Ana Sayfa Blog Sayfa 52

İlme Hizmet Edip, Uykudan Kalktım

0

İlme Hizmet Edip, Uykudan Kalktım
Sarık Seccadeyi Elden Bıraktım
Vaizin Her Gün Ki Vaazından Bıktım
Ramazanı Sele Verdim De Geldim

Karnım Acıktıkca Kederim Arttı
Hele Hac Kaygısı Ayrı Bir Dertti
Paralılar Hemen Hac’oldu Gitti
Seytanı Taşlarken Gördüm De Geldim

Dört Kitabı Koyup Torbaya Astım
Cennet Hurisinden İlgimi Kestim
Muskacı Hocaya Sanmayın Sustum
Agzının Payını Verdim De Geldim

Aklım Ermez Ahret Eğlencesine.
Saygım Var İnsanın Düşüncesine
Hayal Cennetinin Has Bahçesine
Yobaz Sürüsünü Sürdüm De Geldim

İbreti Emelim İnsana Hizmet
Eşim Bana Huri, Evim De Cennet
Hacıya, Hocaya Kalmadı Minnet
İrbiği, Tesbihi Kırdım Da Geldim

Bu dünyayı kuran mimar

0

Bu dünyayı kuran mimar
Ne hoş sağlam temel atmış
İnsanlığa ibret için
Kısım kısım kul yaratmış

Kimi yaya kimi atlı
Kimi uçar çift kanatlı
Dünya şirin baldan tatlı
Eyvah balı tuza katmış

Kazması yok küreği yok
Ustası var çırağı yok
Gök kubbenin direği yok
Muallakta bina çatmış

Bu çark böyle döner durmaz
Ehli aşklar yanar durmaz
Aşk meyinden kanar durmaz
Sevgi muhabbet yaratmış

Hep biliriz dünya fani
Oyalıyor seni beni
Adem atadan bu yana
Nice insan gelmiş gitmiş

Bu dünyaya gelen gülmez
Bir yok var ki giden gelmez
Bu hikmeti kimse bilmez
Ona sır demiş kapatmış

Bu nizamı böyle kurmuş
Kendi çekilmiş oturmuş
Veysel’e türlü dert vermiş
Durmadan derman aratmış

Bu dünyanın evvelini sorarsan

0

Bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir Muhammet Ali’dir Ali
Sen bu yolun sahibini ararsan
Allah bir Muhammet Ali’dir Ali

Tahtını terketti İbrahim Edhem
Süleyman Nebi’ye verildi hatem
Her kulun alnına yazıldı sitem
Kişinin çektiği yoludur yolu

Erenler öldürür yoldan şaşanı
İhlas ile kaldırırlar düşeni
Tarikatta her kişinin nişanı
Erenler katında bellidir belli

Erenler elinden dolu içildi
Ol saatte kıl-ü kalden geçildi
Firdevs-i alada güller açıldı
Cennet-i alanın gülüdür gülü

Pir Sultan Abdal’ım ummana daldı
Yenemedi kendin engine saldı
Hak-i payınıza yüz süre geldi
Erenlerin kemter kuludur kulu

Dur yolcu bilmeden gelip bastığın

0

Dur yolcu bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir
Eğil de kulak ver bu sakit yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir

Bu ıssız gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda
İstiklal uğrunda namus yolunda
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir

Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan cüz’ü de geçerken ele
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını katığı yerdir

Düşün ki haşr olan kan kemik etin
Yaptığı bu tümsek amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir

Necmettin Halil Onan

Bir yavru yolladım da gurbet ellere

0

Bir yavru yolladım da gurbet ellere
Emaneti de sana bozatlı hızır
Seni bekçi derler de bunca yerlere
Emaneti de sana bozatlı hızır

Nice günler gördüm de ağlı karalı
Nice günler gördüm de dertli çareli
Nice günler gördüm de yürek yaralı
Emaneti de sana bozatlı hızır

Bizden hakka haktan bize zulüm yok
İmanım var vadesize ölüm yok
Senden başka kanadım yok kolum yok
Emaneti de sana bozatlı hızır

Pir Sultan Abdal’ım da böyle olacak
Beklerim yollarını da yavrum gelecek
Analı babalı da murad alacak
Emaneti de sana bozatlı hızır

Bir şem’a ki yakacak pervanesiz kalır mı

0

Bir şem’a ki yakacak pervanesiz kalır mı
Gavvas olan bu bahre dür-danesiz kalır mı

Zencir-i aşkı alman sakın divanelerden
Hakkın timarhanesi divanesiz kalır mı

Mürşidimiz mey-füruş kuy-i mugan bekleriz
Meygade-i aşıkan mestanesiz kalır mı

Canane canı vermek kolay gelir aşıka
Nakd-i canın sarfeden cananesiz kalır mı

Derd ü bela-yı dosttan kılma teşekki Dertli
Dost derdine düşenler dermanesiz kalır mı

Bir kişi seninle eylese ülfet

0

Bir kişi seninle eylese ülfet
O adamın aslı zatı yahşıdır
Namert sana şeker şerbet içirse
Merdin kuru muhabbetti yahşıdır

Hercayi sözlerden dem oldu başdan
Salağan adamın yüreği daşdan
Bed-nazar komşudan yaman kardaşdan
Kadir bilenlerin iti yahşıdır

Ağzından yan çıkan dodaksız sözden
Perdeler bozulur ayarsız sazdan
Söylegen gelinden gülegen kızdan
Meyhanada sarhoş kötü yahşıdır

Mazlumi söylüyor sözünü sağdan
Nur verir fitilden şem yanar yağdan
Yemeksiz otağdan meyvasız bağdan
Çölde biten geven otu yahşıdır

Bir Kişi Özünde İkilik Olsa

0

Bir kişi özünde ikilik olsa
Hakk’ın didarını görmez billahi
Hor bakarsa evliyanın yoluna
Eli bir gerçeğe ermez billahi

Cihanı seyahat edip gezerse
Doksan bin kelamı okur yazarsa
Bir mümin yezide kuşak çözerse
Derdine dermanı bulmaz billahi

Eli ile komadığın alırsa
Yalan söyler Hakk’a asi olursa
Tövbe etmez günah gümrah olursa
Cehennem oduna yanar billahi

Bir mümin yezide kızını verse
Anası babası ilayık görse
Yüz bin kere başı secdeye varsa
Hak da günahından geçmez billahi

Bir mümin yezidin yüzüne baksa
Gayet gökçek olsa şol meyli aksa
Ol müslim bacıdan zürriyet doğsa
Arsız meydanında kalır billahi

Pir Sultan’ım der ki Hakk’ın emrini
Koyuverse bir kişi avradını
Mümin olan bilir bunun dadını
Yedi başlı hınzır olur billahi

Bir kamil mürşitten ehli olmayan

0

Bir kamil mürşitten ehli olmayan
Ben abidim demiş dese ne fayda
Dünya muhabbetin dilden salmayan
Ben muhibbim demiş dese ne fayda

Sıtk ile beklemeyen razı babın
Hergün vermeyenler doğru hesabın
Okusalar cem-i ilmin kitabın
Ben alimim demiş dese ne fayda

Nefse esir olup gücü yetmeyen
Hırsı atıp gazabını tutmayan
Kibrinden tamahtan nefret etmeyen
Ben kamilim demiş dese ne fayda

Ehl-i irfan ile konup göçmeyen
Aşkın meydanında dolu içmeyen
Küfür behrin iman ile geçmeyen
Ben müminim demiş dese ne fayda

Yokluk denizine girip dalmayan
O gizli gevherden nasip almayan
Meluli’m Nacide kaydı olmayan
Ben Naciyim demiş dese ne fayda

Bir güzelin aşığıyım erenler

0

Bir güzelin aşığıyım erenler
Onun için taşa tutar el beni
Gündüz hayalimde gece düşümde
Kumdan kuma savuruyor el beni

Ağ gül olsam ağ gerdana sokulsam
Kemer olsam ince bele sarılsam
Köle olsam pazarlarda satılsam
Yarim deyi al sinene sar beni

Pir Sultan Abdal’ım gamzeler oktur
Hezaren sinemde yaralar çoktur
Benim senden özge sevdiğim yoktur
İnanmazsan ol Allah’a sal beni

Bir çocuk da anasından doğunca

0

Bir çocuk da anasından doğunca
Bedenini pişirmeye tuz ister
Üryan büryan ortalıkta kalınca
Setirini örtünmeye bez ister

Kanla sudan gelir anın gıdası
Nasibini veren Barı Huda’sı
Beşiklere beler onun anası
Akşam sabah emzirmeye yüz ister

Bir yaşında ürüm ürüm ürünür
İkisinde sürüm sürüm sürünür
Üç yaşında adım adım yürünür
Dört yaşında söylemeye söz ister

Beş yaşında dili civan sevişir
Altısında uşağınan döğüşür
Yedisinde dişlerini değişir
Sekizinde her gediğin düz ister

Dokuzunda olur bir tosun maya
Onunda da benzer kaşları yaya
Onbirinde başı girer sevdaya
Onbeşinde ala gözlü kız ister

Yirmisinde akıl baştan savrulur
Otuzunda vursa dağa devrilir
Kırk yaşında akıl başa çevrilir
Ellisinde avın olmış baz ister

Altmışında iner bir merdivenden
Yetmişinde binse düşer duvardan
Sekseninde su getirmez pınardan
Doksanında döşeğini düz ister

Pir Sultan Abdal bu söz hepimize
Tonus girinceye belki de yaza
Yüz yaşında ölümünü gözede
Zemheriyi çıkarmaya yaz ister

Şu bizim dağlara bülbül konmuyor

0

Şu bizim dağlara bülbül konmuyor
Güle mi darılmış hara mı bilmem
İçimin ağrısı olup dinmiyor
Hicran mıdır yoksa yara mı bilmem

Hem cefayı felek hem de yar nazı
Neyleyim dünyada güldürmez bizi
Alnıma yazılmış bir çeşit yazı
Okunmaz ak mıdır kara mı bilmem

Başımı döndürür yarin sevdası
Boynuma takılmış bin bir halkası
Deli gönül olmuş ceylan yaylası
Her gelen yayılır mera mı bilmem

Kılıçoğlu der ki düşmüşüm yara
Derdimi sormaya gelmez birara
Kaderle tutuştuk zalim kumara
Attığım yazı mı tura mı bilmem

Alevi’ye kötü dersin

0

Alevi’ye kötü dersin
Seni gidi Mervan dölü
Erkanı yolu bilmezsin
Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü
Erkanı yolu bilmezsin
Seni gidi Mervan dölü Yezit dölü

Kerbela’yı unutmadık
Şah Hüseyin’e ok atmadık
Din imanı ayırtmadık
Seni gidi kahpe dölü Yezit oğlu
Din imanı ayırtmadık
Seni gidi Mervan dölü soysuz dölü

Cahil kalma ilim öğren
İnsanlığa geldi Kur’an
Bir gün gelir Şah-ı Merdan
Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü
Yoksa gelir Şah-ı Merdan
Seni gidi Mervan dölü Yezit dölü

Akarsu’yum düştüm nara
İnsanlığa açtın yara
Duci cihanda yüzün kara
Seni gidi alçak dölü Yezit dölü
Duci cihanda yüzün kara
Seni gidi Mervan dölü kahpe dölü

Söz: Muhlis Akarsu

Yüzüm süre süre geldim dergaha

0

Yüzüm süre süre geldim dergaha
Erenler meydanı uludur deyi
Aradım noksanım özümde buldum
Kusura kalmayan Ali’dir deyi

Şehzadem var deyi inandım geldim
Arayı arayı ben piri buldum
Gönlüm kuşu gönül avına saldım
Cigalı durnamın telidir deyi

Hakisar olmuşam pirin yoluna
Sultan olan bakar kulun halına
Bir bahs ile bindik derya salına
Yüzerim pirimin gölüdür deyi

Cevahir madeni pirin elleri
Seherde açılır gonca gülleri
Kılavuznan aştık yüce belleri
Menzilim erenler yoludur deyi

Veli’m pire vardı pir meydanında
Her ne ister isen var meydanında
Alışveriş eylen kâr meydanında
Metahım bezirgan malıdır deyi

Yüzüm süre süre dergaha geldim
Erenler meydanı uludur deyü
Günahımı aldım darına durdum
Kusura bakmayan Ali’dir deyü

Şehzadem var deyü inandım geldim
Arayı arayı dostumu buldum
Gönül kuşunu da avına saldım
Gevher avladığım gülüdür deyü

Cevahir madeni dostun elleri
Seherde açılır bülbül dilleri
Kılavuzla aştım geldim belleri
Menzilim erenler yoludur deyü

Hakisar olmuşum pîrin yoluna
Hiç mi bakman bu garibin haline
Bir baz ile düştüm derya salına
Cevher avladığım gölüdür deyü

Veli’m pire geldin er meydanında
Alış-veriş için kar meydanında
Her ne ister isen var meydanında
Metahım bezirgan malıdır deyü

YOSUNLU TAŞ

0

Göçersem bir tanem ben bu dünyadan
Sen ol, bir de üç-beş arkadaş yeter.
Kabullen gerçeği, uyan rüyadan
Gözlerinde iki damla yaş yeter.

Ağlayıp üzülme boşu boşuna,
Dağlar gibi dayan gönül kışına.
Mezarımın iki taraf başına,
Üzeri yosunlu iki taş yeter.

Mezarıma gelme yaban elinen,
Gülüm sensin, gelme başka gülünen,
Bindebir’e kokun gelsin yelinen,
Dört yanımı şöyle bir dolaş yeter.

14.02.2013
Ozan Bindebir