Bin bir figan ettim kalpten sineden,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Adem ayrı düştü Havva Ana´dan,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Firavun tayfasıyla suda boğuldu,
Hakk´a karşı gelip belasın buldu,
Adem Havva şol cennetten kovuldu,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.

Varmıdır böylesi zulümü çeken,
Gözlerinden kanlı yaşları döken,
Nuh Nebiy ağlardı tufanda iken,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Bulunmaz canan geçmezsen candan,
Gözüm yaşı ayırt olmassa kandan,
Yakup ayrı düştü Yusuf Sinan´dan,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Ağlayıp sızlasam bütün dört köşe,
Görmesem dünyada huzur ve neşe,
İbrahim attırdı kendin ateşe,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Gör ki zalim yezid bize neyledi,
Figanımız arş alayı boyladı,
İsak kendisini kurban eyledi,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Cananı ararsan bulursun canda,
Tefekkür edecek ne var ki bunda,
Yusuf Sinan çok süründü zindan da,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Dostlar gelip yine yaremi deşti,
Ferhat Şirin için dağları eşti,
Eyüb´ün tenine nice kurt düştü,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Musa Nil´e daldı elinde asa,
Hakk´tan iletildi buna bu yasa,
Çok zulümler gördü Hazret´i İsa,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Lehvi kalem bunu böyle yazdılar,
Kimi ikrar verip ikrar bozdular,
Nesimi´nin derisini yüzdüler,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Çok Nebiyler çok zulümler gördüler,
Murad alıp muradına erdiler,
Ol Mansur´u carmıhlara gerdiler,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Niceleri bu dünyadan göçtüler,
Nuş eyleyip ecel şerbetini içtiler,
Zekeriya´yı hızar ile biçtiler,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.
Ali Sefa´m der ki bana sorulsa,
Ruzi Mahşer gelip nizam kurulsa,
Her şehide sekiz cennet verilse,
Bu da ne ki Kerbela´nın yanında.

