Perşembe, Nisan 2, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 20

Durum kötüydü. İç ihanet dahada kötüydü…

0

Mustafa Kemal bozulan orduyu yeniden düzene sokmak için geri çekmişti…

Kemal Paşa.Hatif adlı Türkçe gazeteye göz atarken, bir ara,durakladı…Serinkanlılığını korumaya çalışarak gazetede kendisi için yazılan şiiri yeniden okudu…

“‘Düştü mü kemal paşam, düştü mü,.

Boynuzlu külahın.?.İran’a mı,Turan’a mı, Afgan’a mı niyetin?..

Al git bütün adamlarını..Defol! Git.!..Ervahına(ruhlarına) , ecdadına (soyuna??? ) lanet!’”

..Mustafa Kemal Paşa, gazeteyi bir süre elinde tuttuktan sonra, basın işleriyle görevli memura uzattı. Acı bir,gülümsemeyle: ‘Bunu saklayınız’ dedi…Hatif gazetesi, Yunanlar Eskişehir’i aldıktan sonra Eskişehir’de yayımlanmaya başlamıştı. Gazeteyi çıkaran, devletin resmi yayınlarını basmak için kurulmuş olan İl Matbaası Müdürü.Hüsnü Yusuf adında bir devlet memuruydu..Mustafa Kemal’i lanetleyen bu şiiri de.Hüsnü Yusuf yazmıştı..‘’Yunana kaptırılan topraklarda yeni ihanetler yeşeriyordu…” (s. 353).

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yunan yenilince Hüsnü Yusuf Trakya’ya kaçmıştı… Mustafa Kemal, Yusuf’un da “150”liklerin listesine konulmasını isteyen arkadaşlarına aynen şunları söylemişti:”O, benim şahsıma hücum etmiştir. Vatan meselesi değildir..!Düşmanlık ikimizin arasındadır. Bu sebeple onu hainler listesine koymanız gerekmez.!.’’’
(Enver Behnan Şapolyon’un “Türk Gazetecilik Tarihi ve Her Yönü ile Basın” kitabından.)

Kızılbaş mı karabaş mı?

0

Nurcunun nişanın takan
Kızılbaş mı karabaş mı?
Memlekete nifak sokan
Kızılbaş mı karabaş mı?

Madem günah imiş sazlar
Çalsın sizin davulbazlar
Çember sakallı yobazlar
Kızılbaş mı karabaş mı?

Gerici takkesin giyen
Olmadık herzeler yiyen
Atatürk’e gavur diyen
Kızılbaş mı karabaş mı?

İzmir menemen’de esen
İsyan bayrağını asan
Teğmen kubilay’i kesen
Kızılbaş mı karabaş mı?

Ölme pir sultan’ım yaşa
Yandı sivas baştan başa
Eli kanlı hızır paşa
Kızılbaş mı karabaş mı?

Kerbela’nın susuz çölü
Eser durur bir sam yeli
Ehlibeyte kıyan deli
Kızılbaş mı karabaş mı?

Muaviye hinoğluhin
Oğlu yezit ondan hain
İbni mülcem denen lain
Kızılbaş mı karabaş mı?

Aşık yener öter dalda
Gönlüm yurtseverlik solda
Dönmez hak bildiği yolda
Kızılbaş mı karabaş mı?

Aşık Yener (1928 – 2009)

İlmin deryasına, saldım gemimi

0

İlmin deryasına, saldım gemimi
Bir ulu ummana, sürüyorum ben
Erenler Şahından, aldım demimi
Manâ âlemini, görüyorum ben

Kılıcı hapsettim, çıkartmam kında
Boşa dolaşmışım, Yemen de Çin de
Anladım ki bütün, meziyet bende
Gönüller harcını, karıyorum ben

Her gönül bir Kâbe, onu fark ettim
Değişti görüşüm, dönüp çark ettim
Benliği taşlara, vurup gark ettim
özüm türap yerde, yürüyorum ben

Karardı güneşim, yıldızım ayım
ömrüm çekti oku, gerildi yayım
Kesildi kısmetim, tükendi payım
Böyle günden güne, eriyorum ben

Ruhum bu bedende, emanet durur
Aklım hükmederse, ayağım yürür
Can çıkınca ceset, üç günde çürür
Beyhude kendimi, yoruyorum ben

SİNEMİ’ yim zehir, ben de bal oldu
Bura da rol bitti, görev hâl-oldu
Yücelerin yücesinden gel oldu
Huzuru mahşere, varıyorum ben

Güç ve Hukuk : AB’nin Venezuela Tavrı Dr. İsmail Engin

0

Güç ve Hukuk : AB’nin Venezuela Tavrı
ABD’nin Venezuela’ya yönelik doğrudan askeri müdahalesi, uluslararası düzenin hangi eksende ilerlediğini bir kez daha gözler önüne seriyor: Hukuk geri çekiliyor, güç konuşuyor.
Washington’un attığı adım, yalnızca Caracas’taki iktidar dengesini değil, küresel sistemin kırılgan normlarını da yerinden oynatıyor.
AB, askeri eylemin yarattığı duruma “gerginliğin tırmanmasını önlemek ve barışçıl bir çözüm sağlamak” için ilgili “tüm aktörlere” çağrıda bulunuyor; BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerin – ABD’ye örtük bir göndermeyle – “uluslararası hukuku ve BM Şartı ilkelerini” savunmak için “özel bir sorumluluğu” olduğunu hatırlatıyor.
Aynı zamanda, Venezuela rejiminin “şu anda koşulsuz olarak tutuklu bulunan tüm siyasi mahkumları” serbest bırakmasını talep ediyor.
Buna karşın, Avrupa Birliği’nin verdiği tepki, kurumsal zayıflığını ve stratejik bölünmüşlüğünü ortaya koyuyor. AB, uluslararası hukuk ve BM Şartı’na atıf yapsa da, ABD’yi açıkça karşısına almaktan kaçınarak fiilen pasif bir pozisyon alıyor.
Çekingenliğin temel nedeni, AB içinde ortak bir dış politika iradesinin hâlâ oluşmamasından kaynaklanıyor.
Macaristan’ın dışarıda kalması sembolik olsa da asıl sorun, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya gibi kilit ülkelerin ABD’ye karşı ne kadar ileri gidilebileceği konusunda uzlaşamamasında yatıyor.
Açıklama, ilkeli bir duruştan çok “diplomatik denge arayışı”nı yansıtıyor.
AB açıklamasında organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığı vurgusunun yer alması, Washington’ın müdahalesine “dolaylı bir meşruiyet alanı” açıyor. Bu durum, AB’nin normatif güç iddiasıyla çelişiyor ve hukukun üstünlüğü söylemini zayıflatıyor. Bir yandan egemenlik ve toprak bütünlüğü savunulurken, diğer yandan askeri zorlamaya kapı aralanıyor.
Venezuela cephesinde ise Delcy Rodríguez’in uzlaşmacı tonu, rejimin önceliğinin iç meşruiyetten çok dış baskıyı azaltmak olduğunu gösteriyor. Yaklaşım, Chavismo’nun geleneksel anti-emperyalist söyleminden bilinçli bir kopuşa işaret ediyor. Ancak yumuşama, ABD’nin sert ve taleplerini dayatan tutumu karşısında kırılgan görünüyor.
Bu arada Donald Trump, Air Force One’dan yaptığı açıklamada, tehditkar tonunu koruyarak, yeni lidere “İstediğimiz her şeye erişim istiyoruz; petrole ve ülkeyi yeniden inşa etmek için gerekli diğer şeylere, yollara ve köprüleri yeniden inşa etmek için gerekenlere erişim istiyoruz” diyor ve ekliyor: “Eğer [yeni yetkililer] düzgün davranmazlarsa, ikinci bir saldırı olacak”.
Trump’ın “kontrol bizde” söylemi, müdahalenin yalnızca Maduro’nun devrilmesiyle sınırlı olmadığını; Venezuela’nın enerji kaynakları ve yeniden yapılandırılması üzerinde uzun vadeli bir nüfuz hedeflendiğini ortaya koyuyor. Bu bağlamda, demokrasi ve güvenlik söylemi, jeopolitik ve ekonomik çıkarların örtüsü haline geliyor.
Kriz, AB’nin küresel bir aktör olarak inandırıcılığını sorgulatırken, ABD’nin güç temelli dış politikasının yeni bir örneğini sunuyor. Uluslararası hukuksa, büyük güçlerin iradesine bağlı olarak esneyen bir çerçeveye indirgeniyor.

Sırada hangi ülke var?

0

Naim Babüroğlu
Güncelleme: 05 Ocak 2026
“Sana ait olan, bana aittir”
İran Şah’ı Rıza Pehlevi, Ocak 1979’da ülkeyi terk etti.
Ayetullah Humeyni, 1 Şubat 1979’da İran’a döndü.
★★★
Kasım 1979’da Ayetullah yanlısı bir grup öğrenci, Tahran’da ABD Büyükelçiliğini işgal etti.
53 elçilik görevlisi rehin alındı.
Rehineleri kurtarmak için Nisan 1980’de, CIA tarafından “Desert One” operasyonu yapıldı.
Operasyonda sekiz komandoyu taşıyan helikopter, alandaki bir nakliye uçağına çarptı ve içindekilerle birlikte parçalandı.
Bu operasyonu, ABD’nin en ünlü özel kuvvet unsuru, “DELTA FORCE” yapmıştı.
★★★
Rehineler, ABD Başkanı Carter’ın iktidarının sonuna kadar tam 144 gün tutuklu kaldı.
Carter’ın Başkanlığı Ronald Reagan’a devrettiği ve Beyaz Saray’dan ayrıldığı saatte serbest bırakıldı.
Bu zamanlama, tamamen ABD’yi küçük düşürmeye yönelik siyasi bir mesajdı.
ABD ve “DELTA FORCE”, bu başarısız operasyonu ve hezimeti hiç unutmadı.
★★★
Gel zaman, git zaman…
ABD “Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi”, Trump’ın imzasıyla 4 Aralık 2025’te yayımlandı.
1823 Monroe Doktrini’nin, Trump Doktrini’ne uyarlanışı belgesi…
★★★
2025 Stratejik Belge’de, ABD’nin birinci önceliği:
Çin ve Rusya gibi rakip güçlerin, Batı yarımkürede (Kuzey ve Güney Amerika) konuşlanmasını ve bölgenin ekonomik kaynaklarına erişmesini engellemek.
Belgede; Venezuela, İran ve Kuzey Kore “haydut” ülke olarak adlandırılıyor.
Bu belge, 4 Aralık 2025’te yayımlandı.
Ve bir ay sonra, 3 Ocak 2026’da Venezuela Devlet başkanı Maduro evinden alındı.
★★★
Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülke.
Doğal gaz rezervinde altıncı veya sekizinci sırada.
Zengin altın, demir, boksit, elmas rezervine sahip bir coğrafya.
Ayrıca, modern teknoloji için gerekli olan nadir toprak elementleri açısından zengin bir ülke.
★★★
Bitmedi…
Su kaynaklarının ve büyük nehirlerin yer aldığı bir coğrafya.
Gıda krizi ve su savaşlarının yaşanacağı bir dünyada, ABD’nin her yönüyle iştahını kabartan bir ülkedir Venezuela…
★★★
Daha 24 saat geçmeden, 3 Ocak 2025’te düzenlenen Maduro operasyonunun ayrıntıları su yüzüne çıkmaya başladı.
Güvenilir kaynaklara göre…
ABD Başkanı Trump, Maduro’ya 23 Aralık 2025’te telefon etti.
“Görevi bırakıp, Türkiye’ye gidebilirsin”, dedi.
Maduro, teklifi reddetti.
Ve Trump 25 Aralık 2025’te operasyon için düğmeye bastı.
Eğer doğruysa, başka bir ülke değil de, neden Türkiye dedi?..
★★★
Operasyonun hazırlıkları, beş ay önce Ağustos 2025’te başladı.
Trump, CIA’yı yetkilendirdi.
CIA, Venezuela’da beş ay çalıştı.
Maduro, altı yedi değişik yerde kalıyordu.
Yakalandığı ev bunlardan biriydi ve askeri kışladaydı.
★★★
“DELTA FORCE”, 1980’de İran’da yaşadığı felaketle tekrar yüzleşmek istemiyordu.
Kaldığı evin maketi oluşturuldu.
Ve sürekli eğitim, provalar yapıldı.
★★★
Trump, 25 Aralık 2025’te, operasyon kararını imzaladı.
Hava koşulları uygun olmadığından, operasyon ertelendi.
Maduro’nun hareketleri, yakınları tarafından CIA’ya bildiriliyordu.
3 Ocak 2025 gecesi Maduro’nun kaldığı ev belirlendi.
Ve operasyon başladı.
★★★
Hava kuvvetleriyle, Venezuela’nın hava savunma sistemi etkisizleştirildi.
Siber saldırıyla, Venezuela başkentinin elektrikleri kesildi.
“DELTA FORCE”, helikopterlerle başkent Karakas yakınlarında, çok iyi korunan askeri kışlaya indi.
Maduro ve eşini, kaldıkları evde, çelik duvarlarla korunan güvenli odaya tam girmek üzereyken yakaladı.
Bekleyen helikopterle, planlandığı gibi ABD savaş gemisine götürüldü.
Sonunda, New York’a cezaevine getirildi.
1980’de İran’da hezimete uğrayan “DELTA FORCE”, 45 yıl sonra Venezuela’da tarihi bir başarıya imza atmış oldu.
★★★
Chavez’in Mart 2013’teki vefatından sonra, Maduro Devlet Başkanı seçilmişti.
Uyguladığı politikalarla, ülkede ekonomik çöküş başladı.
29 milyon nüfuslu Venezuela’dan, Maduro döneminde yaklaşık 8 milyon insan ülke dışına göç etti. Ülkenin neredeyse yüzde 30’u…
Seçimlerde şeffaflık ortadan kalktı, muhalefet ve çok sayıda ülke seçimleri tanımadı.
Halk yoksullaştı, hayat pahalılığı zirveye tırmandı.
★★★
Halkın büyük bir bölümünün istemediği bir Maduro…
İşte ABD, Venezuela’nın bu sosyolojik yapısından faydalandı.
Maduro’nun ordusunun ve yakınlarının işbirliğiyle operasyon düzenledi.
Ve adeta, ülke kendi devlet başkanını teslim etti.
★★★
Trump bir taşla birkaç kuş vurdu.
Jeopolitik güç mücadelesinde, ABD’nin karar verici aktör olduğunu gösterdi.
ABD iç kamuoyunda, Epstein skandalı ve benzer nedenlerle zayıflayan gücünü toparladı.
Ve en önemlisi ABD, dünyanın en zengin enerji kaynaklarına sahip Venezuela’nın kaynaklarına çöktü.
★★★
“Dünya düzeni” kalmadı…
Yeni “Trump Doktrini” devrede…
“Bana ait olan bana aittir, sana ait olansa yine bana aittir…”
★★★
Peki, sıra hangi ülkede?
İran, Kolombiya ve Küba…
★★★
Ama…
İsrail ve ABD’nin hedefleri gereği…
Ortadoğu’da, Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren yeni bir devletin de işaret fişeği atıldı.
Türkiye, İran, Irak ve Suriye’yi içine alan “Kürt Devleti”.
Yani SEVR…
Umarım, Türkiye farkındadır…

MEKSİKA CUMHURBAŞKANI’NDAN DÜNYA’YA BOYKOT ÇAĞRISI!

0

Yani, bir duvar inşa etmeye oy verdiniz… Peki, sevgili Amerikalılar, coğrafya konusunda pek bilgi sahibi olmadığınızı biliyoruz, çünkü Amerika sizin için bir kıta değil, sadece kendi ülkeniz. Ancak, ilk taşları koymadan önce, bu duvarın dışına neleri bırakacağınızı bilmeniz önemli.

Dışarıda 7 milyar insan yaşıyor. Ama insan kavramı sizin için pek bir şey ifade etmiyorsa, onlara “tüketici” diyelim.

7 milyar tüketici, iPhone’larını 42 saat içinde Samsung veya Huawei ile değiştirmeye hazır. Levi’s yerine Zara veya Massimo Dutti giyebilirler.

Sessizce, altı ay içinde Ford veya Chevrolet almaktan vazgeçip, teknik olarak sizin ürettiklerinizden çok daha üstün olan Toyota, KIA, Mazda, Honda, Hyundai, Volvo, Subaru, Renault veya BMW gibi markalara yönelebiliriz.

Bu 7 milyar insan aynı zamanda DirecTV aboneliğini iptal edebilir ve bu hoşumuza gitmese de Hollywood filmlerini izlemeyi bırakıp, daha kaliteli mesajlar içeren, daha iyi sinematografik tekniklere ve içeriklere sahip Latin Amerika ya da Avrupa yapımlarını tercih edebilir.

İnanılmaz gelse de, Disney’e gitmeyi bırakabilir ve Meksika’daki Xcaret Parkı’na, Kanada’ya veya Avrupa’ya gidebiliriz. Güney Amerika, Doğu ve Avrupa’da harika turistik destinasyonlar var.

Ve ister inanın ister inanmayın, Meksika’da McDonald’s’tan daha lezzetli ve daha besleyici burgerler var.

ABD’de hiç piramit gören oldu mu? Mısır, Meksika, Peru, Guatemala, Sudan ve diğer birçok ülkede inanılmaz kültürel değerlere sahip piramitler var.

Antik ve modern dünyanın harikalarının nerede bulunduğunu öğrenin…

Hiçbiri ABD’de değil… Ne yazık ki Trump onları satın alıp tekrar satamaz!

Nike’ın tek seçenek olmadığını ve Adidas’ın da var olduğunu biliyoruz. Hatta Panama gibi Meksika yapımı spor ayakkabıları tüketmeye de başlayabiliriz.

Sizin sandığınızdan çok daha fazla şey biliyoruz. Mesela, duvarın arkasında işsizlik olacağını ve ekonominizin öyle bir çöküş yaşayacağını biliyoruz ki, 7 milyar tüketici ürünlerinizi satın almadığında, bu lanet olası duvarı yıkmamız için bize yalvaracaksınız.

Ama sorun değil… Duvar istediniz, duvarınız olacak.

Sevgiler,”

Dünya’nın Geri Kalanı

CLAUDIA SHEINBAUM

MEKSİKA DEVLET BAŞKANI

Bugün seyre çıkmış hublar sultanı

0

Bugün seyre çıkmış hublar sultanı,
Teşrif etmiş bezmi alâya bakın,
Zuhrundan münevver kılmış alemi.
Alnında nücûmu zöhreye bakın.

Sanki gökten yere indi bir melek,
Bezmi aşığına girdi, gelerek,
Bir elinde meze sundu gülerek,
Bir elinde meyi sehpaya bakın.

Elâta nakşolmuş nazik tenine,
Halkalanmış zülfü mah gerdanına,
Yüz süren hac olur asil tenine,
Cemali Kâbe’dir ilyaya bakın.

Sensin dû cihanda hem padişahım,
Mescidi mihrabım hem kıblegahım,
Cemali Kabe’dir işte güvahım,
Vechinde Esmâyı Hüsneye bakın.

Açıl gonca misali çeşmi meftunu,
İrşad et bülbülü dili mezhunu,
Tenzil etmek için bezmi mecnunu,
Uğrattın Leylayı likaya bakın.

Çoktan belli çeker idim sevdasın,
Hamdûlillah gönül buldu Leylasın,
Burcu asumana saldı ziyasın,
Selavat getirir hem aya bakın.

Gelmemiş cihana böyle mâhpare,
Bir bakışta aklım aldı ne çare,
SITKI’ yı bülbül gibi düşürdün dara,
Şol yüzü gül gibi hemraya bakın…

Divane gönlüm aldı al ile

0

Divane gönlüm aldı al ile,
Acep nerde sevdiğimin durağı,
Yükün tutmuş dûrrü gevher lal ile,
Anın aşkı bu sinemin fırağı.

Doğruluktur türlü şeyi var eden,
Girip üstad meydanında kâr eden,
Aşık olmaz hak kelama ar eden,
Hizmet ile her nesnenin çırağı.

Sende bir gerçeğe bağla özünü,
Fırsat elde iken avla bazını,
Rakiplere ifşa etme sözünü,
Sakın ol bozdurma bostanı bağı.

Nice canlar zühur etti cihana,
Kimi aşka düştü kimi dû hana,
Şaki mesken etti konduğu hana,
Konmadığı hana vermez tutsağı,

Gözüme düş geldi yarin cemalı,
Neylerim dünyada devleti malı,
SADIK der mürşitten iste kemâlı,
Karga bülbül için çekmez yasağı…

Temennaya geldim size erenler

0

Temennaya geldim size erenler,
Temenna kılayım destur olursa,
İzniniz olursa kapı açalım,
İçeri girelim destur olursa.

Niyaz verip pervançeye geçelim,
Nutkumuzdan abıhayat içelim.
İzniniz olursa ağız açalım,
Bir cevap diyelim destur olursa.

Noksanlığım çoktur hakkın yanında,
Zülfikar oynuyor durmaz kınında,
Kırklar meydanında pir divanında,
Bir cemal görelim destur olursa.

Pirim sen bilirsin talibin işin,
Miktar ile silin gözümün yaşın,
Muhabbet bağında mana imişim,
Bir miktar derelim destur olursa.

DERVİŞ niyaz eder hey güzel pirim,
Günahkarım pir katında yok yerim,
Pire kurban olsun canımdan serim,
Tercüman kılayım destur olursa..

Arzuhal eyledim şahlar şahına

0

Arzuhal eyledim şahlar şahına,
Kıl derdime derman, eleman dedim,
Özüm türap ettim, ben dergahına,
Dahi birliğine yok güman dedim.

Kameti melektir, siması huri,
Yoluna vermişem bu canı seri,
Bir ihsan eylersen tez eyle bari,
Sabra takat yoktur hal yaman dedim.

Sevdaya düşenler binbilir billah,
Sevdaya düşmeyen eder ihtilaf,
Nicesi uğrunda billahi telef,
Sanmaki bu canı ben heman dedim.

Beni mecnun etti ziya bakınca,
Ciğer kebap aşk oduna yakınca,
Ruhu gelip bu bedenden çıkınca,
Şefaat kanısın Mustafa dedim.

Kaşlar mizan kurmuş kirpik terazi,
Nurundan münevver mahitap yüzü,
Bezmi hayatından ver bazı bazı,
Kulundur FEDAYİ olzaman dedim

Îptida eliftir hakkın kelamı

0

Îptida eliftir hakkın kelamı,
Lemden irşad olan bire çevrilir.
Doğrusun söyleyen çekmez elemi,
Ustaz meydanında kâra çevrilir.

Kimi fehmeyledi üç ile beşi,
Anı zabun kıldı aşkın ateşi,
Kimi yazı ister kimisi kışı,
Kimi gonca deyin hara çevrilir.

Halis aşık gevher alır dûr satar,
Arifler aşıktan yükünü tutar.
Ahmak dünya için kaygıya batar.
Müftikârlar sımmi zere çevrilir.

Kaynayıp özünden coş eylemeyen,
Kahırnı küfürnü nûş eylemeyen,
Tuttuğu damanın baş eylemeyen,
Döner ikrarından köre çevrilir.

SADIK gonca için okşar dikeni,
Er olanlar neder benligi kini,
Herkesin kendine sandığı sanı,
Kal-u Beli bir ikrara çevrilir..

Pire giden ben bezirgan gördüm

0

Pire giden ben bezirgan gördüm.
Nakşıları katarını almıyor.
Medet mürvet dedim darına durdum,
Yalvaranın kusuruna kalmıyor.

Yalvarakki bizi katara ala,
Korkulu bellerde hem yoldaş ola,
Mettahının aslı gelmiyor dile,
Değme tüccar kıymetini bilmiyor.

Bezirgana dahil olan nice olur,
Geçer bu fakirlik gani hoş olur,
Haramiye kira vermez pac alır,
Korku derler hiç eynine gelmiyor.

Lâlü gevher tutmuş yükü damgalı,
Yüzbin harami olsa nakleyler zarı,
Bezirganbaşıdır Muhammed Ali,
Pâkhan ister viraneye konmuyor.

Peşenginin yükü Saf-i Nurdan;
Gürünmez sedası geliyor sırdan,
Her nereye varsam pazarı ordan,
Peşin alır kalasıya vermiyor.

AŞIKİ’ yem dahil ol bezirgana,
Bir incisi bedel gelir, bin hana,
Bahtılı başına ol katara uyana,
Oda her kuluna nasip olmuyor.

Hamdilullah erdi hakkın ihsanı

0

Hamdilullah erdi hakkın ihsanı,
Ehli irfan olan fark etti bizi.
Ta ezel ervahta küllü noksanı,
Neyhi münkir olan terketti bizi.

Yükün tuttun lalü güher dûr ile,
Evliya erkânı erdi, sır ile,
Şah katarı doldu gerçek er ile,
Muhabbet gölüne gark etti bizi.

Üç feriştah koptu Horasan pirden,
İkisi zahirden birisi sırdan,
Sekiz beşten çıktı, beş oldu, birden.
Arifler anlayıp fark etti bizi.

Yel havayı gezer su arkın buldu,
Ateş ile toprak, cebr ile geldi,
Hazret-i Adem’i Harran’a saldı.
Atamız çift koşup herk etti bizi.

Evvel insan idim, hayvandan geldim.
Koyun oldum çok sürüde yayıldım,
SADIK’ der hamdolsun kalıbım buldum.
Evliya yoluna sevk etti bizi..

Gönül sakın yüksek uçma havadan

0

Gönül sakın yüksek uçma havadan,
Hakka in, tûraba yola bak yola,
Kur’anda okunan kelama inan,
Çık yetmişikiden hala bak hala.

Sarraf gevherini alana satar,
İlmihâlin bilen mürşide yeter,
Yarın mahşer günü peşinden tutar,
Sıtkıyla yapışan ele bak ele.

Kamiller mürşidin özünden seçer,
Hakkın emrin tutan neyhinden kaçar,
Arifler katreyi meyinden içer,
Rahmet deryasında göle bak göle.

Ferdi Ali vahit oldu Muhammed,
Bunları sevene kuruldu cennet,
Nuseyriyi öldürdü cana minnet,
Vahit sesin diyen dile bak dile,

Aşıklar ûstazdan aldı haberi,
Er olanlar seçer goncayı harı,
SADIK’ı kurt iken eyledi arı,
Kudret honundaki bala bak bala…

Feyzi nazar himmet eyle sultanım

0

Feyzi nazar himmet eyle sultanım,
Bir zaman gezerim gurbet elleri,
Dertli bülbül gibi arttı figanım,
Siz hoşça kalın gönlümün güzeli.

Bu elden gidersen selvi revanım,
Gönlümüzden çıkmaz kaşı kemanım,
Bize himmet eyle Kutb’ul cihanım,
Aşayım gideyim yüce dağları.

Senden ayrılmayı istemem amma,
Ne çareki takdir eylemiş mevla,
Senden ayrılırsam ey kaşı leyla,
Koy gezelim mecnun gibi çölleri.

Bu felek beni gurbete saldı,
Derde firgat hasret gönlümü aldı
Günüm tamam oldu çileler doldu,
Akar gider bu didemin yaşları.

Nasıl ayrılayım senin katından,
Gönlüm usanmadı muhabbetinden,
Bu SEFÎL SITKI’ya inayetinden,
Estikçe artıyor bahar yelleri.