Ana Sayfa Blog Sayfa 187

Nikah Erkanı

0

Yaradanın yüce ismi ile başlarım.

Bismi Şah Allah Hayıra Himmet, Kalbe kuvvet, Muhammed Mustafa nın gülcemaline verelim Selavat “allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala Ali seyyidina Muhammed


Nebe Suresi’nin 8. ayeti: “Ey Müminler! Biz insanları erkekli, dişili olarak çift yarattık.”
Rum Suresi’nin 21. ayeti: “Biz, insanları topraktan yaratarak, akıl ve şıııır verdik. Biitiin yaratılmışlardan üstün eyledik. Yaşamınız süresi içinde kendileriyle huzura kavuşacağınız, soyunuzu (levanı ettireceğiniz eşler eyledik. Aranızda muhabbet ve sevginin var edilmesi Tanrı varlığının belgesidir.”
Bakara Suresi’nin 223. ayeti: “Ey Müminler! Eşleriniz size çocuk yetiştirenlerinizdir. Onlara doğru olmayan bir harekette bulunmayın. Allah’ı aklınızdan çıkarmayın. En sonunda Allah katında hesaplaşacağınızı bilin.”
Esra Suresi’nin 32. ayeti: ” Ey Müminler! Sakın birbirinize verdiğiniz sözü (ikrarı) bozmayın. Zinaya yanaşmayın, o yol fuhuştur ve haramdır.”


Allah’ın emri ile Peygamberin kavli ile imam Cafer’i Sadık’ın içtahatı üzere Hacı Bektaş Veli’nin himmetiyle sizin nikahınızı kıymak için burada bulunuyoruz. Şu anda Hakk divanında, irfan meydanındasınız. Yolumuz ve erkânımıza göre, sizlere anne ve babalarınız da dahil hiç kimse baskı yapamaz. Yolumuza göre suç işlemiş olurlar. Ölünceye kadar geçinecek olan sizler olduğunuza göre, karar verecek olan da sizlersiniz. Alevi inancında boşanmak suçtur. Yolumuz ve erkânımızda kötü fiildir. Allah kimsenin yuvasını dağıtmasın. Şimdi çok iyi düşünün. Sorduğum sorulara hiç bir baskı ve etki altında kalmadan doğru cevap verin.
Kızım! Allah’ın emriyle, Peygamberin kavli ile İmam Cafer’i Sadık içtahatı üzere yerin göğün tanıklığı ile hazır bulunan cemaatin şahadeti ile hiç bir baskı ve etki altında kalmadan, kendi arzu ve
isteğinle, ? oğlu, ? sağ gününde, hasta gününde, dar
gününde ve geniş gününde, bütün dertlerine ortak ve yardımcı olmak kaydı ve şartı ile ömür boyu kendine eş olarak kabul ediyor musun?” Kız veya oğlan, “Evet kabul ediyorum” diye cevap verir. Bu soru her ikisine de, üçer defa sorulur. Her seferinde evet cevabı alınırsa, dede şahitlere, evlenmelerine bir engel olup olmadığını da ayrı ayrı sorar. Şahitlerden de olumlu cevap aldıktan sonra, “Evlatlarım Allah’ın emri budur. Allah sizleri birbirinize mübarek ve hayırlı etsin.” der. Hazır olan cemaat, “Allah, Allah” dedikten sonra dede, nikah duasını okur.
“Allahumme salli ala seyidine Muhammed ve ala Ali seyidine Muhammed! Hak laa ilahe ilallah, Hak birsin Muhammed’in Resulullah, Ali’yün Veli-yullah, Ehli Beyt’i keremullah, şefaat kıl ya Resulullah! Bismi Şah Allah Alaah!
Ey bu evrene düzen veren yüce Allahım! Bu akdi nikahı, bu birlikteliği, Hz. Muhamnıed Mustafa’nın, Ali-yel Murtaza’nın yüzü suyu hürmetine yaşamları boyunca daim ve kaim eyle ya Rabbim! Kıydığımız bu nikahı, mübarek eyle ya Rabbim! Ademi Safuyullalı, Nuh-u Naciyullah, İbrahim-i Halilullah, İsmail-i Teslimullalı, Musa-yı Kelâmullah, İsa-yı Ruhullah, Muhammed-i Habibullah, Ali-yel Veliyullah, Ehli Beyt-i Keremullah, mürşüd-ü kâmilullah yüzü suyu hürmetine aralarındaki sevgiyi, saygıyı artır, mutluluklarını devamlı kıl, ya Rabbim!
3’lerin, 5’lerin, 7’lerin, 12 İmamların, 14 masumi pakların, 17 kemeri bestlerin 40’ların hayır himmetlerini üzerlerinden eksik etme! Vücutlarına sağlık ver! Rızklarını bol eyle! Merde, namerde muhtaç eyleme ya Rabbim! erenlerin, evliyaların yüzü suyu hürmetine, anneye, babaya ve bütün insanlık alemine hayırlı olacak evlatlar nasip eyle yüce Allah’ım!
Seyitler sultanı Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli hürmetine, haksızın şerrinden, soysuzun dilinden, görünür görünmez kazadan, beladan, ateşten, afetten koru ya Rabbim!
Ey yüce Allahım! Bu dualarımızı şehidi şühedaların yüzü suyu hürmetine dergahı izzetinle kabul eyle! Emeklerimizi boşa çıkartma! Bu cemaatta duamıza katkıda bulunan bütün mümin, müslüm canları, Ehli Beyt’in katarına, didarına nail eyle, Hz. Muhammed’in şefaatından mahrum etme ya Rabbim! Ey yüce Allah’ım! Bu evlenen gençlere mutluluk içerisinde ömür boyu birlikte yaşamalarını nasip eyle! Nikahınız hayırlı olsun, Hak Muhamnıed Ali yardımcınız olsun! Gerçeğe Hüü!”
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
Hamd o âlemlerin Rabbi,
O Rahmân ve Rahim,
O, din gününün maliki Allah’ın.
Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti.
Hidayet eyle bizi doğru yola,
O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların
ve o sapmışların yoluna değil.
“Nikahınız hayırlı olsun”

İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

0

Namaz da bizimdir,niyaz da bizim,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.
Cemlerde okunan duvaz da bizim,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Cahil çıkmış bugün beni yoruyor,
İkilik bilmezmiş,gönül kırıyor.
İslam bizim neremizde soruyor,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Yaratan Allah’a imanımız var,
Muhammed Ali’den irfanımız var,
Hasan Hüseyin’den erkanımız var,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Hınzırın sözüne der isek tamam,
O zaman söyleriz,degiliz İslam.
İslam dışı mıydı On iki İmam?
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Sakalı olana kirpiktir diyor,
Hataya düşüyor herzeler yiyor.
Ali’de sakallı idi bilmiyor,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Eren evliyalar, hepisi Ali,
Yerlerin göklerin,yapısı Ali,
İlim Muhammed’dir,kapısı Ali,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

“İslam yok” diyormus Hınzırın oğlu,
Hınzırlar elinden canımız dağlı.
Mezhebimiz İmam Cafere bagli,
Islamın özüyüz Aleviyiz biz.

On Dört Masum için kandilimiz var,
Yürekten fışkıran fitilimiz var.
İslamız diyorsak,delilimiz var,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Söyle seni kimler kandırdı gafil,
İslam bir tek yalniz sünnilik değil,
Öğren Ehlibeyti hep kalma cahil,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Muhammed İslamın başında idi,
Ali ikisinin döşünde idi.
Muaviye İslam dışında idi,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Ehlibeyit bizim başımız tacı,
Onlarla cekeriz hüzün ve acı.
Ehlibeyte uyduk Güruhu Naci,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Pir elinden dolu içtik mest olduk,
Derimiz yüzüldü,dosta post olduk,
Ehlibeyte sadık birer dost olduk,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Tutturmuş hınzırlar,biz oyuz buyuz,
Bir başkası cıkıp diyor ki şuyuz.
Ehlibeyt ne ise işte biz oyuz,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Ehlibeyt güneşim Ehlibeyt mahım,
Ehlibeyit Hakka ulaşan rahim.
Ali Halifemdir,Ali’dir Şahım,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Kuran haktır,cennet-cehennem haktır,
Muhammed Ali’nin yolları paktır.
Ali düşmanına cennet yasaktır,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Veli’yim diyenler Osman çıkıyor,
Ali’yim diyenler Mervan çıkıyor.
Yüzümüze gülen düşman cıkıyor,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Yolunu şaşırıp azan ey dönek,
Arkamızdan kuyu kazan ey dönek,
İslamız dedikce kızan ey dönek,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Muhammed İslamdır,Ali de islam,
Onlara verelim yürekten selam.
İşte böyle canlar hasılı kelam,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Velayet anlattı,budur halimiz,
Dostun yüreğinde açar gülümüz.
Konuşan Kurandır bizim Ali’miz,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz…

Ademi balçıktan yoğurdun, yaptın,

0

Ademi balçıktan yoğurdun, yaptın,
Yapıp da neylersin, bundan sana ne.
Halk ettin insanı, saldın cihane,
Salıp da neylersin, bundan sana ne.

Bakkal mısın, teraziyi neylersin,
İşin gücün yoktur, gönül eğlersin,
Kulun günahını tartıp, neylersin,
Geçiver suçundan, bundan sana ne.

Katran kazanını döküver gitsin,
Mümin olan kullar didara yetsin,
Emreyle yılana tamuyu yutsun,
Söndür şu ateşi, bundan sana ne.

Sefil düştüm bu alemde, naçarım,
Kıldan köprü yaratmışsın, geçerim,
Şol köprüden geçemezsem uçarım,
Geçir kullarını, bundan sana ne.

BEHLÜL DANA’m eydür cennet yarattın,
Nice kullarını cehenneme attın,
Nicesin ateş-i aşk ile yaktın,
Yakıp da neylersin, bundan sana ne

İstemem alemde gayrı meyvayı

0

İstemem alemde gayrı meyvayı,
Dadına doyulmaz, balımdır Ali.
İstemem eşyayı verseler dahi,
Kokmazam sünbülü gülümdür Ali.

Ali’mdir kadehim, Ali’mdir şişe,
Ali’m sahralarda morlu menekşe,
Ali’m dolu yedi iklim dört köşe,
Ali’m saki kevser dolumdur Ali.

Ali Vahid şahı Rasul kibriya,
İmam Hasan Hüseyin Şahı Kerbela,
İmam Zeynel Aba ol sahib liva,
Büküldü kametim dalımdır Ali.

Muhammed Bakır’dır tendeki canım,
Cafer-üs Sadık’tır dinim imanım,
Musa-i Kazım’dır derde dermanım,
Varlığım kalmadı, malımdır Ali.

Aliy yül Rıza’dır Şah-ı Horasan,
Taki ile Naki gösterdi burhan,
Hasan ül Askeri mah-ı dırahşan,
Yokladım talihim, falımdır Ali.

Muhammed Mehdi’dir sahibüz zaman,
On iki İmama kul oldum heman,
Masum-u Pakandır envarı cihan,
Esrarı Huda’ya alimdir Ali.

Virani’yem düştüm şimdi derdine,
Vücudum gark oldu çile bendine,
Gönül sormaz oldu kendi kendine,
Söyler dehanımdan dilimdir Ali

Ne hikmettir şu dünyaya

0

Ne hikmettir şu dünyaya
Gelen ağlar giden ağlar
Soralım yoksula baya
Aslı nedir neden ağlar

Ömrümün defterin dürdüm
Hak-i paye yüzün sürdüm
Bir acaip kale gördüm
Burc u baru beden ağlar

Bir deveci yeder deve
Yularından seve seve
Birbirinden eve eve
Deve ağlar yeden ağlar

Seyrani’ye acep nolmuş
Derunu dert ile dolmuş
Kimi etmiş kimi bulmuş
Bulan ağlar eden ağlar

seyrimde gezerken üç dilber gördüm

0

seyrimde gezerken üç dilber gördüm
Biri aydır,biri ol güne benzer
Aşkın dolusunu sundu elime
Biri allar giymiş ahtere benzer

Üçler olup beşten haber alınca
Üç sünneti,yedi farzı kılınca
Sağıma soluma haber verince
Sağdaki sevdiğim Sultana benzer

Mümin olan arı gibi iniler
Bin çiçekten alır balı bir eyler
Güzeli görenler aynayı n’eyler
İçi ahret dışı dünyaya benzer

Aklımı başımdan aldı bakışı
Yaktı şu sinemi aşlın ataşı
Ölmeden evveli ölse bi kişi
Kur’an da okunan imlaya benzer

KUL FAKİR’im ezel ağladım, gülmem
Okumuşum aktan,karayı bilmem
Bin derman verseler bu derdi vermem
Her dem kalp evinde durana benzer

Pir elinden elifi tac urundum

0

Pir elinden elifi tac urundum
Kubbesi düvazde İmam Ali-dir
Nasibimi ol verir andan barındım
İki Cihanda varım Ali-dir.

La diyemez buna her halim Hoca
Gözlüye bir olup dip kapu baca
Aleme şevk verir dün erte gece
Görür gözlerim nurum Ali-dir.

Tarikat dediler bir yol sürdüler
Getirdiler elimize verdiler
Mervan-ı Zülfikar ile kır dediler
Yezidleri kıran İmam Ali-dir

Sürdüm ötesinde evlada yetirdim
Sohbetinde can terceman getirdim
Anın emri ile kalktım oturdum
Gönlümde gayrı yok varım Ali’dir.

Aşk odiyle ciğerlerim dağlıyım
Boş değilim bir ikrara bağlıyım
Abdal Pir Sultan’ın Abdal oğluyum
Adım Pir Muhammed Pirim Ali-dir.

Muhammed Ali’nin kıldığı dâvâ

0

Muhammed Ali’nin kıldığı dâvâ
Yok meydanı değil, var meydânıdır
Muhammed kırklara niyaz eyledi
Ar meydânı değil, er meydânıdır.

Kırklar özün bir araya koydular
Anlar cenazesin susuz yudular
Deveyi gördün mü? Gördüm, dediler
Ört elin eteğin, sır meydânıdır.

Gezdiğin yerlerde ara bulasın
Sahba olup daim Kevser dolasın
Sakla sırrını kim settar olasın
Çek çevir kendini kâr meydânıdır.

Ne diyeyim, şu erkânı kurana
Yuf çekerler bu meydanda yalana
Üçyüz altmış merdiveni bilene
Kör meydanı değil, gör meydânıdır.

Abdal Mûsa aydur, gerçek er isen
Ali’yi sevene muhib yâr isen
Hakk’ın didârını görem der isen
Urganı boynunda dar meydânıdır

Derilüben Hak cemine gelenler

0

Derilüben Hak cemine gelenler
Edep ile erkan ile gelmeli
Ayn-i cemde saf oturan saf duran
Muhabbette hazin hazin gülmeli

Ayn-i cem kardesler yeriniz bilin
Tasra çikarsaniz gönülde kalin
Bu yol sahibinin himmetin alin
Mü’minin basinda devlet olmali

Mü’min niçün kir getirmez yüzüne
Niyaz eder dedesinin dizine
Kiyamette mil sokarlar gözüne
Mürsidin niyazin dilden olmali

Baylig ile varlik benlik getiren
Bulunur mu kendi kendin yetiren
Mürsid ile bir dösege oturan
Kiyamette yüz üstüne kalmali

Kudretin meyinden bizler içtik
Askin kuresinde kaynadik costuk
Anlar bastir bizler ayaga düstük
Aman kardes haddimizi bilmeli

Mü’min olan mü’min nice olmali
Disariya pazvandini salmali
Süpürgeci süpürgesin alrnali
Her hizmetler yerli yerin bulmali

Sakacilar saka suyun doldurdu
Mürsid parmagini suya daldirdi
Bir damlasi bin bir seytan öldürdü
Nus edüb münkire ianet kilmali

Okunur nefesler çalinir düvaz
Hayir nasihati pirlerden duy yaz
Anda kabul olur bin türlü niyaz
Fark edüb de törelerin bilmeli

Dede olan mürsidligin bildirdi
Ayn-i Cemi gülbang ile doldurdu
Cem halkini ayak üstü kaldirdi
Sakin olup yerli yerin bulmali

Uyanir zakirler çalinir sazlar
Anda kabul olur niyazlar nazlar
Gele sema ede gelinler kizlar
Mü’min olan bunda murad olmali

Bunu böyle kurmus asildan kuran
Emr-olunca gelir sofrayi kuran
Dedemiz deyince oturan duran
Hiç gaybetsiz evinize varmali

Bostur sanma Kul Cevri’nin emegi
Sakin kardes baki sanma dünyayi
Gayet paktir erenlerin yunagi
Kurban kesüb yilda bir kez yunmali

Hak yoluna gidenlerin

0

Hak yoluna gidenlerin
Asa olsam ellerine
Er pir vasfın edenlerin
Kurban olsam dillerine

Torunuyuz bir dedenin
Tohumuyuz bir bedenin
Münkir ile cenk edenin
Silahı olsam bellerine

Bir üstada olsam çırak
Bir olurdu yakın ırak
Kemiğim yapsalar tarak
Yar zülfünün tellerine

Bir kamilin yolun tutsam
Aşk oduna yanıp tütsem
Bülbül gibi feryad etsem
Muhabbetin güllerine

Yönüm yare çevirseler
Vücudumu kavursalar
Harman gibi savursalar
Muhabbetin yellerine

Seyrani kaldır parmağın
Vaktidir Hakka durmağın
Cennette akan ırmağın
Katre olsam sellerine

Hak’tan bize haber verdi erenler

0

Hak’tan bize haber verdi erenler
Gönülde iste bul Hakk’ı dediler
Hakk’ın cemalini ıyan görenler
Gönülde iste bul Hakk’ı dediler

Gönül imiş çünkü Hakk’ın durağı
Anda yanar imiş zatın çerağı
Ede aşkını hem Hakk’ın yarağı
Gönülde iste bul Hakk’ı dediler

Maksut olan bu alemde insandır
İnsan dedikleri gönülde candır
Can değildir hakıykat-i canandır
Gönülde iste bul Hakk’ı dediler

Bir noktadır yerden göğe bu alem
Sıfattır ol zatıdır can-ı adem
Nafahtü’den geldi bize gelen dem
Gönülde iste bul Hakk’ı dediler

Gönül ili Hakk’ın gizli ilidir
Andan haber bilen gerçek velidir
Gaybi Hakk’ın yolu gönül yoludur
Gönülde iste bul Hakk’ı dediler

Ta ezelden hak bir gizli güç idi

0

Ta ezelden hak bir gizli güç idi
Zahir batın kaf ve nundan göründü
Alemi la hadde nasut tunç idi
Cemalin nakşedip günden göründü

Ademi yarattı nurundan ezel
Nar-ı bad-ı ab-ı haktan lemyezel
Hüsnüne yedi ayet eyledi inzal
Hattı üstüva arasından göründü

Çar anasırdan kurdu hak bu alemi
İşaret eyledi nun vel kalemi
Yüz on dört surenin aslı kelamı
El ve ayak cismi candan göründü

Altı bin altı yüz altmış ay’t yazdı
Arifler okuyup manasın süzdü
Dört kapı kırk makam ahkamı düzdü
Muhammet Mustafa dinden göründü

Ey Fedayi görünen hak sıfatı
Arifler seçerler sıfattan zatı
Vareder yokeder bu kainatı
Celaliyle bin bir dondan göründü

Beylerimiz elvan gülün üstüne

0

Beylerimiz elvan gülün üstüne
Ağlar gelir şahım Abdal Musa’ya
Urm abdalları postun eğnine
Bağlar gelir şahım Abdal Musa’ya

Urum abdalları gelir dost deyü
Hırka giyer aba deyü post deyü
Hastaları gelir derman isteyü
Sağlar gelir bizim Abdal Musa’ya

Hind’den bezirganlar gelir yayınur
Aşık olan bu meydanda soyunur
Pişer lokmaları açlar duyunur
Toklar gelür pirim Abdal Musa’ya

İkrarıdır koç yiğidin yuları
Fakjhleri çeksem gelmez
İleri Akpınar’ın yeşil güllü suları
Çağlar gelir pirim Abdal Musa’ya

Meydanında dare durmuş köçekler
Çalınır koç kurbanlara bıçaklar
Döğülür kudüm açılır sancaklar
Erler gelir pirim Abdal Musa’ya

Kılıç sallar Yezidlerin kasdına
Ali Zülfikar’ın almış destine
Tümen tümen genç Ali’nin üstüne
Erler gelir şahım Abdal Musa’ya

Her matem ayında kanlar dökülür
Demine Hü deyü gülbank çekilir
Uyandırıp Hak çırağı yakılır
Erler gelir şahım Abdal Musa’ya

Benim bir isteğim vardır Kerim’den
Yezit bilmez erenlerin sırrından
Kaygusuz’um cüda düştüm pirimden
Erler gelir şahım Abdal Musa’ya

Âdemoğlu benim aslım sorarsan

0

Âdemoğlu benim aslım sorarsan
Niye gelmiş niye gitmişim ben de
Gel sana bir doğru haber vereyim
Arif isen dinle kulak ver bende

On iki imamdan edep öğrendim
Muhammed Ali’nin haklığın bildim
Tâ ezel ezelden bir ikrar verdim
Okuduğum ilim ilm-i Umran’da

Dört nesneden tertip oldum yuğruldum
Geldim şu cihanda tamam bulundum
Cercis’inen bile öldüm dirildim
Vefa ile yatar idim alkanda

Muhabbetim Hasan Hüseyn Dehman’a
Can gözüyle bakar idim mihmana
İmam Zeynel ile girdim zindana
Yetmiş yıldır yatar idim bir handa

Eyüb’a vefayla bir kazan kurdum
İmam Bakır ile zuhura geldim
Eba Müslim ile bir teber çaldım
Bir zaman da cenk eyledim zamanda

Mürşidin nefesi haktır hakladım
İmam Cafer ilmin aldım sakladım
Üçyüz yıl da geyik ile otladım
Bir zaman da gezer idim seyranda

Musa Kâzım ile kurşunu yuttum
Kâmil ıssı oldum kemale yettim
Kırk yıl da Yunusla ibadet ettim
Bahri ile yüzer idim ummanda

Rıza’nın nefesi haktır hakladım
Mecnun ile bile yollar bekledim
Muhammed terinden bir gül sakladım
Bülbül ile gezer idim gülşanda

Muhammed Taki’ye özüm yetirdim
Halil ile bile nâra oturdum
On’ki imamlara iman getürdüm
Vücudum kefenim biçtim ol demde

Ali Nakî’ye özüm yetürdüm
Öküz ile şu dünyayı götürdüm
Üçler beşler yedilere katıldım
Kırklar ile bile idim irfanda

Hasan Askerî’ye ruhumu kattım
Cesedim yuğurup tabutum çattım
Nuh ile gemiyi ummana kattım
Yelken oldum bile estim tufanda

Yusuf ile gidip kuyuya düştüm
Hak emretti Cebrail’e ulaştım
Yakup ile oda yandım tutuştum
Ağlar idim âh ü zar ile gamda

Kul Himmet Üstadım günahkâr idim
Rabb’in cemalinde münevver idim
Anadan doğunca kâmil pîr idim
Şimdi bana derler makânın kande.

Bugün ben şahımı gördüm

0

bugün ben şâhımı gördüm
çeşmi cemâli güldür gül
gül olanın aslı güldür
peygamberin nesli gül

kurusu gül, yaşı güldür
toprağı gül, taşı güldür
girdim şahın bahçesine,
cümlesi aşı güldür gül

asmasında gül dalları,
kovanında gül balları
ağacında gül hâlleri,
servi pınarı güldür gül

arkı akar çarkı döner,
gülden değirmeni döver
yine gülden gül öğütür,
bendi ırmağı güldür gül

gülden terâzi yaparlar,
gül ile gülü tartarlar
gül alırlar gül satarlar,
çarşı pazarı güldür gül

açıl gel ey gonca gülüm,
ağlatma şeydâ bülbülün
bu inleyen garib dilin,
âh-u efgânı güldür gül

gel hâ gel ha gül nesîmi,
geldi yine gül mevsimi
bu feryad bülbül sesimi
sesi feryâdı güldür gül…