Onun romanlarında sadece karakterler yoktu,
Türkiye’nin tarihi, emekçileri ve mücadeleleri vardı…
1936’da Manisa’nın Alaşehir ilçesinde doğdu. Küçük yaşlardan itibaren hayatın zorlu yüzüyle tanıştı. Daha beş yaşındayken babasının lokantasında çalışmaya başladı. Çocukluğu, bir yandan çalışıp bir yandan okumakla geçti.
Boş zamanlarında ise Alaşehir Halkevi’ne sığınıyordu. Raflardaki kitaplar onun için yeni bir dünyanın kapısıydı. Türk ve dünya edebiyatını küçük yaşta okumaya başladı.
1951’de ortaokulu bitirdiğinde babası onun lokantada çalışmasını istiyordu. Ama o okumakta kararlıydı. Tek başına İzmir’e gidip İnönü Lisesi’ne kaydoldu. Hayatını sürdürebilmek için fırında ve üzüm işletmelerinde çalıştı.
Liseden ayrıldı ve İzmir’de onbaşı olarak askerlik yaptı. Ardından bankacılık yılları başladı. 1956’dan 1963’e kadar Yapı Kredi Bankası’nda çalıştı, sonrasında Birleşik Tasarruf Bankası ve Tütünbank’ta görev aldı.
Erol Toy’un yazı serüveni ise çok daha önce başlamıştı. İlk öyküsü 1952’de İzmir’de yayımlanan Çınar dergisinde çıktı. 1967’de yayımlanan “Yenilgi”, onun ilk kitabıydı. Bu öykülerde kendi hayatından izler vardı. Ardından romanlar geldi.
“Toprak Acıkınca”, Kurtuluş Savaşı’nın Ege’deki örgütlenmesini anlatarak edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. “Acı Para” ile küçük esnafın mücadelesini anlattı. “İmparator”, Türkiye’de sermaye gücünü tartışmaya açtı.
Aynı yıl çıkan “Azap Ortakları”, Şeyh Bedrettin ve arkadaşlarının tarihsel mücadelesini romanlaştırdı. Gözbağı, Son Seçim, Doruktaki Öfke, Yitik Ülkü gibi romanlarında ise Türkiye’nin siyasal ve toplumsal tarihini edebiyatın diliyle anlattı.
“Pir Sultan Abdal” ve “Çeliğe Su Vermek” gibi oyunlar yazdı. Yazko’da yöneticilik yaptı, Somut dergisinin genel yayın yönetmeni oldu. Bu dergide yayımlanan bir yazı nedeniyle 1983 yılında 16 ay hapis cezası aldı. Ama yazmaktan vazgeçmedi. Hayatı boyunca Türkiye’yi anlatmaya çalıştı…
13 Mart 2021’de, 85 yaşında aramızdan ayrıldı.
Aradan geçen yıllara rağmen eserleri,
onun anlattığı hikâyeleri hâlâ yaşıyor…

