Ana Sayfa Blog Sayfa 68

Gel ey kardeş hacı olmak dilersen

0

Gel ey kardeş hacı olmak dilersen
Hakikatte kâbe veçhi Ademdir
Küllü masivayı kalpten silersen
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir

Fesemme veçhullah buyurdu Halik
Bu ayet manasın bilmez halâyık
Bilir bu rümuzu Ehl-i Maşayih
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir

Nedir Beytullahta ihram giyinmek
Eğnindeki esvapların soyunmak
Maksat küllü günahlardan arınmak
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir

Beyti Tavaf edip Zemzemden içmek
Beytül A’lemiynden Sür’atle geçmek
Manayı hattı üstüva ilmini seçmek
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir

Çıkıp Arafata münacaat kılmak
Kurban zecreyleyip Mina’ya gelmek
Şeytanı taşlamak cehaleti yenmek
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir

Fakihler mescidde Namaz kıldırır
Cemaati sırf kendüne uydurur
Ahirinde halka yüzün döndürür
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir

Ey FEDAYİ sen bir mürşid bulursun
Kâbe’nin sırrını anlar bilirsin
Meramın ol ise Hacı olursun
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir!

İlmi câvidandan haber almayan

0

İlmi câvidandan haber almayan
Alim olsa ilmin kündün bilemez
Arayıp bir mûrşid ustad bulmayan
İdrak edip kimse kendin bilemez

İlim deryasına dalıp boylasa
Bin kitap okusa manasın verse
Arabi-Fârisi lügat söylese
Bu ledün ilminin fendin bilemez

FEDAYİ cihanda cânan bulmayan
Vücudunun mahiyyetin bilmeyen
Hattı üstüva sırrına ağâh olmayan
İkrar-ı peymanın andın bilemez

Bu Ledün İlmini ârifier bilir

0
138, 236, 260, 1, 1, 476

Bu Ledün İlmini ârifier bilir
Okur amma anlayamaz nicesi
Kaçan kim bir kimse ustazı bulur
Bil üstazdır ilm-i kayp hocası

Evvelâ Eliften başlar okutur
Cim’i Lam’dan dersin verir şakıtır
Hattı üstüvada yedi ayet bakıdır
Yirmisekiz harftir anın hecesi

Çar anasın bist-i Heşt’de oldu zarp
Buna derler fatiha Ümmül kitap
Zahir ba’tın bundan çıkar her hesap
Mecmâ’yı A’lemin ruh derecesi

Bu ilmin mahzeni Şah-ı Velayet
Yüzondört surenin aslı tamamet
Altıbin altıyüz altmış altı ayet
Ahmed’e bahş olundu Mi’raç gecesi

Ey FEDAYİ Adem fazlı nicedir
Kelamullah hattı üstüva hecedir
Yaratılmış cümlesinden yücedir
Mânada müşteki yiğit kocası

Söylenir dillerde bir A’licenab

0

Söylenir dillerde bir A’licenab
Dâr içinde misli olup bir hentâ
Vasfını yazarsan olur Bin kitap
Okunur Kur’anda Ali’y-yül Ala

Desti kudretinde arz-ı semavat
Kemâli mübeyni A’yet beyyinat
Emrine musahhar bunca mahlukat
Kur’anda şânına endi Hel-Etâ

Cemâli şevkinin güneş zerresi
Vucudu serteser Nûr pervanesi
Kuvveti mâ’nada Turnada sesi
Gelmedi cihana böyle Lâ Feta

Dört kapı kırk makam Ayn-ı erkânı
Şeriat-Tarikat Şer’in beyanı
Marifet-Hakikat sırrı irfanı
Kudreti ilâhı Şah-ı Evliya

FEDAYİ gulâm-ı meddahı Haydar
Dilinde evrad-ı ezkâr-ı herbar
Zillüllâh-ı A’lem Vâhid-ül Cebbar
Bin bir ismin biri Incil’de İlyâ

Vücudun evini seyran eyledim

0

Vücudun evini seyran eyledim
Gördüm ki kafeste bir bülbül öter
Üçyüzaltmış altı daireden geldim
Yanıyor ateşim külhanım tüter

Gördüm bir değirmen dönüyor çarkı
Kırk yerde tartarlar verirler narkı
Herkesin dilinden çektiği korku
Düşerse hürmetten zindanda yatar

Gördüm bir ejderha yedidir başı
Kendi sahtekârdır hiledir işi
Kul olsa peşine düşse bir kişi
Götürürde onu bir yerde yutar

Ey FEDAYİ budur sözün doğrusu
Yağmalar dükkanı imân uğrusu
Yok ise dükkanda Aslan yavrusu
Yoktur ticareti her dem pul satar

Sebeb Muaviye’dir Lânet Olası

0

Tabib el çek yarelerim saraman
Dermansız bir derttir aşkın yaresi
Sen bu derdin ilacını bilemen
Söyünmez od durur aşkın küresi

Üç harf beş noktadır bu aşk denilen
Yedi iklim çâr köşede duyulan
İndallahta makbul kurban sayılan
İmam Hüseyin’dir ciğer paresi

Kerbelâ’nın şühedası yetmiş üç
Hiçbiri eylemedi Hâlikine suç
Mü’mine farz oldu Muharrem oruç
Sabreder su içmez Mü’min kanası

Bu dert bize Kerbelâ’dan mirastır
Gam ve elem Ehlüilah’a hevestir
Zeyneb’e toy düğün matemi yastır
Kan Ne boyandı Kasım kınası

Ey FEDAYİ aklın başa derersen
Yedi İklim çâr köşeyi ararsan
Adavetin temelini sorarsan
Sebeb Muaviye’dir Lânet Olası

Mahi Muharremde Mü’min olanlar

0

Mahi Muharremde Mü’min olanlar
Ah Hüseyin deyu zâr eder ağlar
Yasın çekip Bahri ummanına dalanlar
Ah Hüseyin deyu zâr eder ağlar

Aşığı şeydalar figana başlar
Zâr eder iniler dağ ile taşlar
Deryada balıklar havada kuşlar
Ah Hüseyin deyu zâr eder ağlar

Yedi iklim kevn-ü mekân çâr köşe
Cümle alem taaccübdür bu işe
Deryalar mevç urup gelir huruşa
Ah Hüseyin deyu zâr eder ağlar

Cennette huriler donun soyunur
Matem aylarında kara giyinir
Arş’ta Melek feryad edip çağrışur
Ah Hüseyin deyu zâr eder ağlar

FEDAYİ’nin başı Hünkâra bağlı
Kerbelâ ateşinden ciğeri dağlı
Muhammed torunu Ali’nin oğlu
Ah Hüseyin deyu zâr eder ağlar

Yerden göğe hayıf oldu

0

Yerden göğe hayıf oldu
Eyvah göçtü Türk atası
Millet-İslâm yetim kaldı
Eyvah göçtü Türk atası

Her diyara nâme yazdırdı
Tiren-Teyyare düzdürdü
Kurdu koyunla gezdirdi
Eyvah göçtü Türk atası

Cenk bayrağın dikerdi
Yeryüzüne kan dökerdi
Düşmanlar korkusun çekerdi
Eyvah göçtü Türk atası

Böyle aslana felek kıydı
Fevt haberin âlem duydu
Vatan halkı yasa girdi
Eyvah göçtü Türk atası

Arşın horazları öttü
Arkasından ecel yetti
Dünyadan ahrete gitti
Eyvah göçtü Türk atası

Ah idelim ağlayalım
Cümlemiz kara bağlayalım
Bu dünyayı neyleyelim
Eyvah göçtü Türk atası

Düşman için gam yemezdi
Bin kâfire bir demezdi
Öcün alırdı koymazdı
Eyvah göçtü Türk atası

Devlet kuşu herdem uçmaz
Ahmak hamı-hası seçmez
Böyle şahpaz ele geçmez
Eyvah göçtü Türk atası

Asırında eyilik gördük
Çok zevk ile safa sürdük
Şimdi yas-mateme girdik
Eyvah göçtü Türk atası

Hissiyet eserin söyleyim
Binde birin vasf eyleyim
Mülâkat olmadı neyleyim
Eyvah göçtü Türk atası

Rençberden öşür kaldırdı
Ülke halkını güldürdü
Cihanı adı ile doldurdu
Eyvah göçtü Türk atası

Askerlik iki yıl oldu
Kadınlardan çocuk doğdu
Vatan şenlik ile doldu
Eyvah göçtü Türk atası

Millet yoklama olunur
İçinde dertli bulunur
Bedava ilâç alınır
Eyvah göçtü Türk atası

Hakkı iptal olmaz hâşâ
Gâzi,İsmet, Feyzi paşa
Hükmü geçer dağa taşa
Eyvah göçtü Türk atası

I88l.de dünyâya geldi
Otuzsekizde vefat oldu
Ankarada defn olundu
Eyvah göçtü Türk atası

Muabbirler tavarık kılsın
Dünyada adı anılsın
Durağı cennet alâ olsun
Eyvah göçtü Türk atası

Meclis-mebusan sağ olsun
Cihanda yüzleri ak olsun
Kast edenler belâsın bulsun
Eyvah göçtü Türk atası

Âşık FEDAYİ ahu çak eder
Gece gündüz eyler keder
Söylene ta kıyamete kadar
Eyvah göçtü Türk atası

Ela gözlü pirim geldi

0

Ela gözlü pirim geldi
Gelen gelsin işte meydan
Dört kapıyı kırk makamı
Bilen gelsin işte meydan

Hudey hudey dostlar hudey
Hudey hudey canlar hudey

Ben pirimi hak bilirim
Yoluna canım veririm
Dün doğdum bugün ölürüm
Ölen gelsin işte meydan

Hudey hudey dostlar hudey
Hudey hudey canlar hudey

Şah Hatayi der sırrını
Ortaya koymuş serini
Nesimi gibi derisin
Yüzen gelsin işte meydan

Hudey hudey dostlar hudey
Hudey hudey canlar hudey

Eğer bir mürşitten irşat oldunsa

0

Eğer bir mürşitten irşat oldunsa
Kamil otur kamil konuş kamil dur
Varıp bir kamilden dersin aldınsa
Kamil otur kamil konuş kamil dur

Şu can kulağınla guş et dediler
Söylenen sözleri işit dediler
Attıran atandan üstat dediler
Kamil otur kamil konuş kamil dur

Kamil olanların sözü bal olur
Arifler yanında sadık yar olur
Muhabbet bağında biten gül olur
Kamil otur kamil konuş kamil dur

Kamillerin kalbi bahara benzer
Yıkanmış arınmış nihrire benzer
Kıymeti biçilmez gevhere benzer
Kamil otur kamil konuş kamil dur

Meluli’yim kamil olan Allah’tır
Görünmez gözlere sırr-ı penahtır
Cahillere kamil demek günahtır
Kamil otur kamil konuş kamil dur

Neye gamlanırsın divane gönül

0

Neye gamlanırsın divane gönül
Elbet birgün bu kış gider yaz gelir
Ben dertliyim diye etme şikayet
Vay gurbet yetmez mi vay vay
Gerçeklere cahil taşı vız gelir
Aşıklara böyle cefa az gelir

Güven o mevlaya da kalmazsın naçar
Baki değil kara gün gelir de geçer
Seni bilenler birgün kıymetin biçer
Vay gurbet yetmez mi vay vay
İncitirler cahil elden söz gelir
Korkarım ki sana elden söz gelir

Bir garibim sana geldim niyaza
Aşık oldum bülbüldeki avaza
Dayanılmaz iftiraya gareze
Vay gurbet yetmez mi vay vay
Gerçeklere cahil taşı vız gelir
Aşık isen böyle cefa az gelir

Şekip haşır neşir olursun hakla
Özünle sözünle kalbini pakla
Canının içinde cananı sakla
Vay gurbet yetmez mi vay vay
Korkarım ki sana elden söz gelir
Korkarım ki cahil elden söz gelir

Niye gamlanırsın divane gönül
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir
Ben dertliyim deyi şikayet etme
Aşıklara böyle cefa az gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir

Güven o Mevla’ya kalmazsın naçar
Kara gün derler de tez gelir geçer
Seni eken bir gün kıymatın biçer
Gerçeklere elin sözü az gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir

Gine haşır neşir olursun Hak’la
Özünle sözünle kalbini pakla
Canıyın içinde cananın sakla
İncidirler ona elden söz gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir

Dünyada tükenmez murad var imiş

0

Dünyada tükenmez murad var imiş
Ne alanı gördüm ne murad gördüm
Meşakkatin adın Murad koymuşlar
Dünyada ne lezzet ne tad gördüm

Ölüm var dünyada yok imiş murad
Günbegün artıyor türlü meşakkat
Kalmamış dünyada ehli kanaat
İnsanlar içinde çok fesat gördüm

Nusverani Adil nerede tahtı
Süleyman mührünü kimse bıraktı
Resulü Ekrem’in kanunu haktı
Her ömrün sonunda bir feryat gördüm

Var mıdır dünyaya gelip de kalan
Gülüp baştanbaşa muradın alan
Muradı maksudu hepsi yalan
Ölümü dünyada hakikat gördüm

Dönüyor bir dolap çarkı belirsiz
Çağlayan bir su var arkı belirsiz
Veysel neler satar narhı belirsiz
Ne müşteri gördüm ne hesap gördüm

Evvel Allah ahır Allah

0

Evvel Allah ahır Allah
Andan ulu gelmemişdür
Hak Muhammed’den sevgülü
Hakk’ın kulı gelmemişdür

Şah-ı Merdan idi adı
Cömerd sofrasın kim kodı
Ali’ye arslanum didi
Ayruk Ali gelmemişdür

Pir olmayan aşka gelmez
Koç olmayan kurban olmaz
Ecel gelse derman olmaz
Hak’ dan rıza gelmemişdür

Od düşdügü yeri yakar
Degme dalda gül mi biter
Kudret dilin çok kuş öter
Bülbül üngi gelmemişdür

Karacaoğlan Hakk’a yalvar
Virdügine kanalı ol var
Şol alemde eksiksüz yar
Kimse bulup gelmemişdür

Hak yaz deyüben yazdığı

0

Hak yaz deyüben yazdığı
Kelam sen misin ola mı
Kullar üzre nazil olan
Kelam sen misin ola mı

Kerem etmiş sana Sübhan
Her nesne emrine ferman
Şimdi dertlilere derman
Kılan sen misin ola mı

Huda vermiş sana devlet
Sendendürür kula vuslat
Şimdi bu aleme rahmet
Olan sen misin ola mı

Dost ile olmuş nazarın
Sensin gösteren didarın
Halk üzre Hakk’ın nazarın
Salan sen misin ola mı

Gözler emrini mezahir
Hem batın düştün hem zahir
Mazhar-ı Hak evvel ahır
Heman sen misin ola mı

Kaygusuz bu sözü söyler
Senin zatını şerheyler
Yüzünde göz dilinde söz
Olan sen misin ola mı

Deli gönül çok açılıp şad olma

0

Deli gönül çok açılıp şad olma
Kerbela’da Şah Hüseyn’e baksana
Nefsine uğrayıp kahkaha gülme
Ehlibeyt gamda, yasa baksana!

Yezit kast eyledi vermedi suyu
Orada tutuldu kasımın toyu
Sırrıya ağlıyor ne murat deyu
Fatma Ana’nın kınasına baksana

Ümmü Gülsüm Zeynel hep yasta âlem
Alimder Abbas’ın kaşları kalem
Takdir ezelinde böyleydi ilham
Fırat suyu kan akıyor baksana

Ümmü Gülsüm Zeynep çekerler tesuf
Kerbela’da çölleri İmama nasip
Siması Peygamber cemali Yusuf
Ali Ekberin leylasına baksana

Çok cefaya malik Zeynebi salip
Musay-ı Kazım ola onlara hasip
Hürr şehitler Kerbelan’ın kurbanı
Haymagahın yanmasına baksana

ESARİ coş eyle bu dünya cefa
Bunca kahra vallah sürmedi
Ağalar ağası ağnicef şaha
Has bağda Sakine ye baksana