Güz zamanı kışa hazırlanırken
Söğütlü çeşmeden geçen rüzgar
İstanbulun sıcak yüzünü üşütür
Beylikdüzü metrobüsü
Alır bizi sevdiklerimize götürür…
Son baharda göçmen kuşlar gibiyiz
Ne konacak dal
ne gelecek bahar kaygısı
Ne dünü belli nede gelen yarını
Sahi neydi hakkın yazgısı
Yurdumuzda yurtsuz konar göçer olduk
Dilimizde bitmez özlemlerin ezgisi…
Ne yıldız kaymasıdır
Ne zaman soğutması düşlerim
Geceler yorar beni felsefeye
İçimde duygular yeşil bir orman gibi
Hasrete yaralı şiirler kanar sızılı yüreklerden de
Can suyu olur gönül fidanlarına…
Büyülü şehrilerin gürültüsü
Kendi içinde çoğalarak büyür yayılır
Kaldırımların gölgesinde saklı sokaklar
Vurur kendini caddelere
Hasret yol boyu koşar
İmgeler çözülür söz yorulur dil kırılır
Gönülden aşk ile sevilenler özlenir de,
Coşar içinde bitimsiz kavuşmaların özlemi…
Abdullah Oral…

