Cuma, Ocak 23, 2026
No menu items!
AleviyolAABF disiplin kurulundan sert açıklama: Kurultay bu koşullarda yapılamaz

AABF disiplin kurulundan sert açıklama: Kurultay bu koşullarda yapılamaz

AABF disiplin kurulundan sert açıklama: Kurultay bu koşullarda yapılamaz
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Merkez Disiplin Kurulu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nda (AABK) 31 Ocak 2026’da yapılması planlanan Olağan Seçimli Kurultay öncesinde izlenen yöntemin ciddi hukuki ve kurumsal sorunlar barındırdığını belirterek, yargı süreci devam eden yöneticilerin görev ve karar mekanizmalarında yer almaması gerektiğini vurguladı.

Yapılan açıklamanın tam metni şöyle:

Alevitische Gemeinde Deutschland
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu
Körperschaft des öffentlichen Rechts

AABF GYK
AABF İnanç Kurulu
Almanya Alevi Gençler Birliği
Almanya Alevi Öğrenciler Birliği
AABF Bölge Temsilcilikleri

Bremen, 22.01.2026

KAMUOYUNA

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Yönetim Kurulu tarafından yapılan toplantı çağrısı ve özellikle 31 Ocak 2026 tarihinde yapılması planlanan Olağan Seçimli Kurultay öncesinde izlenen yöntem, Avrupa’daki Alevi örgütlülüğünün tamamını ilgilendiren ciddi hukuki ve kurumsal sorunları bir kez daha görünür kılmıştır.

Öncelikle açıkça ifade edilmelidir ki; 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında toplanan bağışlar ve Madımak Belgeseli için ayrıldığı belirtilen fonlara ilişkin tartışmalar yeni değildir. Bu mesele bugün ortaya çıkmamış, ilk kez sorulmamış ve ilk kez belge talep edilmemiştir. AABF Merkez Denetleme Kurulu raporlarına yansımış, Bölge toplantıları ve Genel Kurul gündemini oluşturmasına rağmen bu konularda delegelerin söz ve bilgi isteme hakkı engellenmiş ve Merkez Disiplin Kurulu, aylar boyunca, usulüne uygun ve yazılı şekilde bilgi ve belge talebinde bulunmuş; ancak bu taleplerin tamamı AABF Yönetimi tarafından cevapsız bırakılmıştır. Belgeler sunulmamış, denetim fiilen engellenmiş, kurumsal denetim mekanizmaları işlevsiz hale getirilmiştir.

Bu nedenle bugün yapılan “yüzleşme”, “gelin konuşalım” ya da “belgesi olan gelsin” çağrıları, hukuki ve kurumsal gerçeklikle örtüşmemektedir. Çünkü bu süreçte belge sunma yükümlülüğü iddia sahiplerine değil; kamu kaynağını kullanan, bağış toplayan ve harcama yetkisini elinde bulunduran yönetime aittir. Banka hareketleri, sözleşmeler, faturalar, teslim ve dağıtım tutanakları yönetimin sorumluluğundadır. Yetkili kurullar belge isterken susan bir yönetimin, kamuoyuna dönerek “gelin anlatın” demesi samimi olmadığı gibi hukuken de geçerli değildir.

Gelinen aşamada, AABF Denetleme Kurulu raporlarına yansıyan ciddi usulsüzlük tespitleri, Madımak Belgeseli kapsamında ortaya çıkan ve bugüne kadar açıklanmayan yüz binlerce Avroluk farklar ve deprem yardımlarına ilişkin belgesizlik hali, iç denetim yollarıyla giderilememiştir. Bu nedenle Almanya genelinde yaklaşık 150 yönetici, delege ve kurum temsilcisi tarafından suç duyurusunda bulunulmuş, konu yargıya intikal etmiştir. Bu başvurular keyfi değil; aylarca sonuç alınamayan denetim ve disiplin süreçlerinin zorunlu bir sonucudur.

Öte yandan, AABK’nin çok federasyonlu yapısına rağmen konfederasyon başkanlığının fiilen ve süreklilik arz edecek biçimde tek bir federasyon üzerinden yürütülmesi, kurumsal eşitlik ilkesini zedelemekte; konfederasyonun ortak irade iddiasını zayıflatmaktadır. Yine Genel Kurulu dernekler masası tarafından tescil edilmediği halde, Özgür Demir’in Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı sıfatı ile AABF Yönetiminde yer alması ve akabinde AABK delegeliği, aynı zamanda AABF Denetim Kurulu üyeliğinin sürdürülmesi kamu hukuku yönetim ilkeleri ile bağdaşmadığı gibi yetkisiz temsiliyete de sebep olmaktadır. Yine AABF Yürütmesinde görev alıp aynı zamanda AABK denetiminde de görev almak yönetim hukuku ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumlar, özellikle kriz dönemlerinde, kurumsal meşruiyet sorununu ve organların ayrılığı, denge-denetim sorununu daha da derinleştirmektedir.

31 Ocak 2026 tarihinde yapılması planlanan Olağan Seçimli Kurultay, bu ağır hukuki ve kurumsal sorunların gölgesinde gerçekleştirilemez. Hakkında ciddi ve belgeli iddialar bulunan, yargı sürecine konu olmuş yöneticilerin; yargı sonuçlanana kadar temsil, görev ve karar mekanizmalarında yer almaması, bir cezalandırma değil; masumiyet karinesinin, kurum itibarının ve kamu yararının korunmasıdır. Aksi yöndeki her adım, şüpheleri derinleştirecek ve Alevi kurumlarına duyulan güveni daha da zayıflatacaktır.

Bu süreç; kişisel husumetlerin, siyasal hesapların ya da “birlik bozuluyor” söyleminin konusu değildir. Bu süreç, kamu tüzel kişiliği statüsüne sahip bir kurumun kamu parasına hesap verme sürecidir. Toplantılarla geçiştirilemez, seçim takvimine sıkıştırılamaz, sorumluluk iddia sahiplerine yüklenemez. Hukuki sorumluluk; belge sunmakla, denetime açılmakla ve yargı önünde hesap vermekle yerine getirilir.

AABF Merkez Disiplin Kurulu olarak, yargıya başvuran 150 duyarlı delegeler kurumumuza ilettiği; sürecin hukuki zeminde, şeffaflık ve kamu yararı temelinde yürütülmesi yönündeki kararlılık bildirimlerini, kamuoyuna saygıyla paylaşıyoruz.

Aşk ile…

AABF Disiplin Kurulu

İLGİLİ YAZILAR

Kütüphane

Yazarlar

Çizginin Gücü

ŞİİR

Alevilik Takvimi

Alevilik Takvimi 2025-2026

2025 11 – 13 ŞUBAT 2025HIZIR ORUCU 21 MART 2025HZ ALİ ‘NİN DOĞUMU NEVRUZ BAYRAMI(21 Mart 598) 21 MART 2025HZ ALİ ‘NİN ŞAHADETİ GÜNÜ(21 Ramazan 40 Hicri) 05/06...