Ana Sayfa Blog Sayfa 53

Sırrı hakikattan ne anlar ahmak

0

Sırrı hakikattan ne anlar ahmak
Ermeyen muhabbet irfana yahu
Dünyada tatlı dil güler yüz ancak
Lazım olan budur insana yahu

Aşk olmayan bahri aşka dalmadı
Er olup cihanda bir nam almadı
Bu yerlerde sana huzur kalmadı
Başın al yıkıl git bir yana yahu

Gel Hüseyin Fevzi incinme sakın
Bu nutku güşüne mengüş et takın
Hulüsu pâk olan turâba yakın
Hüda yakmaz seni narına yahu

Kınamayın dostlar ahu zarımı

0

Kınamayın dostlar ahu zarımı
Sinemi dağlayan derdim çok benim
Hayli demdir görmez oldum yarimi
Bedduam yok intizarım çok benim
Hayli demdir görmez oldum yarimi
Bedduam yok intizarım çok benim

Coşar gamlı gönül sel gibi coşar
Eser poyraz gibi dağları aşar
Nere gitsem gönlüm seninle yaşar
Sanma başka kisbi kârım var benim
Nere gitsem gönlüm (hey dost) seninle yaşar
Sanma başka kisbi kârım var benim

Gamlı gönlüm kundakladım beledim
Hayal beşiğine koydum salladım
Artık ölem dedim dedim dilek diledim
Korkarım yakından seven yok benim
Artık ölem dedim dedim dilek diledim
Korkarım yakından seven yok benim

Perişanım derdim aşikar olmaz
Azar yaralarım yar merhem çalmaz
Hayal tatlı olur ama tatminkar olmaz
Ne yazık ki başka çarem yok benim
Hayal tatlı olur ama tatminkar olmaz
Ne yazık ki başka çarem yok benim

Vardır elbet bunda bir hikmet tabii

0

Vardır elbet bunda bir hikmet tabii
Leylasız mecnun da olur mu deme
Henüz yaşı kaçtır bu daha sabi
Özünde meylayı bulur mu deme

Henüz yaşı kaçtır bu daha sabi
Özünde meylayı bulur mu deme

Seyreyle alemi viranelerden
Yoldaş tut kendine divanelerden
Tariki rahmana meyhanelerden
Yürüyen muradın alır mı deme

Seyreyle alemi viranelerden
Yoldaş tut kendine divanelerden
Tariki rahmana meyhanelerden
Yürüyen muradın alır mı deme

“Madem ki dinmiyor yürekte sızın
Hesabını eyle çok ile azın
Gidenler gittiği yerden ansızın
Olmadık zamanda gelir mi deme

Bu böyle imanım beşer şaşar da
Üç adım beş adım dağlar aşar da
Aşıklar bin türlü derde düşer de
Bir derdi çekmeyle ölür mü deme”

O vakit musa ol asası olma
Gariban meryemin isası olma
Şu dertli yakubun tasası olma
Her yusuf kenanda kalır mı deme

Şu dertli yakubun tasası olma
Her yusuf kenanda kalır mı deme

Destur ey dost ali hep sem ol hele
Esiyor nuş diye kapılma yele
Dön de bak istersen düştüğün hale
Nazlı yar halinden bilir mi deme

Destur ey dost ali hep sem ol hele
Esiyor nuş diye kapılma yele
Dön de bak istersen düştüğün hale
Nazlı yar halinden bilir mi deme

Deme Türkü Sözleri Bilal Demir

Bugün matem günü geldi

0

Bugün matem günü geldi
Ah Hüseynim vah Hüseynim
Bugün matem günü geldi
Ah Hüseyin’im vah Hüseyin’im

Senin derdin bağrım deldi
Senin derdin bağrım deldi
Ah Hüseyin’im vah Hüseyin’im

Şehit düşmüş şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im
Şehit düşmüş şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im

Kerbelanın önü düzdür
Geceler bana gündüzdür
Kerbela’nın önü düzdür
Geceler bana gündüzdür

Şah Kerbela da yalnızdır
Şah Kerbela da yalnızdır
Ah Hüseyin’im vah Hüseyin’im

Şehit düşmüş Şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im
Şehit düşmüş Şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im

Şah Hüseyin’im attan düştü
Yezit gelip kanın içti
Şah Hüseyin’im attan düştü
Yezit gelip kanın içti

Atı Medine’ye kaçtı
Atı Medine’ye kaçtı
Ah Hüseyin’im vah Hüseyin’im

Şehit düşmüş Şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im
Şehit düşmüş Şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im

Kerbela’nın yazıları
Şehit düştü gazileri
Kerbela’nın yazıları
Şehit düştü gazileri

Fatma ana kuzuları
Fatma ana kuzuları
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im

Şehit düşmüş Şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im
Şehit düşmüş Şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im

Kerbela’nın önü yonca
Yonca çıkmış diz boyunca
Kerbela’nın önü yonca
Yonca çıkmış diz boyunca

Şah Hatay’ım katarınca
Şah Hatay’ım katarınca
Ah Hüseyin’im vah Hüseyin’im

Şehit düşmüş Şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im
Şehit düşmüş Şahı merdan
Şah Hüseyin’im canım Hüseyin’im

Nokta idim bir bedende var oldum

0

Nokta idim bir bedende var oldum
Nokta idim bir bedende var oldum
Özüm nara düştü yandım kavruldum
Demde mayalandım közde yoğruldum
Demde mayalandım közde yoğruldum
Hiçlik aleminden mest olup geldim

Demde mayalandım közde yoğruldum.
Demde mayalandım közde yoğruldum
Hiçlik aleminden mest olup geldim

Salmanın elinde şerbet ezildim
Salmanın elinde şerbet ezildim
Erenler Ceminde kırk pay süzüldüm
Erenler Ceminde kırk pay süzüldüm
Serçeşmede bir deftere yazıldım
Serçeşmede bir deftere yazıldım
Üryan Büryan olup Kemerbest geldim

Serçeşmede bir deftere yazıldım
Serçeşmede bir deftere yazıldım
Üryan Büryan olup Kemerbest geldim

Kırkımız birimiz birimiz kırktır
Kırkımız birimiz birimiz kırktır
Ehli Hak akarız sırrımız Haktır
Güruhu Naciden farkımız yoktur
Güruhu Naciden farkımız yoktur
Hakikat Ehline dost olup geldim

Güruhu Naciden farkımız yoktur
Güruhu Naciden farkımız yoktur
Hakikat Ehline dost olup geldim

O Dost ayna bana tuttum yüzüme
O Dost ayna bana tuttum yüzüme
Dost Yusuf göründü kendi gözüme
Cihan Serverini kattım özüme
Cihan Serverini kattım özüme
Elesti Bezminde Dest alıp geldim

Cihan Serverini kattım özüme
Cihan Serverini kattım özüme
Elesti Bezminde Dest alıp geldim

Söz : Dost Yusuf ÇILDIR
Müzik : Dil Tengî

Bağrıp durma boşuna

0

Bağrıp durma boşuna
Ho diyecek zaman değil
Taş vursalar da başına
Yo diyecek zaman değil
Taş vursalar da başına
Yo diyecek zaman değil

Pis oturdu temiz posta
Pis oturdu temiz posta
Evi çürük yaptı usta
Kağnı kırık öküz hasta
Ho diyecek zaman değil

Kağnı kırık öküz hasta
Ho diyecek zaman değil

Bizim hançer bize batar
Körlerden olur mu katar
Pınarda yılanlar yatar
Su diyecek zaman değil
Pınarda yılanlar yatar
Su diyecek zaman değil

Yürünecek yolu bekle
Yürünecek yolu bekle
Yükü götürene yükle
Tükrüğün ağzında sakla
Tu diyecek zaman değil

Tükrüğün ağzında sakla
Tu diyecek zaman değil

Menzile varılmaz yolsuz
Kovanlar serilmez balsız
Kimi korkak kimi halsiz
Ha diyecek zaman değil
Kimi korkak kimi halsiz
Ha diyecek zaman değil

Eskimez Gardaşın şalı
Eskimez Hamdinin şalı
Gül donuna girdi çalı
Tekke viran derviş deli
Hu diyecek zaman değil
Tekke viran derviş deli
Hu diyecek zaman değil

Hamdi Gardaş

Suret-i ademden göründüm amma

0

Suret-i ademden göründüm amma
Ne ademim ben bu demden içeri
Benim esrarımdan her nutk-u illa
Tercümanım tercümandan içeri

Gerçi suret ismim beni ademdir
Mana-i sirette bahr-i azamdır
Hükmü Kaf’dan Kaf’a ta ki hatemdir
Süleymanım Süleyman’dan içeri

Bülbülün goncası gülşeniyim ben
Sadıkların aşkı fermanıyım ben
Ehli diller sırrı, sultanıyım ben
Ne sırdayım ben bu sırdan içeri

Çar anasır babından nikab büründüm
Bir noktadan hasıl oldum arındım
Can gözüyle görenlere göründüm
Ne seyranım ben seyrandan içeri

Gencî hakikatım şah-ı nurdayım
Ne yerdeyim ne gökteyim nerdeyim
Mekan tutmaz ispat olmaz yerdeyim
Lamekanım lamekandan içeri

Ne dervişem, ne sofuyam ne canan
Ne kafirem, ne müminem ne iman
Ne zahidem, ne münkirem ne de nadan
Geçmişem küfr-ü imandan içeri

Viran bahçalarda bülbül öter mi

0

Viran bahçalarda bülbül öter mi
Gönül eğlencesi gül olmayınca
Merhemsiz yaralar onar biter mi
Bir gerçek veliden el olmayınca
Hey dost hey dost hey dost el olmayınca
Hey pir hey pir hey pir el olmayınca

Nefse uy an hakka uymuş değildir
Gaziler namazın kılmış değildir
Bu gezen abdallar derviş değildir
Arkasında hırka şal olmayınca
Hey dost hey dost hey dost şal olmayınca
Hey pir hey pir hey pir şal olmayınca

Talip olmayınca yaram sarılmaz
Mürşit olmayınca pire varılmaz
Yüz bin asker olsa yezit kırılmaz
Eli zülfikarlı al olmayınca
Haydar Haydar Haydar al olmayınca
Haydar Haydar Haydar al olmayınca

Bu aşk meydanında bir divan olur
O meydana düşen nur civan olur
İtikatsız talib boş kovan olur
Vızılar arısı bal olmayınca
Hü hü hü bal olmayınca
Hey dost Hey dost Hey dost bal olmayınca

Pir sultanım baştan dalga aşırır
Bu aşkın dolusu aşka düşürür
Her bildiğin rehber çığ mi pişirir
Yanıp ateşlere kül olmayınca
Hey dost hey dost hey dost kül olmayınca
Hey pir hey pir hey pir kül olmayınca

Eyvallah diyerek ikrar eyledik

0

Eyvallah diyerek ikrar eyledik
Erenler cemine girercesine
Hakikat bağında yetiştik bindik
Renk aldık her gülden çiçekçesine

Söylesem manasın sığmaz takrire
Esrari noktamız gelmez tasvire
İman ettik ikrar verdik bir pire
Er olduk er ile gerçekçesine

Vücudumuz mutlaktır her yerde ayan
Körler zanneder ki didarı nihan
Bin bir ismi ile gaffur rahimken
Sofu inat eder eşşekçesine

Mirati sözlerim canlı mı amma
Arif olanlara olur hübeyda
Elsiziz belsiziz hey hey dilsiziz amma
Gezeriz alemde erkekçesine (insancasına)

Gel gönül giyin hırkayı

0

Gel gönül giyin hırkayı
Dervişlerin üstü olmaz
Bir mecliste mey olmazsa
O meydanın mesti olmaz

Yeşil olmaz yanan kömür
Gevher vermez kara demir
Yüz bin kere etsen çamur
Derya kumu testi olmaz

Bu gönlüm oldu perişan
Hiç ağlar mı kendi düşen
Bir yiğit saklarsa nişan
Yüreğinde kastı olmaz

Derviş Ali’m derdim yüzdür
Bu mihnetler bize azdır
Ululardan kalma sözdür
Düşenlerin dostu olmaz

Derviş Ali

Arş u kürşü kalem almadan düzler

0

Arş u kürşü kalem almadan düzler
Âb-ı rahmet demdiğini gördün mü
Otuz altı yılda bir kuzu kuzlar
O kuzunun emdiğini gördün mü

O bahçenin kaç gülü var dikensiz
Tellâlı var gevher satar dükkânsız
Ya o kimdir dû cihanda mekânsız
Bu devrânın döndüğünü gördün mü

Atam doğuncağız ben verdim adın
Anamın kız iken çok emdim sütün
Yüz dördün hangisi bu ilm-ü ledün
Gökten yere indiğini gördün mü

Anda bir hayvan var şeylerden yemez
Turâbi sırrını kimseye demez
Bu canlı camide (yahu) kim kıldı namaz
Selâ verip döndüğünü gördün mü?

Atasözleri Destanı

0

Tut atalar sözünü kalb-i selim ol
Gönülden gönüle yol var demişler
Gider yavuzluğun tab’-ı halim ol
Sert sirke küpüne zarar demişler

Bilirsin alçağa akmaktadır su
Kamilin cahile nasihati bu
İkrarını gözet olma abesgu
Birdir iman ile ikrar demişler

Akibet- endiş ol gönül dibelik
Yetişmez mi sana bu nümünelik
Kaçan loru kuşu bulsa bir kemik
Evvel ölçer sonra yutar demişler

Her kara uzatma elin eteğin
Yel kovana döner ahır emeğin
Nitekim şaşkını gölde ördeğin
Başın kor kıçından dalar demişler

Aldanma cihanın sakın varına
Düşmeyegör onun ah-ü zarına
Bugünkü işini koyma yarına
Yar yıkıldığı gün tozar demişler

Kestim Bu arsada ben de bir koyun
Meydan-ı hünerde gel sen de soyun
Feleğin zoruna dayanmaz oyun
Katı zor oyunu bozar demiyler

Gerçi çok cihanda boşa yelenler
Kande bilmeyenler kande bilenler
Eskiden adettir dağdan gelenler
Bağda olanları kovar demişler

Dediler bu pendi sordumsa kime
Tuz ekmek bilmeze müşkilin deme
Kül kömür ye namert lokmasın yeme
Gün olur başına kakar demişler

Abestir her vara yoğa koşanlar
Gahi doğru gahi eğri aşanlar
Ağlamaz ne demek kendi düşenler
İki gözü çeşme akar demişler
(İki gözü bile çıkar demişler)

Arzeyle bu pendi kendi özüne
Dost addetme her güleni yüzüne
İncinme dostunun doğru sözüne
Doğru söz insana batar demişler

Eski mesellerle eylersin amel
Kırkların birine olursun bedel
Usulü manayı bilmeyen eçhel
Solağına davul çalar demişler

Bir mürşid-i kamil bulmayanlara
Pirler nasihatın almayanlara
Sözünün ispatı olmayanlara
Dipsiz kile bomboş anbar demişler

Eşkin at yanına koşulsa güre
Huy alır huyundan ol göre göre
Hızmet eyler isen eyle bir ere
Su aktığı yere akar demişler

Çarsu-yü dehrinde nice toz kopar
Ol vakti gözeten çok tekke kapar
Helalzade gelir pazarlık yapar
Haramzade pazar bozar demişler

Adetullah budur ezel-ü ebad
Kul kula sebeptir ey dil-i naşad
Baya geda hizet etmekte murad
Bal tutan parmağın yalar demişler

Dilden ister isen gıll-ü gış gide
Meta-ı razını açma haside
Kıyma müşteriye az al faide
Altın da satanlar umar demişler

Yar ile ettiğin kavle ver karar
Kar etmezsen bari eyleme zarar
Aza kanaat et olma tamahkar
Ucuz satan tezcek satar demişler

Ham tamahı gel sen terk eyle elden
Elinden çıkmasın der isen özken
Deve ahu gibi boynuz isterken
İki kulaktan da çıkar demişler

Hileyi İrtikab etme kıl hazer
Denilsin namına bir er oğul er
Sen elin kapısın kakarsan eğer
El de senin kapın kakar demişler

Irzıyla varamaz eşkıya eve
Uslu gez kim seni kamiller seve
Harden büyük at var attanda deve
Deveden de büyük fil var demişler

Güneş balçık ilen sıvanmaz ey dil
Bi-zeban da olsa bellidir kamil
Kendüden gayruyu beğenmez cahil
Kendi çalar kendi oynar demişler

Talib-i marifet çekerse emek
Yöğrak at artırır yemin giderek
Şaire ses ile saz-ü söz gerek
Yalınız taş duvar olmaz demişler

Kuy-ü dildaraya eylersen akın
Hele gafil olma etrafa bakın
Kada yürü izin belirtme sakın
Arif olur el tez duyar demişler

Doyar mı can-ü dil bus-ü kenare
Hicran-ü aşk ile leb pare pare
Ne giderse gitsin visal-i yare
Bir vuslat hezaran dinar demişler

Gerek şaki olsun gerekse said
Kereminden kerim eylemez baid
Dergah-i Mevla’dan sen kesme ümid
Gün doğmadan neler doğar demişler

Kani ol lokmanaher urz-ü şebe
Eller konar topladığın şhedebe
Bilirsin atalar biryerde debbe
Yıkılır bir yerde dolar demişler

Yırtıcı kuşların ömürleri az
Bir tek ipte iki cambaz oynamaz
Şehrahta kuyuyu kametince kaz
Ez kaza ayağın kayar demişler

Yüzüm yerde tenim Hak ile yeksan
Serim kavgalarda halim perişan
Gözlerim cemal-i canana hayran
Gönül masumudur umar demişler

Levni nasihatı pirlerin böyle
Durub-ı emsalden hazm ile söyle
Meydan-ı hünerde ağırlık eyle
Ağır bassa beğni ağar demişler

Kaynak: Edirneli Levni

Mah Cemalin Güneş Midir Ay Mıdır

0

Mah Cemalin Güneş Midir Ay Mıdır
Yüzüne Baktıkça Bakasım Gelir
Kirpiğin Ok Hilal Kaşın Yay Mıdır
Alıp Şu Bağrıma Çakasım Gelir

Seni Gören Aşık Döner Şaşkına
Taş Olsa Dayanamaz O Bakışına
Aslı Mısın Nesin Allah Aşkına
Kerem Gibi Kendim Yakasım Gelir

Yandım Ateşinle Oldum Muzdarip
He De Kapına Kul Olayım Varıp
Canımı Sarrafta Gerdan Yaptırıp
Ak Göğsünün Üstüne Takasım Gelir

Bağla sürüklenen zülfün teline,
Onulmaz bir yara açtın derine
Yad ellerin eli deyse eline
Dünyayı başına yıkasım gelir.

Kaşların name bakışların ayet,
Eğdirme kaşların kopar kıyamet.
Hüzünlenip bir gün ağlarsan şayet
Yaş olup didenden akasım gelir.

Tuba Ağacında Benzersin Dala
Dilin Örnek Olmuş Şekere Bala
N’Olur Yüzün Dönme Mahmut Erdal’a
Yaşarken canımdan bıkasım gelir.

Mahmut Erdal

Ağlayalım Atatürk’e

0

Ağlayalım Atatürk’e
Bütün Dünya Kan Ağladı
Başbuğa Olmuştu Ülke
Geldi Acem Can Ağladı

Şüphesiz Bu Dünya Fani
Tanrının Aslanı Hani
İnsi Cinsi Cem’i Mahluk
Hepisi Birden Ağladı

Doğu Batı Cenup Şimal
Aman Tanrı Bu Nasıl Hal
Atatürk’e Oldu Zeval
Yas Çekip Mebusan Ağladı

İskenderi Zülgarneyin
Çalışmadı Buncaleyin
Her Millet Atatürk Deyin
Cemiyeti Akvam Ağladı

Atatürkün Eserleri
Söylenecek Bundan Geri
Bütün Dünyanın Her Yeri
Ah Çektiler Tan Ağladı

Fabrikeler İcat Etti
Atalığın İspat Etti
Varlığın Türke Terketti
Döndü Çark Devran Ağladı

Bu Ne Kuvvet Bu Ne Kudret
Varıdı Bunda Bir Hikmet
Bütün Türkler İnönü İsmet
Gözlerinden Kan Ağladı

Tren Hattı Tayyareler
Türkler Giydi Hep Karalar
Semerkantı Buharalar
İşitti Her Yan Ağladı

Siz Sağolun Türk Gençleri
Çalışanlar Kalmaz Geri
Mareşal Fevz’askerleri
Ordular Teğmen Ağladı

Zannetme Ağlayan Gülmez
Aslan Yatağı Boş Kalmaz
Yalınız Gidenler Gelmez
Her Gelen İnsan Ağladı

Uzatma Veysel Bu Sözü
Dayanmaz Herkesin Özü
Koruyalım Yurdumuzu
Dost Değil Düşman Ağladı