Gönül bir saraydır sevgi sultandır İnsanlar kendini bildiği zaman Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır Canım ya Hızır gözü kör olana ne yapsın Hızır
Garibanın gözlerinde sel olmaz, canım sel olmaz Dertli kerem boşa yanıp kül olmaz İnsanlık bir bütün asla el olmaz İnsanlar kendini bildiği zaman Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır Canım ya Hızır gözü görenlere her yerden hazır
Cahil olan cahil şaşar bu işe Kamil olan kişi eyler tam aşa Ne gerek kavgaya, ne lüzum savaşa İnsanlar kendini bildiği zaman Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır Canım ya Hızır gözü görenlere her yerden hazır
Haydar Haydar Haydar Haydar Ozanım ben yalanlara karnım tok Gelir geçten başa bunca şuk Dost perişan çağırmana gerek yok İnsanlar kendini bildiği zaman Dost perişan bağırmana gerek yok İnsanlar kendini bildiği zaman. Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır Canım ya Hızır gözü kör olana ne yapsın Hızır
Sevinmesin ey zalimlar Öldüğüme benim benim Sevinmesin ey zalımlar Öldüğüme benim benim
Yiğit ölmez kolay kolay Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki Yiğit ölmez kolay kolay Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki
Bakmayın suskunluğuma Bakmayın durgunluğuma Bedel verdim her kavgada Yenilmedim ki
Denizlerin dalgasıyım Ben halkımın kavgasıyım Yarınların sevdasıyım Yenilmedim ki Denizlerin dalgasıyım Ben halkımın kavgasıyım Yarınların sevdasıyım Yenilmedim ki
Gelir günler gelir elbet Gör o zaman beni beni Gelir günler gelir elbet Gör o zaman beni beni
Bana neyler zalım felek Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki Bana neyler zalım felek Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki
Bakmayın suskunluğuma Bakmayın durgunluğuma Bedel verdim her kavgada Yenilmedim ki
Denizlerin dalgasıyım Ben halkımın kavgasıyım Yarınların sevdasıyım Yenilmedim ki Denizlerin dalgasıyım Ben halkımın kavgasıyım Yarınların sevdasıyım Yenilmedim ki
Esirgemen sözümü ben Çıkıp gelse de ölüm Geri götüremez adımlarımı Be yıldıramaz beni hiç bir şey, gülüm Ne dikenler bıraktım ardımdan, ne dikenler Ki uçları hala kanıyor ayaklarımda Oysa karanfiller ekmiştim yollara Aşk ile mızrap vurup sevdalı sazıma Kavgamı türkülemiştim Yarın bakışlı çocuklara Ve semahlar dönmüştüm turnalar gibi Pir aşkına, hak aşkına, halk aşkına
Kim söyleye bilir öldüğümü, kim? Siz türkü gibi dağılırken dağ yollarına Ve toprak gibi yeşilirken memleketim Kim söyleye bilir solduğumu, kim?
Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki, ben ölmedim ki Denizlerin dalgasıyım Ben halkımın kavgasıyım Yarınların sevdasıyım Yenilmedim ki Denizlerin dalgasıyım Ben halkımın kavgasıyım Yarınların sevdasıyım Yenilmedim ki
Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış . Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş . Ve ona “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Guru derlermiş . Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış . Son resmini yaparak Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş . Ranga Guru ise “Sen artık ressam sayılırsın Raciçi , bundan böyle senin resmini halk değerlendirecek” diyerek , resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yere koymasını, Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş . Raciçi denileni yapmış. Birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor Çok üzülmüş. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki! Resmi alıp Ranga Guru’ya
Screenshot
götürmüş ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi resmi yeniden yapmış ve yine ustasına götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya birkaç fırça ile birlikte Ve yanına, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazıyı da bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmış. Birkaç gün sonra meydana gittiğinde bu defa resmine hiç dokunulmadığını görmüş. Fırçalar da boyalar da hiç kullanılmamış. Çok sevinmiş. Koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış.
Ranga Guru ise, “Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün . Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı . Oysa ikinci konumda, onlardan hatalarını düzeltmelerini, yapıcı olmalarını istedin . Yapıcı olmak eğitim gerektirir . Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi .“ Sevgili Raciçi, mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın . Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın . Onlara göre senin emeğinin hiçbir değeri yoktur Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve
DÜNYANIN EŞSİZ DEVRİMCİSİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BİR DEVLET KURUMU OLARAK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINI 1924 YILINDA KURARKEN AMACI İNANILAN VE PEŞİNDEN GİDİLEN VE İBADET EDİLEN İSLAM DİNİNİN NE OLDUĞUNUN NE DEDİĞİNİN İYİCE ANLAŞILMASI İÇİN ANLAŞILMAYAN VE BİLİNMEYEN KURAN’IN ARAPÇA YERİNE TÜRKÇE OKUNMASINI SAĞLAMAKTI BÖYLECE DİNİNİN NE DEDİĞİNİ ÖĞRENMEK İSTEYENLERİ TANRIYLA KUL ARASINA GİREN DİNİ ÇIKARLARINA ALET EDEN SAHTEKAR,ÜFÜRÜKÇÜ,CİNCİ HOCALARIN ELİNDEN KURTARMAK, BURADAN GÜNÜMÜZE SIÇRARSAK CAMİNİN MİHRABINA ELİNDE KILIÇLA ÇIKIP CEBİNİ DOLDURAN SOYTARILIKTAN KIYAK EMEKLİ OLMUŞ İHANET BAŞKANINDAN SIRF PARA İÇİN BU KEPAZELİĞİ YAPTIRTAN ATATÜRK DEVRİMLERİNDEN RAHATSIZ ABD TÜRKİYE DÜŞMANINİN BOP UŞAĞI GİBİLERİNİN HİÇ OLMAMASINI SAĞLAMAKTI