Çarşamba, Mart 25, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 136

İki cihan bendedur

0

Derya-ı umman menem gevher-i kan bendedür
Aç gözini anlayu bak hem iki cihan bendedür

Cism ü suret menem delil ü bürhan menem
Sud menem ziyan menem işde dükkan bendedür

Maksad-ı insan menem gerdiş-i devran menem
Mekteb-i irfan menem işde nişan bendedür

Bagdad-ı ayyar menem cümleye serdar menem
Bürhan-ı esrar menem sırr-ı nihan bendedür

Zahid ü Tersa menem Mescid-i Aksa menem
Mürde-i İsa menem yahşi yaman bendedür

Muhit-i Zevrak menem Hak menemdür Hak menem
Tamu vu uçmak menem cümle mekan bendedür

Evvel ü ahir menem gani ve fakir menem
Zakir ü mezkur menem küf ü iman bendedür

Cümleye ma’bud menem Kabe menem put menem
Ademe maksud menem işte fulan bendedür

Zerre ve güneş menem gizlü menem faş menem
Her ne ki var uş menem can u canan bendedür

Kaygusuz Abdal menem cümledeki can menem
Evvel ü ahir menem genc-i nihan bendedür

Popüler Kültürde Değerler

0

popüler kültürde değerler tek tek aşındırılırken kavramların içi hızla boşaltılıyor.

Dedeler Pir; “Pirim” kebapçı dükkanı, “Dedem” düğün salonu oluyor.

talip Dedeyi irşad edip görgüden geçirirken, neredeyse onu derneğe sokmuyor..

Alevilik; aşiret ilişkileri ve gelenekleri şeklinde anlaşılıyor, algılanıyor.

artık düşlerdeki Aleviliği yeniden inşa edebilmek çok zor.

rıza şehri yahut kenti denilen şey otoriter, hesap vermez bir idareymiş meğerse.. istersen idareciye yan gözle bak, görürsün gününü..

inananların önemli bir kesimi evlerine çekildi, Aleviliği kendi özel alanında yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyor. bu durum ne kadar devam edebilir veya buna ne kadar dayanabilirler, meçhul.

dernekler kahvaltı yapılan, cenaze kaldırılan, kağıt oynanan, siyasilere konuşma zemini hazırlayan – mekânı olan, arada konser, genelde saz ve semah kursları düzenlenen yerlere dönüştü.

inançtan anlaşılan şey, idareciye biat : onun gibi olmak, onun gibi düşünmek, onun söylediğini söylemek ve onun savunduğu şeyleri savunmak şart. o, istediğini yapar, olmazsa seni atar.

Aleviliğin örgütlerde bir ekonomisi oluşuyor. örgütler ticarethaneye dönüşüyor. inanç ve para birlikte iş kuruyor, tutuyor. para bozar..

idareci kesimi hep aynı insanlar, başkaları yok mu? herhalde yok, zira örgüt onlar için var ve onlar varsa örgüt var.

örgütleri gezen, idarecinin sosyal çevresini sıkılaştıran, onun yanında – etrafında safları sıklaştıran ve adeta onlar adına propaganda yapan akil insanlar zümresi oluşmuş, hep aynı kişiler. her konuda konuşuyorlar. bir insan her konunun uzmanı olabilir mi?

herşey değişirken değişmeyen tek şey bu.. ve “Aleviliğin dünü, bugünü, yarını” konulu toplantılar, yine belli isimlerle. 35 yıldır aynı terane..

sosyal medya dedikodu yapılan sanal ortamı kapsıyor artık. dedikodunun, bilgi kirliliğinin, yanıltıcı haberin envaiçeşidi mevcut. hem de Alevilik adına bunlar ve bunun esasen Alevilikle uzaktan yakından ilgisi yok.

yok da anlat anlatabilirsen! | @ismailenginhd

son akşam yemeği

0

Leonardo da Vinci; ‘Son Aksam Yemeği’ isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı…

İyi’yi İsa’nın bedeninde, Kötü’yü de İsa’nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda’nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı…

Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında, korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. Onu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi.

Aradan 3 yıl geçti. ‘Son Akşam Yemeği’ neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı…Leonardo’nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı.

Günlerce aradıktan sonra Leonardo; vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı. Leonardo; yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi. Çünkü artık taslak çizecek zamanı kalmamıştı. Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu…

Leonardo işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş; gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi:

“Ben bu resmi daha önce gördüm…”

‘Ne zaman?’ diye sordu Leonardo da Vinci, o da şaşırmıştı.

‘Üç yıl önce’ dedi adam..’Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce… O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum. Pek çok hayalim vardı. Bir ressam beni İsa’nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti…’

-İyi ve Kötü’nün yüzü aynıdır…Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır…

Paulo Coelho

Dünya umuruna meylini verme

0

Dünya umuruna meylini verme
Sen de kurtulamazsın ecel elinden
Ben filanım diye göğsünü germe
Sen de kurtulmazsın ecel elinden

Hani Meryem, hani oğlu mu İsa
Elinde ejderha olurdu asa
O da kavmi ile cenk eden Musa
O da kurtulmadı ecel elinden

İskender de geldi, alemi gezdi
Zaloğlu Rüstem’in tahtını bozdu
Yunus balığıyla deryayı yüzdü
O da kurtulmadı ecel elinden

Söyler derviş Yunus servet-i saman
Tahtı tacı aldı gitti Süleyman
Lokmanlar derdine olmadı derman
O da kurtulmadı ecel elinden

Muazzez İlmiye Çığ hakka yürüdü

0

Muazzez İlmiye Çığ (20.06.1914, Bursa – 17.11. 2024, Mersin)

eserleriyle ışık oluyor. bugün 110 yaşında aramızdan ayrıldı. genelde Sümerolog olarak tanınıyordu. ancak, Hititoloji alanında da uzmanlaşmıştı. tabletlerin arşiv ve kataloglama – sınıflandırma çalışmalarıyla mesleki hayatına başladı. sonraki yıllardaki başarısı buradan geldi. daha çok Sümerler üzerine yaptığı çalışmalarla tanındı. bu bağlamda, “Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni” (1995), “Sümerli Ludingirra ” (1996), “Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği” (2004) önemli yayınları arasında sayılabilir.

İsmail Engin

Tahliye

0

Tahliye
Kısmet olup şu hapisten çıkarsam
Deniz derya yol görünür gözüme
Bekâr odam dardır ama bir varsam
Mezar olsa bol görünür gözüme

Yıllar yattım ne sevgili izledim
Ne vefasız yar yolunu gözledim
Ama yalnız yeşil rengi özledim
Taze yaprak süreceğim yüzüme

Mapus kişi kendi bakar falları
Garip olur yoksunlukta halları
Bir kurtulsam kuru ağaç dallan
Sarılacak kol görünür gözüme

Özgür olan bilmez geçer denizden
Deniz nedir mavi nedir sor bizden
Bir çıksaydım körolası hapisten
Su olurum inan olsun sözüme

Üsküdar (Paşakapısı 1951
Aziz Nesin

Ben ölürsem akşam üstü ölürüm

0

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akşam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır

Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar

Ataol Behramoğlu

be hey sofu be hey bühtan

0

Be hey sofu be hey bühtan
Hak didarı görmemişsin
Kuduretten bir bal geldi
Sen o baldan yememişsin

Balı balınan yoğururlar
Müminleri doyururlar
Münkirleri ayırırlar
Sen o yolu sürmemişsin

Neydem neydem Alim neydem
Yaralıyam kime gidem

Sır okunur sır içinden
Bir hal gördüm hal içinden
Bülbül oynar gül içinden
Sen o gülşene ermemişsin

Dar çekenler didar görür
Ayak ayak dosta varır
Menaref sırrına erer
Sen o sırra ermemişsin

Neydem neydem Alim neydem
Yaralıyam kime gidem

Bu muhsuli dolu içti
Hal içinden hala düştü
Bu müşkülü kırklar seçti
Sen kırklara ermemişsin

Neydem neydem Ali neydem
Yareliyim kime gidem

İdris terziliği icat etmeden

0

İdris terziliği icat etmeden
Geçti endazeden boyumuz bizim
Anka yaratmayız kaf′a gitmeden
Bin bir çile çeker soyumuz bizim

Çıldırtır zahidi bizim sırrımız
Zahid kırk yıl yusa çıkmaz kirimiz
Dünyamızda bizi paklar pirimiz
Murdar ölmek değil huyumuz bizim

Bin bir sıramız var başı feslimiz
Cümle çarıklıyız yoktur meslimiz
Güruh-u naci′dir bizim neslimiz
Münkire karışmaz soyumuz bizim

Dünya bize zindan, münkire cennet
“Küllü men aleyna” buyurdu ispat
Kimsenin hakkına etmeyiz minnet
Bağlıdır rıza’ya payımız bizim

Feryadi alemde bire bağlıyız
Bir de ikrarımız pire bağlıyız
Nur-u Ahmet, nur-u yare bağlıyız
Bir derya, bulunmaz suyumuz bizim

Feryadi

Turhan Selçuk çizimleri

0

Pir den gelirem

0

Zülfü kaküllerin Amber Misali

0

Zülfü kaküllerin amber misali
Boyu erguvan dan güzelsin guzel
Gızarmış gonca gül gibi yüzlerin
Şahı Gülistandan güzelsin güzel
Şahı Gülistandan güzelsin güzel

Yüzünde yeşil ben aşikar olmuş
Çekilmiş gaşların zülfikar olmuş
Gözlerin aleme hükümdar olmuş
Mihri Süleymandan güzelsin güzel
Mihri Süleymandan güzelsin güzel

Gurulmuş göğsünde bahçei vahdet
Hatmolmuş gadrinle tubayı hikmet
Cemalin seyreden istemez cennet
Sen huri gılmandan güzelsin güzel
Sen Huri Gılmandan güzelsin güzel

Gözlerin velfecri benzer imran’e
Seni seven aşık olur divane
Yanakların şule vermiş cihane
Yüz mahı tabandan güzelsin güzel
Yüz mahı tabandan güzelsin güzel

Çiğ düşmüş çayıra benzer yüzlerin
Aşkın öldürür de şirin sözlerin
Mısrın hazinesi değer gözlerin
Zühre-i Rahşandan güzelsin güzel
Zühre-i Rahşandan güzelsin güzel

Sıdkı der suretin hattın secdegah
Cümle güzellere oldum pişegah
Güzeller tacısın yüzün padişah
Yusuf-u Kenan’dan güzelsin güzel
Yusuf-u Kenan’dan güzelsin güzel

Hicran destanını kendinden oku

0

Hicran destanını kendinden oku,
Mecnun’dan duyup da rivayet etme.
Aşkın Leyla’sını gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikaye etme.

Yüz bin Leyla doğar alemde her gün,
Senin aradığın zevk, sefa, düğün.
Tutacağın işi önceden düşün;
Daha ilk adımda nedamet etme.

Sevdanın oduna pek güvenilmez,
Tutuşursan eğer kolay sönülmez.
Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
Canına kıymazsan seyahat etme.

İyi bak kabına, olmasın delik,
Boşuna taşırsın, gider gündelik.
Anında olmalı, ettiğin iyilik,
Alem duysun diye, inayet etme.

Kabe’den maksadın varmaktır yara,
Kör gibi tapınma, kara duvara,
Hızır’ı ararsan kendinde ara,
Bulamadım gibi rezalet etme.

Muhabbet herkesin aklını çelmez,
Gönül viranesi kolay düzelmez.
Alemden çekinme bir zarar gelmez,
Sen kendi kendine hıyanet etme.

Şen şatır gönlüne hicran dolmasın,
Gençliğin gülşeni gamla solmasın.
Neyzen gibi aklın yarda olmasın,
Özründen çok büyük kabahat etme.

Neyzen Tevfik