Ana Sayfa Blog Sayfa 97

Benim sevdiceğim Muhammed Ali

0

Benim sevdiceğim Muhammed Ali
Ay ile gün gibi doğdu sabahtan
Zülfikar elinde Düldül altında
Önü sıra Kamberi gelir sabahtan

Yoktan var eyledi cümle alemi
Cebrail cümleye çaldı kalemi
Yedinci isminde verdi selamı
On iki imamları gördük sabahtan

Hasan Hüseyin’in doğrudur yolu
Zeynel Abidin’in balkıyor nuru
Caferi Bakırın erkanı yolu
Elif Allah dedik çaldık sabahtan

Musa’ı Kazım bir sevgili yar idi
İmam Rıza Balkıyan nur idi
Taki Naki bir Mısıra Şar idi
Naci Kitabını açtık sabahtan

Ol Hasan Askeri dalga getürü
Öküz balık bu cihanı götürü
Mehdi Dedem divan kurmuş oturu
Onun divanına durduk sabahtan

Söyletirse beni pirim söyletir
Kadim Umman deryasını boylatır
Derviş Alim Güruhu Naci evladı
Özümü sağırlardan seçtik sabahtan

Gönül geçmez sevdiceği güzelden

0

Gönül geçmez sevdiceği güzelden
Mihrin yereyledi tenden ya Ali
Benim sevdiceğim sensin ezelden
Gitmez muhabbetin candan ya Ali

Sevenlerin can içinde canısın
Aşıklara methetmenin şanısın
Hiç noksana kalmaz mürvet kanisin
Geçersin günahtan kandan ya Ali

Nice yüz bin yıllar kandilde durdun
Atanın belinden madere geldin
Onun için halkı gümana saldın
Binbir dondan baş gösterdin ya Ali

Müşkülünü halledersin dostuna
Çağırdıkça erişirsin düşküne
Kerbela’da yatan İmam aşkına
Şefaat umarız senden ya Ali

Tarikat içinde şems-ü kamerin
Hakikat içinde zatı kemalin
İstemem cenneti göster cemalin
Kul Himmet göçmeden bundan ya Ali

Gözünü sevdiğim Muhammet Ali

0

Gözünü sevdiğim Muhammet Ali
Ayman gün gibi doğdu sabahtan
Zülfikar belinde düldül altında
Önünde Kanber i geldi sabahtan
 
Yoktan var eyledi cümle alemi
Cabrail cümleye çaldı kalemi
Yedinci isminde verdi selamı
On iki imamları gördüm sabahtan
 
Hasan Hüseyinin doğrudur yolu
Zeynel Abidin balkıyan nuru
Bakırın Caferin Erkânı yolu
Elimizi aldıktan çaldık sabahtan
 
Musa Kazım bir sevgili yâr idi
Tâki Naki bir müşkülüm var idi
İmam Rıza bir balkıyan nur idi
Şaha gönlümüzü açtık sabahtan
 
Ol Hasan Askeri dalga getirir
Öküz balık şu cihanı yötürür
Mehdi Dedem divan kurmuş oturur
Onun sancağına geçtik sabahtan
 
Söylediyse benim pirim söyledir
İner aşkın Ummanını boyladır
DERVİŞ ALİM Güruhu Naci evladı
Özün açanları seçtik sabahtan
 
(Bu düvaz Almus’un Durudere köyünden
Kibriye Öztürk’ten alınmıştır.)
 

Söyleyim de dinleyin vefalı canlar

0

Söyleyim de dinleyin vefalı canlar
Evvel Allah şu cihana kim geldi
Kandilde nur idi Ali Muhammed
şu cihana sedâ geldi gül geldi

Cihan derya idi dünya dar idi
Cebrail Mikail orda var idi
Hak bir avuç toprak attı kurudu
Şu cihana sedâ geldi ün geldi

Hak deyince karar kıldı Ademe
Yedi gün emeğin geçti bu deme
Kadir Allah can verince Ademe
Akıl fikir ilim küllü kâr geldi

Bir güher ararsan gerçeği izle
Arıt kalp evini ırağı gezme
Yüz yirmi dört bin Nebiden önce
Ali Muhammet’ten gayri kim geldi

Sen talip ol çok iş vardır talipte
Ne ararsan gerçek ile Arifte
Nice yüz bin evvel yattı kalıpta
Hazireti Adem daha dün geldi

ABDAL DEDEM eder inandım Allah
Hak Ademde imiş inanıp kanmak
On sekiz bin alemi yaratan Allah
Devran etti şu aleme bir geldi

Boşlukta Sallanan Küre-İ Arzın

0

Boşlukta Sallanan Küre-İ Arzın
Dayanak Noktası Üç Olsa Gerek
Lakin Hakikati Münkir Yobazın
Kafasına Sokmak Güç Olsa Gerek

Münkirin Fark Deyip Gittiği Mekke
Kazanmak İçindir Bir Gümüş Sikke
Gururla Giydiği Bere Ve Takke
Başsız Gövdelere Taç Olsa Gerek

Erenler Yoluna Gönül Verenin
Korkusu Tükenir Hakka Erenin
Gönül Kapısından Kalbe Girenin
Yaptığı En Makbul Hac Olsa Gerek

Göz İle Görmeden Yalan Söylemek
Ademi Ademden Tefrik Eylemek
Oruçla Namazla Cennet Peylemek
Tanrının İndinde Suç Olsa Gerek

Derviş Kemal Der Ki Yemişiz Taşı
Gözümüzden Döktük Kan İle Yaşı
Kerbela’da İmam Hüseyin’e Karşı
Cihat Açan Yezit Piç Olsa Gerek

Yüklenmiş yükünü dost diyarına

0

Yüklenmiş yükünü dost diyarına
Gider Kerbrla’ya göçümüz bizim
Dosta kavuşmaya az kaldı zaman
Hasretlik doldurur içimiz bizim

Yol oğluyuz, yol arkânı biliriz
Hakka ikrar verdik sadık kalırız
Neslimiz Muhammed ordan geliriz
Ali’yi sevmek suçumuz bizim

İmam Hasan ‘a zehir içirdiler
İmam Hüseyin’i kana boyadılar
Zeynelabidin zındana koydular
Genç yaşta ağırır saçımız bizim

Bakır’la kazanda kaynar tenimiz
imam Cafer ile yol arkânımız
Musayı Kazım’a kurban canımız
Her zaman kurbanlık koçumuz bizim

Taki , Naki Şah asgarım ağladı
İmam Rıza ciğerimi dağladı
Şahı Merdan onikiye bağlı
Yas tutumayan kaldımı bizden

Ol Şahlar Şahına bağlıdır başımız
Mehdi Muhammed’tir zafer güneşim
Yüklenmiş yükünü Garip Bektaş
Başımızda kızıl tacımız bizim

Gidiyor, rastgelmez bir daha tarih eşine;

0

Gidiyor, rastgelmez bir daha tarih eşine;
Gidiyor on yedi milyon kişi takmış peşine!
 
Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla;
Gidiyor, göğsünü çepçevre saran bayrakla.
 
Gidiyor, izleri üstünde birikmiş yaşlar;
Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar.

Gidiyor, harbin o en korkulu aslan yelesi;
Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan meşalesi!
 
Yine bir devr açacakmış gibi en başta o var;
Haykıran seste o var, sessiz akan yaşta o var.
 
Siliyor ruhunun ulviliği fani etini,
Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini.
 
Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça;
Büyüyor gitgide gözlerden uzaklaştıkça.

Orhan Seyfi ORHON

Soyuluyoruz

0

CAHİL SEÇMENİN
VE CAHİL VEKİLLERİNİN
CEHALET PARTİSİ AKP
VE BU ZIR CAHİLLERİN
SAHTE DİPLOMALI BAŞI
VE BAŞ EKONOMİSTİ
VEDE PAŞALARIN PAŞASI
HEMDE BAŞ AMERİKAN MAŞASININ
EMİR KOMUTA ZİNCİRİ ALTINDAKİ
TÜRKİYE 100 YILININ
KUŞ BAKIŞI GÖRÜNÜMÜDÜR !

NURİ KURTCEBE

Arkadaş dökümü

0

Evvelâ dişlerimiz döküldü,
Sonra saçlarımız,
Ardından birer birer arkadaşlarımız.
Şu canım dünyanın orta yerinde
Yalnız başına yapa yalnız
Kırılmış kolumuz, kanadımız
Tatlı canımızdan usanmışız…
Bedri Rahmi Eyüboğlu / Arkadaş dökümü
1911 / 21 Eylül-1975
Ölüm yıl dönümünde saygıyla anıyoruz…

Oturmuş erenler yasını çeker

0

Oturmuş erenler yasını çeker
İmam-ı Hüseyin yasıdır deyü
Durmayıp akar şehitlerin kanı
İmam Hüseyin’in kanıdır deyü

Lanet olsun ol Yezid’in canına
Kıydı Yezit İmamların kanına
Kesdi başını götürdü Mervan’a
İmam Hüseyin’in başıdır deyü

Hak onarsın ol keşişin işini
Keşiş görmüş idi onun düşünü
Yedi bin altın verd’aldı başını
İmam Hüseyin’in başıdır deyü

Ol güzel pirinden olmadı ferman
Ali’nin duası dertlere derman
Yedi oğlunu da etmişti kurban
İmam Hüseyin’in başıdır deyü

Pir Sultan Abdal’ım ettiler cefa
Umarım yezitler sürmesin sefa
Tıraş olmadı Muhammed Mustafa
İmam Hüseyin’in başıdır deyü

Hakk’ı görmek diler isen süret-i insâna bak

0

Hakk’ı görmek diler isen süret-i insâna bak
Arayup gezme bu halkı cismin içre câna bak

Âşıkın mi’râcı derler dostunun didârıdır
Bu söze isbât dilersen defter-i Rahmân’a bak

Yedi iklim çâr köşe bir dilberin vechindedir
Gel oku Ümmü’i Kitâb’ı mekteb-i irfâna bak

Ta’n idüp yetmiş ikiye dime kim beyhüdedir
Sen seni fehm eyle sen küfrdeki imâna bak

Herkes bu hâliyle buldu Rabb’isin bi-iştikâk
Rabbel-âlemin buyurdu; âyet-i Kur’ân’a bak

Dil-i Ya’kub’un ağladup zâr eyleme Yusuf deyü
Mısr-ı tende Şâh oluptur Yusuf-ı Ken’ân’a bak

Âdeme hürmeten yaradıldı zemin ü âsumân
Secdegâh-ı âlem oldu lütf ile ihsâna bak

Hakk’ı bul öz kalbin içre gel NOKSANİ iş bu
dem Himmetlidir evliyânın ahd ile peymâna bak

Noksani

Öyle bir zamana çattık efendi

0

Öyle bir zamana çattık efendi
Mevsim kaydı bahar güze dayandı
Kıpırdarım derken battık efendi
Tırnaktaki çamur dize dayandı

Birazdan yalancı bulut doğacak
Bekleriz ki yağmur yağdı yağacak
Yokluk halkı ilmiğinden boğacak
Umut yandı bitti köze dayandı

Şarabımız sersem oldu neşede
Adam gibi durmaz oldu şişede
Tinercimiz nara atar köşede
İyi copa kötü söze dayandı

Kanıksadık gitti tüm rezelati
Kalktı üstümüzden Hak bereketi
Hayalde bıraktık çuha ceketi
Gayrı kredimiz beze dayandı

Denizden uzağa ayrıldı kumlar
Rüyalara layık oldu cumcumlar
Sıcaktan suları yuttu hortumlar
Ottan ota geze geze dayandı

Yan kesici başka oynar oyunu
Can kesici diri yüzer koyunu
Ocaklar kuruttu cep telefonu
Bin küfürlü hepi-mize dayandı

Kahve için fincan hu çeker rafta
Kaç turna can verdi uçtu usafta
Umutları varmış gelecek hafta
Artık dileğimiz söze dayandı

Yiğit olan dönmez bence sözünden
Fazla kömür olmaz ardıç közünden
Şu dünyada vicdansızlar yüzünden
Neylesin Mahzuni saza dayandı

-Aşık Mahzuni Şerif

kaybettik

0

Ne söylesem boş artık,
Eldeki varı kaybettik.
Tüm ışıklar loş artık.
Yollarda farı kaybettik.

Dikenle dolu bahçemiz,
Kirazı, narı kaybettik.
Nasır bağladı ökçemiz,
Kazancı karı kaybettik.

Tiwist oynayalım derken,
Halayı, barı kaybettik.
Gitarla hava atarken,
Kemanı, tarı kaybettik.

Nefisleri yarıştırdık,
Dilde kararı kaybettik.
Mevsimleri karıştırdık,
Kışı, baharı kaybettik

Eloğlu çıkarken Ay’a
Bizler civarı kaybettik.
Yatıp baktıkça havaya,
Dağda davarı kaybettik

Karıştırdık tüm renkleri,
Al, yeşil, sarı kaybettik,
Yücelttik pezevenkleri,
Edebi, arı kaybettik.

Ne yaşadık, ne de öldük,
Kumarda zarı kaybettik,
BERBATİ’ ye bakıp güldük
Birçok ayarı kaybettik
Yusuf DOĞDU
28.08.2018

Kınama ve acil çağrı bildirisi

0

Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’ndan Kamuoyuna ve Uluslararası İnsan Hakları Kuruluşlarına

Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, El Cezire’nin İstanbul bürosunda görev yapan Amal Zaamta tarafından hazırlanıp yayımlanan ve Alevi toplumunu hedef alan nefret içerikli videoyu şiddetle kınıyoruz. Bu video, yalnızca bir topluluğa yönelik çirkin bir karalama değil; aynı zamanda nefret suçunun, ayrımcılığın ve olası kitlesel şiddet eylemlerinin önünü açabilecek bir provokasyondur.

Nefret Söyleminin Tehlikesi

Söz konusu içerikte:

Alevi inancı köksüz ve gayrimeşru gösterilmekte,

“Şarap içmek, sahabelere lanet okumak, Sünnilere kin duymak” gibi iftiralarla toplum aşağılanmakta,

“Birbirlerinin kadınlarıyla zina etmeyi mubah görürler” iftirasıyla ahlaka saldırılmakta,

İbn Teymiyye’nin sözleri hatırlatılarak Alevilere karşı savaş açmanın “vacip” olduğu ima edilmekte,

“Eğer sen devlet başkanı olsaydın Alevilerle nasıl davranırdın?” sorusu üzerinden, Alevilere karşı ayrımcılık ve şiddet bir siyasi seçenek gibi sunulmaktadır.

Bu söylemler, tarihte defalarca yaşanmış katliamları akla getiren, tehlikeli bir zihniyetin günümüzdeki tezahürüdür. Bu nefret dilinin doğrudan sonucu, toplumsal barışın zehirlenmesi, önyargıların beslenmesi ve şiddetin meşrulaştırılmasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Yetkililerine Çağrımız

Cumhuriyet Başsavcılığı, TCK 216 kapsamında Amal Zaamta hakkında derhal soruşturma başlatmalı ve yargı sürecini işletmelidir.

RTÜK, bu nefret söylemini yayan içerik hakkında ivedilikle yaptırım uygulamalıdır.

TİHEK, olayı ayrımcılık ve nefret suçu kapsamında derhal incelemelidir.

Tüm yetkili kurumlar, Alevi yurttaşların güvenliğini sağlamak için önleyici ve caydırıcı tedbirler almalıdır.

Uluslararası İnsan Hakları Kurumlarına Çağrımız

Bizler, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, bu olayı yalnızca Türkiye’nin iç meselesi değil, uluslararası insan hakları çerçevesinde takip edilmesi gereken bir nefret suçu olarak görüyoruz. Bu nedenle:

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi (UNHRC),

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği,

Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA),

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International),

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch),

başta olmak üzere tüm uluslararası insan hakları kuruluşlarını göreve çağırıyoruz. Bu tür nefret söylemleri yalnızca Alevilere değil, insanlık onuruna karşı işlenmiş bir suçtur.

Alevi Kurumlarına ve İnsan Hakları Savunucularına Çağrımız

Sessizlik, bu suça ortaklıktır. Bu nedenle:

Deliller toplanarak savcılıklara ve ilgili kurumlara suç duyuruları yapılmalıdır.

Ulusal ve uluslararası kamuoyuna güçlü, ortak bir ses verilmelidir.

İnsan hakları savunucuları ve demokratik kitle örgütleri bu olaya kayıtsız kalmamalıdır.

Tüm Kamuoyuna Çağrımız

Unutulmamalıdır ki, bir topluluğa yönelen nefret, eninde sonunda bütün topluma yönelir. Bu nedenle bu mesele yalnızca Alevilerin değil, eşitlik, özgürlük ve adalet isteyen herkesin meselesidir.

Talebimiz Net

Amal Zaamta derhal yargılanmalı ve sınır dışı edilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti, yurttaşlarının onurunu ve güvenliğini korumakla yükümlüdür.

Biz, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, bu nefret suçunu en sert şekilde kınıyor, ulusal ve uluslararası tüm kurumları harekete geçmeye çağırıyoruz.

Sessizlik, suça ortaklıktır.
Biz susmayacağız.

Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF)
Neuss, 22.09.2025