Yirmi yıldır yeni geçtik horuğu,
Bindik boz eşşeğe aya gidiyoh.
Atamadık sarık ile çarığı,
El füzede bizler yaya gidiyoh.

Dedem ata bindi, babamsa taya,
Bizler çağ atladık olur mu yaya?
İki sene sonra yolculuk Ay’a,
Yıldızları saya saya gidiyoh.
Muska diktik yeleklere kazağa,
Düşüren düşürdü bizi tuzağa,
Akılı, fikiri sardık kızağa,
Kar üstünde kaya kaya gidiyoh.
Bulutlar üstünde hayli kışladık,
Ne yalanı, ne talanı boşladık,
Gün batmadan hırsızlığa başladık,
Gökyüzünü soya soya gidiyoh.
Bir solukta geldik nerden nereye?
Bu gidişin dönüşü yok geriye!
Sonunda karıştık cine periye;
Seslerini duya duya gidiyoh.
Pusula bozuldu; vurduk kıyıya,
Sarhoş olduk biz uyuya uyuya,
En sonunda dayı dedik ayıya,
Cehalete doya doya gidiyoh.
Duran Baba bizi gaflet bürüdü,
Karıncalar bizden hızlı yürüdü,
Ozonlar delindi, buzlar eridi
Yüzümüzü yuya yuya gidiyoh.
Duran TAMER

