Türkistan-Turan sevdalısı arkadaşlara tarihsel bir bilgi:
Şu sırada Rusların Orta Asya Türk illerini ele geçirmesi sürecindeki cinayetleri ve zalim Stalin’in zulmü tartışılıyor.
Peki Ruslara Türk illerini açan ana neden niye konuşulmuyor?
Asıl suçluyu açıklıyorum:
Türkistan’ın baş düşmanı Nakşibendiler olmuştur.
Bu tarikat 15. Yüzyıldan başlayarak hızla yayılmış, Saraylarda egemen hale gelmiş ve bölgenin inanç yapısını ve insan davranışlarını değiştirmiştir.
Nakşibendiler, daha önce Alici İslam’ın egemen olduğu ulusçu coğrafyaya tam tersi bir ideoloji olan Sünni temelli Osmancı zihniyeti egemen kılmıştır.
Bu Nakşibendilik Türk inancına ve özgürlükçü yaşam biçimine karşıdır. Ve Sultan’ın önünde baş eğmeyi inancın temeli yapmıştır.
Böylece edilginleştirilen ve öte dünya vaadiyle aldatılan Türkler çağdan kopartılmış, geriye itilmişlerdir.
Bu baş eğmeci ve kaderci zihniyet Türkistan’daki fikir ve bilim hayatını kuşatıp boğmuş; bir zamanların uygarlık kentleri Nakşibendi zehirlenmesi yüzünden köyleşmiştir.
Bu gerici ve baş eğmesi zihniyet bilimsel ataklarla üstün hale gelen Ruslar bölgeye saldırınca onlarla işbirliği yapmış; Türklerin sömürgeci Ruslara baş eğmesinde çok etkin olmuştur.
Yani Rus emperyalizmine Türkistan’ı açan Nakşibendi tarikatçıları olmuştur.
Ruslar kadar bu gericiler de suçludur.
Ayrıca Nakşibendiler oralardan Osmanlı Devleti içine uzanmışlar; Kürtler içinde Halidilik adıyla yayılıp Osmanlı sarayında 2. Mahmut zamanında çok etkin hale gelmişlerdir.
Osmanlı Devleti zamanında ve 1925 Şubatında isyan eden Kürtler de Nakşibendiliğin Halidiye kolundandır.
Halen ülkemizi yöneten AKP iktidarı bir Naşi-Halidi iktidarıdır. Ülkemiz bu yüzden çöküş sürecine girmiş gibidir.
Rıza Zelyut un kitabını alarak ayrıntısını orada okuyabilirsiniz. Karanlık diye bir kavram yoktur, karanlık varsa demek ki orada ışık yoktur. Kitaplar doğru kalemlerden çıktı ise karanlıkları aydınlatan meşalelerdir

