İstanbul Cem Evinde Gençlik Hızır Cemi
Bugün İstanbul Cemevi Eğitim ve Kültür Vakfı’nda 6 farklı cemevinin organize ettiği, birlik ve beraberlik içinde gerçekleşen Gençlik Hızır Cemi’nde, huzur dolu anlar yaşandı.
Alevi gençlerimizin maneviyatını güçlendiren bu anlamlı etkinlik için emeği geçen tüm canlara teşekkür ederiz.
Gençliğin olduğu yerde umut ve gelecek vardır. !
İstanbul Cemevi Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde, altı farklı cemevimizin gençlik kollarının bir araya gelerek organize ettiği Hızır Gençlik Cem İbadeti, canlarımızın yoğun katılımıyla manevi ve duygu dolu anlar eşliğinde gerçekleştirildi.
Bu anlamlı organizasyonu düzenleyen gençlerimize yürekten teşekkür ediyor, hizmetlerinin daim olmasını diliyorum.
Hızır günlerinin yüzü suyu hürmetine, tığlanan kurbanlar, verilen lokmalar, yapılan ibadetler ve edilen dualar Hak katında kabul ve makbul olsun. Tüm canlarımızın Ali Baş, Hızır Yoldaşı olsun.
Gazi Arslan





Hızır Cemi Berlin
Anadolunun çeşitli bölgelerinden gelen vatandaşlarımızın birlikte organize ettiği ve çeşitli sivil toplum örgütlerinde katıldığı hızır Cemi yürütüldü. Kurbanların ve lokmaların paylaşıldığı değişlerin söylendiği semahların dönüldüğü birlik cemi büyük bir katılımla yapıldı. Yüce Allah hepimizi tekrarına nasip etsin.





Istırabın sonu yok sanma, bu âlem de geçer,
Istırabın sonu yok sanma, bu âlem de geçer,
Ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer,
Gam karar eyleyemez hande-i hürrem de geçer,
Devr-i şâdi de geçer, gussa-i matem de geçer,
Gece gündüz yok olur, ân-ı dem âdem de geçer,
Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi,
Çağlayan göz yaşı mı, yoksa ki hicran seli mi?
İnleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi?
Çevrilir dest-i kaderle bu şu’unun fili mi,
Ney susar, mey dökülür, gulgule-i Cem de geçer,
İbret aldın, okudunsa şu yaman dünyadan,
Nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan.
Niyyet-i hilkatı bul aşk-ı cihan aradan,
Önü yoktan, sonu boktan, bu kuru da’vadan
Utanır gayret-i gufranla cehennem de geçer.
Ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe,
Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre
Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre!
Ma’rifet mahkemesinde verilen hükme göre,
Cennet iflas eder, efsane-i Âdem de geçer.
Serseri Neyzen’in aşkınla kulak ver sözüne,
Girmemiştir bu avalim, bu bedyi’ gözüne.
Cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne.
Pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne,
Hak olur pir-i mugan, sohbet-i hem dem de geçer.
Neyzen Tevfik
Cem Vakfı Alevilik Tanımı
“Allah’ın varlığına ve birliğine inanan, Kur’an- ı Kerim ’in Hak kelâm olduğunu kabul eden, Hz. Muhammed’e (SAV) ve Hz. Ali’ye Bağlı, Ehl-i Beyt’in Yolunu izleyen, Orta Asya, Anadolu ve Balkanlar’daki toplulukların, gelenek ve görenekleri ile bütünleşmiş İslam’ın irfanı ve tasavvufi bir yorumudur. ”
CEM VAKFI
Ocaklar
1 Abalı Baba Ocağı
2 Abdal Musa Ocağı
3 Abdülvahap Gazi Ocağı
4 Ağlarca İbrahim Ocağı
5 Ağu İçen Ocağı
5 Gani Baba Ocağı
6 Ahi Baba Ocağı
7 (Şah) Ahmet Dede Ocağı
8 Ak Koca Sultan Ocağı
9 Akoğlu Ocağı
10 Ali Abbas (Celal Abbas) Ocağı
11 Ali Baba Ocağı
12 Ali Badili Ocağı
13 Ali Koç Baba Ocağı
14 Ali Pir Civan Ocağı
15 Aliyyül Şazeli Ocağı
16 Anşa Bacılılar Ocağı
17 Arzuman Ocağı
18 Aslan Baba Ocağı
19 Ateşoğlu Ocağı
20 Aziz Baba Ocağı
21 Azlum Abdal Ocağı
22 Baba Cafer Ocağı
23 Baba Mansur Ocağı
24 Baloğlu Ocağı
25 Barak Baba Ocağı
26 Battal Gazi Ocağı
27 Beyazıd-ı Bestand Ocağı
28 Borani Baba Ocağı
29 Bostankolu Hasan Halife Ocağı
30 Bulduklu Ocağı Bulgurcu Dede Ocağı
31 Celal Abdal Ocağı Cemal Abdal Ocağı
32 Cibali Sultan Ocağı
33 Çalapverdi Ocağı
34 Çavdarlı Ocağı Çaylak Ocağı
35 Çelebioğulları Ocağı
36 Çepnioğlu Ocağı
37 Çıplak Ali Ocağı
38 Çoban Dedeli Ocağı
39 Dalmaz Ocağı
40 Dede Garkın Ocağı
41 Dedemoğlu Ocağı
42 Deli Derviş Ocağı
42 Uzunelli Ocağı
43 Derviş Abdal Ocağı
44 Derviş Ali Baba Ocağı
45 Derviş Baba Ocağı
46 Derviş Beyaz Ocağı
47 Derviş Boran Ocağı
48 Derviş (Seyit) Cemal Ocağı
49 Derviş Çimli Ocağı
50 Derviş Geviş Ocağı
51 Derviş Gevr Ocağı
52 Dinçli Ocağı Dinelli Ocağı
53 Düzgün Baba Ocağı
54 Ebul Vefa Ocağı
55 Emirbeyli Ocağı
56 Emirce Sultan Ocağı
57 Enver Zeyid Ocağı
58 Er Kadim Ocağı
59 Eraslanlı Ocağı
60 Erdebil Ocağı
61 Erkonaş (Arif Hüsnü) Ocağı
62 Eşikli Ocağı
63 Eymirlerli Ocağı
64 Fedayi Ocağı
66 Garip Dede Ocağı
67 Garip Mansur Ocağı
68 Garip Musa Ocağı
69 Gemalmazlı Ocağı
70 Gökvelioğullan Ocağı
71 Gözcü Kara Ahmet Dede Ocağı
72 Gözü Kızıl Ocağı
73 Gül Baba Ocağı
74 Gülü Dede Ocağı
75 Gülüm Erenleri Ocağı
76 Gülüoğulları Ocağı
77 Güvenç Abdal Ocağı
78 Hacı Emirli Ocağı
79 Hacı Hamza Ocağı
80 Hacı Murad-ı Veli Ocağı
81 Hacım Sultan Ocağı
82 Hamza Baba Ocağı
83 Hamza Faki Ocağı
84 Hamzalı Ocağı
85 Hasan Basri Ocağı
86 Hasan Dede Ocağı
87 Hasan Dede Veli Ocağı
88 Hasan Faki Ocağı
89 Haydari Sultan Ocağı
90 Hıdır Abdal Ocağı
91 Hızır Samit Ocağı
92 Hoca Ahmet Yesevi Ocağı
93 Horasanlı Ocağı
94 Hubyar Ocağı
95 Hür Şehit Ocağı
96 Hüsem Dede Ocağı
97 Hüseyin Abdal Ocağı
98 Hüseyin Gazili Ocağı
99 Işık Çakırlı Ocağı
100 Işıklı Ocağı
101 İbrahim-i Sani Ocağı
102 İmam Bakır Ocağı
103 İmam Cafer Ocağı
104 İmam Musa-ı Kazım Ocağı
105 İmam Rıza Ocağı
106 İmam Zeynel Abidin Ocağı
107 Kaba (Kabak) Abdal Ocağı
108 Kahvecioğlu Ocağı
109 Kalender Dede Ocağı
110 Kanber Abdal Ocağı
111 Kara Donlu Can Baba Ocağı
112 Kara Pirbad Ocağı
113 Kara Yağmurlu Ocağı
114 Karaköseli Ocağı
115 Karaşar Ocağı
116 Karaşıh Ocağı
117 Kaygusuz Abdal Ocağı
118 Keçeci Baba Ocağı
119 Kemallı Ocağı
120 Kesikbaş Ocağı
121 Kızıl Deli Ocağı
122 Koca Haydar Ocağı
123 Koca Leşker Ocağı
124 Koca Saçlı Ocağı
125 Koca Seyyid Ocağı
126 Koca Şırğaş Ocağı
127 Koca Bektaş Dede Ocağı
128 Koçu Baba Ocağı
129 Koyun Baba Ocağı
130 Köse Süleyman Ocağı
131 Kul Himmet Ocağı
132 (Seyyid) Kulu Ocağı
133 Kum Baba Ocağı
134 Kureyşan Ocağı
135 Kutup İsmail Sultan Ocağı
136 Kutup İbrahim Baba Ocağı
137 Kuzu Kuran Ocağı
138 Küçük Mustafa Ocağı
139 Maksut Abdal Ocağı
140 Mazlum Abdal Ocağı
141 Mecdan Ocağı
142 Mehmet Abdal Ocağı
143 Mehmet Dede Ocağı
144 Mekanoğlu Ocağı
145 Mir Hamza Ocağı
146 Mirdigar Ocağı
147 Musa-i Hardi Ocağı
148 Munzur Baba Ocağı
149 Mürsel Bali Ocağı
150 Nazlım Abdal Ocağı
151 Nesimi Ocağı
152 Nur Dede Ocağı
153 Nuri Dede Ocağı
154 Olman Baba Ocağı
155 Özcanlı Ocağı
156 Pir Ahmet Ocağı
157 Pir Hamza Ocağı
158 Pir Kadim/Kadem Ocağı
159 Pir Kemal Ocağı
160 Pir Mehmet Ocağı
161 Pir Sultan Ocağı
162 Pircan Ocağı
163 Piri Baba Ocağı
164 Saadettin Ocağı
165 Sabri Ocağı
166 Saçlı Hamza Ocağı
167 Safevi Ocağı
168 Salman Baba Ocağı
169 Samutlu Ocağı
170 San İsmail Ocağı
171 San İsmail Baba Ocağı
172 San Mecdin Ocağı
173 San Saltuk Ocağı
174 San Sultan Ocağı
175 Sanbal Ocağı
176 Sefil Mecnun Ocağı
177 Seyfili Ocağı
178 Seyyid Abdullah Horasani Ocağı
179 Seyyid Ahmet Kebir Ocağı
180 Seyyid Ali Sultan (Kızıl Deli) Ocağı
181 Seyyid Baba Ocağı
182 Seyyid Bilal Ocağı
183 Seyyid Gazi Ocağı
184 Seyyid Hacı Ali Türabi Ocağı
185 Seyyid Halil Ocağı
186 Seyyid Hasan Yıldızlar Ocağı
187 Seyyid Hıdırlar Ocağı
188 Seyyid Kalender Veli Ocağı
189 Seyyid Kemal Ocağı
190 Seyyid Kerim Ocağı
191 Seyyid Mahmut Hayrani Ocağı
192 Seyyid Mustafalar Ocağı
193 Seyyid Nizamoğlu Ocağı
194 Seyyid Nuri Cemalettin Ocağı
195 Seyyid Sabun Ocağı
196 Seyyid Sabur Ocağı
197 Seyyid Safiyüddin İshak Veli Ocağı
198 Seyyid Selahattin Ocağı
199 Seyyid Seyfi Ocağı
200 Seyyid Seyfeddin Ocağı
201 Seyyid Yunus Mukri Ocağı
202 Seyyidan Ocağı
203 Sınık Abdallı Ocağı
204 Sinemil Ocağı
205 Söylemezli Ocağı
206 Sultan Onar Ocağı
207 Sultan Söylemez Ocağı
208 Sultan Şücaettin Veli Ocağı
209 Şah Hatayi Ocağı
210 Şah Hüseyin Baba Ocağı
211 Şah Kalender Ocağı
212 Şah İbrahim Veli Ocağı
213 Şahinliler Ocağı
214 Şeyh Ahmet Dede Ocağı
215 Şeyh Ahmet Sultan Ocağı
216 Şeyh Ahmet Verani Ocağı
217 Şeyh Bahşiş Ocağı
218 Şeyh Bedreddin Ocağı
219 Şeyh Bircan Ocağı
220 Şeyh Çoban Ocağı
221 Şeyh Delil Berhican Ocağı
222 Şeyh Edibali Ocağı
223 Şeyh Hasan Ocağı
224 Şeyh Hasan Zerraki Ocağı
225 Şeyh Mengüç Ocağı
226 Şeyh Safi Ocağı
227 Şeyh Samit Ocağı
228 Şeyh Samut Ocağı
229 Şeyh Süleyman Ocağı
230 Şeyh Şadılı (Şazeli) Ocağı
231 Şeyh Turhani Ocağı
232 Şeyh Uygun (Düzgün) Baba Ocağı
233 Şeyh Uşağı Ocağı
234 Şeyh Yakup Ocağı
235 Şücaettin Ocağı
236 Taptuklu Ocağı
237 Teslim Abdal Ocağı
238 Topçular Ocağı
239 Tozluoğlu Ocağı
240 Tuzluoğulları Ocağı
241 Türabi Baba Ocağı
243 Ümmü Kemal Ocağı
244 Üryan Hıdır (Hızır) Ocağı
245 Yağdanı Sultan Ocağı
246 Yağmuroğlu Ocağı
247 Yahyalı Ocağı
248 Yalıncak Abdal Ocağı
249 Yanyatır Ocağı
250 Yılanlı Ocağı
251 Yunuslu Ocağı
252 Yunus Emre Ocağı
253 Zayıf Yusuf Ocağı
Cem Vakfı Dergisinden alınmıştır
DERGAHLAR
1 Hacı Bektaş Veli Dergahı (Hacıbektaş)
2 Abdal Musa Sultan Dergahı (Elmalı)
3 Seyyid Battal Gazi Dergahı (Eskişehir)
4 Karacaahmet Sultan Dergahı (İstanbul)
5 Şahkulu Sultan Dergahı (İstanbul)
6 Erikli Baba Dergahı (İstanbul)
7 Gül Baba Dergahı (Macaristan)
8 Seyyid Ali Sultan Dergahı (Yunanistan)
9 Harabati Baba Dergahı (Makedonya)
10 Karaağaç Dergahı (İstanbul)
11 Sarı Saltuk Dergahı (Romanya)
12 Karyağdı Baba Dergahı (İstanbul)
13 Hıdır Abdal Sultan Dergahı (Kemaliye)
14 Şücaettin Veli Sultan Dergahı (Eskişehir)
15 Hüseyin Gazi Dergahı (Ankara)
16 Hubyar Sultan Dergahı (Almus)
17 Keçeci Baba Dergahı (Erbaa)
18 Hasan Dede Dergahı (Kırıkkale)
19 Veli Baba Sultan Dergahı (İsparta)
20 Hamza Baba Dergahı (İzmir)
21 Şeyh Hasan Onar Dergahı (Arapgir)
22 Piri Baba Dergahı (Merzifon)
Cem Vakfı dergisinden alınmıştır.
Annem ilkokul mezunuydu. Ama, çok iyi bir doktordu.
- Başım ağrıyor yav…
- Saçın ıslak ıslak çıktın ondan.
- Başım dönüyor…
- E bi şey yemiyorsun, açlıktan
Eczacıydı aynı zamanda… - Gözüm morardı.
- Gel, patates basayım.
- Kepeklerim çoğaldı.
- Otur, zeytinyağı süreyim.
- Arpacık çıktı galiba.
- Yum, sarımsak değdireyim.
Hemşireydi… - Öfff, terledim be.
- Dur, sırtına havlu sokayım.
Röntgen mütehassısıydı… - Öhh-höööaa!
- İçme şu zıkkımı.
Bebekken, anestezi uzmanıydı… - Dandini dandini dastaaana.
Ürologdu… - Çişin niye sarı bakiiim?
Fizyoterapistti… - Dizim ağrıyor.
- Benim de belim ağrıyor, geçer.
Diyetisyendi… - Mis gibi türlü yaptım, sakın sokakta burger filan yiyip gelme, kola da içme!
Cildiyeciydi… - Sırtımda sivilce çıktı.
- Çikolata yeme.
Laboranttı… - Burnum akıyor.
- Ben şimdi sana bi ada çayı kaynatayım, rezene, bal, limon,
tarçınla zencefili de ılık ılık iç, uyu, uyan, sabaha bi şeyin kalmaz.
Psikiyatrdı… - Nen var oğlum?
- Bi şeyim yok.
- Var var, canın sıkkın.
- Yav bırak, iyiyim.
- Yok yok, bilirim ben.
- Anne delirtme insanı!
- Bak gördün mü?
- Neyi gördüm mü?
- Sinirlerin bozuk senin.
Genetikçiydi… - Babana çektin sen, o da sinirli, bütün kötü huylarını ondan almışın zaten.
Hastasıydım…
Hastaydım ona.
İyi bakın onlara…”
Yılmaz Özdil
Her ne arar isen kendinde ara
Gönül sende, sevgi sende, yar sende
Sen de ara, sen de seni bul gardaş
Mürşid sen de, Rehber sen de,Pir sende
Sende ara, sende seni bu gardaş
Şehir sende, yayla sende, köy sende
Nehir sende, derya sende, çay sende
Yıldız sende, güneş sende, ay sende
Sende ara, sende seni bul gardaş
İsa sende, Musa sende, Tur sende
Çözülmeyen gizli gizli sır sende
Hakkın büyük hazinesi var sende
Sende ara, sende seni bul gardaş
Der Hüdai, akıl, ilim, fen sende
Dünya sende, ahret sende, han sende
Allah sende, Kur’an sende, din sende
Sende ara, sende seni bul gardaş
Aşık Hüdai
Verginin Vergisini alan Maliye Uzmanı
Önce şeyden başla vergi almaya,
Öksürmenin bile vergisi olsun,
Yediden devam et sayı saymaya,
Sekiz’in, dokuz’un vergisi olsun,
Tavuk yumurtlasın, inek sağılsın,
Tüm vergiler ücretliden alınsın,
Kuşluk vakti Sis dağına varılsın,
Kaza namazının vergisi olsun.
Kanun çıkar torbaları içinden,
Yörük çadırından, otçu göçünden,
Çoban telemesi, keçi sütünden,
Yaylacıya yayla vergisi olsun.
At’a eğer vurun, eşşeğe semer,
Fırıldak fakirin başına döner,
Kezban’a uçkur, Mehmet’e kemer,
Köçeğe zil takma vergisi olsun.
Kıça sayaç bağla, nefese sayaç,
Terekten ilistir, yoğurttan bakraç,
Terzilerden makas, yazardan ayraç,
Her adımda kapkaç vergisi olsun.
Hacıbey ÖZBAY
18/02/2025
Kim bu Çepniler?
ÇEPNİLER, Oğuz Türklerinin 24 boyundan biridir. ÇEPNİLER, Anadolu’nun bir Türk-İslam yurdu olmasında en büyük rolü oynayan öncül boylardan biridir.
ÇEPNİLER’in adı, diğer OĞUZ BOYLARI gibi ilk defa olarak büyük Türk bilgini Kaşgarlı Mahmut’un XI. Yüzyılda (1000’li yıllarda) yazdığı Divan-ı Lügatit Türk adlı eserde geçmektedir.
Büyük alim Kaşgarlı, adı geçen eserinde ÇEPNİ BOYU’nu 21. Sırada zikretmiş; damga / tamga, sembol ve özelliklerini açıklamıştır.
ÇEPNİLER’in Oğuzlar içerisindeki tam yeri şöyledir:
OĞUZLAR
ÜÇ OKLAR KOLU
GÖK HAN SOYU
ÇEPNİ BOYU
Kardeş üç boyu: BAYINDIR – ÇAVINDIR ve PEÇENEK’tir.
Manası “Savaşmak ve mücadele etmekten korkmayan / yılmayan, atılgan ve cesaretli” demektir.
Sembol kuşu AK SUNGUR / AK DOĞAN’dır.
Çepni Türkleri önce Türkistan’dan İran’a ve buradan da Anadolu’ya göç etmişlerdir. Diğer Oğuz Boyları gibi anayurtları HORASAN’dır.
(HORASAN, bugünkü İran’ın başkenti Tahran ile Türkmenistan’ın Semerkant şehirleri arasında kalan geniş bozkırlardır.)
Diğer Oğuz Boyları ile birlikte önce 950’li yıllardan itibaren İslamlaşma sürecine girmişler ve BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ’nin kuruluşunda (1035) rol almışlardır.
Malazgirt Meydan Savaşı’nda en etkin boylardan biridir ve bu savaşın hemen ardından SİVAS başkent olmak üzere DANİŞMENTLİLER DEVLETİ’ni kurmuşlardır.
Evet, DANİŞMENTLİLER (1080 – 1178) Çepni Türkleri’nin ilk bağımsız devletidir. Danişmendli Beyliği, 1080–1178 yılları arasında Sivas merkez olmak üzere Çorum, Tokat, Niksar, Amasya, Malatya, Kayseri şehirleri civarında kurulmuş bir Anadolu beyliğidir. II. Kılıçarslan tarafından yıkılmıştır.
Danişmentliler SİVAS ve NİKSAR’ı başkent olarak kullanmışlardır.
1178 yılında Danişmentli Devleti’nin Anadolu Selçukluları tarafından yıkılması üzerine ÇEPNİLER’in CANİK (Samsun) üzerinden Orta ve Doğu Karadeniz’e yönelmişlerdir.
Sinop, Samsun ve Ordu yöresini fethedip ORDU – MESUDİYE merkezli HACIEMİROĞULLARI BEYLİĞİ’ni kurmuşlardır (1313).
Beyliğin diğer bir ismi BAYRAMLI BEYLİĞİ’dir.
Beyliğin esas merkezi bugün KALE KÖY adıyla köy statüsündedir.
ÇEPNİLER, bu beylik döneminde Kerasus (Giresun), Espiye, Tirebolu üzerinden ilerleyerek Görele, Eynesil, Oğuz (Beşikdüzü), Şarbazar (Şalpazarı) ve Vakfıkebir’i Pontus Rum Devleti’nden fethettiler.
Çepniler, 1200’lerden itibaren (Bu gün Gümüşhane iline bağlı olan) KÜRTÜN’ü ana merkez edindiler. VİLAYET-İ ÇEPNİ adıyla Anadolu Selçuklularına vergi veren FEODAL / YARI BAĞIMSIZ bir DEVLET / BEYLİK şeklinde yaşamlarına yaklaşık 100 yıl devam ettiler.
Hacı Bektaş Veli (ki o da Çepnidir), bu dönemde bölgedeki Türkmenlerin yerleşik hale gelmelerine yardımcı olması ve dini konularda onları aydınlatması için amcaoğlu ve yardımcısı olan GÜVENÇ ABDAL’ı Kürtün’e gönderdi.
(Gümüşhane ili Kürtün ilçesi sınırlarındaki) Meşhur Güvende Yaylası / Pazarı’nın ismi bu zattan gelmektedir. Önceleri GÜVENÇE olan isim zamanla GÜVENDE şeklini almıştır.
Bu arada 1313 yılında kurulmuş olan HACIEMİROĞULLARI BEYLİĞİ’ne 1427’de II. Murat tarafından son verilmiştir.
(Biliyorsunuz Osmanlı’nın kuruluşu 1299’dur. Osmanlı Karadeniz’e ancak 1425’li yıllardan sonra girebilmiştir.)
HACIEMİROĞULLARI BEYLİĞİ’nin Osmanlı’ya katılmasından sonra tamamen KÜRTÜN merkezli hale gelen ÇEPNİLER, Akçaabat ve Trabzon’un güneyinden ilerleyerek Sürmene, Of, Rize üzerinden Batum’a kadar ilerlemişlerdir.
Bu arada Pontus Rum Devleti’nin elinde kalan tek merkez (ve aynı zamanda başkent olan) Trabzon’u birkaç kez kuşatmışlar ama düşürememişlerdir. (Benim kanaatimce Trabzon’u düşürememelerinin sebebi deniz kuvvetlerinin olmaması idi.)
Fatih Sultan Mehmet, 1461’de Trabzon’u fethetti. Ancak Kürtün aşırı engebe ve ormanlık dolayısıyla Kürtün üzerine yürümedi. Kürtün yine yarı bağımsız feodal bir yapı olarak hüküm sürmeye devam etti.
Fatih Sultan Mehmet 1473 Otlukbeli Savaşı ile de Akkoyunlu Devleti’ne son verip Erzincan ve civarını ele geçirerek Kürtün’ün doğu bağlantısını da kesince RAKKAŞ SİNAN BEY’i Kürtün üzerine gönderdi.
Rakkaş Sinan Bey’in seferi sonucıunda Kürtün 1479’da Osmanlı’ya bağlanmıştır.
1486 tarihli bölgenin ilk “TAHRİR DEFTERİ”nde KÜRTÜN “VİLAYET-İ ÇEPNİ” olarak kaydedilmiştir.
(Osmanlı’da toprak, vergi ve insan kayıtlarının tutulduğu defterlere TAHRİR DEFTERİ denir.)
Daha önceki bilgiselde söz konusu etmiştim 1486 tarihli TAHRİR DEFTERİ’ne göre Espiye, Yağlıdere, Tirebolu, Görele, Eynesil, Beşikdüzü, Ağasar… Kürtün’e bağlı idiler.
Çepni Türkleri diğer birçok Türk boyu ile beraber Safevi Devleti’nin kuruluşunda birinci dereceden rol sahibidirler.
Çepniler 1514 yılında Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim arasındaki çekişme ve savaşta Şah İsmail tarafında yer almışlardır. Bu dönemde gerek Karadeniz Bölgesi ve gerekse Anadolu’nun diğer bölgelerinden Türk boylarının Şah İsmail’e destek için yoğun bir şekilde Azerbaycan yöresine göç etmeleri dolayısıyla Anadolu’da ciddi bir boşalma meydana gelmiş ve tarihte bu olay “Kızılbaş Hicreti / Göçü” olarak adlandırılmıştır.
Çaldıran Savaşı sonrası Çepnilerin bir bölümü Anadolu’da ki yurtlarına geri dönmüşlerdir. Bu arada bir bölümü gönüllü bir bölümü zorunlu olarak Anadolu’nun değişik bölgelerinde iskâna tabi tutulmuşlardır.
Günümüzde Ege’den Akdeniz’e Marmara’dan Güneydoğu’ya birçok farklı coğrafyada iskân eden Çepnilerin ana kitlesi halen Orta ve Doğu Karadeniz’de yaşamaktadır.
Çepniler birçok kültürlerini halen canlı tutmaktadırlar. Yaylacılık Çepni kültürünün vazgeçilmez bir öğesidir. Günümüzde Gümüşhane (Kürtün) başta olmak üzere Giresun ve Trabzon yaylalarında bu kültür en canlı bir şekliyle yaşamaya devam etmektedir.
Son olarak şunu ifade ederek bu makaleyi tamamlamış olalım: Tarihte iki devlet başkanı muhafız alayını Çepnilerden seçmişlerdir. Bunların birincisi Büyük Türk Devleti Safevilerin kurucu Sultanı Şah İsmail’dir. İkincisi ise Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı ve Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’tür.
SON NOT: Bu makale Prof. Dr. Faruk Sümer’in OĞUZLAR ve ÇEPNİLER kitapları temel alınarak hazırlanmıştır.
















