Kalksak bu yerlerden hicret eylesek
yarene yoldaşa mihnet eylesek
yari arzulayip niyet eylesek
hele yolum bir ormana düşüpdü
ormandan çikani çekerler dara
n’olur pirim beni bu yerde ara
önümüze çikti balki buhara
benim yolum bir diyara düşüptü
oturur oturur kendin överler
huzuru mahşerde boyun eğerler
birgün olur gelip kapin döğerler
eğer dövmüş isen el kapisini
elli gündür bu dağlari aşali
altmiş gündür yar peşine düşeli
eğlen yiğit odalari döşeli
yari bulamazdi bilmem kaç gündür
elli gündür altmiş gündür yüz gündür
siyah zülfün mah yüzüne düşsündür
açma tabip yarelerim azgindir
yarem merhem tutmaz bilmem kaç gündür
kadir mevlam senin hikmetin çoktur
bir kul gördüm mermer taştan içeru
kalbi kirip gönül yikici olma
birgün olur yandirirlar yara yardan içeru
asla bu meslekte elin olmazsa
bülbüle münasip gülün olmazsa
davayinan sultan olsan ne fayda
lokman’inan mihman olsan ne fayda
balki buhara : belh ve buhara kentleri..”önümüze çıktı balkı buhara” şeklinde geçen sözler; “önümüze çikti belhi buhara” şeklinde olmalıdır.
Mahşer : kıyamet zamanı
zülüf : saç
mah : ay
lokman : her türlü derdin çaresini bulduğuna inanılan efsanevi hekim
mihman : misafir
hicret : göç
tabip : tabib : tebib : hekim, doktor

