Ana Sayfa Blog Sayfa 113

Siz Emevi biz Haşimi

0

Siz Emevi biz Haşimi
Siz bir yana biz bir yana
Siz kazibi, biz salibi
Siz bir yana biz bir yana

Severiz nur i Cemali
Çok şükür bulduk kemali
Siz Süfyani biz Mevali
Siz bir yana biz bir yana

Severiz şah Kalenderi
Olduk Ehl-i Beyt Askeri
Siz Azmi biz Caferi
Siz bir yana biz bir yana

Hem Ehl-i Beyti kemisli
Hadisidir Ali nesli
Bulduk asıllardan aslı
Siz bir yana biz bir yana

Eriştik zatlardan zata
Kailiz savın ü salata
Girdik tariki necata
Siz bir yana biz bir yana

Sevmişiz nesl-i Hünkarı
Bulmuşuz nur-i izharı
Siz inkari, biz ikrarı
Siz bir yana biz bir yana

Pir elinden giydik tacı
Boyladık Bahr-i emvacı
Hamdülillah olduk naci
Siz bir yana biz bir yana

Kabul eyledik imanı
Terk ettik zann-ü gümam
Biz Hüseyni, siz Süfyani
Siz bir yana biz bir yana

Boynumuzda teslim taşı
Er yolunda verdik başı
Siz Mervani, biz Bektaşi
Siz bir yana biz bir yana

Bir ikrarda olduk kavi
Keşfoldu bize semavi
Siz Yezidi, biz Alevi
Siz bir yana biz bir yana

Allemeni sırrın duyduk
Canı Hak yoluna koyduk
Vaktin imanıma uyduk
Siz bir yana biz bir yana

Sıdkı der buldum kemili
Nuş ettik ab-i zülali
Siz hayali, biz cemali
Siz bir yana biz bir yana

Yürü bre yalan dünya

0

Yürü bre yalan dünya
Sana konan göçer bir gün
İnsan bir ekine misal
Seni eken biçer bir gün

Ağalar içmesi hoştur
O da züğürtlere güçtür
Can kafeste duran kuştur
Elbet uçar gider bir gün

Aşıklar der ki n’olacak
Bu dünya mamur olacak
Haleb’i Osmanlı alacak
Dağı taşa katar bir gün

Yerimi serin bucağa
Suyumu koyun ocağa
Kafamı alin kucağa
Garip anam ağlar bir gün

Yer yüzünde yeşil yaprak
Yer altında kefen yırtmak
Yastığımız kara toprak
O da bizi atar bir gün

Bindirirler cansız ata
İndirirler tuta tuta
Var dünyadan yol ahrete
Yelgin gider salın bir gün

Karac’oğlan der nasıma
Çok işler gelir başıma
Mezarımın baş taşına
Baykuş konar öter bir gün

İçmişem sarhoşum bugün

0

İçmişem sarhoşum bugün
Tutamam dilim vallahi
Yarim ile hoşum bugün
Unuttum ölüm vallahi

Dünya tümden boş geliyor
Yarim bana hoş geliyor
Her sevdikçe coş geliyor
Severem yarim vallahi

Helal bana yar lokması
Hac’c-ı kabem meyhanesi
Kelp rakibin ürümesi
Kesemez yolum vallahi

Varsın yar bana darılsın
Kolum boynuna sarılsın
Çözülen kollar kırılsın
Çözemem kolum vallahi

Girsem koynuna gömleksiz
Uyusa da sevsem sessiz
Uyansa dese edepsiz
Çekemem elim vallahi

Latife cok hayasızam
cok yüzsüzem çok arsızam
ar namustan habersizem
Çalaram sazım vallahi

bade-i lebinden nuş eden aşık

0

bade-i lebinden nuş eden aşık
ne gezer mescitte, meyhaneler var
onun için kimseyle etmez ilişik
nasibini almış divaneler var

aşık olan aşk od’una alışır
sadık olan erenlere karışır
meyhaneden çıkar gelir ulaşır
hakka vasıl olan mestaneler var

Hakkı gel sırrını eyleme zahir
öyle bir yol tut ki olasın mahir
harabat ehline hor bakma şakir
defineye malik viraneler var…

Ervah -ı ezelde evvelki safta,

0

Ervah -ı ezelde evvelki safta,
Elest hitabında ben Belâ dedim.
Koyma beni anasırda» gılâfta,
Canım cemâline müptela! dedim.

Ruhlar aşk meyinden oldu mestane,
Kimi küfre daldı kimi imana,
Saf be saf olarak durduk divana,
Münkirler lâ dedi, ben illâ dedim

Ne çare, Kün emri zuhura geldi,
Eşya ve mahlukat hep zahir oldu,
Her ruh kendisini bir yolda buldu,
îman ve ikrarı ben sana dedim

Dertli çok hikmetten irşad olmadı,
Sensiz mahşer yeri küşad olmadı,
Çok nebiye vardım imdad olmadı,
Şefaat kânısın Mustafa! dedim.

Yaşanılası dünyanın ne tadı ne tuzu kaldı

0

Yaşanılası dünyanın ne tadı ne tuzu kaldı
Ömür denen şu zamanın çoğu gitti azı kaldı
Yaşanılası dünyanın ne tadı ne tuzu kaldı
Ömür denen şu zamanın çoğu gitti azı kaldı

Çalışmadan yiyenlerin, derimizi giyenlerin
Nice benim diyenlerin ne izi ne tozu kaldı
Çalışmadan yiyenlerin, derimizi giyenlerin
Nice benim diyenlerin ne izi ne tozu kaldı

Çürük ökçe, yırtık taban, kurdu kuşu ettik çoban
Gariban daha gariban, ne çulu ne bezi kaldı
Çürük ökçe, yırtık taban, kurdu kuşu ettik çoban
Gariban daha gariban, ne çulu ne bezi kaldı

Bizden geçinen kalleşler, döner geri bizi taşlar
Sıvıştı yaren yoldaşlar ne sözü ne özü kaldı
Bizden geçinen kalleşler, döner geri bizi taşlar
Sıvıştı yaren yoldaşlar ne sözü ne özü kaldı

Cahiller kendini aklar, kamiller özünü yoklar
Kurudu çaylar ırmaklar, Serçeşme’nin gözü kaldı
Cahiller kendini aklar, kamiller özünü yoklar
Kurudu çaylar ırmaklar, Serçeşme’nin gözü kaldı

Dertli Divani’nin varı, canandır canın öz yarı
Geçti bu devrin baharı, ne yazı ne güzü kaldı
Dertli Divani’nin varı, canandır canın öz yarı
Geçti bu devrin baharı, ne yazı ne güzü kald

Kara çadır is mi tutar

0

Kara çadır is mi tutar
Martin tüfek pas mı tutar
Ağlayalım anam bacım
Elin kızı yas mı tutar

Gitme Yemen’e Yemen’e
Yemen sıcak dayanaman
Tan borusu er vurulur
Sen küçüksün uyanaman

Yemen yolu çukurdandır
Karavana bakırdandır
Zenginimiz bedel verir
Askerimiz fakirdendir

Gitme Yemen’e Yemen’e
Karışı’n toza dumana
Mektubunu sal kardaşım
Bacını koyma gümana

Tarlalarda biter kamış
Uzar gider vermez yemiş
Şol Yemen’de can verenler
Biri Memet biri Memiş

Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır

0

Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Şu iki aleme olmuşsun nazır
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Sığanmıştır ağca kolda bilekler
Hak katında kabul olsun dilekler
Arş yüzünde secde kılan melekler
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Küseyim de ben yarime küseyim
Siyah zülfün mah yüzüne asayım
Kerbela’da yatan İmam Hüseyin
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Hani şu dünyanın toprağı taşı
Akıttım gözümden kan ile yaşı
Urum illerimin Hacı Bektaş’ı
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Ak saya giyinmiş incedir beli
Ben pirimi gördüm tatlıdır dili
Tanrı’nın arslanı Hazret-i Ali
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Gıcılar da dağlar başı gıcılar
Çıkmaz oldu içerimden acılar
Arafat Dağı’ndan gelen hacılar
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar
Ali’nin yoldaşı Zülfikar Kanber
Kabe’yi yaptıran Halil Peygamber
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Deryanın yüzünde dönen üç gemi
Yiyelim içelim sürelim demi
Geminin sahibi ol Hızır Nebi
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Pir Sultan Abdal’ım içtim cür’adan
Okudum ağını bilmem karadan
Yeri göğü cüml’alemi Yaradan
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Alinin Sırrına Ereyim Dersen

0

Alinin Sırrına Ereyim Dersen
Mürşid-İ Kâmile Varın Erenler
Gönül Kabesine Gireyim Dersen
Ol Bahri Ummana Dalın Erenler

Elesti Bezminde Odur Varolan
Haklı Hakikatta Bize Yarolan
Bütün Kainatta Gizli Sırolan
Bu İlmin Sırrına Erin Erenler

Esrari Bu Yolun Kemter Kuludur
Yükü İlim İrfan Gevher Doludur
Ali Yolu İnsanlığın Yoludur
Gönülden Gönüle Girin Erenler

Kim dünyada baki kalmış

0

Kim dünyada baki kalmış
Bu devran da geçer bir gün
Bir bakarsın mühlet dolmuş
Can bedenden uçar bir gün

Dünya aşkıyla yananlar
Allı rengine kananlar
Kendini sultan sananlar
Bir top bezle göçer bir gün

Ne koysa da bohçasına
Fayda etmez başkasına
Herkes kendi bahçesine
Ektiğini biçer bir gün

Kuraldır eskiden beri
Karışsa da harman yeri
Bir yel eser daneleri
Samanından seçer bir gün

Felek bahtı karartsa da
Buğday benzi sarartsa da
Bir kapıyı kapatsa da
Bir kapıyı açar bir gün

Hakkın olmadığı yerde
Zulüm yağar perde perde
Zulmedenler aynı derde
Kendi olur duçar bir gün

Atıp bütün servetini
Makamını şöhretini
Mülkî ecel şerbetini
Bir dikişte içer bir gün

Aslan AVŞARBEY (Mülkî)

Allah birdir Peygamber Hak

0

Allah birdir Peygamber Hak
Rabbül âlemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak.
Söyleyim geldi sırası

Kürt’ü Türk’ü ne Çerkez’i
Hep Ademin oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi.

Kuran’a bak İncil’e bak
Dört kitabın dördü de hak
Hakir görüp ırk ayırmak.
Hakikatte yüz karası

Binbir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at.
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi

Yezit nedir, ne kızılbaş
Değil miyiz hep bir kardaş
Bizi yakar bizim ataş
Söndürmektir tek çaresi.

Kişi ne çeker dilinden
Hem belinden, hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası.

Şu âlemi yaratan bir
Odur külli şeye kâdir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattir varvarası.

Cümle canlı hep topraktan
Var olmuştur emir Haktan
Rahmet dile sen Allah’tan
Tükenmez rahmet deryası

Veysel sapma sağa sola
Sen Allah’tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…

Aşık Veysel Şatıroğlu

Senede bir görmediğim

0

Senede bir görmediğim
Dostlar merhaba merhaba
Deste deste dermediğim
Güller merhaba merhaba

Canlar merhaba merhaba
Dostlar merhaba merhaba

Umutlarım oldu yalan
Pınar değil engin talan
Başın taştan taşa çalan
Seller merhaba merhaba

Canlar merhaba merhaba
Dostlar merhaba merhaba

Yetimi’yem belim büken
Ne gül kaldı ne de diken
Bülbülü sineye çeken
Dallar merhaba merhaba

Canlar merhaba merhaba
Dostlar merhaba merhaba

Vay seni hayırsız yarim
Sevda pınarıdır gönlüm
Birkaç günlük misafirim
Eller merhaba merhaba,

canlar merhaba merhaba
Dostlar merhaba merhaba

Yedim zehir oldu aşım,
gözümden akıyor yaşım,
Gurbette yuvasız kuşum,
canlar merhaba merhaba

Canlar merhaba merhaba
Dostlar merhaba merhaba

düşürdüm aşkın narına

0

düşürdüm aşkın narına
karıştırdın küle beni
atın yolun kenarına
Yar geçtikçe göre beni

kırda meleşir kuzular
derdim çok yarem sızlar
gönül sevdiğin arzular
götürsünler yare beni

ecel gelir haktan ferman
can çekilir kalmaz derman
ekin idim oldum harman
savursunlar yele beni

Ali Rıza’m sızlar yara
gülistandım döndüm hara
çekiverin zülfikara
kılsın pare pare beni

Felek çakmağını üstüme çaktı

0

Felek çakmağını üstüme çaktı
Beni bir onulmaz derde bıraktı
Vücudum şehrini odlara yaktı
Yandım ataşına su leyli leyli

Felek çakmağını eyledi çengel
Yare gidem dedim koymuyor engel
Ölürsem kabrime sevdiğim sen gel
Gözün yaşı ile yu leyli leyli

Her an dilimizde dostun kelamı
Uğra dost köyüne eyle selamı
Tenhada görürsen Emrah cananı
Daim ezberimde o leyli leyli

Felekler zuhur olalı

0

Felekler zuhur olalı
Arttı derdim fizahım var
Günahım çoktur gamım yok
Mehdi gibi bir mahım var

Gayettir Ali’nin demi
İmam Hasan gevher kanı
Şah İmam Hüseyin gibi
Muallakta dergahım var

İmam Zeynel leyl ü nehar
İmam Bakır kırdı küffar
Mehr içinde İmam Cafer
Şemsi gibi bir mahım var

Musa-yı Kazım’a düştük
Ali Rıza’ya eriştik
Muhammet Taki’den içtik
Türlü türlü kadehim var

Pir Sultan’ım Naki candır
Askeri dindir imandır
Mehdi sahib-i zamandır
Mürvetli padişahım var