Pazartesi, Nisan 6, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 86

Gönül bir saraydır sevgi sultandır

0

Gönül bir saraydır sevgi sultandır
İnsanlar kendini bildiği zaman
Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır
Canım ya Hızır gözü kör olana ne yapsın Hızır

Garibanın gözlerinde sel olmaz, canım sel olmaz
Dertli kerem boşa yanıp kül olmaz
İnsanlık bir bütün asla el olmaz
İnsanlar kendini bildiği zaman
Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır
Canım ya Hızır gözü görenlere her yerden hazır

Cahil olan cahil şaşar bu işe
Kamil olan kişi eyler tam aşa
Ne gerek kavgaya, ne lüzum savaşa
İnsanlar kendini bildiği zaman
Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır
Canım ya Hızır gözü görenlere her yerden hazır

Haydar Haydar Haydar Haydar
Ozanım ben yalanlara karnım tok
Gelir geçten başa bunca şuk
Dost perişan çağırmana gerek yok
İnsanlar kendini bildiği zaman
Dost perişan bağırmana gerek yok
İnsanlar kendini bildiği zaman.
Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır
Canım ya Hızır gözü kör olana ne yapsın Hızır

Yenice yolları bükülür gider

0

 
Yenice yolları bükülür gider
Zülüf ak gerdana dökülür gider
Yiğidin sevdiği güzel olunca
Ömrü arkasından sökülür gider
 
Yürüdüm yürüdüm yolda yoruldum
Giden yarin gülüşüne vuruldum
Dünya yalan imiş ben yeni bildim
 İşin gücün dalga imiş yar senin

Tomurcuk gül olsan har olamazsın
Azrail de olsan can alamazsın
Dünyayı kalbura koysan elesen
Sen de benim gibi yar bulamazsın
 
Tomurcuk gül olsan elime almam
Yüz bin yemin etsen billah inanmam
Yandım ateşine bir daha yanmam
İşin gücün dalga imiş yar senin

https://www.youtube.com/watch?v=SLfyroTjWF4

Gün gelir sevda koyarsa

0

Gün gelir sevda koyarsa
Soluksuz seni
Gün Olur yolun Düşerse
Gurbet ellere

Al bu dertten yüreğimi
Dalgalara sal…

Al bu dertten yüreğimi
Dalgalara sal…

Kederin büyüyorsa kuytuluklarda
Gidecek deniz yoksa, bulamadınsa

Al bu dertten yüreğimi
Yağmurlara ser…

Döndüm daldan düşen kuru yaprağa

0
JPEGmini

Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni

Aldım sazı çıkmış gurbet görmeye
Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye
Ne lüzum var şuna buna sormaya
Senden ayrı ne hal oldum gör beni

Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yıldır uğramadım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil yüreğine sor beni

Sevinmesin ey zalimlar

0

Sevinmesin ey zalimlar
Öldüğüme benim benim
Sevinmesin ey zalımlar
Öldüğüme benim benim

Yiğit ölmez kolay kolay
Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki
Yiğit ölmez kolay kolay
Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki

Bakmayın suskunluğuma
Bakmayın durgunluğuma
Bedel verdim her kavgada
Yenilmedim ki

Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki
Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki

Gelir günler gelir elbet
Gör o zaman beni beni
Gelir günler gelir elbet
Gör o zaman beni beni

Bana neyler zalım felek
Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki
Bana neyler zalım felek
Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki

Bakmayın suskunluğuma
Bakmayın durgunluğuma
Bedel verdim her kavgada
Yenilmedim ki

Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki
Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki

Esirgemen sözümü ben
Çıkıp gelse de ölüm
Geri götüremez adımlarımı
Be yıldıramaz beni hiç bir şey, gülüm
Ne dikenler bıraktım ardımdan, ne dikenler
Ki uçları hala kanıyor ayaklarımda
Oysa karanfiller ekmiştim yollara
Aşk ile mızrap vurup sevdalı sazıma
Kavgamı türkülemiştim
Yarın bakışlı çocuklara
Ve semahlar dönmüştüm turnalar gibi
Pir aşkına, hak aşkına, halk aşkına

Kim söyleye bilir öldüğümü, kim?
Siz türkü gibi dağılırken dağ yollarına
Ve toprak gibi yeşilirken memleketim
Kim söyleye bilir solduğumu, kim?

Ben ölmedim ki, ben ölmedim ki, ben ölmedim ki
Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki
Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki

Bekle kar altında kalan buğday tanesi

0

Bekle kar altında kalan buğday tanesi
Yine onun sularıyla yeşereceksin


Gözyaşların çare değil
Ağlama büyü


Başını dik tutabilirsen
Boy vereceksin


Korku kar eylemez bir kez yola düşene
Sen bir aşkın içindesin yaşayacaksın


Dört yanını börtü böcek sarsa ne çıkar
Toprağa sıkı sarıl
Baş edeceksin


Her yanında allı morlu
Güller açar
Türlü türlü
Bu fırtına dünden belli
Baş edeceksin
İbrahim KARACA

Bir insan ömrünü neye vermeli

0

Bir insan ömrünü neye vermeli
Harcanıp gidiyor ömür dediğin
Yolda kalanda bir yürüyende bir
Harcanıp gidiyor ömür dediğin

Yüreğin ürperir kapı çaLınsa
Esmeyen yelinden hile sezerler
Künyeler kazılır demir sandıkta
Savrulup gidiyor ömür dediğin.

Dışı eli yakar
İçi de seni
Sona eklenmeli sözün öncesi
Ayrılık gülüdür kör derelerin
Bölünüp gidiyor nehir dediğin

Bir insan ömrünü neye vermeli
Para mı onur mu taş dikenli yol
Ağacın köküne inmek mi yoksa
Çırpınıp duruyor yaprak dediğin

Asla bir cahille tartışma

0

Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış . Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş .
Ve ona “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Guru derlermiş .
Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış .
Son resmini yaparak
Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan
resmini değerlendirmesini istemiş .
Ranga Guru ise “Sen artık ressam
sayılırsın Raciçi , bundan böyle senin resmini halk değerlendirecek” diyerek , resmi
şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yere koymasını, Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş .
Raciçi denileni yapmış.
Birkaç gün sonra resme bakmaya
gittiğinde görmüş ki, tüm resim
çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor
Çok üzülmüş.
Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki!
Resmi alıp Ranga Guru’ya

Screenshot


götürmüş ve ne kadar üzgün
olduğunu belirtmiş.
Ranga Guru üzülmemesini ve
yeniden resme devam etmesini önermiş.
Raciçi resmi yeniden yapmış ve yine ustasına götürmüş.
Tekrar şehrin en kalabalık
meydanına bırakmasını istemiş
Ranga Guru.
Ama bu defa yanına bir palet
dolusu çeşitli renklerde yağlı boya
birkaç fırça ile birlikte Ve yanına, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazıyı da bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmış.
Birkaç gün sonra meydana gittiğinde bu defa resmine hiç dokunulmadığını görmüş.
Fırçalar da boyalar da hiç kullanılmamış.
Çok sevinmiş. Koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış.

Ranga Guru ise,
“Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara
fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün .
Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı .
Oysa ikinci konumda, onlardan hatalarını düzeltmelerini, yapıcı olmalarını istedin .
Yapıcı olmak eğitim gerektirir .
Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi .“
Sevgili Raciçi, mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın .
Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın .
Onlara göre senin emeğinin hiçbir değeri yoktur
Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve

ASLA BİLMEYENLE TARTIŞMA

Ezanın Türkçe okunması bir devrimdi

0

DÜNYANIN EŞSİZ DEVRİMCİSİ
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
BİR DEVLET KURUMU OLARAK
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINI
1924 YILINDA KURARKEN AMACI
İNANILAN VE PEŞİNDEN GİDİLEN
VE İBADET EDİLEN İSLAM DİNİNİN
NE OLDUĞUNUN
NE DEDİĞİNİN
İYİCE ANLAŞILMASI İÇİN
ANLAŞILMAYAN VE BİLİNMEYEN
KURAN’IN ARAPÇA YERİNE
TÜRKÇE OKUNMASINI SAĞLAMAKTI
BÖYLECE DİNİNİN NE DEDİĞİNİ
ÖĞRENMEK İSTEYENLERİ
TANRIYLA KUL ARASINA GİREN
DİNİ ÇIKARLARINA ALET EDEN
SAHTEKAR,ÜFÜRÜKÇÜ,CİNCİ HOCALARIN
ELİNDEN KURTARMAK,
BURADAN GÜNÜMÜZE SIÇRARSAK
CAMİNİN MİHRABINA
ELİNDE KILIÇLA ÇIKIP
CEBİNİ DOLDURAN
SOYTARILIKTAN
KIYAK EMEKLİ OLMUŞ
İHANET BAŞKANINDAN
SIRF PARA İÇİN
BU KEPAZELİĞİ YAPTIRTAN
ATATÜRK DEVRİMLERİNDEN RAHATSIZ
ABD TÜRKİYE DÜŞMANINİN
BOP UŞAĞI GİBİLERİNİN
HİÇ OLMAMASINI SAĞLAMAKTI

NURİ KURTCEBE 

Niyazım var Muhammedle Aliye

0

Niyazım var Muhammedle Aliye
Cümle günahıma İmamlar medet
Bağışla suçunu bu günahkârın
Cümle günahıma İmamlar medet
 
Ağu kattılar Şah Hasan’ın payına
Lânet indi Muaviye soyuna
İmamı Hüseyn’in yüzü suyuna
Cümle günahıma İmamlar medet
 
Zeynel abidindir benim penahım
İmam Bâkır kalb evinde mihmanım
Ol İmam Câfer’dir efendim benim
Cümle günahıma İmamlar medet
 
On iki İmama niyaz eylerim
Hasan Askerîye hâlim söylerim
Muhammed Mehdîye tamam eylerim
Cümle günahıma İmamlar medet
 
Miraçta oturan ol Fahri Ahmed
Yardım eyle bize çektirme zahmet
Muhammed Aliye eylerim minnet
Cümle günahıma İmamlar medet
 
Mehemmed’im zikreylerim erleri
Beyan eylediniz gizli sırları
Rûm erleri Horasanın pirleri
Cümle günahıma İmamlar medet

Allah meded yâ Muhammed yâ Ali

0

Allah meded yâ Muhammed yâ Ali
Günahkârım günâhımı bağışla
İmâm-ı Hüseyin Bektaş-ı Velî
Günahkârım günâhımı bağışla
 
Halil’in nârını çemen eyleyen
Münkirin gönlünü güman eyleyen
Doksan bin kâfiri îmân eyleyen
Günahkârım günâhımı bağışla
 
Hazret-i üveys’in nikabın veren
Serdar Muhammed’İn yolunda duran
Bin bir kelâm Hazret-i Musa’dan soran
Günahkârım günâhımı bağışla
 
İmam Hasan’la serin ele alan
İmam Hüseyin’le nur şehîd olan
Zeynel’in zindanda pâyine gelen
Günahkârım günâhımı bağışla
 
İmam Bâkır kazanında sırr olan
On iki buyruğu Câfer’e salan
On hâtemi birinde tamam kılan
Günahkârım günâhımı bağışla
 
Musa Kâzım’ın Rızâ’la pazarı
İsm-i azam okur kılar gazâyı
Yer yok iken gök yok iken ezeli
 Günahkârım günâhımı bağışla
 
Kün deyüb cihânın binâsın kuran
Eyyub’u unulmaz derdlere salan
Takî Nakî Askerîye yâr olan
Günahkârım günâhımı bağışla
 
Eyyub’un kurdunu döküb sağ eden
Harman çöpünü ifrite bağ eden
Mi’racda ol Muhammed’e car eden
Günahkârım günâhımı bağışla
 
Bu Fakir Ednâ’ya sevdâyı kılan
üstâdım Hatâyî dersini alan
Bunda kalanların carına gelen
Günahkârım günâhımı bağışla

Küfür ile imânını taşladım

0

Küfür ile imânını taşladım
Hatâ benden atâ senden yâ Ali
Ben bilirim günâhkâr olduğumu
Hatâ benden atâ senden yâ Ali
 
Başıma geldi ol gördüğüm düşler
Yaram yürektedir sızılar işler
Kul günah işler de sultan bağışlar
Hatâ benden atâ senden yâ Ali
 
Tâlib yol içinde olmaz babasız
Harman savrulur mu yelsiz yabasız
Kul hatâsız olmaz hatâ tevbesiz
Hatâ benden atâ senden yâ Ali
 
Derdim çoktur dermânını etmezdim
Hak’kı koyub bâtıl dîne gitmezdim
Beni yaratmasan günah etmezdim
Hatâ benden atâ senden yâ Ali
 
Alnımıza yazılmıştır yazılar
Yüreğim başında yaram sızılar
Kul Derviş eder ki gerçek gaziler
Hatâ benden atâ senden ya Ali

Oturmuştur sofî dersini okur

0

Oturmuştur sofî dersini okur
Gel bunun mânasın ver imdi sofî
Arif olup her mânadan sezinir
Gel bunun mânasın ver imdi sofî
 
Anadan doğdular şems ile kamer
Yezidin başına tiğ ile teber
Bir kısrak gördüm ki tayını emer
 Gel bunun mânasın ver imdi sofî
 
Muhammed Ali’dir Rahman’dan yüce
Dirilmiş müminler dökülüp saça
Anası kızoğlan oğludur koca
Gel bunun mânasın ver imdi sofî
 
Erenlerin kıldan ince yolu var
Dört kapunun iki yüzü dili var
Bir kuş gördüm ayağında nalı var
Gel bunun mânasın ver imdi sofî
 
Teslim Abdal üryan gezer donu yok
Sular şarşar olmuş akar sonu yok
 Kanı vardır cesedinde canı yok
Gel bunun mânasın ver imdi sofî

Ali Aşkı Namımızı böyle Kızılbaş etti

0

Kûy-i yâr ayrılığı çeşmimi hunpaş etti
Yuttuğum hunu ciğer kendimi ayyaş etti
Çektiğim âhı siyah sırrımı hep fâşetti
Beni sâkii Elest gör nice kallâş etti
Nazarı Şahı erenler bizi Bektaş etti
Ali Aşkı Namımızı Ali böyle Kızılbaş etti
 
Biz harabatileriz talibi şöhret değiliz
Gerçi Bektaşîyiz dahili halvet değiliz
Zâhidâ siz gibi meftunu ibadet değiliz
Dârı ukbada dahi mâili cennet değiliz
Nazarı Şahı erenler bizi Bektaş etti
Ali Aşkı Namımızı Ali böyle Kızılbaş etti
 
Doğru ver vâzını kim atfı mekal etme bize
Ameli fasidini böyle misal etme bize
Bilmeyiz hayr ü şerri çünkü sual etme bize
Gel kötü huylarının hepsini mal etme bize
Nazarı Sahi erenler bizi Bektas etti * *
Ali Aşkı Namımızı Ali böyle Kızılbaş etti
 
Biz garibi vatanız dârı cihanda kaldık
Derdimiz tazeleyip yakma bizi biz yandık
Dağı Hayder vurulup sinemize dağlandık
Babı evlâdı Ali kıtmiriyiz bağlandık
Nazarı Sahi erenler bizi Bektas etti
Ali Aşkı Namımızı Ali böyle Kızılbaş etti
 
Mezhebim belli değil başka bir esrarım yok
Ele teşbih dile vird belde de zunnarım yok
Düşmana bir zararım dostuma bir kârım yok
El ile Kadrî cidal eyliyecek varım yok
Nazarı Sahi erenler bizi Bektas etti
Ali Aşkı Namımızı Ali böyle Kızılbaş etti

Bu zümre-i gülşâha Kızılbâşi desünler

0

 
Bu zümre-i gülşâha Kızılbâşi desünler
Ol sâki-i Kevser bize ayyâşi desünler
Hoş fırka-i münkir bize kallâşi desünler
Ben fahr ederim kim bana Bektaşî desünler
Dergâh-ı Ali’nin bu da bir tâşı desünler
 
Cebr eylemediler bana ben kendim özendim
Mürşid aradım bilmek içün kendimi kendim
Dünyâda vü ukbâda ne be’s vardır efendim
Ben fahr ederim kim bana Bektaşî desünler
Dergâh-ı Ali’nin bu da bir tâşı desünler
 
Münkir gibi katı’ı tarîk olmayayım ben
Câhil sıfat a’dâya refîk olmayayım ben
Anlar gibi lâ’netlere gark olmayayım ben
Ben fahr ederim kim bana Bektaşî desünler
Dergâh-ı Ali’nin bu da bir tâşı desünler
 
Rahmet Ali evlâdına düşmânına lâ’net
Lâ’net o Yezîd’in din ü îmanına lâ’net
İkrârını inkâr edenin cânına lâ’net
Ben fahr ederim kim bana Bektaşî desünier
Dergâh-ı Ali’nin bu da bir tâşı desünler
 
Geh râh-ı Ali Zikri geh erkân-ı velîde
Âdâb ile erkân ile rûz-u ezelîde
Bu oldu bizim kısmetimiz Kalûbelî’de
Ben fahr ederim kim bana Bektaşî desünler
Dergâh-ı Alî’nin bu da bir tâşı desünler