dermandır bana

0

Bir dert ki canandan gele, dermandır bana
Başım gözüm üste gelmiş, mihmandır bana.

Mihman dedim, bu dert bana, mihmandan öte
Yârdan gelen her ne varsa, ihsandır bana.

Canım, cismim yâr yoluna fedadır benim
Ben bir canım, can verenim canandır bana.

Sultandan kula ne gelse kul kabul eyler,
Ben kuluyum, nâzlı yârim sultandır bana.

Ne hûri var, ne gülistan âşık gönlümde
Olduğu yer yarin bağ-ı cinandır bana.

Yârdan bir dem ayrı kalmak zulümden beter
Yârin olmadığı her yer, virandır bana.

Bu canım yâr ile bir an düşmesin ayrı
Yârsız geçen her bir demim, ziyandır bana

Velayet yâr hakikati cahile pinhan
Ben aşığım bu hakikat, ayandır bana.

Velayet Aytan

Yok olmuş gidişi bozuk düzeni

0

Yok olmuş gidişi bozuk düzeni
Zeka ile sezdi Mustafa Kemal
Saray da köşkler de fetva yazanı
Düşünerek çözdü Mustafa Kemal

Gün geldi ordunun geçti başına
Samsun da başladı en ilk işine
Anadolu’nun toprağına taşına
Derin mevzi kazdı Mustafa Kemal

İlk genelge Amasya da okundu
Mertlik kisvetini giydi takındı
Hemen çevresine baktı bakındı
Oyunları bozdu Mustafa Kemal

Erzurum Sivas’a start verildi
Yavaş yavaş hedefine varıldı
Yüce Cumhuriyete bile erildi
Hürriyeti yazdı Mustafa Kemal

Topladı heyeti meclis kuruldu
Her yerde düşmana darbe vuruldu
Yurt sevenler Atam diye sarıldı
Bütün yurdu gezdi Mustafa Kemal

Kurdu sanayiyi döndürdü çarkı
Cinsiyet arası kaldırdı farkı
Ne bir din gözetti ne de bir ırkı
Evrensel bir özdü Mustafa Kemal

Kaldırdı kavuğu cücübbeyi fesi
Okuttu Türkçeyi yükseltti sesi
Dünya şaşıp kaldı bu neyin nesi
Fikir ile ezdi Mustafa Kemal

Kötü emelleri yıkıp ta gitti
Cehaleti kökten söküp te gitti
Çağdaş filizleri dikip te gitti
İlkeleri dizdi Mustafa Kemal

SİNEMİ Atamdan nasihat aldık
Bütün özgürlüğü onunla bulduk
Bağlandık yoluna muvaffak olduk
Ölmez bir yol çizdi Mustafa Kemal