Ana Sayfa Blog Sayfa 37

Pire giden bir bezirgan gördüm

0

Pire giden bir bezirgan gördüm.
Nakşıları katarını almıyor.
Medet mürvet dedim darına durdum,
Yalvaranın kusuruna kalmıyor.

Yalvarakki bizi katara ala,
Korkulu bellerde hem yoldaş ola,
Mettahının aslı gelmiyor dile,
Değme tüccar kıymetini bilmiyor.

Bezirgana dahil olan nice olur,
Geçer bu fakirlik gani hoş olur,
Haramiye kira vermez bac alır,
Korku derler hiç eynine gelmiyor.

Lâlü gevher tutmuş yükü damgalı,
Yüzbin harami olsa nakleyler zarı,
Bezirganbaşıdır Muhammed Ali,
Pâkhan ister viraneye konmuyor.

Peşenginin yükü Saf-i Nurdan;
Gürünmez sedası geliyor sırdan,
Her nereye varsam pazarı ordan,
Peşin alır kalasıya vermiyor.

AŞIKİ’ yem dahil ol bezirgana,
Bir incisi bedel gelir, bin hana,
Bahtılı başına ol katara uyana,
Oda her kuluna nasip olmuyor.

Hamdilullah erdi hakkın ihsanı,

0

Hamdilullah erdi hakkın ihsanı,
Ehli irfan olan fark etti bizi.
Ta ezel ervahta küllü noksanı,
Neyhi münkir olan terketti bizi.

Yükün tuttun lalü güher dûr ile,
Evliya erkânı erdi, sır ile,
Şah katarı doldu gerçek er ile,
Muhabbet gölüne gark etti bizi.

Üç feriştah koptu Horasan pirden,
İkisi zahirden birisi sırdan,
Sekiz beşten çıktı, beş oldu, birden.
Arifler anlayıp fark etti bizi.

Yel havayı gezer su arkın buldu,
Ateş ile toprak, cebr ile geldi,
Hazret-i Adem’i Harran’a saldı.
Atamız çift koşup herk etti bizi.

Evvel insan idim, hayvandan geldim.
Koyun oldum çok sürüde yayıldım,
SADIK’ der hamdolsun kalıbım buldum.
Evliya yoluna sevk etti bizi..

Gazilerde bugün cemalı gördüm.

0

Gazilerde bugün cemalı gördüm.
Yüce dağbaşının karına benzer.
Yaralı gönlüme bir melhem buldum,
Salınıp gelişi Leyla’ma benzer.

Oturuşu benzer, yavru şahine ,
Hey tabarek Alllah yoktur bahane !
Emsalı gelmemiş devri cihane,
Mahitap cemali bedraya benzer.

Ayn Ali’dir,vücudumuz aynimiz.
Cemali görünce taze gönlümüz,
Gümüşten arıdır,altından temiz,
Fatma anamızın nuruna benzer.

Evladı Mürsel’den geldi süzüldü.
Münkir münafıkın ödü çözüldü,
Seyyid Cemallettin Sultan yazıldı,
Hazreti Meryemin sırrına benzer.

İBRAHIM metheyler gülyüzlü şahı,
Bunca mühibanın peşti penahı,
Tarikat mülkünün hem padişahı,
Enel-Hak Mansur’un darına benzer..

Derdim ondur çûn dokuzun,

0

Derdim ondur çûn dokuzun,
Diyemenem ağyara ben,
Sekizinde kaldı aklım,
Yedisinde avara ben,

Çün Altısı bende ise,
Beşinde çekmenem elem,
Dörtte hûdam lutfeylerse,
Üçte bullam çare ben,

Der NESİMİ çûn bu gönül,
İkilite kâlı değil,
Ol sebepten gece gündüz,
Yalvarıram bire ben…

Kamil mürşide varmayan;

0

Kamil mürşide varmayan;
Ehli-Beyti ulu bilmez.
Hakkın sırrına ermeyen;
Özü hardır gülü bilmez.

Şeytan şaşırtmış onları,
Zehir zukkumdur honları,
Yarın esfeldir canları
Nasip veren eli bilmez.

Yediullah yedi ayettir.
Ona erişenler zattır.
Güruhu-Naci ispattır.
Daha özge halin bilmez.

Şeriatı hak bilmeyen,
Tarikata kul olmayan,
Marifet ehli olmayan,
Hakikatın halin bilmez.

Bu SADIK’in edne hali,
Hünkar Hacı Bektaş Veli,
Biz bulmuşuz doğru yolu,
Aksi giden yolun bilmez.

Gönül sakın yüksek uçma havadan,

0

Gönül sakın yüksek uçma havadan,
Hakka in, tûraba yola bak yola,
Kur’anda okunan kelama inan,
Çık yetmişikiden hala bak hala.

Sarraf gevherini alana satar,
İlmihâlin bilen mürşide yeter,
Yarın mahşer günü peşinden tutar,
Sıtkıyla yapışan ele bak ele.

Kamiller mürşidin özünden seçer,
Hakkın emrin tutan neyhinden kaçar,
Arifler katreyi meyinden içer,
Rahmet deryasında göle bak göle.

Ferdi Ali vahit oldu Muhammed,
Bunları sevene kuruldu cennet,
Nuseyriyi öldürdü cana minnet,
Vahit sesin diyen dile bak dile,

Aşıklar ûstazdan aldı haberi,
Er olanlar seçer goncayı harı,
SADIK’ı kurt iken eyledi arı,
Kudret honundaki bala bak bala…

Feyzi nazar himmet eyle sultanım,

0

Feyzi nazar himmet eyle sultanım,
Bir zaman gezerim gurbet elleri,
Dertli bülbül gibi arttı figanım,
Siz hoşça kalın gönlümün güzeli.

Bu elden gidersen selvi revanım,
Gönlümüzden çıkmaz kaşı kemanım,
Bize himmet eyle Kutb’ul cihanım,
Aşayım gideyim yüce dağları.

Senden ayrılmayı istemem amma,
Ne çareki takdir eylemiş mevla,
Senden ayrılırsam ey kaşı leyla,
Koy gezelim mecnun gibi çölleri.

Bu felek beni gurbete saldı,
Derde firgat hasret gönlümü aldı
Günüm tamam oldu çileler doldu,
Akar gider bu didemin yaşları.

Nasıl ayrılayım senin katından,
Gönlüm usanmadı muhabbetinden,
Bu SEFÎL SITKI’ya inayetinden,
Estikçe artıyor bahar yelleri..

Seyran bahçesinde bir yanan elma,

0

Seyran bahçesinde bir yanan elma,
Onsekizbin alemin nuru dediler,
Muhammed Mustafa Haydar-ı Kerrar,
Hünkar Hacı Bektaş Veli dediler.

Fahr-ı Alem elifî taç vurula,
İki cihan boyanmıştır nuruna,
Oniki imam erdi aslı sırrına,
Arştan mühürüne Ali dediler.

Hoca saldı mektebine getirdi,
Elif-Be demeden mana yetirdi,
Akıttı pınarı susam bitirdi,
Hacısı hocası belî dediler.

Horasan erleri Uruma gelmiş,
Herkes akılınca yerini bulmuş,
Üstlerinden Er geçtiğini görmüş,
Kadıncık Anaya dolu dediler.

Kimisi inandı belî-best dedi.
Kimi inanmadı nişan istedi.
Şahım mübarek elini gösterdi.
Budur kısmet veren eli dediler.

Şahım derki Bektaşî’yem Bektaşî,
Tanırmısız kısmet veren bir kişi,
Sıktı un eyledi örs gibi taşı,
İsmi kalsın Bektaş Veli dediler.

Bir araya geldi halife, pirler,
Bektaş gibi er görmedik dediler,
Bir yeşil el kısmet verir dediler,
Görürsek tanırız eli dediler.

O zaman erler kısmetini böldü,
Yol erkan bir zaman batında kaldı,
Urum erlerine hediye geldi,
Budur hakkın doğru yolu dediler,

VELÎM hû der cümlelerden uludur,
Cümle erler o sultanın kuludur,
Şüphesiz Allah Muhammed Ali’dir.
İnanmayan iblis kulu dediler…

Arif bir sözde bin söyler,

0

Arif bir sözde bin söyler,
Alana bir nişan olur,
Duyana nasihat eyler,
Duymayan perisan olur.

Hoyrat nefsini güldürür,
Yanlış iğvaya yeldirir,
Cahil bir nefes öldürür,
Bir nefeste bin kan olur.

Emri haktan kavli nebi,
Tutarsın büyük sevabı,
Çıkınca haklı cevabı,
Elbet nefeste can olur.

Nadan olan kalır naçar,
Daim beyhudeye kaçar,
Arif gelir, kapı açar,
Gönüllerde ruşen olur.

Müşkülün mürşitten kandır,
Yönünü mevlaya döndür,
Delilsiz sohbet haramdır,
Sözde delil pünhan olur.

Hakka doğru yolu gözet,
Müsahibin dolu gözet,
Rehberde bir eli gözet,
Pir sana erişen olur.

Bu dünya bir hayı huydur,
Özün ihtimama uydur,
İftira bir kötü şeydir,
Kuldan kula bühtan olur.

Pir yoluna koyun başı,
Bilin bunda, görün işi,
Tabibin bulmayan kişi
Azar yara, keşen olur.

Hikmeti çoktur hüdanın,
Şah Aliyel Murtazanın,
Bu SADIK Abdal Geda’nın,
Sözüne gülüşen olur…

Gördünüzmü? hey gaziler,

0

Gördünüzmü? hey gaziler,
Aşık tövbe tutttuğunu.
Karadeniz kırcılanmış,
Oda yanıp tüttüğünü.

Ondan ahmak olmayan kim?
Verir malın veresiye,
Geleceğine güvenir.
Salır elde tuttuğunu.

Sarraflığın bilmeyenler!
Gevher bulsa boncuk sanar,
İletir pazara verir,
Bilmez neye sattığını.

Bahriliğin bilmeyenler !
Gelip umman boylamasın,
Derin olur aşk deryası,
Kimse görmez battığını.

Ey NESiMi herdem bizim,
Söylediğimiz bir hak sözü,
Gelsin görsün inanmayan,
Alsın gitsin yuttuğunu…

Allah bilir yüreğimde derdimi,

0

Allah bilir yüreğimde derdimi,
Derdimin dermanın bilen Allah’tır.
Ab-ı revan ettim,çeşmim selini,
Sefili ağlatıp güldüren Allah’tır.

Beni ağlatmayınca vermezsin sabah,
Sabahımı yazıp veren ey Allah,
Hocalar hocası Ali’yi dergah,
Aşıklara üstaz olan Allah’tır.

Kimini yaratıp kul edip satan,
Kiminin derdine dermanlar katan,
Her kulun kısmetin bir yere atan,
Ardı süre nasip salan Allah’tır.

Kimi al atlas giyer, hem sefayınan,
Kimi hırka şal giyer, hem cefayınan,
Mihraçta Muhammed Mustafa’yınan,
Doksanbin kelamı bilen Allah’tır.

Muhamed, Ali’siz kelamı bilmez,
Hakikat ilminin gülleri solmaz.
VELİM der bu dünya kimseye kalmaz,
Bu dünyada baki kalan Allah’tır…

Bu dünyayı geçiribem hayınan,

0

Bu dünyayı geçiribem hayınan,
Kimse kulak vermez dostum sadama.
Fukara yükünü yükler tayınan,
Kabadan olanlar gelmez obama.

Derdin bendim, sen bilirdin halimi,
Alan yoktur, kime satam lâlûmü,
Bu aşkın kemendi büktü belimi,
Takatim yok hücum edem kademe.

Şebi şeker birbirine karıldı,
Mahluk azdı her belalar verildi.
Namız-atlı kız oğlana görüldü.
Irîhası çirkin geldi dideme.

Dostum buda bir bellice yıl oldu.
Pul altını geçti, altın pul oldu.
Kızoğlan kalmadı hepsi dul oldu.
Onun için rağbet yoktur adama.

Aksayvan içinde yazı yazılsın,
Ana rahiminde atsın, sızısın.
Öldürenler gazi oldu, bazısın.
Anasırdan anlamıyan cıdama.

Sakın ol unutma lokmanın hakkın,
Meydanda arif var sözünü sakın,
Gülyüzlü pirimi görmektir, arzum,
Geldi çattı şey kalmadı vademe.

Beyandır hallerim Pîr sana beyan,
Kalbe mihman olup, demeden duyan,
Bir katre meniden nişanın koyan,
SADIK derki, sığınmışam hûdama..

Batı Bizi Kıskanıyor

0

Türkiye’miz çağ atladı
Gelirler kaça katladı
Kutuplar zaten çatladı
Batı bizi kıskanıyor

Diyemiyorlar açıktan
Coni çatlar kıskançlıktan
Toni ölüyor açlıktan
Putin bizi kıskanıyor

Her tarafta kriz isyan
Afrika bizden perişan
Truva’nın ham tahtadan
Atı bizi kıskanıyor

Bizde vatandaş yolunmaz
Yetimin hakkı çalınmaz
Bizden iyisi bulunmaz
Kötü bizi kıskanıyor

Hamdolsun iyi anılan
Asla olmadık yanılan
İçine para konulan
Kutu bizi kıskanıyor

Ortadoğu bitkin yorgun
Asya’da piyasa durgun
Kendileri şöyle dursun
İti bizi kıskanıyor

Ülkede kalmadı fakir
Muhalefet gazel okur
Temelimiz sağlam şükür
Çatı bizi kıskanıyor

Coşkun Arslan

Bugün seyyah oldum alem içinde,

0

Bugün seyyah oldum alem içinde,
Hublar perde çeker sultanı gördüm,
Götüren pir amma kendi nevcivan,
Selmanın çininde oğlanı gördüm,

Günde yüzbin kulun ismini yazar,
Kimisi pünhanda kimisi gezer,
Cebrail sorucu Ali’den nazar,
Derde şifa veren lokmanı gördüm.

Hasan ile Hüseyin’in atası,
Cümle evliyanın gerçek pütası,
Dört kapının kırk makamın ustası,
Hakikat babında yektanı gördüm.

Zeynel Abidin’dir erkanı alan,
Bakır’dır önünde kılavuz olan,
Cafer’i Sadık’ tır meydana gelen,
Musa’ya ders veren ûmranı gördüm.

Kazım’dır Musa’nın müşkülün seçen,
Îmamı Rıza’nın şerbetin içen,
Taki ve Naki’yi günahtan geçen,
Kırklar meydanında mihmanı gördüm.

Hasan-el Askeri çekti bayrağı,
Mehdi Ali, resul erenler beği,
Onikidir yerin gögün direği,
SADIK’a ders veren süphanı gördüm

Ak fareler kedileşti

0

Sevgili şiir severlerim gönül dostlarım paylaştığım bu Şiiri on beş yıl önce Silivri ceza evi önündeki çadırda Yazmış tım o günden bu güne on beş yıl geçmesine rağmen Bakıyorumda daha kötü durumdayız hiçbir şey değişmemiş bir daha paylaşayım dedim YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN

BÖYLE GEÇTİ

Uzun kavak gölgesinde
Bir yıl daha böyle geçti
Yurdun yedi bölgesinde
Bir yıl daha böyle geçti

Zehir kusunca engerek
Yatağa düştü mübarek
Bir sayfayı çevirerek
Bir yıl daha böyle geçti

Ampul deki faz bozuldu
Kaş yaparken göz bozuldu
En sonun da tuz bozuldu
Bir yıl daha böyle geçti

Çöpten ekmek toplayarak
Üşüyerek zıplayarak
Öğrenciyi coplayarak
Bir yıl daha böyle geçti

Gemicikler demir aldı
Demirciden emir aldı
Yetmiş bin ton kömür aldı
Bir yıl daha böyle geçti

Hurafeler kadılaştı
Av tazısı cadılaştı
Ak fareler kedileşti
Bir yıl daha böyle geçti

Karakarga kâr eyledi
Bülbül ahu zar eyledi
Terki bir diyar eyledi
Bir yıl daha böyle geçti

Takvim yılı iki bin on
Ne ilktir bu nede en son
Kazma balyoz ergene kon
Bir yıl daha böyle geçti

Güller açtı pembe köşkte
Onaylandı gece üçte
Yurt severler bekleyişte
Bir yıl daha böyle geçti

Etlisiyle sütlüsüyle
Milti milyar mutlusuyla
Tay’bo paşa tatlısıyla
Bir yıl daha böyle geçti

Can boğazda kılıç kında
Diyeceksin ne var bunda
SİLİVRİNİN çadırında
Bir yıl daha böyle geçti

AMARİKAN hayınıy’la
Bay bacanak kayınıyla
Ali Cengiz oyunuyla
Bir yıl daha böyle geçti

Zam bekliyor can emeklim
Keyfin sürüyor göbeklim
YADİGARIM iki büklüm
Bir yıl daha böyle geçti

31 aralık 2011 yıl başı gecesinde Silivri yurt sever kampının önündeki çadırda yazdım bu şiiri ozan garip YADİGAR saygılarımla