Cuma, Nisan 3, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 97

Yükletin barhanem develer ile

0

Yükletin barhanem develer ile
Beni İmam Hüseyin’e gönderin
Yoldaş olup gitmen yad iller ile
Beni İmam Hüseyin’e gönderin
.
Şu illerin bize çektiği perde
Beni sen düşürdün onulmaz derde
Karar kılıp duramıyom bir yerde
Beni İmam Hüseyin’e gönderin
.
Benim ne davam var şu iller ile
Benim davam Hak ehli kullar ile
Kerbelâ’ya giden abdallar ile
Beni İmam Hüseyin’e gönderin
.
Kutlu günler doğup doğup aşmadan
Ceset farıyıp da akıl şaşmadan
Dağları kar alıp kırcı düşmeden
Beni İmam Hüseyin’e gönderin
.
PİR SULTAN ABDAL’ım bir hava ile
Arşa çıkardılar bin dava ile
Kanber’in güttüğü boz deve ile
Beni İmam Hüseyin’e gönderin
.
PİR SULTAN ABDAL.

Şükür olsun Yaradan’ın demine

0

Şükür olsun Yaradan’ın demine
Seyah talib düştü bahar evine
On iki İmam Ali Şah yoluna
Hû diyen canlara pirim aşk olsun.
.
Türbe bahçesinde zeyn olmuş güller
Sabah seherinde öter bülbüller
Gönülü gönüle katıcak canlar
Muhabbette kanan cana aşk olsun.
.
Türbe bahçesinin etrafı bağlar
Revan olmuş suları akar çağlar
Üstümüze gelen ol yedi dağlar
Dağları yürüten cana aşk olsun.
.
Sıra dağlar bir hoş cana dizildi
Görmez münkirlerin özü üzüldü
Pirim değirmeni sola döndürdü
Döndüren canlara pirim aşk olsun.
.
Abdal Musa derler pirimin ismi
Ateşe girince yanmadı cismi
Vafir niyaz eder derdiment HÜSNÎ
Ayn-i cem erenlerine aşk olsun.
.
.
AŞK OLSUN (2) 
.
Horasan şehrinden duyuldu sesi
Âşık muhiblere düştü hevesi
Yedi bâb içeri pirin türbesi
Eşiğin bekleyen cana aşk olsun.
.
Mağripten maşrıka oynar kılıcı
Eşiğin bekliyen olmuştur hacı
Pirimin başında elif-i tacı
Eşiğin bekleyen cana aşk olsun.
.
Ol Sultan yürüttü yedi dağları
Bozuldu çürükler kaldı sağları
Türbe bahçesinde Cennet bağları
Eşiğin bekliyen cana aşk olsun.
.
Abdal Musa derler pirimin ismi
Ateşe girince yanmadı cismi
Sana niyaz eder derdiment HÜSNÎ
Eşiğin bekleyen cana aşk olsun.
.
Bektaşi Şair HÜSNİYE BACI.
.

  1. Yüzyılda yaşamış bir Kadın Bektaşi. Abdal Musa’ya intisab etmiş bir ‘’Muhibbe’’dir. 
    Bektaşi Turgut Koca  Halifebaba’ya göre ‘’Abdal Musa yatırı çevrelerindeki söylentiye göre; Hüsniye Bacı, Abdal Musa’nın kız kardeşidir’’. 
    .
    Abdal Musa Dergâhı yakınlarında Hüsniye Bacı’ya ait olduğu söylenen bir kabirin bulunduğu iddia edilmektedir.

SAKLARIM GÖZÜMDE GÜZELLİĞİNİ.

0

Saklarım gözümde güzelliğini
Her neye bakarsam sen varsın orda
Kalbimde gizlerim muhabbetini
Koymam yabancıyı sen varsın orda
.
Aşkımın temeli sen bir alemsin
Sevgi muhabbetsin dilde kelamsın
Merhabasın dosttan gelen selamsın
Duyarak alırım sen varsın orda
.
Çeşitli çiçekler yeşil yapraklar
Renklerin içinde nakşını saklar
Karanlık geceler aydın şafaklar
Uyanır cümle alem sen varsın orda
.
Mevcudatta olan kudreti kuvvet
Senden hasıl oldu sen verdin hayat
Yoktur senden başka ilanihayet
İnanıp kanmışım sen varsın orda
.
Hu çeker iniler çalınan sazlar
Kükremiş dalgalar coşar denizler
Güneş doğar perdelenir yıldızlar
Saçar kıvılcımlar sen varsın orda
.
VEYSEL’i söyleten sen oldun mutlak
Gezer daldan dala yorulur ahmak
Sen ağaç misali biz dalda yaprak
Meyva çekirdeksin sen varsın orda
.
AŞIK VEYSEL ( Veysel Şatıroğlu 
.
25 Ekim 1894 Sivas / Şarkışla / Sivrialan Köyü – 21 Mart 1973 Sivas.
Aşık Veysel Şatıroğlu, Avşar Türkmen boyunun Şatırlı obasına mensuptur. Babası Karaca lakablı Ahmet, annesi de Gülizar hanımdır. İlk soyadları ULU’dur. Çocukluğunda çiçek hastalığından gözlerini kaybetti. 2 kız kardeşi de aynı hastalıktan vefat ettiler. 
Âşık Veysel, bir dönem Köy Enstitülerinde Saz hocalığı yaptı. 1965‘de maaş bağlandı. Pek çok konserlere katıldı ve yurdun pek çok yerlerini dolaştı. 21 Mart 1973’de Kanser hastalığından Hakk’a yürüdü. 
Anılarını yaşatmak için 1972’de adına Âşık Veysel Kültür Derneği kuruldu. 2022 yılı UNESCO tarafından AŞIK VEYSEL Yılı olarak Kabul edildi. Eserleri Dünyanın pek çok ülkesinde okutulmakta ve çeşitli dillere çevrilerek söylenmektedir

Vâdi-i sevdâya düştüm, pür-gamım şâhım Ali

0

İKRARNAME
.
Vâdi-i sevdâya düştüm, pür-gamım şâhım Ali
Kimsesiz kaldım karanlık günde gümrâhım Ali
Doğmuyor mihr-i ümidim, çıkmıyor mâhım Ali
Gelmiyor mu gûşune bi âh u eyvâhım Ali?
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Rûsiyâhım, pür-günâhım, yok yüzüm Peygamber’e
İstemem bir türlü gitmek böyle rûz-ı mahşere
Eylerim belki tesâdüf der iken bir rehbere
Düşmüşüm elsiz ayaksız Âstân-ı Haydar’e
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Tuttuğum râh-ı şekâvetten hacîl oldum, hacîl
Çeşm-i im’ânım kapandı, bâtınen kaldım alîl
Hâlimi hoş görmemek de sence şimdi müstehîl
Nazrâ-ı affında çünkü “İnnehû şey’ün kalîl”
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Âdeta çıldırmışım sahbâ-yı lâ’li yârdan
Giymişim bir pîrehen ki nescolunmuş nârdan
Giymişim bir pîrehen ki nescolunmuş nârdan
Çektiğim gamsa sayılmaz yârdan ağyârdan
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Çıkmıyor bir an ciğerden derd-i sevdâ hançeri
Pençe-i aşkın esiri olduğum günden beri
Tâ süveydâ-yı dilimde hicr-i yârın ahkeri
Ol kadar yandım, yıkıldım ki unuttum her yeri
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Cinnet-i sevdâ ile bir anda yaptım bin günâh
Pîş-i çeşm-i hâlkde oldum hacil ü rûsiyâh
Taş çıkardım âdetâ, şeytana giydirdim külâh
Pek yazık oldu bahâr-ı ömrüme, ettim tebâh
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Çok gönül kırdım, gücendirdim cevân ü pirden
Her nasılsa saptı bir kere yolum tedbirden
Gerçi dönmez muktezâ-yı tâli’im takdirden
Himmetin hâli değil lâkin buna te’sirden
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
İktibâs-ı feyz için mihr-i münir’inden senin
İşte ettim âsitân-ı âşkına vaz-ı cebîn
Dergehinden boş çevirmezsin beni, kalbim emin
Dâima ağlar, yanar bir bedenim zâr u hazîn
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Pencezed şehbâz-ı husnet gerdenem râ ez kemîn
Der dilem peydâ şud angeh sad hezâr âh u enin
Mandeem bî-hod zi la’l-i yâr-ı sevdâ âferin
Çun şodem bidâr kez men mîreved imân u dîn1
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Ahsen-i takvim-i hilkat levh-i didârındadır
Reng-i rahmet, bûy-ı şefkât varsa gülzârındadır
Her hakîkat, ma’rifet, esrâr-ı âsârındadır
Merhem-i zahm-ı dilim dest-i şifâbârındadır
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
Olmayanlar kâşif-i esrâr-ı ders-i men aref
Anlamaz can vermeyi uğrunda ey Şâh-ı Necef
Kâinâta nûr-i şemsindir veren şan u şeref
Teşne-i sahbâ-yı affım defter-i isyan be-kef
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
İşte benden yüz çevirdi âşinâlar büsbütün
Bir enîsim kalmadı endişeden başka bugün
Destgirim, Neyzen-i bîçâreyi bir dem düşün
Nûr-i çeşmin ol imâmeyn-i güzîn bâşı içün
Merhamet et hâlime her şey’e agâhım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?
.
.
Bektaşi neyzen şair NEYZEN TEVFİK (Tevfik Kolaylı Yaşamı, 24 Mart 1879 Bodrum / Muğla- 28 Ocak 1953 İstanbul)
.
Neyzen Tevfik bu nefesi, İstanbul / Karaağaç’da bulunan Münir Baba Bektaşi Dergâhından dönerken 12 Aralık 1901’de yolda yazmışt

BÜTÜN EVREN SEMAH DÖNER

0

Dost ile dosta yanmışız
Servet ile övünmeyiz
Hak deyip Hak’ka dönmüşüz
Cennet için dövünmeyiz
.
Bütün evren semah döner
Aşkından güneşler yanar
Aslına ermektir hüner
Beş vakitle avunmayız
.
Cananımız canımızdır
Teni bizim tenimizdir
Sevgi bizim dinimizdir
Başka dine inanmayız
.
Hakir görmeyiz insanı
Cümlemizin birdir canı
Şiir, müzik Hak lisanı
Çalar söyler usanmayız
.
HÜDAİ’yim Hüda’mız var
Pir elinden bademiz var
Muhabbetten gıdamız var
Ölüm ölür biz ölmeyiz
.
Aşık HÜDAİ.
1940’da Kahramanmaraş / Yoğunoluk Köyü’nde doğran Aşık Hüdai’nin asıl adı Sabri Orak’tır. “Bütün Evren Semah Döner‘‘ yapıtının usta sanatçısı olarak iz bıraktı.
Aşık Hüdai 23 Kasım 2001‘de Ankara’da Hakk’a yürüdü

Hikmet arar isen özüne bir bak

0

Hikmet arar isen özüne bir bak
Arap’ta, Acem’de, Rum’da arama
Hakikât nûrunun aslı hakikât
Aynada yansıyan nûrda arama

Özünü bilenler özrü silendir
Turaplık rızayı teslim edendir
Gerçek Abdal Hakk’a hayran olandır
Kibir ile gurur, horda arama

Aslolan, göze nûr gönülden gelir
Sevgi, muhabbette asuman erir
Ebedî sevgiyi bu toprak verir
Kudüs, Arafat’ta, Tûr’da arama

Varlık ummanında göz ol da, bak
Vahdet ateşinde benliğini yak
Ayağa kalkarsan hizmet için kalk
Zulmedenden olup zorda arama

(HACI BEKTAŞ VELÎ)

Gel ey zahit bizim ile çekişme

0

Gel ey zahit bizim ile çekişme
Hakk’ın yarattığı kul bana neyler
Kendi kalbin arıt bize ilişme
Sendeki küfr bendeki imana neyler.
.
Zahit sen bu sırra erem mi dersin
Erenler halinden bilem mi dersin
Mescit hak meyhane haram mı dersin
Hak olan mescide meyhane neyler
.
Zahit sen bu yola diken ekersin
Hatıra dokunur gönül yıkarsın
Yüküm vardır deyü zahmet çekersin
Yavuz baçcı yüksüz kervana neyler
.
Sekiz derler şol Cennet’in kapısı
Hakk’a doğru açılırmış hepisi
Korkusun çektiğin Sırat köprüsü
Onu doğru geçen insana neyler
.
PİR SULTAN ABDAL’ım er haksın er hak
Münkir olanlardan ıraksın ırak
Kurdun işi namert lokmasın yemek
Hak için adanan kurbana neyler.

Yedi derya sohbetini, bahri Umman anlamaz,

0

Yedi derya sohbetini, bahri Umman anlamaz,
İlmi ledün manasıdır, ahmak olan anlamaz.
Küntü Kenzden ders okursun, cahil andan ne anlar,
Gözü kör, kulağı sağır, bibeserler anlamaz.
.
Men aref ilmine eren, aşık-ı Suzan olur,
Hevt nefsini katleyleyen, meydanda merdan olur,
Hırs ile şehvete uyan, nefsine kurban olur,
Yedi tamu şiddetidir, kemrah olan anlamaz.
.
İki cihan röhnüması, Haydar-ı Kerrar olan,
Çıkıp Miraç kapısında, haykırıp aslan olan,
Sitretül müntehada, Mustafa’ya yar olan,
Naciyanı naz makamı, binde bir can anlamaz.
.
İlmü ledün okuyanlar, aynen yoldaş olur,
Ehedi Ahmet, Fatihada baş olur,
Pa ile ça, ka ile za anlayan sırdaş olur,
İlmi ledün manasıdır, ehli inkar anlamaz.
.
Men aref ilmine ermeyen, şum ağmakı fıkıh,
Pir dergahına niyaz et, yakın bulasın hakkı,
Ey Virani dört kitaptan, Ali’nin methin oku,
Ehli Beyti Hanedanı, Şimir Mervan anlamaz.
.
VİRANİ BABA
.
Bektaşi Virani Baba / doğum ve ölüm yılı bilinmeyen Virani Baba’nın 1550 ile 1650 yılları arasında yaşadığı tahmin ediliyor. 
Kendisi aynı zamanda Hurufi de olan Virani Baba, bir süre Necef’de Hz. Ali türbesinde Türbedarlık da yapar. 

Doç. Dr. Bedri Noyan Dedebaba’ya göre Bulgaristan’da Demir Baba Tekkesinde icâzet almış, Balkan Bektaşî tekkelerini ziyaret etmiş, Otman Baba’ya giderken Filibe Karlova/Karlıova’da Hâfızzâde Türbesi yanında Hakk’a yürümüş ve orada sırlanmıştır.

Mah Cemalin Güneşmidir Aymıdır

0

Mah Cemalin Güneş Midir Ay Mıdır
Yüzüne Baktıkça Bakasım Gelir
Kirpiğin Ok Hilal Kaşın Yay Mıdır
Alıp Şu Bağrıma Çakasım Gelir

Seni Gören Aşık Döner Şaşkına
Taş Olsa Dayanamaz O Bakışına
Aslı Mısın Nesin Allah Aşkına
Kerem Gibi Kendim Yakasım Gelir

Yandım Ateşinle Oldum Muzdarip
He De Kapına Kul Olayım Varıp
Canımı Sarrafta Gerdan Yaptırıp
Ak Göğsünün Üstüne Takasım Gelir

Bağla sürüklenen zülfün teline,
Onulmaz bir yara açtın derine
Yad ellerin eli deyse eline
Dünyayı başına yıkasım gelir.

Kaşların name bakışların ayet,
Eğdirme kaşların kopar kıyamet.
Hüzünlenip bir gün ağlarsan şayet
Yaş olup didenden akasım gelir.

Tuba Ağacında Benzersin Dala
Dilin Örnek Olmuş Şekere Bala
N’Olur Yüzün Dönme Mahmut Erdal’a
Yaşarken canımdan bıkasım gelir.

Mahmut Erdal

Eğer gözlü isen dizil katara,

0

Eğer gözlü isen dizil katara,
Bu yol gözlünündür, körün değildir.
Ne yitirdin, ne ararsın burada?
Bu gül bülbülündür, hârın değildir.

Benim mürşidimin gönlü ganidir,
Mürşidin dîdârı Hak dîdârıdır,
Girebilir isen gönül evidir,
Giremezsen senin yerin değildir.

Kapıya varmadan dibe geçilmez,
Mürşit olmadan müşkül seçilmez.
Çarşıya varmadan dükkan açılmaz,
Bedesten ararsan şarın değildir.

İkilik tutanın hem yüzü kara,
Cihanda kendine bir mürşit ara.
Eğer âşık isen gel gir katara,
Âşık değil isen yerin değildir.

Bak şu erenlerden gelen doluya,
Çaylak kâr eylemez şahin avına
Pir Sultan’ım çağır gelsin pirine
Gelip yetişmezse pîrin değildir

Dostumuzla beraber yaralanır kanarız

0

Dostumuzla beraber yaralanır kanarız
Her nefeste aşk ile Yaradan’ı anarız
Erenler meydanına vahdet ile gir de gör
Kırk budaklı şamdanda, kırkımız bir yanarız.’

Malım, mülküm, servetim, hepsi evde kaldı
Oğlum, kızım, akrabam, geçtiğim yolda kaldı
Dostlarımdan birisi, benden hiç ayrılmadı
Allah için yaptığım iyilikler bende kaldı.’

‘İlim, irfan mürşittir karanlıkları koğar.
İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar.
Gönüllerde parlayan, o saadet güneşi,
Şark ile garp’den değil, gerçek inançtan doğar.’

‘Eğer hakka talipsen, her an ona doğru ak
Kainat kitabına, irfan gözü ile bak.
Yolumuzun esası, çalışmaya bağlıdır.
Ayağa kalkacaksan, bari hizmet için kalk.’

HACI BEKTAŞ-I VELİ

Daha senden gayri âşık mı yoktur

0

Daha senden gayri âşık mı yoktur
Nedir bu telaşın ey deli gönül
Hele düşün devr-i Adem’den beri
Neler gelmiş geçmiş say deli gönül.
.
Günde bir yol duman çöker serime
Elim ermez gidem kisb ü kârime
Kendi bildiğine doğrudur deme
Gel iki adama uy deli gönül.
.
Şu yalan dünyadan ümidini üz
İnanmazsan bak kitaba yüz be yüz
Hanen mezaristan malın bir top bez
Daha doymadıysan doy deli gönül.
.
Baktım iki kişi mezar eşiyor
Gam kasavet geldi boydan aşıyor
Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor
Gel de bu rüyayı yor deli gönül.
.
Birgün bindirirler ölüm atına
Yarın iletirler Hakk’ın katına
Topraklar susamış adam etine
Hep ağzını açmış hey deli gönül.
.
Mevlâm kanat vermiş uçamıyorsun
Bu nefsin elinden kaçamıyorsun
RUHSATÎ dünyadan geçemiyorsun.
Topraklar başına vay deli gönül.
.
AŞIK RUHSATİ / RUHSATİ BABA 
.
Halk ozanı Ruhsani (Yaşamı 1835-1911) Sivas / Kangal / Delikdaş köyünde dünyaya gelmiş yoksul bir köylüdür. Asıl adı Mustafa olan Ruhsati önce ‘İcad’ ve ‘Cehdi’ mahlâslarını kullanmış, ardından da Ruhsati mahlâsında karar kılmıştır. Tasavvuf ile tanıştıktn sonra nasip alarak Bektaşi olmuştur. Yazdığı bir şiir nedeni ile hapis de yatan Ruhsati, doğduğu köyde Hakk’a yürümüştür.

Divane gönlümüz geçmez güzelden

0

YA ALİ 
Divane gönlümüz geçmez güzelden
Mihrin yer eyledi tenden ya Ali
Benim arzumanım sensin ezelden
Gitmez muhabbetin candan ya Ali.
.
Canı dilden sevenlerin canısın
Aşıkların methettiği kanısın
Kalmazsın kusura mürvet-kanısın
Geçersin günahtan, kandan ya Ali.
.
Nice yüzbin yıllar kandilde durdun
Ata bahane oldu dünyaya geldin
Onun için halkı gümana saldın
Baş gösterdin bin bir dondan ya Ali.
.
Zahirde batında kerem-kânisin
Zülfikar elinde hükmü kanisin
Tanrı’nın Aslanı sensin, Ali‘sin
Mihraç’ta hatemi yuttun ya Ali.
.
Sen Mürşütsün hall olmayan meşkine
Senin şanın yardım etmek düşküne
Kerbela’da yatan İmam aşkına
Şefaat bekleriz senden ya Ali.
.
Şeriat içinde Şems-i kamerin
Hakikat içinde zatı kemalin
İstemem cenneti göster cemalin
KUL HİMMET görmezden handan ya Ali.
.
KUL HİMMET.
.
 (16. YY’da yaşamış bir Alevi – Bektaşi Şair ve Halk ozanıdır. 
Yaşamı hakkında yeterli bir bilgi mevcut değildir. 
Tokat / Almus ilçesi Varsıl (Görümlü) köyündendir ve kabri de oradadır
İyi bir tekke ve tarikat eğitimi gören Kul Himmet, derin bir tasavvufi bilgi ve etkileyici bir söyleşiye sahip olduğundan kendisinden sonraki pek çok şair ve ozanı etkilemiştir.

Kuranda ne var ne yok…İLAHİYATÇI PROF. DR. GÜNER AKÇA

0

Kuranda ne var ne yok
…İLAHİYATÇI PROF. DR. GÜNER AKÇA, ACABA KUR’AN’DA NELER YOK DEYİP ARAŞTIRMIŞ, BİLELIM İSTEMIŞ VE YAYINLAMIŞ.
ÇOK ENTERESAN ve ÇOK EZBER BOZAN DURUMLAR VAR.
.
1 – Tüm Şefaat sadece Allah’a aittir. Şefaat ya Resullulah, ya Ali, ya Geylani, ya Gavs vs. yok.
2 – Mehdinin geleceği yok…
3 – Kabir hayatı, kabir azabı yok…
4 – Miraç yok.
5 – Kadercilik yok…
6 – Recm cezası yok.
7 – Hac ayları 4 aydır, dileyen 2 günde dileyen daha fazla günde işini bitirir ve döner. 10 günlük hac süresi yok.
8 – Hac’da şeytan taşlama, hacer-ül esved taşına el yüz sürme yok.
9 – Mezhepler yok.
10 – Altın/İpek erkeğe haramdır, yok.
11 – Bir şeyhe veya tarikata bağlanma yok.
12 – Kıyamet alametleri yok.
13 – Erkek/Kadın sünnet olmak yok.
14 – Hayızlı/lohusa kadınlara ibadet yasağı yok.
15 – Kuran’ı anlamadan sevap için okumak yok.
16 – Ölüye Kuran okumak, sevap transferi yapmak yok.
17 – Bir insandan Tevbe almak vermek, rabıta yapmak, dönmek, kafa sallamak yok.
18 – İnfakta/zekatta kırkta bir yok. Malın biriktikçe ihtiyacından fazlasını imanın/samimiyetin/takvan oranında verirsin.
19 – Erkeğin kişisel üstünlüğü, kadının erkeğe itaati yok. Sorgusuz itaat Allahadır.
20 – Evliya (Allah dostu), keramet sahibi yok.
21 – Mevlid yok.
22 – Salavat yok.
23 – Sünnet namaz zorunluluğu yok.
24 – Arapça dua etmek ve Arapça namaz kılma zorunluluğu yok.
25 – Muska/Büyü/Nazar yok.
26 – Cuma namazı sadece erkeklere farzdır diye birşey yok. İman eden her erkek ve bayanlara farzdır.
27 – Kölelik/Cariyeliği teşvik yok.
28 – Kadının uğursuzluğu, cenazeden uzak tutulması, sadece erkeğin cenaze namazı (duası) kılması yok. Cenaze namazı cenaze duasıdır.
29 – Kaza namazı yok.
30 – Haremlik/Selamlık şartı yok.
31 – Kadının sesi haramdır yok.
32 – Kutsal günler/Kandiller yok. Sadece Kadir gecesi özeldir.
33 – Bazı ayetleri veya duaları belli sayıda okuyup üflemek ve bundan murad beklemek yok.
34 – Sırat Köprüsü yok.
35 – Kuranın saydığı haram yiyecekler. dışında kalan yiyecekler kültürel, tercihler ve alışkanlıklar ile ilgili meselelerdir. Kafaya göre haram koymak yok.
36 – Erkeğin kadını dövme yetkisi yok.
37 – Dua ederken el açmak, âmin demek zorunluluğu yok.
38 – Teravih namazı yok
49 – Sağ el / Sağ ayak saçmalığı yok.
40 – Hem askerde veya savaşta ölenin şehit olması gibi birşey yok.
41 – Boşanma yetkisinin yalnızca erkeğe ait olması yok.
42 – Ölüye telkin ve ıskat yok.
43 – Takva kıyafeti (sakal, cübbe, sarık vs.) yok.
44 – Sorgulamadan bir fikre, bir şahsa tabii olmak yok.
45 – Kuranın tüm emir ve yasakları farzdır. Sadece 32 veya 52 farz yok.
46 – Kuranda 6236 ayet var, 6666 ayet yok.
47 – Çocuk yaşta evlilik yok.
48 – Namus/zinada kadın erkek farkı yok.
49 – 61 gün oruç tutma cezası yok.
50 – Türbede dilek dilemek yok.
51 – Tasavvuf, gavs, kutup, şeyh, seyyidlik İslamda yeri yok.
52 – Kuran anlaşılması zor bir kitaptır, yok.
53 – Deve idrarı içen ve iç diyen bir resul yok.
54 – Resul ve Nebi var, Peygamber kelimesi ise kuranda yok.
55 – Kuran okumak için abdest şartı yok.
56 – Sakala cilet vurmak haramdır diye bişey yok.
57 – Cehennemde yanıp çıkma yok.
58 – Din değiştirenin (Mürtedin), namaz kılmayanın, içki içenin, zina yapanın öldürülmesi diye bişey yok.
59 – Sakalı şerif, nalı şerif, hırkayı şerif, Kabak, hurma, zemzem, tesbih, seccade vs. kutsaldır diye bişey yok.
60 – Sevap kazanmak için kertenkele, kara köpek vs hayvanları öldürmek yok. Uğursuz hayvan yok.
61 – İslami bir isim koymadan ve sünnet olmadan müslüman olamazsın diye bişey yok.
62 – Hadisler kesin peygamber sözüdür diye bişey yok.
63 – Hadis, Fıkıh kitaplarında kuran dışında hükümler vardır diye bişey yok…

  • İlahiyatcı- Prof. Dr. GÜNER AKÇA.

Muhammet Ali’nin kurduğu yoldur

0

Muhammet Ali’nin kurduğu yoldur
Ak üstünde kara seçebilirsen
Gönülden itikat söyleyen dildir
Ali’nin sırrına erebilirsen

Erenler der seni ceme katarlar
Kötü amellerin taşra atarlar
Bir gün yularından tutup çekerler
Çektikleri yere varabilirsen

Erenler seni de ceme götürür
Kalmış işlerini anda bitirir
Gördüm Hak evinde mihman oturur
Mihmanın gözüyle görebilirsen

Aslı mervan olan ummana dalmaz
Küfre meyledende aşıklık olmaz
Müminin suali ahrete kalmaz
Dünyada cevabın verebilirsen

Pir Sultan Abdal’ım gonca gül olur
Dört kapıdan sana daim gel olur
Dünyadan ahrete doğru yol olur
Verdiğin ikrarda durabilirsen